bugün
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı30
- bakarız diyen erkek14
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir9
- gta 73
- kadınların evli erkeklere zaafı5
- kızlar kendinden büyük erkekleri sevseydi5
- 6 saattir mesaj atmayan sevgili8
- sözlükten hatun indirmek2
- afd'nin lideri alice weidel5
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip12
- uykusuz kedi ile soba çayı içip dedikodu yapmak8
- ankara da 2 milyon 160 bin makaron ele geçirilmesi2
- kıymalı kaşarlı pide6
- espri yapmaya çalışmak3
- oğlak burcu kadını7
- alkol içmek yasak mıdır2
- dünyada en güzel kadınların yaşadığı ülke9
- sonra konuşuruz diyen sevgili14
- aleksey batrakov7
- şeriatı savunan seküler3
- renault fluence5
- sözlüğün sarması13
- bu kalp seni unutur mu smsi atan evli eski sevgili3
- çindistan4
- 0 0 72
- çok eşliliğin iğrenç bir şey olması2
- saten gecelik2
- erzurum gece hayatı5
- cübbeli ahmet hoca4
- vexillarius the slayer12
- nervio25
- death stranding2
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- mitsubishi l300 vs hyundai h1002
- kötü bir gün geçirmek3
- nasıl bir işe bulaştığının farkında olmamak5
- taze fasulye yiyen erkek8
- islamcılık deccaliyetin bi parçası olacak2
- dışarıda yemek yemek2
- türkiye kuş konferansı4
- anın fotoğrafı5
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- şakirt aktiviteleri3
- 100 yıl içinde ai bağımsız hareket edecek6
- akrep kadınları4
- koreli erkek seven muhafazakar kız8
- bülent ortaçgil dinlerken hüngür hüngür ağlamak4
- victor osimhen9
- amasra3
- ama4
bandista'nın sınırsız-ulussuz-sürgünsüz adlı ep'sinin ilk şarkısı.
sözler:
everybody is silent [herkes suskun]
for majority peace [herkesin huzuru için]
let's say no war for money and greed [para ve açgözlülük için yapılan savaşa hayır diyelim]
we are all born free and equal [hepimiz özgür ve eşit doğduk]
no one born lonely [kimse yalnız doğmadı]
no one standing alone [kimse yalnız değil]
no one is illegal [kimse illegal değil]
i have also a question i would love to ask [benim de sormak istediğim bir soru var]
are we all the same but not equal? [hepimiz aynıyız ama eşit değil miyiz?]
or are we all equal but not the same? [yoksa hepimiz eşitiz de aynı değil miyiz?]
are you happy seeing palestinian bleeding tears everyday
[filistinlilerin kanayan gözyaşlarını hergün görmekten mutlu musun?]
are you really happy seeing africa burning everyday
[hergün afrikayı yanarken görmekten gerçekten de mutlu musun?]
when the lion kills, just for food [aslan yalnızca yemek için öldürür]
but when man kills, just to show his superiority [ama insan üstünlüğünü göstermek için öldürüyor]
this is the difference [aradaki fark bu]
injustice to one is injustice to all [her birimize yapılan adaletsizlik hepimize yapılan adaletsizliktir]
kimse sebepsiz göçmez bu dünyada
ulussuz, sınırsız bir dünya
kimse sebepsiz göçmez bu dünyada
sınırsız, sürgünsüz bir dünya
no border, no nation, stop deportation!
[sınırlara hayır, uluslara hayır, sınırdışıları durdurun!]
we need freedom of movement for all [herkes için hareket özgürlüğüne ihtiyacımız var]
we are all the same [hepimiz aynıyız]
the sun belongs to one and all [güneş her birimize ve hepimize ait]
open borders [sınırları açın]
stop deportation [sınır dışıları durdurun]
lets live together with our differences [farklılıklarımızla birlikte yaşayalım]
yes we can [evet yapabiliriz]
open borders [sınırları açın]
sözler:
everybody is silent [herkes suskun]
for majority peace [herkesin huzuru için]
let's say no war for money and greed [para ve açgözlülük için yapılan savaşa hayır diyelim]
we are all born free and equal [hepimiz özgür ve eşit doğduk]
no one born lonely [kimse yalnız doğmadı]
no one standing alone [kimse yalnız değil]
no one is illegal [kimse illegal değil]
i have also a question i would love to ask [benim de sormak istediğim bir soru var]
are we all the same but not equal? [hepimiz aynıyız ama eşit değil miyiz?]
or are we all equal but not the same? [yoksa hepimiz eşitiz de aynı değil miyiz?]
are you happy seeing palestinian bleeding tears everyday
[filistinlilerin kanayan gözyaşlarını hergün görmekten mutlu musun?]
are you really happy seeing africa burning everyday
[hergün afrikayı yanarken görmekten gerçekten de mutlu musun?]
when the lion kills, just for food [aslan yalnızca yemek için öldürür]
but when man kills, just to show his superiority [ama insan üstünlüğünü göstermek için öldürüyor]
this is the difference [aradaki fark bu]
injustice to one is injustice to all [her birimize yapılan adaletsizlik hepimize yapılan adaletsizliktir]
kimse sebepsiz göçmez bu dünyada
ulussuz, sınırsız bir dünya
kimse sebepsiz göçmez bu dünyada
sınırsız, sürgünsüz bir dünya
no border, no nation, stop deportation!
[sınırlara hayır, uluslara hayır, sınırdışıları durdurun!]
we need freedom of movement for all [herkes için hareket özgürlüğüne ihtiyacımız var]
we are all the same [hepimiz aynıyız]
the sun belongs to one and all [güneş her birimize ve hepimize ait]
open borders [sınırları açın]
stop deportation [sınır dışıları durdurun]
lets live together with our differences [farklılıklarımızla birlikte yaşayalım]
yes we can [evet yapabiliriz]
open borders [sınırları açın]
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar