bugün
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı72
- kimsenin sizi sevmemesi9
- güney kore34
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- motorcuların trafikte terör yaratması2
- kolye21
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek12
- chatgpt'nin bana yürümesi13
- 27 ekim 2026 için hava durumları2
- jaws filmindeki sikko balik29
- sevgi vs aşk12
- meksika6
- kılıçdaroğlu'nun erken seçim çıkışı3
- kadın gibi tırmalıyorlar ve saç çekiyorlar2
- okan buruk10
- akaryakıt2
- sözlükteki galatasaraylılar3
- en son alınan iltifat7
- ismail kartal16
- futbol18
- didem soydan6
- fenerbahçe8
- sözlükteki fenerbahçeliler15
- nervio tarzı entry girmek18
- risaledeki sinek kelimesinin üzerine sinek konması2
- saat10
- yazılımcıların flört edememesi3
- dergilerin değerli olması2
- erotik şarkılar3
- galatasaray10
- sözlükteki fenerbahçe li yazarlar7
- arda güler16
- fransa9
- atatürk ün hataları15
- sinek as'ın sözlüğe vedası26
- victor osimhen11
- dinde aşırılık3
- ilk buluşmada sevişenler4
- mert hakan yandaş5
- cedidacer6
- atilla karaoğlan5
- 26 ekim 2026 psg lyon maçı2
- oktay saral13
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar8
- aç uyumak13
- swatch2
- futbol izleyen erkek pasif gaydir5
- ismet bin ebu lülü vel binici ül meydan'ı ilim4
- duşa giriyorum kimi düşüneyim9
Eski solcu takılan abilerimden hatırlardım adını. Nitekim 1981 - 1992 yılları arasında Cumhuriyet Gazetesi Yayın Yönetmenliği yapmışlığı vardır. 1944 doğumlu Hasan Cemal ittihat ve Terakki'nin en önemli isimlerinden olan Cemal paşa'nın torunudur. 1965 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan Hasan Cemal Ankara'daki haftalık Devrim Dergisi'nde, 1969 yılında gazeteciliğe başladı. 1986 yılında Sedat Simavi, 1989 yılında da Nokta Dergisi'nin "Doruktakiler" ödüllerini kazanmıştır.
Hasan Cemal'in Barışa Emanet Olun (2011), Türkiye'nin Asker Sorunu (2010), Cumhuriyet'i Çok Sevmiştim (2005), Kürtler (2004), Kimse Kızmasın, Kendimi Yazdım (1999, Özal Hikayesi (1989), Tarihi Yaşarken Yakalamak (1987), Demokrasi Korkusu (1986), Tank Sesiyle Uyanmak (1986) isimli kitapları vardır.
in
Hasan Cemal'in kitapları arasında şimdi bir tane daha eklendi. Everest Yayınları'ndan çıkan kitabın adı "1915: Ermeni Soykırımı"
Kitabın kapağında Hasan Cemal'in Erivan'daki Ermeni Soykırım Anıtı'na üç beyaz karanfil koyarken fotoğrafı kullanılmış.
1915 yılında Ermenilerin yaşadığı bir acıdan, kayıplarından yana kimsenin şüphesi yok. Ama bu acıları sadece Ermeniler yaşamadı. Türkler de yaşadı. Ermeni Devlet Arşivleri'nde bunlara ulaşılabiliyor. Yetmezse Rus Arşivleri'nden de ulaşılabilir. Ama bir araştırmacı gazetecinin başvuracağı ilk kaynak kendi milleti ve o milletin vicdanı olmalıydı. Gönül isterdi ki Hasan Cemal ve benzerlerinin biraz da bölge halkına gidip danışmalarıydı. Benim anlayamadığım bizim yazarlarımızın neden kendilerine, kendi halkına yapılanları bu kadar çabuk kabullenmeleri. Dünya Savaşı'na girdiğimiz yıllarda Ermeniler de bir bağımsızlık mücadelesi vererek kendi ülkelerini kurmak istediler. Balkan Devletleri'nden esinlenmişlerdi. Balkan Devletleri mücadelerini kazandılarsa da onlar başaramadı. Bu bir varolma savaşıydı ve kaybettiler. Eğer Ermeniler bu başarısızlıklarını soykırım olarak adlandırıyorlarsa o biz neden Bulgaristani Yunanistan ve diğer balkan devletleri'ne karşı bu davalara girmedik. Ermenilerin bir kıyıma uğradığını kimse tartışamaz ama onların yaptığı kıyımları da kimse tartışamıyor. Bizim bu konuda eser veren yazarlarımızın çoğu sadece Ermenilerin yaşadığı acılardan bahsediyorlarken Türk tarafının acıları pek bir çabuk atlanıyor. Türklerin yaşadığı acılardan bahseden eserlere ve yazarlara da faşist, radikal milliyetçi gibi yakıştırmalarda bulunuyorlar. Anlamak istiyorum ama gerçekten anlamıyorum.
Bu ülkenin entellektüel yazarlarının nedense Türkiye Cumhuriyeti ve milletinin menfaatine yazı yazmama sorunu var. Kendi halkını, milletini övemeyen, bunu zayıflık, bağnazlık, cahillik olarak gören bir yazar kesimi var. Bu insanlar 100 yıl önce yaşanmış olayların üzerine atlarken daha 20 yıl önce Ermeniler'in Hocalı'da yaptığı katliamdan tek kelime ile bile olsa bahsetmiyorlar. Birleşmiş Milletler'in bile "insanlığa yakışmayacak" ve "insanlık Dışı" olarak nitelediği bu olaylara bir kelime ile olsa eleştir be kardeşim. Yani söylemeye dilim varmıyor ama bu kadar mı satıldınız siz!
Hasan Cemal de her ne kadar müthiş bir birikime sahip olsa da, entellektüelliği ve kültürü tartışılmayacak olsa da kendini şehit askerlerimize, patlayan bombayla ölen vatandaşlarımıza, arabası yakılan insanlardan, Ermenilerin katlettiği Türklerden, Ermenilerin güneydoğu Anadolu'da Fransızlarla, doğu anadolu'da Ruslarla yaptıkları işbirliklerinden, ülke birinci dünya savaşı'nda iken yaptıkları ihanetten bahsetmekten alıkoyuyor. Topkı diğer türevleri gibi. Eğer Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları Çanakkale Cephesi'nde başarılı olamasalardı da Rusya'nın hasretle beklediği yardım onlara ulaşsaydı ve Rusya'da Komünist Devrim hiç yaşanmasaydı bugün doğu Anadolu sınırımız hangi ilimizden başlayacaktı acaba? Doğu Anadolu'da bugün Ermenistan Devleti olacaktı ve o zaman kayıtsız kalacakları bir türk soykırımından söz ediliyor olacaktı.
Biz Türkler nedense herkesin yaptığından çok daha sert bir şekilde kendimizi eleştiriyor, kendimizi haklı görmeyi zayıflık olarak görüyoruz. Bunu yaptığımız süre boyunca da Hasan Cemal gibileri çok çıkacaktır.
Hasan Cemal'in Barışa Emanet Olun (2011), Türkiye'nin Asker Sorunu (2010), Cumhuriyet'i Çok Sevmiştim (2005), Kürtler (2004), Kimse Kızmasın, Kendimi Yazdım (1999, Özal Hikayesi (1989), Tarihi Yaşarken Yakalamak (1987), Demokrasi Korkusu (1986), Tank Sesiyle Uyanmak (1986) isimli kitapları vardır.
in
Hasan Cemal'in kitapları arasında şimdi bir tane daha eklendi. Everest Yayınları'ndan çıkan kitabın adı "1915: Ermeni Soykırımı"
Kitabın kapağında Hasan Cemal'in Erivan'daki Ermeni Soykırım Anıtı'na üç beyaz karanfil koyarken fotoğrafı kullanılmış.
1915 yılında Ermenilerin yaşadığı bir acıdan, kayıplarından yana kimsenin şüphesi yok. Ama bu acıları sadece Ermeniler yaşamadı. Türkler de yaşadı. Ermeni Devlet Arşivleri'nde bunlara ulaşılabiliyor. Yetmezse Rus Arşivleri'nden de ulaşılabilir. Ama bir araştırmacı gazetecinin başvuracağı ilk kaynak kendi milleti ve o milletin vicdanı olmalıydı. Gönül isterdi ki Hasan Cemal ve benzerlerinin biraz da bölge halkına gidip danışmalarıydı. Benim anlayamadığım bizim yazarlarımızın neden kendilerine, kendi halkına yapılanları bu kadar çabuk kabullenmeleri. Dünya Savaşı'na girdiğimiz yıllarda Ermeniler de bir bağımsızlık mücadelesi vererek kendi ülkelerini kurmak istediler. Balkan Devletleri'nden esinlenmişlerdi. Balkan Devletleri mücadelerini kazandılarsa da onlar başaramadı. Bu bir varolma savaşıydı ve kaybettiler. Eğer Ermeniler bu başarısızlıklarını soykırım olarak adlandırıyorlarsa o biz neden Bulgaristani Yunanistan ve diğer balkan devletleri'ne karşı bu davalara girmedik. Ermenilerin bir kıyıma uğradığını kimse tartışamaz ama onların yaptığı kıyımları da kimse tartışamıyor. Bizim bu konuda eser veren yazarlarımızın çoğu sadece Ermenilerin yaşadığı acılardan bahsediyorlarken Türk tarafının acıları pek bir çabuk atlanıyor. Türklerin yaşadığı acılardan bahseden eserlere ve yazarlara da faşist, radikal milliyetçi gibi yakıştırmalarda bulunuyorlar. Anlamak istiyorum ama gerçekten anlamıyorum.
Bu ülkenin entellektüel yazarlarının nedense Türkiye Cumhuriyeti ve milletinin menfaatine yazı yazmama sorunu var. Kendi halkını, milletini övemeyen, bunu zayıflık, bağnazlık, cahillik olarak gören bir yazar kesimi var. Bu insanlar 100 yıl önce yaşanmış olayların üzerine atlarken daha 20 yıl önce Ermeniler'in Hocalı'da yaptığı katliamdan tek kelime ile bile olsa bahsetmiyorlar. Birleşmiş Milletler'in bile "insanlığa yakışmayacak" ve "insanlık Dışı" olarak nitelediği bu olaylara bir kelime ile olsa eleştir be kardeşim. Yani söylemeye dilim varmıyor ama bu kadar mı satıldınız siz!
Hasan Cemal de her ne kadar müthiş bir birikime sahip olsa da, entellektüelliği ve kültürü tartışılmayacak olsa da kendini şehit askerlerimize, patlayan bombayla ölen vatandaşlarımıza, arabası yakılan insanlardan, Ermenilerin katlettiği Türklerden, Ermenilerin güneydoğu Anadolu'da Fransızlarla, doğu anadolu'da Ruslarla yaptıkları işbirliklerinden, ülke birinci dünya savaşı'nda iken yaptıkları ihanetten bahsetmekten alıkoyuyor. Topkı diğer türevleri gibi. Eğer Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları Çanakkale Cephesi'nde başarılı olamasalardı da Rusya'nın hasretle beklediği yardım onlara ulaşsaydı ve Rusya'da Komünist Devrim hiç yaşanmasaydı bugün doğu Anadolu sınırımız hangi ilimizden başlayacaktı acaba? Doğu Anadolu'da bugün Ermenistan Devleti olacaktı ve o zaman kayıtsız kalacakları bir türk soykırımından söz ediliyor olacaktı.
Biz Türkler nedense herkesin yaptığından çok daha sert bir şekilde kendimizi eleştiriyor, kendimizi haklı görmeyi zayıflık olarak görüyoruz. Bunu yaptığımız süre boyunca da Hasan Cemal gibileri çok çıkacaktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar