bugün
- arkadaşlar ben birinden fena halde hoslanıyorum14
- işkembe çorbası seven kız5
- pul biberli pilav6
- çamaşır makinesinde yorgan yıkamak7
- şeker hastalığı9
- kedilerin yedigi ilginc seyler16
- cihangir solcusu3
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi10
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar18
- özel sektör de çalışmak11
- kova ve oğlak burçlarını sözlükten atmak5
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması13
- aç kalınca fare yemek3
- ruh hastası aktiviteleri6
- ellerim bos gonlum hos14
- mini etek topuklu ayakkabı fileli çorap üçlüsü2
- söğüşçü aco6
- en ılık burç4
- işkence çorbası2
- arapçayı kutsal sanan gerzek4
- yazarların anlık durumları3
- almanya da yaşasaydınız nerede yaşamak isterdiniz2
- şanlıurfa şehir hastanesi6
- tekerlek toplayan cocuk3
- gece vakti sokakta saksafon çalmak2
- sözlüğün en dandik en tırto yazarı2
- genelevim4
- galatasaray büyüklüğü14
- arkadaşlar bakar mısınız14
- küçük park2
- pasifler apartmanı2
- lukaku vs abdülkerim6
- ermenice6
- vincenzo montella8
- aklınıza gelen şarkı sözü7
- kızlar buraya bakar mısınız6
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
- yaşlılık2
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak2
- ben geldim naneler6
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- rainmaker2
- muslettin amca4
- 3 ekim 2026 hırvatistan ingiltere maçı3
- beyaz yaka yazilimci3
- spk başkanı ve üyelerinin görevden alınması2
- bahçeli den fon krizi açıklaması2
- migros ta şarap seçen kaslı ve hüzünlü erkekler6
- 3 ekim 2026 finlandiya arnavutluk maçı4
- 31 mart ayaklanması2
yazdığınız bir kural tüm zamanı nasıl kapsar? ancak zamanın ve mekanın sahibi Allah tarafından yazılırsa.
başlayalım;
(Maide-38) Hırsız erkek ve hırsız kadının, (çalıp) kazandıklarına bir karşılık, Allah'tan, 'tekrarı önleyen bir ceza' olmak üzere ellerini kesin. Allah üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
Nedense hayatımızı Nasreddin Hoca fıkraları gibi yaşıyoruz. sözde mazlum hırsız üzerinden dine saldırırken; alın teriyle kazanmış, alın teriyle mülk sahibi olmuş insanın hiç bahsi geçmiyor onca ağız kalabalığında. Hırsızın üzerinden ahkâm keserken de acaba islam dini bu suçun cezalandırılması için ne gibi kıstaslar öngörüyor diye de düşünmüyoruz. sayalım;
1-hırsızlık suçunun tam oluşması için açlık, zaruret, zorlama gibi, hırsızlık suçunu işlemeyi kısmen veya tamamen mâzur gösterecek bir mazeretin bulunmaması,
2-suçun bilerek ve istenerek işlenmesi,
3-fâilin cezaî ehliyetinin bulunması,
4-çalınan malın hukuken koruma altında olması ve belli bir miktardan fazla olması gibi şartlar aranmıştır. (saydıklarım ancak özet mahiyetindedir)
tüm bunların yanında hırsız eli kesildikten sonra kendi haline bırakılmaz. islam dini hırsızla beraber, karısının, çocuklarının rızkını düşünür. devlet bu konuda kilit rol üstlenir ve Allah ın verdiği rızka vesile olur.
islam dinindeki cezalar genel itibariyle fiilin cezalandırılması değil, bir takım fiillerin tekrar tekrar işlenmesini engellemeyi öngören tedbirler niteliğindedir.
bunun yanında sizin göklere çıkardığınız insan ürünü hukukun sonuçlarını size söyleyeyim mi?
tam da şu hadis özetliyor meseleyi;
"Sizden öncekiler şu sebeple helâk oldular: Onlar, şerefli bir kimse hırsızlık yaptığı zaman, hırsızı serbest bırakırlar. Güçsüz bir kimse hırsızlık yapınca da, ona ceza uygularlardı" (eş-Şevkânî, Neylü'l-Evtâr, VII,131,136).
Mevcut devletlerden kaçı güçsüz hırsızı cezalandırdıktan sonra onun, karısının ve çocuklarının rızkını düşünüyor acaba?
norveç katliamını yapan caninin en fazla 18 yıl hapis yatacağını öngören insan hukuku mu daha adaletli, yoksa bir insanı öldürmenin bütün bir beşeriyeti öldürmek gibi olacağını söyleyen Allah mı daha adaletli? bir sorun kendinize...
bir katili mağdurlar tarafından affedilse bile asan, elektirikli sandalyeye oturtan, siyanürlü bıçakla doğrayan insan hukuku mu daha adaletli, yoksa kısasa kısas diyen, ancak mağdurun affıyla(ki burda diyet devreye girer) inşallah kulunu affedecek olan Allah mı daha adaletli?
gözü oyulan birinin gözüne parasal değer(!) biçen insan hukuku mu daha adaletli yoksa 'Ey temiz akıl sahibleri, kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki, sakınırsınız' diyen Allah mı?
zinayı, eş cinselliği 'herkesin tuttuğu kendine' mantığıyla tasvip edenler, gerçekten özgürlüğü mü savunuyorsunuz yoksa vicdanlarınızda ki cezalandırılma korkusunu mu yumuşatıyorsunuz?
bu davranışların toplumu, değerleri, ve de bir başka insanın özgürlüğünü( hem de özgürlükten bahsederek) tarumar edeceğini görememek ancak sosyal bir körlük olarak açıklanabilir.
recm olayını gerçekten bir ceza zanneden, günümüz devletlerinin * uygulamalarından sonuçlar çıkartan zihniyet acaba Hz. Muhammed (sav) zamanındaki cezalara bir baktı mı? recm bir ceza değil o kişinin günahına bir karşılık, bir kefarettir .(zaten arapça bir sözcük olan ceza sözcüğünün terminolojik kökenine bakılırsa 'karşılık' - iyi ya da kötü- anlamına geldiği görülür.)
yedi büyük günahtan birinin işlemiş olmanın mahcubiyeti ve mahzunluğu ile ve de affedilme umuduyla ahiretteki cezaya kefaret teşkil etmesi için düşünülmüş bir müessesedir.
bir erkeğin eşinin rızası olmadan katiyyen başka bir eşle evlenemeyeceğini açık açık söyleyen islam dinine ne kadar zulmediyorsunuz böyle? karnınızdan konuşup, iftira atmak size ne fayda sağlayacak?
(Nûr 32)
'içinizde evli olmayanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden salih olanları evlendirin. Eğer fakir iseler Allah, Kendi fazlından onları zengin eder. Allah geniş (nimet sahibi)dir, bilendir.'
demekki cariyeler, efendinin seks köleleri değil. bilakis onun evladı gibi.
Tüm kureyş önünde Hz. Zeyd i oğlu ilan eden, malının varisi ilan eden Hz. Peygamber ' in(sav) dini köle dini öyle mi?
keşke insanlar inandıkları şeyleri konuşsalar, başka bir ağızdan duyulana, kulaktan dolma bilgilere tamah etmeseler.
başlayalım;
(Maide-38) Hırsız erkek ve hırsız kadının, (çalıp) kazandıklarına bir karşılık, Allah'tan, 'tekrarı önleyen bir ceza' olmak üzere ellerini kesin. Allah üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
Nedense hayatımızı Nasreddin Hoca fıkraları gibi yaşıyoruz. sözde mazlum hırsız üzerinden dine saldırırken; alın teriyle kazanmış, alın teriyle mülk sahibi olmuş insanın hiç bahsi geçmiyor onca ağız kalabalığında. Hırsızın üzerinden ahkâm keserken de acaba islam dini bu suçun cezalandırılması için ne gibi kıstaslar öngörüyor diye de düşünmüyoruz. sayalım;
1-hırsızlık suçunun tam oluşması için açlık, zaruret, zorlama gibi, hırsızlık suçunu işlemeyi kısmen veya tamamen mâzur gösterecek bir mazeretin bulunmaması,
2-suçun bilerek ve istenerek işlenmesi,
3-fâilin cezaî ehliyetinin bulunması,
4-çalınan malın hukuken koruma altında olması ve belli bir miktardan fazla olması gibi şartlar aranmıştır. (saydıklarım ancak özet mahiyetindedir)
tüm bunların yanında hırsız eli kesildikten sonra kendi haline bırakılmaz. islam dini hırsızla beraber, karısının, çocuklarının rızkını düşünür. devlet bu konuda kilit rol üstlenir ve Allah ın verdiği rızka vesile olur.
islam dinindeki cezalar genel itibariyle fiilin cezalandırılması değil, bir takım fiillerin tekrar tekrar işlenmesini engellemeyi öngören tedbirler niteliğindedir.
bunun yanında sizin göklere çıkardığınız insan ürünü hukukun sonuçlarını size söyleyeyim mi?
tam da şu hadis özetliyor meseleyi;
"Sizden öncekiler şu sebeple helâk oldular: Onlar, şerefli bir kimse hırsızlık yaptığı zaman, hırsızı serbest bırakırlar. Güçsüz bir kimse hırsızlık yapınca da, ona ceza uygularlardı" (eş-Şevkânî, Neylü'l-Evtâr, VII,131,136).
Mevcut devletlerden kaçı güçsüz hırsızı cezalandırdıktan sonra onun, karısının ve çocuklarının rızkını düşünüyor acaba?
norveç katliamını yapan caninin en fazla 18 yıl hapis yatacağını öngören insan hukuku mu daha adaletli, yoksa bir insanı öldürmenin bütün bir beşeriyeti öldürmek gibi olacağını söyleyen Allah mı daha adaletli? bir sorun kendinize...
bir katili mağdurlar tarafından affedilse bile asan, elektirikli sandalyeye oturtan, siyanürlü bıçakla doğrayan insan hukuku mu daha adaletli, yoksa kısasa kısas diyen, ancak mağdurun affıyla(ki burda diyet devreye girer) inşallah kulunu affedecek olan Allah mı daha adaletli?
gözü oyulan birinin gözüne parasal değer(!) biçen insan hukuku mu daha adaletli yoksa 'Ey temiz akıl sahibleri, kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki, sakınırsınız' diyen Allah mı?
zinayı, eş cinselliği 'herkesin tuttuğu kendine' mantığıyla tasvip edenler, gerçekten özgürlüğü mü savunuyorsunuz yoksa vicdanlarınızda ki cezalandırılma korkusunu mu yumuşatıyorsunuz?
bu davranışların toplumu, değerleri, ve de bir başka insanın özgürlüğünü( hem de özgürlükten bahsederek) tarumar edeceğini görememek ancak sosyal bir körlük olarak açıklanabilir.
recm olayını gerçekten bir ceza zanneden, günümüz devletlerinin * uygulamalarından sonuçlar çıkartan zihniyet acaba Hz. Muhammed (sav) zamanındaki cezalara bir baktı mı? recm bir ceza değil o kişinin günahına bir karşılık, bir kefarettir .(zaten arapça bir sözcük olan ceza sözcüğünün terminolojik kökenine bakılırsa 'karşılık' - iyi ya da kötü- anlamına geldiği görülür.)
yedi büyük günahtan birinin işlemiş olmanın mahcubiyeti ve mahzunluğu ile ve de affedilme umuduyla ahiretteki cezaya kefaret teşkil etmesi için düşünülmüş bir müessesedir.
bir erkeğin eşinin rızası olmadan katiyyen başka bir eşle evlenemeyeceğini açık açık söyleyen islam dinine ne kadar zulmediyorsunuz böyle? karnınızdan konuşup, iftira atmak size ne fayda sağlayacak?
(Nûr 32)
'içinizde evli olmayanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden salih olanları evlendirin. Eğer fakir iseler Allah, Kendi fazlından onları zengin eder. Allah geniş (nimet sahibi)dir, bilendir.'
demekki cariyeler, efendinin seks köleleri değil. bilakis onun evladı gibi.
Tüm kureyş önünde Hz. Zeyd i oğlu ilan eden, malının varisi ilan eden Hz. Peygamber ' in(sav) dini köle dini öyle mi?
keşke insanlar inandıkları şeyleri konuşsalar, başka bir ağızdan duyulana, kulaktan dolma bilgilere tamah etmeseler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar