bugün
- ben geldim kerkenezler10
- bilgi içerikli başlık açmamanın sebepleri9
- velvet36
- ben geldim karılarım4
- nasreddinhoca4
- çekirgeleri kim gönderdi9
- insanların hakkında en çok yanıldığı 5 burç11
- bilgi içerikli başlığa gerek yok4
- habire1233
- yazarların özledikleri şeyler7
- velvet geceleri napıyor sorunsalı7
- ülkücü müsünüz türkçü müsünüz ulusalcı mısınız8
- kadınla erkek arkadaş olabilir mi2
- insan sevmeyen insan4
- hoşlanılan kızla karşılıklı santranç oynamak2
- kürdüm5
- fatma soydaş4
- rtx 50702
- yeni parti9
- şu aiye konumu versem tezimi yazar mı lan2
- dem parti'nin ana muhalefet partisi olması7
- sevgiliyle karşılıklı osurarak sevişmek3
- sözlükte kavga olmayacak mı sorusu2
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması2
- kemalistlerle solcuların ayrılması gerekliliği13
- bütün kutsal kitapları okudum yalanı3
- radar vuruldu diye türkiye'ye yağmur yağması2
- kadınsızlık7
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj8
- ismail kartal2
- erkeklerden kadınlara sorular2
- basit bir hayat istemek4
- olm niye böyle olduk lan herkes yarrak gibi3
- kabataş olayı görüntüleri27
- ne kadar salak olduğunuzu biliyor musunuz7
- katatespizartmasi2
- dem parti5
- torunlarını düşünen işe bisikletle gider3
- anın görüntüsü12
- sözlük yazarlarının benzetildikleri ünlüler7
- istanbul un çok pahalı olması27
- özgür özel'in chp de veda konuşması10
- uludağ sözlüğe sürekli kondom reklamı verilmesi7
- nickli başlık açanlara pandik atılacak2
- galatasaray ne zaman transfer yapacak11
- bugün 21 temmuz2
- bot beğeni6
- okumak yerine erken yaşta çalışmanın faydası10
- kartlı işlem yapmayan esnaf8
- dünyanın geoid olmaması2
insanlık onuruna aykırı mıdır, değil midir diye düşündüğüm.
yok, yok. intihar ediyorum diye ortaya çıkan ilgi manyaklarından değilim, işim olmaz da zaten. felsefe yapıyorum sadece.
insanların dertlerini düşünüyorum. hayal etmeye, ölçmeye biçmeye çalışıyorum. nasıl bir dert ki buna sebep olsun? herhalde mutluluktan intihar eden yoktur.
aslına bakarsanız dedem geçenlerde intihar etmeye kalktı. 80 yaşında adam yani bir de, az buz bir şey de değil. çok da korkuyor ölümden.
bazen düşünüyorum da... insan o kadar çok defalar ölümden kurtarıyor ki kendini, farkında bile olmadan.
çünkü ölüm nasıl anlıksa, kurtulması da öyle bir mevzu doğal olarak. tabi burda ciddi hastalıkları olan, uzun tedavi dönemleri geçirmiş veya geçiren insanlardan bahsetmiyorum ki allah'tan acil şifalar dilerim.
malumunuz, bizim memlekette insan olmak zor iştir. duygusuzluğuyla alay ettiğimiz batı bizden çok ötededir bu konuda. duygusuzlukla duyarsızlık arasında derin farklar vardır nitekim.
her neyse, nasıl bir etki yapılacak da insanın tepkisi kendi fişini çekmek olacak... anlayamıyorum. hırslarım el vermiyor.
o kadar seviyorum ki kimi insanların acı çektiğini görmeyi, sırf çektiremeyeceğimden korkmaktan intiharı düşleyemiyorum bile.
yaşam dediğimiz şey aslında ne kadar ego dolu değil mi? bir lokma ve bir hırkayla geçebilecek yılların aksine çok israflarda insanoğlu.
sadece bir lokmayla bir hırka da çok mu sıkıcı olurdu sanki? aklıma düştü şimdi. özellikle tasavvufla uğraşan insanların da aklına su kaçırabildim belki şuan, belki de değil.
gerçi dünyanın kanunu bu, denir ki yedi derviş bir postta oturur da iki hükümdar dünyaya sığmazmış.
intihar etmeyi düşünen arkadaşlar için yazmadım tabi doğal olarak bu yazıyı ama onlara var tabi bir notum:
pes etmeye değil, savaşmaya çok değer nefes almak. sizi kimse alıkoyamaz. siz gene de bir daha düşünün. burda bir hesap bıraktığınızda kolay kolay dönüp halledemezsiniz.
hayat güzel, kuşlar çiçekler geyiğine hiç girmedim. mutluyum.
yok, yok. intihar ediyorum diye ortaya çıkan ilgi manyaklarından değilim, işim olmaz da zaten. felsefe yapıyorum sadece.
insanların dertlerini düşünüyorum. hayal etmeye, ölçmeye biçmeye çalışıyorum. nasıl bir dert ki buna sebep olsun? herhalde mutluluktan intihar eden yoktur.
aslına bakarsanız dedem geçenlerde intihar etmeye kalktı. 80 yaşında adam yani bir de, az buz bir şey de değil. çok da korkuyor ölümden.
bazen düşünüyorum da... insan o kadar çok defalar ölümden kurtarıyor ki kendini, farkında bile olmadan.
çünkü ölüm nasıl anlıksa, kurtulması da öyle bir mevzu doğal olarak. tabi burda ciddi hastalıkları olan, uzun tedavi dönemleri geçirmiş veya geçiren insanlardan bahsetmiyorum ki allah'tan acil şifalar dilerim.
malumunuz, bizim memlekette insan olmak zor iştir. duygusuzluğuyla alay ettiğimiz batı bizden çok ötededir bu konuda. duygusuzlukla duyarsızlık arasında derin farklar vardır nitekim.
her neyse, nasıl bir etki yapılacak da insanın tepkisi kendi fişini çekmek olacak... anlayamıyorum. hırslarım el vermiyor.
o kadar seviyorum ki kimi insanların acı çektiğini görmeyi, sırf çektiremeyeceğimden korkmaktan intiharı düşleyemiyorum bile.
yaşam dediğimiz şey aslında ne kadar ego dolu değil mi? bir lokma ve bir hırkayla geçebilecek yılların aksine çok israflarda insanoğlu.
sadece bir lokmayla bir hırka da çok mu sıkıcı olurdu sanki? aklıma düştü şimdi. özellikle tasavvufla uğraşan insanların da aklına su kaçırabildim belki şuan, belki de değil.
gerçi dünyanın kanunu bu, denir ki yedi derviş bir postta oturur da iki hükümdar dünyaya sığmazmış.
intihar etmeyi düşünen arkadaşlar için yazmadım tabi doğal olarak bu yazıyı ama onlara var tabi bir notum:
pes etmeye değil, savaşmaya çok değer nefes almak. sizi kimse alıkoyamaz. siz gene de bir daha düşünün. burda bir hesap bıraktığınızda kolay kolay dönüp halledemezsiniz.
hayat güzel, kuşlar çiçekler geyiğine hiç girmedim. mutluyum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar