bugün
- sözlüğü bırakıyorum ajitasyonu12
- recep tayyip erdoğan12
- laik teyzelerin fenotipi34
- mhp akp iyi anahtar bbp ittifakı5
- z kuşağı kitap okuyor mu10
- dem partili yazar7
- yavuz ağıralioğlu7
- beşiktaş11
- milliyetçi hareket partisi4
- seçime 40 gün kala ayakkabı ile seccadeye basmak3
- honore de balzac4
- mhp dem kardeştir ayrım yapan kalleştir4
- günün yazar kavgası bahisleri3
- amın arasına giren mayo3
- cumhuriyet halk partisi6
- ekrem imamoğlu8
- selahattin demirtaş4
- unutulmaz twitler2
- kalp ritmini hızlandıran şeyler5
- yeni başlayanlar için soruşturma4
- akp oyları yüzde 10'un üzerinde10
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım18
- 3 numara saç kirli sakal5
- para kazanmanın en kolay oldugu devir2
- 23 ağustos 2026 alanyaspor beşiktaş maçı6
- gençlere çalışın tavsiyesi veren ihtiyar2
- davranışlardaki küçük ayrıntıları kafaya takmak5
- geceye bir şiir bırak4
- kitap okumaya geç başlamak4
- haydi güzelim şeker ezelim4
- mansur yavaş11
- hangi sözlük kızıyla ne yapmak isterdin3
- 2028 cumhurbaşkanlığı seçimleri6
- tarihci76 ya bir şiir yaz2
- vincenzo italiano5
- şarapçı koala'nın denemediği ideoloji3
- bir insanı hayatının merkezine koymak7
- islam barış dinidir13
- yokluğuyla dünyayı cezalandırma düşüncesi2
- müzikten soğumak3
- 2 dünya savaşı'na katılmış yazarlar4
- huzursuz insan4
- abdülhamid'in sanat zevki3
- muhaliflere haşhaşi diyen butlancı vekil3
- özgür özel2
- zamanda geriye gitmek2
- yeni parti8
- futbolu aşırı kafaya takmak3
- hamam oğlanı3
- tayyip erdoğan'a oy vermeye karar vermek8
fikret başkaya yazısı...
Mitinglerde ençok "Türkiye laiktir laik kalacak" sloganı atılıyor. Eğer bu mitinglere katılanların gerçekten laiklik diye bir sorunları olsaydı, uygun slogan : Devlet dinden elini çeksin... şeklinde olabilirdi. Gerçek anlamda laiklik, birincisi vicdan özgürlüğünü; ikincisi de politika alanıyla din alanının birbirinden ayrılmasını varsayar. Bu da demektir ki, devlet hiçbir dini otorite kullanmayacak, din de hiçbir politik güce ve etkinliğe sahip olmayacak. Türkiye de din politik alanın dışında değil tam da göbeğindedir. Bu bakımdan Osmanlı imparatorluğunda olduğu gibi din devlete karışmış durumdadır. Eğer bir rejimde politika dine karışırsa, dinin de politikaya karışması kaçınılmazdır. Ya da visa versa... Bu yapıya itiraz etmeyenlerin "laiklik şampiyonluğunun" bir kıymet-i harbiyesi olabilir mi? Yüzbine yakın din adamına maaş veren laik bir cumhuriyet olabilir mi? Diyanet işleri Başkanlığı [doğrusu Din işleri Bakanlığı] diye bir kuruma sahip olan ve söz konusu kurumun Genel bütçeden aldığı payın üç-dört bakanlığın bütçesinden daha fazla olduğu bir rejim laikliğin timsali sayılabilir mi? Mitinglerde laiklik sloganları atanların devlet radyo ve televizyonlarında düzenli dini proğramlar ve yayınlar yapılmasına, devlet tarafından düzenli Kur an kursları açılmasına bir itirazları var mı? Herşeyden önemlisi, mitinglere katılanların cunta anayasanın dine ilişkin hükümlerini sorun etmeleri söz konusu mudur? Eğer öyleyse bu güne kadar neden ses çıkarmadılar? Hem imam Hatip okulları, liseleri açıp hem de bunları "irtica yuvaları" sayıp suçlamak, şikayet etmek ikiyüzlülük değil midir? Açanlar da şikayet edenler de Atatürkçüler olduğuna göre...
Mitinglerde ençok "Türkiye laiktir laik kalacak" sloganı atılıyor. Eğer bu mitinglere katılanların gerçekten laiklik diye bir sorunları olsaydı, uygun slogan : Devlet dinden elini çeksin... şeklinde olabilirdi. Gerçek anlamda laiklik, birincisi vicdan özgürlüğünü; ikincisi de politika alanıyla din alanının birbirinden ayrılmasını varsayar. Bu da demektir ki, devlet hiçbir dini otorite kullanmayacak, din de hiçbir politik güce ve etkinliğe sahip olmayacak. Türkiye de din politik alanın dışında değil tam da göbeğindedir. Bu bakımdan Osmanlı imparatorluğunda olduğu gibi din devlete karışmış durumdadır. Eğer bir rejimde politika dine karışırsa, dinin de politikaya karışması kaçınılmazdır. Ya da visa versa... Bu yapıya itiraz etmeyenlerin "laiklik şampiyonluğunun" bir kıymet-i harbiyesi olabilir mi? Yüzbine yakın din adamına maaş veren laik bir cumhuriyet olabilir mi? Diyanet işleri Başkanlığı [doğrusu Din işleri Bakanlığı] diye bir kuruma sahip olan ve söz konusu kurumun Genel bütçeden aldığı payın üç-dört bakanlığın bütçesinden daha fazla olduğu bir rejim laikliğin timsali sayılabilir mi? Mitinglerde laiklik sloganları atanların devlet radyo ve televizyonlarında düzenli dini proğramlar ve yayınlar yapılmasına, devlet tarafından düzenli Kur an kursları açılmasına bir itirazları var mı? Herşeyden önemlisi, mitinglere katılanların cunta anayasanın dine ilişkin hükümlerini sorun etmeleri söz konusu mudur? Eğer öyleyse bu güne kadar neden ses çıkarmadılar? Hem imam Hatip okulları, liseleri açıp hem de bunları "irtica yuvaları" sayıp suçlamak, şikayet etmek ikiyüzlülük değil midir? Açanlar da şikayet edenler de Atatürkçüler olduğuna göre...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar