bugün
- sözlük kimsenin tekelinde değildir8
- nervio10
- tememda kenka nalaka11
- istanbul un çok pahalı olması6
- kasiyer kızdan hoşlanmak8
- çingeneyle sevişmek3
- çift taraflı testis kanseri teşhisi8
- allah başımızdan erdoğan'ı eksik etmesin7
- zamanbaba mokv dir6
- sözlüğe fake nickle gelip yazarlara hakaret etmek6
- eski eşin hesabı3
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı55
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak7
- kız görünce karakter değiştiren erkek2
- gonulden bagli5
- truenun yetkili olması7
- gammazlık8
- hoşlanıp da söyleyememek2
- kitap okumak2
- sigaranın son fırtını alırken ağzın yanması3
- karaağaç meydanında çuçulara dikala diye bağırmak2
- oğuzhan uğur11
- true nickli namussuz kadın düşkünü6
- epimiz edirneliyiz ba2
- dhalsim9
- oyna kızım şıkşıkı şık şık zıpla kızım2
- edirneli olmak2
- arjantin'in 90 dakikada tek şutunun olmaması6
- erdoğan giderse akepe bürokrasisi ne olacak7
- 15 mayıs gecesi3
- true nickli yazar16
- bir yıldız duruyordu aniden hareket edip gitti3
- artı oy artışı2
- muslettin amca3
- odyssey3
- biraderler uludağ sözlüğün beka sorunudur2
- trafik açılınca şoförlerin deli gibi araç sürmesi3
- sektörel ve bölgesel asgari ücret modeli2
- true'nun yetkili olmayınca sözlüğe küsmesi3
- gocu27
- chatgptye penis fotoğrafını atmak20
- gammazlık yetkim alınırsa sözlüğü terk ederim3
- anın görüntüsü13
- arjantin18
- kih kih birader2
- slavko vincic5
- iremge nerede2
- sözlükte kavga olacak hissi6
- ispanya18
- yazar kızdırmak4
Yakında sosyal aktiviteler, tatışma amaçlı din adamı ziyaretleri yapılacağı vaatleri veren facebook sayfası. bu entry tarafsızdır ve alttaki karikatesist' te yayınlanan mesaj ilgimi çekti biraz garibime gitti ve sözlük yazarlarının yorumuna sunmak istedim:
Dinle tanışma yılımı net olarak hatırlamıyorum çünkü sizler de takdir edersiniz ki,insan hangi toplumun içine doğarsa o toplumun sahip olduğu geleneklere ve dinine göre büyütülür. O nedenle ben şu gün müslüman oldum diyebileceğim bir gün yok. Meraklı ve sürekli soru üreten kişiliğim nedeniyle ‘doğuştan bana otomatik olarak yüklenen dinim’ hakkında, ilerlediğim her yıl yeni bir bakış açısı geliştirdim. Bana din diye anlatılanlar kafamda her geçen gün soru işaretlerinin çoğalmasına neden oluyordu. Çocukluğumda annemin bana söylediği bir ayetle "yaptığın her kötülük senden,iyilikler allahtandır’’ (ilk) isyanım başlamıstı. Daha çocuk yaşta yaptığım hatalı davranışlardan ben sorumlu tutuluyordum,güzelliklerin kaynağı ise Allah’tı. Neden diye soru sorma hakkım yoktu. Ben kötü insan değilim deme hakkım yoktu çünkü iyi olan tek şey Allahtı..soru sormak yasaktı. Çünkü Allah çarpar,taş atar hatta sevdiklerini elinden alırdı. Evet ‘sevdiklerini elinden alırdı’ ne kadar acı veren bir cümle. Kimseyi Allahtan daha cok sevmemeliydik. Psikolojimin giderek bozulduğunu anlayamayacak yaştaydım ve duyduklarım ağır gelmeye başlamıstı. ilköğretim-lise yıllarımda dinle hiç ilgilenmek istemedim çünkü önümde aşmam gereken bir meslek mücadelesi vardı ancak etrafımda dinle ilgili konusulanlara kulak tıkıyamıyor her seferinde kendimi bir tartısmanın içinde buluyordum. Etrafım ailem toplumun her köşesi dindarlarla doluydu. Toplumun ‘hayranlıkla ‘izlediği takdir ettiği insanlar. Toplumun en güvendikleri! Üniversite ye gittiğimde dini sorgulayacak çok zamanım oldu. Bu arada, arada bir poğaça börek yemek için gittiğim cemaat evleriyle tanıtsım.bu insanlar bana yardım edebilir kafamdaki soru işaretleri kalkar diye cok heveslenmiştim. Bir süre cemaat evlerinde takıldım. Bana okutmak istedikleri Risaleleri bir kenara bırakıp önce Kuran’ı Türkçesinden detaylı bir şekilde okumaya ve araştırmaya karar verdim. Yıllarca Arapçadan okuduğum kitabın Türkçesini okuduğumda, çocukluğumdan beri aklıma sokulan uyduruk hikayelerden uçuk kaçık anormal düşüncelerden kurtulacağımı ve Allah inancımın büsbütün olacağını düşündüğüm için, bir an önce okumalı ve gerçeğe kavuşmalıydım. Okuduğum her satırda ayrı bir şaşkınlık ayrı bir hayrete düşüyordum. Peygamberim dediğim adamın ağzından yazılmıs cümlelerle karşılasıyor, ahlaksız hikayeler okuyordum….Zeyd meselesi kaldıramadığım en büyük hikaye oldu ve meali bitirip kapattığımda verdiğim tepkiyi dün gibi hatırlıyorum ‘benim dinimin kitabı bu mu şimdi bu nasıl din kitabı bunun neresi kutsal’’!!! Bir cemaat evinde böyle bir tepkiyi vermek, beni bu işin içinden çıkamaz hale getirmişti. Artık sorunlu bir insan olarak görülüyordum. Ard arda risaleler okuyup okuduklarımı anlamaya çalışıyordum. Ancak çözüm değildi çünkü risalelerle kuranın hiçbir bağlantısı yoktu …zaman kaybettiğimi anladım. Bu arada hala 5 vakit namazımı kılıyor orucumu tutuyor ve Allaha dualar etmeye devam ediyordum. Başımda başörtüm kafamın içinde bir ton soru ile hayatıma devam ediyordum. Kuranda okuduğum çelişkilere çevremdeki dindarların davranıslarındaki çelişkiler de ekleniyordu. Dindar insanların davranışları anlatılan ve islamda var olduğu öne sürülen ahlak ve dürüstlükle hiç bağdaşmıyordu. Allah için yalan söyleyenler,Allah için yolsuzluk yapıp masumların parasını kapanlar, Allah için adam öldürenler beni dehşete düşürüyordu. Çocukluğumda,evimizn karşısında oturan ateist ailenin genç evlatlarının dindar kesim tarafından alnından vurularak öldürülmesi, bilinçaltıma kocaman bir kabus olarak yerleşmişti. O olayı yasamasaydım belki de dini bukadar sorgulamayacak, diğerleri gibi bilinçsizce iman etmeye devam edecektim…bütün bunlar birikerek büyüyor ve beni araştırmalara sevk ediyordu. internette islam ve diğer dinlerle ilgili okumaya koyuldum. Mitolojik tanrılar olaylar birbirini takip eden hikayeler.3 ibrani dinin birbiryle olan benzerlik ve çelişkileri, peygamber mucizesi denilen bilim dışı olaylar, muhammedin ahlak dışı hayatı, din ve özellikle islam adına yapılan katliamlar, islamın yayılma şekilleri ve en önemlisi islamın nerde nasıl ve neden ortaya çıktığı ile ilgili arastırmalarım, bana dinin ne olduğunu açıkça göstermişti. Artık bundan sonra bu kadar cok gerçeğe rağmen bu kitaba iman etmem benim ahmak olduğumu gösterecekti. Bunu kendime yapamazdım, kendime olan saygımı yitirmemek adına din denilen illetten kurtulmalıydım. Artık islam da dahil olmak üzere hiçbir dinin mensubu değilm ve çok mutluyum. Özgürüm. En önemlisi bu. Kişiliği oturmus, insan olmaktan başka gayesi olmayan ahlak ve vicdan sahibi hiç kimsenin dine ihtiyacı yoktur. Din beyinlere vurulan kirli bir zincirdir, zincirlerinizden kurtulmanız bilim ışığında aydınlanmanız dileğiyle….- Eda Yılmaz
Dinle tanışma yılımı net olarak hatırlamıyorum çünkü sizler de takdir edersiniz ki,insan hangi toplumun içine doğarsa o toplumun sahip olduğu geleneklere ve dinine göre büyütülür. O nedenle ben şu gün müslüman oldum diyebileceğim bir gün yok. Meraklı ve sürekli soru üreten kişiliğim nedeniyle ‘doğuştan bana otomatik olarak yüklenen dinim’ hakkında, ilerlediğim her yıl yeni bir bakış açısı geliştirdim. Bana din diye anlatılanlar kafamda her geçen gün soru işaretlerinin çoğalmasına neden oluyordu. Çocukluğumda annemin bana söylediği bir ayetle "yaptığın her kötülük senden,iyilikler allahtandır’’ (ilk) isyanım başlamıstı. Daha çocuk yaşta yaptığım hatalı davranışlardan ben sorumlu tutuluyordum,güzelliklerin kaynağı ise Allah’tı. Neden diye soru sorma hakkım yoktu. Ben kötü insan değilim deme hakkım yoktu çünkü iyi olan tek şey Allahtı..soru sormak yasaktı. Çünkü Allah çarpar,taş atar hatta sevdiklerini elinden alırdı. Evet ‘sevdiklerini elinden alırdı’ ne kadar acı veren bir cümle. Kimseyi Allahtan daha cok sevmemeliydik. Psikolojimin giderek bozulduğunu anlayamayacak yaştaydım ve duyduklarım ağır gelmeye başlamıstı. ilköğretim-lise yıllarımda dinle hiç ilgilenmek istemedim çünkü önümde aşmam gereken bir meslek mücadelesi vardı ancak etrafımda dinle ilgili konusulanlara kulak tıkıyamıyor her seferinde kendimi bir tartısmanın içinde buluyordum. Etrafım ailem toplumun her köşesi dindarlarla doluydu. Toplumun ‘hayranlıkla ‘izlediği takdir ettiği insanlar. Toplumun en güvendikleri! Üniversite ye gittiğimde dini sorgulayacak çok zamanım oldu. Bu arada, arada bir poğaça börek yemek için gittiğim cemaat evleriyle tanıtsım.bu insanlar bana yardım edebilir kafamdaki soru işaretleri kalkar diye cok heveslenmiştim. Bir süre cemaat evlerinde takıldım. Bana okutmak istedikleri Risaleleri bir kenara bırakıp önce Kuran’ı Türkçesinden detaylı bir şekilde okumaya ve araştırmaya karar verdim. Yıllarca Arapçadan okuduğum kitabın Türkçesini okuduğumda, çocukluğumdan beri aklıma sokulan uyduruk hikayelerden uçuk kaçık anormal düşüncelerden kurtulacağımı ve Allah inancımın büsbütün olacağını düşündüğüm için, bir an önce okumalı ve gerçeğe kavuşmalıydım. Okuduğum her satırda ayrı bir şaşkınlık ayrı bir hayrete düşüyordum. Peygamberim dediğim adamın ağzından yazılmıs cümlelerle karşılasıyor, ahlaksız hikayeler okuyordum….Zeyd meselesi kaldıramadığım en büyük hikaye oldu ve meali bitirip kapattığımda verdiğim tepkiyi dün gibi hatırlıyorum ‘benim dinimin kitabı bu mu şimdi bu nasıl din kitabı bunun neresi kutsal’’!!! Bir cemaat evinde böyle bir tepkiyi vermek, beni bu işin içinden çıkamaz hale getirmişti. Artık sorunlu bir insan olarak görülüyordum. Ard arda risaleler okuyup okuduklarımı anlamaya çalışıyordum. Ancak çözüm değildi çünkü risalelerle kuranın hiçbir bağlantısı yoktu …zaman kaybettiğimi anladım. Bu arada hala 5 vakit namazımı kılıyor orucumu tutuyor ve Allaha dualar etmeye devam ediyordum. Başımda başörtüm kafamın içinde bir ton soru ile hayatıma devam ediyordum. Kuranda okuduğum çelişkilere çevremdeki dindarların davranıslarındaki çelişkiler de ekleniyordu. Dindar insanların davranışları anlatılan ve islamda var olduğu öne sürülen ahlak ve dürüstlükle hiç bağdaşmıyordu. Allah için yalan söyleyenler,Allah için yolsuzluk yapıp masumların parasını kapanlar, Allah için adam öldürenler beni dehşete düşürüyordu. Çocukluğumda,evimizn karşısında oturan ateist ailenin genç evlatlarının dindar kesim tarafından alnından vurularak öldürülmesi, bilinçaltıma kocaman bir kabus olarak yerleşmişti. O olayı yasamasaydım belki de dini bukadar sorgulamayacak, diğerleri gibi bilinçsizce iman etmeye devam edecektim…bütün bunlar birikerek büyüyor ve beni araştırmalara sevk ediyordu. internette islam ve diğer dinlerle ilgili okumaya koyuldum. Mitolojik tanrılar olaylar birbirini takip eden hikayeler.3 ibrani dinin birbiryle olan benzerlik ve çelişkileri, peygamber mucizesi denilen bilim dışı olaylar, muhammedin ahlak dışı hayatı, din ve özellikle islam adına yapılan katliamlar, islamın yayılma şekilleri ve en önemlisi islamın nerde nasıl ve neden ortaya çıktığı ile ilgili arastırmalarım, bana dinin ne olduğunu açıkça göstermişti. Artık bundan sonra bu kadar cok gerçeğe rağmen bu kitaba iman etmem benim ahmak olduğumu gösterecekti. Bunu kendime yapamazdım, kendime olan saygımı yitirmemek adına din denilen illetten kurtulmalıydım. Artık islam da dahil olmak üzere hiçbir dinin mensubu değilm ve çok mutluyum. Özgürüm. En önemlisi bu. Kişiliği oturmus, insan olmaktan başka gayesi olmayan ahlak ve vicdan sahibi hiç kimsenin dine ihtiyacı yoktur. Din beyinlere vurulan kirli bir zincirdir, zincirlerinizden kurtulmanız bilim ışığında aydınlanmanız dileğiyle….- Eda Yılmaz
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar