bugün
- dünya16
- amerika birleşik devletleri14
- sözlüğün en güzel kadını11
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli8
- hava durumu4
- evanjelist8
- ecevit denince akla gelen şeyler26
- hewal ebo12
- nihilist hedonist şehvetperest insan5
- türkiye'nin fransa'yı yeneceğini düşünmek5
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- aylık 138 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- taş gibi kalçası olan kadın4
- kıymalı domatesli biberli soğanlı yumurta6
- brezilya3
- orospu çocuğu abdullah öcalan6
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı18
- arnavutluk2
- body positivism2
- dikili bir ağacının olmaması6
- yunanistan3
- portekiz2
- sözlükte kız olduğunu belli eden kızların amacı5
- diamond bey birader nerede sorusu3
- türk rock grupları5
- avustralya2
- nick vermeden bir yazara seslen8
- ankara3
- istanbul4
- bi insana asabiyet neden gelir2
- cuma akşam evde kalan yazarlar3
- futbol4
- feto4
- simko314
- miçotakis'in bm de türkiye mesajı6
- mustafa kemal atatürk5
- cuma günü akşam tek başına yapılacak aktiviteler7
- asgari ücretle geçinip vatan millet savunmak8
- simko3 memduh başkan dna testi kampanyası10
- seçim öncesi klişeler2
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- konservede balık2
- yeni zelanda doları2
- türkiye fransa maçı saat 21 45 te atv de3
- türkçe vs arapça vs farsça3
- sarışın bir bayanla sevişmek3
- sözlükte ki türk düşmanları10
- birader avanosta mı sorunsalı2
- apoya villa yapılmasını destekleyen akpliler3
- evlilik5
durmadan on yıl uçan kuş!
toplam 20 albatros türü bulunur. kuşgillerin en uzun ve en uzağa uçabilen üyesidir. uydu sistemlerinden elde edilen bilgilere göre kimi albatros türleri, dünyanın çevresini iki aydan kısa bir sürede kat'edebilir ve kanatlarını çırpmadan altı gün boyunca aralıksız süzülebilir. albatroslar, sıcak hava akımlarının üzerinde süzülen avcı kuşlardan farklı olarak, dalgalardan kaynaklanan rüzgarın kaldırma kuvvetini kullanarak denizin yüzeyine yakın uçarlar. albatrosun uçarken en büyük enerji harcadığı zaman havalanma anıdır. hayvanın kanatlarını kuvvetlice çırpmasını gerektiren tek an budur. genç bir gezgin albatros, havalandığı ilk andan itibaren çiftleşme zamanı gelinceye kadar yere inmeyecektir. öyle ki bu süre on yılı bulabilir. kimi zaman dibe dalarak kimi zaman suyun yüzeyinden yakaladığı balık, kalamar ve karidesleri yiyerek beslenir. uyurken bile hareket halindedir, beyin yarımküreleri bu uykuya sırayla eşlik eder.
albatroslar tüp burunlu anlamına gelen tubinares, yani procellarüformes cinsine mensuptur. hayvanın geniş ve çengel şeklindeki gagasına açılan bu tüpler, çok iyi gelişmiş koku organlarına açılırlar. böylece yiyecekleri ve barınakları kilometrelerce öteden tespit etmeleri mümkün olur. bazı türlerde tüpler çifte işleve sahiptir, bir yandan solunumu sağlarken diğer yandan deniz tuzunu dışarı püskürtür.
genç albatroslar, karmaşık gaga takırdatmalı çiftleşme dansını öğrenmek için yıllarca yetişkinleri izler. bir eş bulduklarında onu hayat boyu bırakmaz uzun ayrılıklarda onu selamlamak için kullandıkları benzersiz bir vücut dili geliştirir. iki yılda bir, tek bir defa yumurtlar, yavru yumurtadan çıkıncaya kadar kuluçkaya yatma ve yemek arama işini dönüşümlü olarak yaparlar. albatroslar yavrularına götürecekleri tek bir lokma için düzenli olarak 1500 km yol gidebilir. katı besinleri kusarak dışarı çıkarırlar; daha uzun bir yolculuk söz konusu olduğundaysa yiyeceği protein bakımından zengin, yağ oranı yüksek parçalara ayırarak midelerinde depolarlar. bunlarla hem susuzluklarını giderebilirler hemde besleyici ve yumuşacık balıklar halinde kustukları lokmalarla yavrularını besleyebilirler.
albatroslar 60 yıla kadar yaşayabilir ama üremeleri o denli yavaştır ki gelecek yüzyılda yok olma tehlikesi ile karşı karşıyalar. asıl tehdit açık deniz balıkçılığıdır. her yıl orkinos yakalamak için kullanılan milyonlarca yemli çengel yüzünden yaklaşık 100.000'i hayatını kaybediyor! :(
samuel taylor coleridge'nin şiiri "ihtiyar denizcinin ezgisi" (1789) sayesinde, albatros öldürmenin kötü şans getirdiği efsanesi ortaya çıkmıştır. nitekim, ingiliz denizciler tarafından sürekli öldürülen bu hayvanın kemiklerinden pipo, ayaklarından kese yapılmaktaydı. daha yaygın bir inanca göre albatros, boğulmuş bir gemicinin dünyaya tekrar gelen ruhudur. bugün bile iskoçyalı balıkçılar swan westa marka kibrit kullanmaktan hoşlanmazlar çünkü kutudaki kuşu albatrosa benzetirler.
portekizli kaşifler bu hayvanları ilk gördüklerinde bütün büyük deniz kuşlarına verdikleri ismi onlara da verdiler: alcatraz. bu sözcük, pelikan gagasına benzeyen ve mancınık üzerindeki deri kese anlamına gelen arapça al-gattas kelimesinden gelmektedir.
toplam 20 albatros türü bulunur. kuşgillerin en uzun ve en uzağa uçabilen üyesidir. uydu sistemlerinden elde edilen bilgilere göre kimi albatros türleri, dünyanın çevresini iki aydan kısa bir sürede kat'edebilir ve kanatlarını çırpmadan altı gün boyunca aralıksız süzülebilir. albatroslar, sıcak hava akımlarının üzerinde süzülen avcı kuşlardan farklı olarak, dalgalardan kaynaklanan rüzgarın kaldırma kuvvetini kullanarak denizin yüzeyine yakın uçarlar. albatrosun uçarken en büyük enerji harcadığı zaman havalanma anıdır. hayvanın kanatlarını kuvvetlice çırpmasını gerektiren tek an budur. genç bir gezgin albatros, havalandığı ilk andan itibaren çiftleşme zamanı gelinceye kadar yere inmeyecektir. öyle ki bu süre on yılı bulabilir. kimi zaman dibe dalarak kimi zaman suyun yüzeyinden yakaladığı balık, kalamar ve karidesleri yiyerek beslenir. uyurken bile hareket halindedir, beyin yarımküreleri bu uykuya sırayla eşlik eder.
albatroslar tüp burunlu anlamına gelen tubinares, yani procellarüformes cinsine mensuptur. hayvanın geniş ve çengel şeklindeki gagasına açılan bu tüpler, çok iyi gelişmiş koku organlarına açılırlar. böylece yiyecekleri ve barınakları kilometrelerce öteden tespit etmeleri mümkün olur. bazı türlerde tüpler çifte işleve sahiptir, bir yandan solunumu sağlarken diğer yandan deniz tuzunu dışarı püskürtür.
genç albatroslar, karmaşık gaga takırdatmalı çiftleşme dansını öğrenmek için yıllarca yetişkinleri izler. bir eş bulduklarında onu hayat boyu bırakmaz uzun ayrılıklarda onu selamlamak için kullandıkları benzersiz bir vücut dili geliştirir. iki yılda bir, tek bir defa yumurtlar, yavru yumurtadan çıkıncaya kadar kuluçkaya yatma ve yemek arama işini dönüşümlü olarak yaparlar. albatroslar yavrularına götürecekleri tek bir lokma için düzenli olarak 1500 km yol gidebilir. katı besinleri kusarak dışarı çıkarırlar; daha uzun bir yolculuk söz konusu olduğundaysa yiyeceği protein bakımından zengin, yağ oranı yüksek parçalara ayırarak midelerinde depolarlar. bunlarla hem susuzluklarını giderebilirler hemde besleyici ve yumuşacık balıklar halinde kustukları lokmalarla yavrularını besleyebilirler.
albatroslar 60 yıla kadar yaşayabilir ama üremeleri o denli yavaştır ki gelecek yüzyılda yok olma tehlikesi ile karşı karşıyalar. asıl tehdit açık deniz balıkçılığıdır. her yıl orkinos yakalamak için kullanılan milyonlarca yemli çengel yüzünden yaklaşık 100.000'i hayatını kaybediyor! :(
samuel taylor coleridge'nin şiiri "ihtiyar denizcinin ezgisi" (1789) sayesinde, albatros öldürmenin kötü şans getirdiği efsanesi ortaya çıkmıştır. nitekim, ingiliz denizciler tarafından sürekli öldürülen bu hayvanın kemiklerinden pipo, ayaklarından kese yapılmaktaydı. daha yaygın bir inanca göre albatros, boğulmuş bir gemicinin dünyaya tekrar gelen ruhudur. bugün bile iskoçyalı balıkçılar swan westa marka kibrit kullanmaktan hoşlanmazlar çünkü kutudaki kuşu albatrosa benzetirler.
portekizli kaşifler bu hayvanları ilk gördüklerinde bütün büyük deniz kuşlarına verdikleri ismi onlara da verdiler: alcatraz. bu sözcük, pelikan gagasına benzeyen ve mancınık üzerindeki deri kese anlamına gelen arapça al-gattas kelimesinden gelmektedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar