bugün
- çalışmak istemek ama engellerin çıkması8
- queen ravennadan mesaj var11
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı10
- yeralti edebiyatcisi6
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı22
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü9
- gocu35
- fakir ekeği annesi sevsin8
- kız düşürmenin kısa yolu19
- köprü ve otoyolların özelleştirilmesi2
- uludağ sözlük size ne kattı27
- sınırsız nafaka kaldırımı insan hakları ihlalidir2
- günlük 935 lira6
- al sözlükteki bütün amlar senin olsun8
- dünya her alanda ilerleyecek5
- karı kıza para yedirir misiniz6
- jar jar binks bir sith lordu mu2
- deli bakışlı erkekler2
- tek ayak üstünde durabilen kadın5
- 3po2
- bu daha büyümüyor mu diyen kız6
- s'i l v'e r m'i s t35
- r2d22
- seyfi mafiayı olimpiyatlara hazırlıyorum dedi2
- sözlük çeteleri3
- follow the cops back home2
- entry girerken kendini frenlemek3
- veli toplantisi4
- özlem gürses'in gta 6 yorumu3
- yedekte feyk hesap tutmak5
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i15
- kademeli emeklilik sistemi3
- true askerliğini nerede yaptı sorunsalı3
- galatasaray'ın sporting maçı kamp kadrosu4
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir10
- manifestten hangi kızla sevişirdin2
- istanbul da yasa dışı bahis operasyonu4
- biraderler birader biraderlerdir3
- ismettinho el gurbuzottidini de la biraderritino3
- askerde starbucks bardağıyla komutana selam vermek4
- star trek günü2
- tatlı yapmaya karar vermek2
- yazarların benzedikleri ünlüler5
- nasıl birisiniz6
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması14
- bir kadının bam teline dokunmak2
- doğru kişiyle yanlış zamanda karşılaşmak6
- usualsuspect'e uma thurman'ı atıp kaçmak3
- insansı ev robotları2
- sürekli geçmişe dönmek isteyen insan5
http://www.kucukprens.org/kitap/images/1.jpg
altı yaşımdayken, bir gün "yaşanmış olaylar" adlı bir kitapta çok etkileyici bir resim gördüm: balta girmemiş ormanlarda bir boa yılanının bir hayvanı nasıl yuttuğunu gösteriyordu. işte, resmin kopyası yukarda.
kitapta şöyle deniyordu: "boa yılanları avlarını olduğu gibi, hiç çiğnemeden yutarlar. sonra da kımıldayamaz hale gelirler, yediklerini sindirmek için altı ay süreyle uyurlar."
o zamanlar, büyük balta girmemiş ormanlarda olup bitenler üstüne çok kafa yordum. sonra da renkli kalemlere sarılarak, hayatımın ilk resmini çizmeyi başardım. işte 1 numaralı resmim. şöyle idi:
http://www.kucukprens.org/kitap/images/2.jpg
bu şaheserimi büyüklere gösterdim, korkmuyor musunuz, diye sordum.
- niye korkalım? şapkadan korkulmaz ki! dediler.
oysa ben şapka çizmemiştim, yuttuğu fili sindiren bir boa yılanı çizmiştim. baktım ki büyükler resmimi anlamıyor, boa yılanının içini çizeyim de anlasınlar bari dedim. büyükler öyledir işte, anlatmazsan, anlamaz onlar. 2 numaralı resmim şöyle oldu:
http://www.kucukprens.org/kitap/images/3.jpg
büyükler bu kez, boa yılanını içten ve dıştan gösteren vazgeçmemi, coğrafya, tarih, matematik ve dilbilgisiyle uğraşmamı salık verdiler. böylece, başarılı bir ressam olmak yolunu tutmuşken, altı yaşında bu meslekten ayrılmak zorunda kaldım. ne yapayım? 1 ve 2 numaralı resimlerimin beğenilmemesi hevesimi kırmıştı. büyükler hiçbir şeyi kendi kendilerine anlayamazlar. onlara durmadan her şeyi anlatmak da çocuklar için yorucudur.
ben de ister istemez başka bir meslek seçtim. uçak kullanmasını öğrenip pilot oldum. dünyada birçok yerlere uçtum. evet, coğrafyanın bana çok faydası dokundu. bir bakışta çin'i arizona'dan ayırt edebiliyordum. gece karanlığında insan yolunun şaşırdı mı, çok işe yarar bu bilgi.
hayatım boyunca, aklı başında birçok insanla ilişki kurdum. büyükler arasında çok yaşadım. yakından tanıdım onları. ama görüşüm pek değişmedi, daha parlak olmadı.
kafası biraz işler görünen birine rastladım mı, ona, hep yanımda taşıdığım 1 numaralı resmi gösteriri, denerdim onu. dur bakalım, derdim kendi kendime, bu adam gerçekten anlayışlı mı, değil mi? ama ben "bu nedir?" deyince, her gören: "şapka" diyordu. o zaman da boa yılanlarından , balta girmemiş ormanlardan, yıldızlardan söz etmez, ona ayak uydururdum; briçten, golftan, politikadan, kravattan söz ederdim. o da , aman ne akıllı bir adam tanıdım , diye sevinirdi.
altı yaşımdayken, bir gün "yaşanmış olaylar" adlı bir kitapta çok etkileyici bir resim gördüm: balta girmemiş ormanlarda bir boa yılanının bir hayvanı nasıl yuttuğunu gösteriyordu. işte, resmin kopyası yukarda.
kitapta şöyle deniyordu: "boa yılanları avlarını olduğu gibi, hiç çiğnemeden yutarlar. sonra da kımıldayamaz hale gelirler, yediklerini sindirmek için altı ay süreyle uyurlar."
o zamanlar, büyük balta girmemiş ormanlarda olup bitenler üstüne çok kafa yordum. sonra da renkli kalemlere sarılarak, hayatımın ilk resmini çizmeyi başardım. işte 1 numaralı resmim. şöyle idi:
http://www.kucukprens.org/kitap/images/2.jpg
bu şaheserimi büyüklere gösterdim, korkmuyor musunuz, diye sordum.
- niye korkalım? şapkadan korkulmaz ki! dediler.
oysa ben şapka çizmemiştim, yuttuğu fili sindiren bir boa yılanı çizmiştim. baktım ki büyükler resmimi anlamıyor, boa yılanının içini çizeyim de anlasınlar bari dedim. büyükler öyledir işte, anlatmazsan, anlamaz onlar. 2 numaralı resmim şöyle oldu:
http://www.kucukprens.org/kitap/images/3.jpg
büyükler bu kez, boa yılanını içten ve dıştan gösteren vazgeçmemi, coğrafya, tarih, matematik ve dilbilgisiyle uğraşmamı salık verdiler. böylece, başarılı bir ressam olmak yolunu tutmuşken, altı yaşında bu meslekten ayrılmak zorunda kaldım. ne yapayım? 1 ve 2 numaralı resimlerimin beğenilmemesi hevesimi kırmıştı. büyükler hiçbir şeyi kendi kendilerine anlayamazlar. onlara durmadan her şeyi anlatmak da çocuklar için yorucudur.
ben de ister istemez başka bir meslek seçtim. uçak kullanmasını öğrenip pilot oldum. dünyada birçok yerlere uçtum. evet, coğrafyanın bana çok faydası dokundu. bir bakışta çin'i arizona'dan ayırt edebiliyordum. gece karanlığında insan yolunun şaşırdı mı, çok işe yarar bu bilgi.
hayatım boyunca, aklı başında birçok insanla ilişki kurdum. büyükler arasında çok yaşadım. yakından tanıdım onları. ama görüşüm pek değişmedi, daha parlak olmadı.
kafası biraz işler görünen birine rastladım mı, ona, hep yanımda taşıdığım 1 numaralı resmi gösteriri, denerdim onu. dur bakalım, derdim kendi kendime, bu adam gerçekten anlayışlı mı, değil mi? ama ben "bu nedir?" deyince, her gören: "şapka" diyordu. o zaman da boa yılanlarından , balta girmemiş ormanlardan, yıldızlardan söz etmez, ona ayak uydururdum; briçten, golftan, politikadan, kravattan söz ederdim. o da , aman ne akıllı bir adam tanıdım , diye sevinirdi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar