bugün
- sözlükten soğuma nedenleri10
- simko316
- sözlük ırkçıları6
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi9
- iyi parti13
- cinler musallat istatistiği7
- eski sevgili nerede ne yapıyor5
- claudian clouds17
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi3
- çerçeve yasa35
- erkek dediğin içinde gezdirir mutlu eder3
- üsteki yazara güzel bir şey söyle10
- where is my mind vs creep3
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler31
- flört uygulamalarının yalan dolan olması4
- amedspor14
- deniz zeyrek3
- alttaki yazara motto ver16
- pkk'ya küfür edince sinirlenen ülkücü8
- hoppili gillini ve sincan bebeleri3
- azize sibel gönül3
- dünya güneş'in etrafında keyfinden dönmüyor2
- pareidolia2
- cehennemin yedi prensi2
- şizofreni diye bi hastalık yok cin musallatı var2
- kendini değersizleştiren insan8
- aleksey batrakov8
- bebek katili öcalan11
- içimizdeki canavar4
- aslan gibi adam10
- sözlük yazarları neli kahve içiyor6
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı13
- özgür özel'in ne mutlu türküm diyene diyememesi3
- vladimir putin2
- yahudiler neden hindistan'ı seviyor3
- amedsporun türkiye ligi nde lider olması3
- osuruktan şiirler22
- avanos2
- pizza yemek3
- nervio çaylak olmadı kalbimizde yaşıyor2
- sihirli annem taci'ye yapılan haksızlık3
- halk cafe2
- çaylak olanalara ahahaha çaylak olmuş yazmamız2
- porno entelektüelliği8
- uludağ sözlük kızları mericini seçiyor4
- 16 ağustos 2026 türksat 4a frekans değişikliği4
- ellerim bos gonlum hos11
- seri gizli artı oy veren melek9
- hayatın kuralları14
Eski solcu takılan abilerimden hatırlardım adını. Nitekim 1981 - 1992 yılları arasında Cumhuriyet Gazetesi Yayın Yönetmenliği yapmışlığı vardır. 1944 doğumlu Hasan Cemal ittihat ve Terakki'nin en önemli isimlerinden olan Cemal paşa'nın torunudur. 1965 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan Hasan Cemal Ankara'daki haftalık Devrim Dergisi'nde, 1969 yılında gazeteciliğe başladı. 1986 yılında Sedat Simavi, 1989 yılında da Nokta Dergisi'nin "Doruktakiler" ödüllerini kazanmıştır.
Hasan Cemal'in Barışa Emanet Olun (2011), Türkiye'nin Asker Sorunu (2010), Cumhuriyet'i Çok Sevmiştim (2005), Kürtler (2004), Kimse Kızmasın, Kendimi Yazdım (1999, Özal Hikayesi (1989), Tarihi Yaşarken Yakalamak (1987), Demokrasi Korkusu (1986), Tank Sesiyle Uyanmak (1986) isimli kitapları vardır.
in
Hasan Cemal'in kitapları arasında şimdi bir tane daha eklendi. Everest Yayınları'ndan çıkan kitabın adı "1915: Ermeni Soykırımı"
Kitabın kapağında Hasan Cemal'in Erivan'daki Ermeni Soykırım Anıtı'na üç beyaz karanfil koyarken fotoğrafı kullanılmış.
1915 yılında Ermenilerin yaşadığı bir acıdan, kayıplarından yana kimsenin şüphesi yok. Ama bu acıları sadece Ermeniler yaşamadı. Türkler de yaşadı. Ermeni Devlet Arşivleri'nde bunlara ulaşılabiliyor. Yetmezse Rus Arşivleri'nden de ulaşılabilir. Ama bir araştırmacı gazetecinin başvuracağı ilk kaynak kendi milleti ve o milletin vicdanı olmalıydı. Gönül isterdi ki Hasan Cemal ve benzerlerinin biraz da bölge halkına gidip danışmalarıydı. Benim anlayamadığım bizim yazarlarımızın neden kendilerine, kendi halkına yapılanları bu kadar çabuk kabullenmeleri. Dünya Savaşı'na girdiğimiz yıllarda Ermeniler de bir bağımsızlık mücadelesi vererek kendi ülkelerini kurmak istediler. Balkan Devletleri'nden esinlenmişlerdi. Balkan Devletleri mücadelerini kazandılarsa da onlar başaramadı. Bu bir varolma savaşıydı ve kaybettiler. Eğer Ermeniler bu başarısızlıklarını soykırım olarak adlandırıyorlarsa o biz neden Bulgaristani Yunanistan ve diğer balkan devletleri'ne karşı bu davalara girmedik. Ermenilerin bir kıyıma uğradığını kimse tartışamaz ama onların yaptığı kıyımları da kimse tartışamıyor. Bizim bu konuda eser veren yazarlarımızın çoğu sadece Ermenilerin yaşadığı acılardan bahsediyorlarken Türk tarafının acıları pek bir çabuk atlanıyor. Türklerin yaşadığı acılardan bahseden eserlere ve yazarlara da faşist, radikal milliyetçi gibi yakıştırmalarda bulunuyorlar. Anlamak istiyorum ama gerçekten anlamıyorum.
Bu ülkenin entellektüel yazarlarının nedense Türkiye Cumhuriyeti ve milletinin menfaatine yazı yazmama sorunu var. Kendi halkını, milletini övemeyen, bunu zayıflık, bağnazlık, cahillik olarak gören bir yazar kesimi var. Bu insanlar 100 yıl önce yaşanmış olayların üzerine atlarken daha 20 yıl önce Ermeniler'in Hocalı'da yaptığı katliamdan tek kelime ile bile olsa bahsetmiyorlar. Birleşmiş Milletler'in bile "insanlığa yakışmayacak" ve "insanlık Dışı" olarak nitelediği bu olaylara bir kelime ile olsa eleştir be kardeşim. Yani söylemeye dilim varmıyor ama bu kadar mı satıldınız siz!
Hasan Cemal de her ne kadar müthiş bir birikime sahip olsa da, entellektüelliği ve kültürü tartışılmayacak olsa da kendini şehit askerlerimize, patlayan bombayla ölen vatandaşlarımıza, arabası yakılan insanlardan, Ermenilerin katlettiği Türklerden, Ermenilerin güneydoğu Anadolu'da Fransızlarla, doğu anadolu'da Ruslarla yaptıkları işbirliklerinden, ülke birinci dünya savaşı'nda iken yaptıkları ihanetten bahsetmekten alıkoyuyor. Topkı diğer türevleri gibi. Eğer Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları Çanakkale Cephesi'nde başarılı olamasalardı da Rusya'nın hasretle beklediği yardım onlara ulaşsaydı ve Rusya'da Komünist Devrim hiç yaşanmasaydı bugün doğu Anadolu sınırımız hangi ilimizden başlayacaktı acaba? Doğu Anadolu'da bugün Ermenistan Devleti olacaktı ve o zaman kayıtsız kalacakları bir türk soykırımından söz ediliyor olacaktı.
Biz Türkler nedense herkesin yaptığından çok daha sert bir şekilde kendimizi eleştiriyor, kendimizi haklı görmeyi zayıflık olarak görüyoruz. Bunu yaptığımız süre boyunca da Hasan Cemal gibileri çok çıkacaktır.
Hasan Cemal'in Barışa Emanet Olun (2011), Türkiye'nin Asker Sorunu (2010), Cumhuriyet'i Çok Sevmiştim (2005), Kürtler (2004), Kimse Kızmasın, Kendimi Yazdım (1999, Özal Hikayesi (1989), Tarihi Yaşarken Yakalamak (1987), Demokrasi Korkusu (1986), Tank Sesiyle Uyanmak (1986) isimli kitapları vardır.
in
Hasan Cemal'in kitapları arasında şimdi bir tane daha eklendi. Everest Yayınları'ndan çıkan kitabın adı "1915: Ermeni Soykırımı"
Kitabın kapağında Hasan Cemal'in Erivan'daki Ermeni Soykırım Anıtı'na üç beyaz karanfil koyarken fotoğrafı kullanılmış.
1915 yılında Ermenilerin yaşadığı bir acıdan, kayıplarından yana kimsenin şüphesi yok. Ama bu acıları sadece Ermeniler yaşamadı. Türkler de yaşadı. Ermeni Devlet Arşivleri'nde bunlara ulaşılabiliyor. Yetmezse Rus Arşivleri'nden de ulaşılabilir. Ama bir araştırmacı gazetecinin başvuracağı ilk kaynak kendi milleti ve o milletin vicdanı olmalıydı. Gönül isterdi ki Hasan Cemal ve benzerlerinin biraz da bölge halkına gidip danışmalarıydı. Benim anlayamadığım bizim yazarlarımızın neden kendilerine, kendi halkına yapılanları bu kadar çabuk kabullenmeleri. Dünya Savaşı'na girdiğimiz yıllarda Ermeniler de bir bağımsızlık mücadelesi vererek kendi ülkelerini kurmak istediler. Balkan Devletleri'nden esinlenmişlerdi. Balkan Devletleri mücadelerini kazandılarsa da onlar başaramadı. Bu bir varolma savaşıydı ve kaybettiler. Eğer Ermeniler bu başarısızlıklarını soykırım olarak adlandırıyorlarsa o biz neden Bulgaristani Yunanistan ve diğer balkan devletleri'ne karşı bu davalara girmedik. Ermenilerin bir kıyıma uğradığını kimse tartışamaz ama onların yaptığı kıyımları da kimse tartışamıyor. Bizim bu konuda eser veren yazarlarımızın çoğu sadece Ermenilerin yaşadığı acılardan bahsediyorlarken Türk tarafının acıları pek bir çabuk atlanıyor. Türklerin yaşadığı acılardan bahseden eserlere ve yazarlara da faşist, radikal milliyetçi gibi yakıştırmalarda bulunuyorlar. Anlamak istiyorum ama gerçekten anlamıyorum.
Bu ülkenin entellektüel yazarlarının nedense Türkiye Cumhuriyeti ve milletinin menfaatine yazı yazmama sorunu var. Kendi halkını, milletini övemeyen, bunu zayıflık, bağnazlık, cahillik olarak gören bir yazar kesimi var. Bu insanlar 100 yıl önce yaşanmış olayların üzerine atlarken daha 20 yıl önce Ermeniler'in Hocalı'da yaptığı katliamdan tek kelime ile bile olsa bahsetmiyorlar. Birleşmiş Milletler'in bile "insanlığa yakışmayacak" ve "insanlık Dışı" olarak nitelediği bu olaylara bir kelime ile olsa eleştir be kardeşim. Yani söylemeye dilim varmıyor ama bu kadar mı satıldınız siz!
Hasan Cemal de her ne kadar müthiş bir birikime sahip olsa da, entellektüelliği ve kültürü tartışılmayacak olsa da kendini şehit askerlerimize, patlayan bombayla ölen vatandaşlarımıza, arabası yakılan insanlardan, Ermenilerin katlettiği Türklerden, Ermenilerin güneydoğu Anadolu'da Fransızlarla, doğu anadolu'da Ruslarla yaptıkları işbirliklerinden, ülke birinci dünya savaşı'nda iken yaptıkları ihanetten bahsetmekten alıkoyuyor. Topkı diğer türevleri gibi. Eğer Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları Çanakkale Cephesi'nde başarılı olamasalardı da Rusya'nın hasretle beklediği yardım onlara ulaşsaydı ve Rusya'da Komünist Devrim hiç yaşanmasaydı bugün doğu Anadolu sınırımız hangi ilimizden başlayacaktı acaba? Doğu Anadolu'da bugün Ermenistan Devleti olacaktı ve o zaman kayıtsız kalacakları bir türk soykırımından söz ediliyor olacaktı.
Biz Türkler nedense herkesin yaptığından çok daha sert bir şekilde kendimizi eleştiriyor, kendimizi haklı görmeyi zayıflık olarak görüyoruz. Bunu yaptığımız süre boyunca da Hasan Cemal gibileri çok çıkacaktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar