bugün

beşiktaş

1.5 senedir canı isteyince oynayan quaresma' yı göndermesi gereken kulüp. galatasaray, attığı gollerle destek veren ancak takımı maçın yarısında 10 kişi bırakan jardel' i gönderdi ancak onu aramadan yoluna devam etti. biliyorum, quaresma, beşiktaş tribünlerinin sevgilisi, ancak uzun zamandır ' lütfen ' oynuyor. bazı maçlarda esamesi okunmuyor. benzer simao ve jardel örneğindeki gibi, takımın oynayacağı sisteme katkı sağlamak için, beşiktaş gelecek planlarını quaresmasız yapmalıdır. belki 3 sene şampiyonluğu unutur ancak takım olur, kolej ruhunu yeniden yakalar.
beşiktaş taraftarlarının yönetime ne kadar sinirli olduğunu biliyorum. ancak maddi tablo ortada, bir oynayıp üç oynamayan futbolculara verilen yüksek ücret ortada. beşiktaş' a sevgilerinden asla şüphe duymadığım coşkulu taraftarın, desteğini kesmeyeceğine inanıyorum. çünkü isimler gider, beşiktaş kalır. önemli olan sistemdir.
sabır... sadece sabır...

edit: futbol hakkında yazmak benim için gerçekten zor olmaya başladı. ben futbolun güzelliklerini seviyorum, ruhunu seviyorum. bence quaresma beşiktaş ruhuna ait değil, buna olan inancımı da asla kaybetmem. en üzücü olan da, sevdiğim bazı yazarlarca bu konuda burun buruna geldiğimi hissetmem.
ben galatasaraylıyım, takımımı severim. melo' yu severim. çünkü hırslıdır, yüreğiyle oynar. yüreğiyle oynayan futbolcuları severim. quaresma onlardan biri değil, olmayacak da... çok sevdiğim beşiktaş' ın quaresma' yı göndermesini kendisi için çok isterim.
bugün galatasaray - fenerbahçe maçı var. ama izlemeyeceğim. neden mi? çünkü çok sıkıldım, futbolu savaş olarak gören fanatizm yüzünden artık türk futbolu izlemek de yazmak da yorucu ve sıkıcı geliyor. öyle işte...
© copyright 2005 - 2026