bugün
- 1 saatte 10 bira içmek16
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey9
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek12
- velvet vs nervio19
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri4
- türkiyeden siktirolup gitmek5
- sözlük kızlarının kombinleri19
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması13
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- hırt5
- otomobile ek vergi5
- blok33
- velvet12
- messi ve arjantin'in tüm dünyaya rezil olması7
- ingilterede çocuklar açlıktan silgi yiyor5
- sevilince şımaran kızlar4
- kadınların efendi erkek yerine katil tercihi4
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- nervio11
- teröriste o da insan demek4
- arkadaşlar neden bu kadar salaksınız2
- tayt giyen hatunun götünü dalgalandırmak2
- almanya da hangi partiyi seçerdiniz2
- cunda adası2
- üniversite tercih edeceklere tavsiyeler3
- slavko vincic15
- pahalılığın çaresi3
- istanbul da hissedilen sıcaklık2
- yazık oldu yarınlara4
- vurgun yemek4
- ivrindi kuzu2
- özgünlüğün faydasız olması5
- kitap alıntıları5
- otokar2
- anna karenina'ya orospu diyen beyinsiz adi köpek6
- arıcılara ek vergi2
- true hanın gazabı9
- üniversite tercih rehberi2
- üniversite tercih2
- hastane kuyrukları2
- chp'ye oy vermiş yazarlar4
- beşiktaş'ın gümbür gümbür geldiği gerçeği3
- bostancı kadıköy dolmuşu2
- arjantin'in 115 dakika şut atamaması8
- ağlayan bebeğe hey her şey yoluna girecek demek2
- 9 ağustos 2026 bodrumspor bursaspor maçı2
- bana yalan söylediler3
- tatlı krizim geldi2
- pele'nin messi den iyi olması2
- enişte senin dobloyu naptın sattınız mı4
nietzsche'nin pek doğru anlaşılmayan bir filozof olduğu hemen hemen her kesimce kabullenilmiş bir görüştür. o yüzden aşağıda yazılanlar belki benim algı yetersizliğimin ispatı, görüş yetersizliğimin sonucudur. yine de yanlış veya doğru nihilizmin babası diye tanımlanan filozof'un (gerçekten zekasını tartışmaya hiçbirimizin hakkı yoktur) aslında nihilizmin yanından bile geçmediğini düşünüyorum. şayet, onun tüm derdi bir umut kırıntısına tutunmaktan ibaret gibi. hatta o ne aradığının kendi bile farkında değil. insanın aşılması gereken bir varlık olduğunu savunuyor, ama öylesine çelişiyor ki bu kitabında. hala etrafta bin yılın kitabı diye dolaşıyor millet. bazen gerçekten insanlığın anlamak yerine sadece anlayamadığı şeyi yücelttiğini düşünmekten alamam kendimi.
zerdüşt efendi* her şeyi çamura bular, ne denli aptallık olduğunu söyler. (hoş, yalan değildir. katılıyorum bu düşüncelere sonuna kadar) fakat işin enteresan yanı, sürekli olarak duyulması gereken sevgiden bahseder. neye dair olduğunu belirtmeden, ima dahi etmeden. kendi yaşayışıyla uyarlandığında yalnızca kafasında oluşturduğu bir uydurmasyon ütopik hayaldir bu "sevgi" talebi demekten alamaz kendini insan. üstinsandan bahsedip durur, ardından "ölüm konuşmacıları" üzerine giydirir usanmadan. kendi yaptığı şey "ölüm konuşmacılığına" yöneltmekten başka şey değildir. pasif nihilizmin aşılmasını söyler inceden inceye... her neyse ne! dünya çapında kabul görmüş en büyük filozof, bilim adamı ya da bir başka şey... hiç fark etmez. her şeyin uydurma ve yapay oluşunu görmüşken hala sevgi aldanmacasını yaşatıyorsa fikrinde ya başarılı bir ironisyendir ya da aklını çoktan yitirmiş bir deli. umuda aç kalmış bir zayıftır o bahsettiği üstinsan. cesaretsizliğindeni enerjisizliğinden veya tembelliğinden dolayı ölüm konuşmacısı olmamışsa bir insan hangi akıl karşı çıkabilir bu hayata ürkekçe "sevgi" masalıyla tutunmak yerine bir an önce hayata gelme hatasının telafi edilmesi gerekliliğini? nihilist diye kabul edilmiş filozofun nihilizmden uzak oluğunu kanıtlayan kitaptır.
turgenyev'in o aklı basmaz cahiller tarafından abartılan "babalar ve oğullar" romanındaki bazarov'un nihilizm temsilcisi bir karakter olduğu kabul edilerek abartılması gibi. bunların nihilizmle yakından uzaktan ilgisi yoktur. hoş, gençliğimizi içerisinde en basit avuntulara kucak dolusu sevgi açabilecek kadar sahte, kişilik bulma telaşında, bulduğu kişilikle varlığını ortaya koyma hesabında olan insan varken neyin göklere çıkarılıp neyin yerin dibine batırılacağını beklemek apayrı bir aptallıktan ibaret.
diğer yandan her şeye yanlış deyip düşüncesini tanımlamadan, örneklemeden geçen tırtolar gibi yapmamak namına; gerçek nihilizmin örneğini de söyleyeceğim: cormac mccarthy'nin tiyatro oyunu olarak planlayıp yazdığı, daha sonrasında tommy lee jones'un hem yönettiği hem de oynadığı the sunset limited filmi asıl nihilist karaktere uygun eserdir.
zerdüşt efendi* her şeyi çamura bular, ne denli aptallık olduğunu söyler. (hoş, yalan değildir. katılıyorum bu düşüncelere sonuna kadar) fakat işin enteresan yanı, sürekli olarak duyulması gereken sevgiden bahseder. neye dair olduğunu belirtmeden, ima dahi etmeden. kendi yaşayışıyla uyarlandığında yalnızca kafasında oluşturduğu bir uydurmasyon ütopik hayaldir bu "sevgi" talebi demekten alamaz kendini insan. üstinsandan bahsedip durur, ardından "ölüm konuşmacıları" üzerine giydirir usanmadan. kendi yaptığı şey "ölüm konuşmacılığına" yöneltmekten başka şey değildir. pasif nihilizmin aşılmasını söyler inceden inceye... her neyse ne! dünya çapında kabul görmüş en büyük filozof, bilim adamı ya da bir başka şey... hiç fark etmez. her şeyin uydurma ve yapay oluşunu görmüşken hala sevgi aldanmacasını yaşatıyorsa fikrinde ya başarılı bir ironisyendir ya da aklını çoktan yitirmiş bir deli. umuda aç kalmış bir zayıftır o bahsettiği üstinsan. cesaretsizliğindeni enerjisizliğinden veya tembelliğinden dolayı ölüm konuşmacısı olmamışsa bir insan hangi akıl karşı çıkabilir bu hayata ürkekçe "sevgi" masalıyla tutunmak yerine bir an önce hayata gelme hatasının telafi edilmesi gerekliliğini? nihilist diye kabul edilmiş filozofun nihilizmden uzak oluğunu kanıtlayan kitaptır.
turgenyev'in o aklı basmaz cahiller tarafından abartılan "babalar ve oğullar" romanındaki bazarov'un nihilizm temsilcisi bir karakter olduğu kabul edilerek abartılması gibi. bunların nihilizmle yakından uzaktan ilgisi yoktur. hoş, gençliğimizi içerisinde en basit avuntulara kucak dolusu sevgi açabilecek kadar sahte, kişilik bulma telaşında, bulduğu kişilikle varlığını ortaya koyma hesabında olan insan varken neyin göklere çıkarılıp neyin yerin dibine batırılacağını beklemek apayrı bir aptallıktan ibaret.
diğer yandan her şeye yanlış deyip düşüncesini tanımlamadan, örneklemeden geçen tırtolar gibi yapmamak namına; gerçek nihilizmin örneğini de söyleyeceğim: cormac mccarthy'nin tiyatro oyunu olarak planlayıp yazdığı, daha sonrasında tommy lee jones'un hem yönettiği hem de oynadığı the sunset limited filmi asıl nihilist karaktere uygun eserdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar