bugün
- her şeyin mizahı yapılmalı mı11
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı10
- sözlük yazarlarının saatleri8
- iphone 18 pro max için neyinizi verirdiniz8
- mal mıyım sorunsalı11
- sözlük kavgaları5
- mandalina8
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri11
- nev3
- 2026 yazı5
- kiraz cicegi kolonyasi41
- 0 0 714
- istanbul trafiği7
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri13
- deve sidiği eksperliği4
- ismail kartal34
- çok sevişmenin zararları2
- tansağ türk2
- göte sürülen sabunu başa süren erkek 1042
- azer bülbül'ün sanki biraz tom hardy'e benzemesi3
- sözlük kızlarının kekleri5
- usame bin ladin ve onun islamcı ütopyası7
- filistin kurtuluş örgütü ve terörü desteklemek6
- kendine yalan söyleme eğilimi10
- ben bu çocukla ilgili evlencem ya9
- mesajlara sürekli geç cevap veren erkek10
- tütün eksperliği3
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası20
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek14
- hüküm giymişim3
- açgözlü bencil ikiyüzlü kibirli insan3
- nihoş2
- modern tanrılara tapınmak2
- küt saçlı hatun8
- türk töresinde zina edenin parçalara ayrılması6
- öcalan için bahçeli ve konforlu bir ev yapılması2
- bu gün sözlük ne tatlı lan12
- rahmi koç'un balığın kalanından çorba yapması10
- seninle esnaf lokantasına bile gelirim diyen kadın9
- youtubeda azer bülbül canlı diye arama yapan kız3
- güzel bir kazın yalnız olmasının nedenleri11
- takibe anında takip5
- iskender10
- mutsuzken çirkin olmak8
- adi yatırımcı2
- mesih gelseydi5
- friedrich hegel la bi cay icek15
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- kızılcık şerbeti dizisi4
- esnaf lokantasında çorba içerken hayatı sorgulamak10
Yakında sosyal aktiviteler, tatışma amaçlı din adamı ziyaretleri yapılacağı vaatleri veren facebook sayfası. bu entry tarafsızdır ve alttaki karikatesist' te yayınlanan mesaj ilgimi çekti biraz garibime gitti ve sözlük yazarlarının yorumuna sunmak istedim:
Dinle tanışma yılımı net olarak hatırlamıyorum çünkü sizler de takdir edersiniz ki,insan hangi toplumun içine doğarsa o toplumun sahip olduğu geleneklere ve dinine göre büyütülür. O nedenle ben şu gün müslüman oldum diyebileceğim bir gün yok. Meraklı ve sürekli soru üreten kişiliğim nedeniyle ‘doğuştan bana otomatik olarak yüklenen dinim’ hakkında, ilerlediğim her yıl yeni bir bakış açısı geliştirdim. Bana din diye anlatılanlar kafamda her geçen gün soru işaretlerinin çoğalmasına neden oluyordu. Çocukluğumda annemin bana söylediği bir ayetle "yaptığın her kötülük senden,iyilikler allahtandır’’ (ilk) isyanım başlamıstı. Daha çocuk yaşta yaptığım hatalı davranışlardan ben sorumlu tutuluyordum,güzelliklerin kaynağı ise Allah’tı. Neden diye soru sorma hakkım yoktu. Ben kötü insan değilim deme hakkım yoktu çünkü iyi olan tek şey Allahtı..soru sormak yasaktı. Çünkü Allah çarpar,taş atar hatta sevdiklerini elinden alırdı. Evet ‘sevdiklerini elinden alırdı’ ne kadar acı veren bir cümle. Kimseyi Allahtan daha cok sevmemeliydik. Psikolojimin giderek bozulduğunu anlayamayacak yaştaydım ve duyduklarım ağır gelmeye başlamıstı. ilköğretim-lise yıllarımda dinle hiç ilgilenmek istemedim çünkü önümde aşmam gereken bir meslek mücadelesi vardı ancak etrafımda dinle ilgili konusulanlara kulak tıkıyamıyor her seferinde kendimi bir tartısmanın içinde buluyordum. Etrafım ailem toplumun her köşesi dindarlarla doluydu. Toplumun ‘hayranlıkla ‘izlediği takdir ettiği insanlar. Toplumun en güvendikleri! Üniversite ye gittiğimde dini sorgulayacak çok zamanım oldu. Bu arada, arada bir poğaça börek yemek için gittiğim cemaat evleriyle tanıtsım.bu insanlar bana yardım edebilir kafamdaki soru işaretleri kalkar diye cok heveslenmiştim. Bir süre cemaat evlerinde takıldım. Bana okutmak istedikleri Risaleleri bir kenara bırakıp önce Kuran’ı Türkçesinden detaylı bir şekilde okumaya ve araştırmaya karar verdim. Yıllarca Arapçadan okuduğum kitabın Türkçesini okuduğumda, çocukluğumdan beri aklıma sokulan uyduruk hikayelerden uçuk kaçık anormal düşüncelerden kurtulacağımı ve Allah inancımın büsbütün olacağını düşündüğüm için, bir an önce okumalı ve gerçeğe kavuşmalıydım. Okuduğum her satırda ayrı bir şaşkınlık ayrı bir hayrete düşüyordum. Peygamberim dediğim adamın ağzından yazılmıs cümlelerle karşılasıyor, ahlaksız hikayeler okuyordum….Zeyd meselesi kaldıramadığım en büyük hikaye oldu ve meali bitirip kapattığımda verdiğim tepkiyi dün gibi hatırlıyorum ‘benim dinimin kitabı bu mu şimdi bu nasıl din kitabı bunun neresi kutsal’’!!! Bir cemaat evinde böyle bir tepkiyi vermek, beni bu işin içinden çıkamaz hale getirmişti. Artık sorunlu bir insan olarak görülüyordum. Ard arda risaleler okuyup okuduklarımı anlamaya çalışıyordum. Ancak çözüm değildi çünkü risalelerle kuranın hiçbir bağlantısı yoktu …zaman kaybettiğimi anladım. Bu arada hala 5 vakit namazımı kılıyor orucumu tutuyor ve Allaha dualar etmeye devam ediyordum. Başımda başörtüm kafamın içinde bir ton soru ile hayatıma devam ediyordum. Kuranda okuduğum çelişkilere çevremdeki dindarların davranıslarındaki çelişkiler de ekleniyordu. Dindar insanların davranışları anlatılan ve islamda var olduğu öne sürülen ahlak ve dürüstlükle hiç bağdaşmıyordu. Allah için yalan söyleyenler,Allah için yolsuzluk yapıp masumların parasını kapanlar, Allah için adam öldürenler beni dehşete düşürüyordu. Çocukluğumda,evimizn karşısında oturan ateist ailenin genç evlatlarının dindar kesim tarafından alnından vurularak öldürülmesi, bilinçaltıma kocaman bir kabus olarak yerleşmişti. O olayı yasamasaydım belki de dini bukadar sorgulamayacak, diğerleri gibi bilinçsizce iman etmeye devam edecektim…bütün bunlar birikerek büyüyor ve beni araştırmalara sevk ediyordu. internette islam ve diğer dinlerle ilgili okumaya koyuldum. Mitolojik tanrılar olaylar birbirini takip eden hikayeler.3 ibrani dinin birbiryle olan benzerlik ve çelişkileri, peygamber mucizesi denilen bilim dışı olaylar, muhammedin ahlak dışı hayatı, din ve özellikle islam adına yapılan katliamlar, islamın yayılma şekilleri ve en önemlisi islamın nerde nasıl ve neden ortaya çıktığı ile ilgili arastırmalarım, bana dinin ne olduğunu açıkça göstermişti. Artık bundan sonra bu kadar cok gerçeğe rağmen bu kitaba iman etmem benim ahmak olduğumu gösterecekti. Bunu kendime yapamazdım, kendime olan saygımı yitirmemek adına din denilen illetten kurtulmalıydım. Artık islam da dahil olmak üzere hiçbir dinin mensubu değilm ve çok mutluyum. Özgürüm. En önemlisi bu. Kişiliği oturmus, insan olmaktan başka gayesi olmayan ahlak ve vicdan sahibi hiç kimsenin dine ihtiyacı yoktur. Din beyinlere vurulan kirli bir zincirdir, zincirlerinizden kurtulmanız bilim ışığında aydınlanmanız dileğiyle….- Eda Yılmaz
Dinle tanışma yılımı net olarak hatırlamıyorum çünkü sizler de takdir edersiniz ki,insan hangi toplumun içine doğarsa o toplumun sahip olduğu geleneklere ve dinine göre büyütülür. O nedenle ben şu gün müslüman oldum diyebileceğim bir gün yok. Meraklı ve sürekli soru üreten kişiliğim nedeniyle ‘doğuştan bana otomatik olarak yüklenen dinim’ hakkında, ilerlediğim her yıl yeni bir bakış açısı geliştirdim. Bana din diye anlatılanlar kafamda her geçen gün soru işaretlerinin çoğalmasına neden oluyordu. Çocukluğumda annemin bana söylediği bir ayetle "yaptığın her kötülük senden,iyilikler allahtandır’’ (ilk) isyanım başlamıstı. Daha çocuk yaşta yaptığım hatalı davranışlardan ben sorumlu tutuluyordum,güzelliklerin kaynağı ise Allah’tı. Neden diye soru sorma hakkım yoktu. Ben kötü insan değilim deme hakkım yoktu çünkü iyi olan tek şey Allahtı..soru sormak yasaktı. Çünkü Allah çarpar,taş atar hatta sevdiklerini elinden alırdı. Evet ‘sevdiklerini elinden alırdı’ ne kadar acı veren bir cümle. Kimseyi Allahtan daha cok sevmemeliydik. Psikolojimin giderek bozulduğunu anlayamayacak yaştaydım ve duyduklarım ağır gelmeye başlamıstı. ilköğretim-lise yıllarımda dinle hiç ilgilenmek istemedim çünkü önümde aşmam gereken bir meslek mücadelesi vardı ancak etrafımda dinle ilgili konusulanlara kulak tıkıyamıyor her seferinde kendimi bir tartısmanın içinde buluyordum. Etrafım ailem toplumun her köşesi dindarlarla doluydu. Toplumun ‘hayranlıkla ‘izlediği takdir ettiği insanlar. Toplumun en güvendikleri! Üniversite ye gittiğimde dini sorgulayacak çok zamanım oldu. Bu arada, arada bir poğaça börek yemek için gittiğim cemaat evleriyle tanıtsım.bu insanlar bana yardım edebilir kafamdaki soru işaretleri kalkar diye cok heveslenmiştim. Bir süre cemaat evlerinde takıldım. Bana okutmak istedikleri Risaleleri bir kenara bırakıp önce Kuran’ı Türkçesinden detaylı bir şekilde okumaya ve araştırmaya karar verdim. Yıllarca Arapçadan okuduğum kitabın Türkçesini okuduğumda, çocukluğumdan beri aklıma sokulan uyduruk hikayelerden uçuk kaçık anormal düşüncelerden kurtulacağımı ve Allah inancımın büsbütün olacağını düşündüğüm için, bir an önce okumalı ve gerçeğe kavuşmalıydım. Okuduğum her satırda ayrı bir şaşkınlık ayrı bir hayrete düşüyordum. Peygamberim dediğim adamın ağzından yazılmıs cümlelerle karşılasıyor, ahlaksız hikayeler okuyordum….Zeyd meselesi kaldıramadığım en büyük hikaye oldu ve meali bitirip kapattığımda verdiğim tepkiyi dün gibi hatırlıyorum ‘benim dinimin kitabı bu mu şimdi bu nasıl din kitabı bunun neresi kutsal’’!!! Bir cemaat evinde böyle bir tepkiyi vermek, beni bu işin içinden çıkamaz hale getirmişti. Artık sorunlu bir insan olarak görülüyordum. Ard arda risaleler okuyup okuduklarımı anlamaya çalışıyordum. Ancak çözüm değildi çünkü risalelerle kuranın hiçbir bağlantısı yoktu …zaman kaybettiğimi anladım. Bu arada hala 5 vakit namazımı kılıyor orucumu tutuyor ve Allaha dualar etmeye devam ediyordum. Başımda başörtüm kafamın içinde bir ton soru ile hayatıma devam ediyordum. Kuranda okuduğum çelişkilere çevremdeki dindarların davranıslarındaki çelişkiler de ekleniyordu. Dindar insanların davranışları anlatılan ve islamda var olduğu öne sürülen ahlak ve dürüstlükle hiç bağdaşmıyordu. Allah için yalan söyleyenler,Allah için yolsuzluk yapıp masumların parasını kapanlar, Allah için adam öldürenler beni dehşete düşürüyordu. Çocukluğumda,evimizn karşısında oturan ateist ailenin genç evlatlarının dindar kesim tarafından alnından vurularak öldürülmesi, bilinçaltıma kocaman bir kabus olarak yerleşmişti. O olayı yasamasaydım belki de dini bukadar sorgulamayacak, diğerleri gibi bilinçsizce iman etmeye devam edecektim…bütün bunlar birikerek büyüyor ve beni araştırmalara sevk ediyordu. internette islam ve diğer dinlerle ilgili okumaya koyuldum. Mitolojik tanrılar olaylar birbirini takip eden hikayeler.3 ibrani dinin birbiryle olan benzerlik ve çelişkileri, peygamber mucizesi denilen bilim dışı olaylar, muhammedin ahlak dışı hayatı, din ve özellikle islam adına yapılan katliamlar, islamın yayılma şekilleri ve en önemlisi islamın nerde nasıl ve neden ortaya çıktığı ile ilgili arastırmalarım, bana dinin ne olduğunu açıkça göstermişti. Artık bundan sonra bu kadar cok gerçeğe rağmen bu kitaba iman etmem benim ahmak olduğumu gösterecekti. Bunu kendime yapamazdım, kendime olan saygımı yitirmemek adına din denilen illetten kurtulmalıydım. Artık islam da dahil olmak üzere hiçbir dinin mensubu değilm ve çok mutluyum. Özgürüm. En önemlisi bu. Kişiliği oturmus, insan olmaktan başka gayesi olmayan ahlak ve vicdan sahibi hiç kimsenin dine ihtiyacı yoktur. Din beyinlere vurulan kirli bir zincirdir, zincirlerinizden kurtulmanız bilim ışığında aydınlanmanız dileğiyle….- Eda Yılmaz
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar