bugün
- gocu beyin günü aydın olsun2
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek11
- yeni partinin çerçeve yasa kararı15
- eşitlik mi özgürlük mü8
- yaşlandığının farkına varmak9
- ekşi sözlük referans17
- türkiye10
- recep tayyip erdoğan7
- ekonomi8
- kainattaki değişim2
- sonradan olma2
- mekke anlaşması20
- sözlük yazarlarının hayatını değiştirecek şey4
- müzik dinlemek5
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- dağ evi olmayan erkek5
- sözlük yazarlarının kekleri5
- sözlüğün çok durgun olması6
- tarım3
- kartoncu birader vs erecto bey3
- asosyal ve çirkin olmak4
- emekliler2
- emeklilik2
- çerçeve yasa10
- orospu çocuğu gördüm de böylesini hiç görmedim3
- sıcak hava vs soğuk hava6
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- apı uygulama programlama ara yüzü2
- allah'ın doğurmamış ve doğmamış olması2
- yahudi olmak için anneniz yahudi olması gerekiyor3
- clean girl akımı4
- yahudilere sallayan kitaplar3
- sigara içmeyen erkek4
- merfulu11
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- evlenmeme nedenleri5
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler5
- ev almak isteyenlere tavsiye7
- sözlük kızları çirkin oldukları için buradalar4
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz16
- günlük tutan erkek19
- hutiler suudlara saldırdı ne olacak4
- namaz5
- cansever19
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi19
- bana gel film izleriz diyen erkek16
- ulu parti5
- almanya11
- yanlışlıkla gey olmak9
- yazarların para ödediği yapay zekalar7
durmadan on yıl uçan kuş!
toplam 20 albatros türü bulunur. kuşgillerin en uzun ve en uzağa uçabilen üyesidir. uydu sistemlerinden elde edilen bilgilere göre kimi albatros türleri, dünyanın çevresini iki aydan kısa bir sürede kat'edebilir ve kanatlarını çırpmadan altı gün boyunca aralıksız süzülebilir. albatroslar, sıcak hava akımlarının üzerinde süzülen avcı kuşlardan farklı olarak, dalgalardan kaynaklanan rüzgarın kaldırma kuvvetini kullanarak denizin yüzeyine yakın uçarlar. albatrosun uçarken en büyük enerji harcadığı zaman havalanma anıdır. hayvanın kanatlarını kuvvetlice çırpmasını gerektiren tek an budur. genç bir gezgin albatros, havalandığı ilk andan itibaren çiftleşme zamanı gelinceye kadar yere inmeyecektir. öyle ki bu süre on yılı bulabilir. kimi zaman dibe dalarak kimi zaman suyun yüzeyinden yakaladığı balık, kalamar ve karidesleri yiyerek beslenir. uyurken bile hareket halindedir, beyin yarımküreleri bu uykuya sırayla eşlik eder.
albatroslar tüp burunlu anlamına gelen tubinares, yani procellarüformes cinsine mensuptur. hayvanın geniş ve çengel şeklindeki gagasına açılan bu tüpler, çok iyi gelişmiş koku organlarına açılırlar. böylece yiyecekleri ve barınakları kilometrelerce öteden tespit etmeleri mümkün olur. bazı türlerde tüpler çifte işleve sahiptir, bir yandan solunumu sağlarken diğer yandan deniz tuzunu dışarı püskürtür.
genç albatroslar, karmaşık gaga takırdatmalı çiftleşme dansını öğrenmek için yıllarca yetişkinleri izler. bir eş bulduklarında onu hayat boyu bırakmaz uzun ayrılıklarda onu selamlamak için kullandıkları benzersiz bir vücut dili geliştirir. iki yılda bir, tek bir defa yumurtlar, yavru yumurtadan çıkıncaya kadar kuluçkaya yatma ve yemek arama işini dönüşümlü olarak yaparlar. albatroslar yavrularına götürecekleri tek bir lokma için düzenli olarak 1500 km yol gidebilir. katı besinleri kusarak dışarı çıkarırlar; daha uzun bir yolculuk söz konusu olduğundaysa yiyeceği protein bakımından zengin, yağ oranı yüksek parçalara ayırarak midelerinde depolarlar. bunlarla hem susuzluklarını giderebilirler hemde besleyici ve yumuşacık balıklar halinde kustukları lokmalarla yavrularını besleyebilirler.
albatroslar 60 yıla kadar yaşayabilir ama üremeleri o denli yavaştır ki gelecek yüzyılda yok olma tehlikesi ile karşı karşıyalar. asıl tehdit açık deniz balıkçılığıdır. her yıl orkinos yakalamak için kullanılan milyonlarca yemli çengel yüzünden yaklaşık 100.000'i hayatını kaybediyor! :(
samuel taylor coleridge'nin şiiri "ihtiyar denizcinin ezgisi" (1789) sayesinde, albatros öldürmenin kötü şans getirdiği efsanesi ortaya çıkmıştır. nitekim, ingiliz denizciler tarafından sürekli öldürülen bu hayvanın kemiklerinden pipo, ayaklarından kese yapılmaktaydı. daha yaygın bir inanca göre albatros, boğulmuş bir gemicinin dünyaya tekrar gelen ruhudur. bugün bile iskoçyalı balıkçılar swan westa marka kibrit kullanmaktan hoşlanmazlar çünkü kutudaki kuşu albatrosa benzetirler.
portekizli kaşifler bu hayvanları ilk gördüklerinde bütün büyük deniz kuşlarına verdikleri ismi onlara da verdiler: alcatraz. bu sözcük, pelikan gagasına benzeyen ve mancınık üzerindeki deri kese anlamına gelen arapça al-gattas kelimesinden gelmektedir.
toplam 20 albatros türü bulunur. kuşgillerin en uzun ve en uzağa uçabilen üyesidir. uydu sistemlerinden elde edilen bilgilere göre kimi albatros türleri, dünyanın çevresini iki aydan kısa bir sürede kat'edebilir ve kanatlarını çırpmadan altı gün boyunca aralıksız süzülebilir. albatroslar, sıcak hava akımlarının üzerinde süzülen avcı kuşlardan farklı olarak, dalgalardan kaynaklanan rüzgarın kaldırma kuvvetini kullanarak denizin yüzeyine yakın uçarlar. albatrosun uçarken en büyük enerji harcadığı zaman havalanma anıdır. hayvanın kanatlarını kuvvetlice çırpmasını gerektiren tek an budur. genç bir gezgin albatros, havalandığı ilk andan itibaren çiftleşme zamanı gelinceye kadar yere inmeyecektir. öyle ki bu süre on yılı bulabilir. kimi zaman dibe dalarak kimi zaman suyun yüzeyinden yakaladığı balık, kalamar ve karidesleri yiyerek beslenir. uyurken bile hareket halindedir, beyin yarımküreleri bu uykuya sırayla eşlik eder.
albatroslar tüp burunlu anlamına gelen tubinares, yani procellarüformes cinsine mensuptur. hayvanın geniş ve çengel şeklindeki gagasına açılan bu tüpler, çok iyi gelişmiş koku organlarına açılırlar. böylece yiyecekleri ve barınakları kilometrelerce öteden tespit etmeleri mümkün olur. bazı türlerde tüpler çifte işleve sahiptir, bir yandan solunumu sağlarken diğer yandan deniz tuzunu dışarı püskürtür.
genç albatroslar, karmaşık gaga takırdatmalı çiftleşme dansını öğrenmek için yıllarca yetişkinleri izler. bir eş bulduklarında onu hayat boyu bırakmaz uzun ayrılıklarda onu selamlamak için kullandıkları benzersiz bir vücut dili geliştirir. iki yılda bir, tek bir defa yumurtlar, yavru yumurtadan çıkıncaya kadar kuluçkaya yatma ve yemek arama işini dönüşümlü olarak yaparlar. albatroslar yavrularına götürecekleri tek bir lokma için düzenli olarak 1500 km yol gidebilir. katı besinleri kusarak dışarı çıkarırlar; daha uzun bir yolculuk söz konusu olduğundaysa yiyeceği protein bakımından zengin, yağ oranı yüksek parçalara ayırarak midelerinde depolarlar. bunlarla hem susuzluklarını giderebilirler hemde besleyici ve yumuşacık balıklar halinde kustukları lokmalarla yavrularını besleyebilirler.
albatroslar 60 yıla kadar yaşayabilir ama üremeleri o denli yavaştır ki gelecek yüzyılda yok olma tehlikesi ile karşı karşıyalar. asıl tehdit açık deniz balıkçılığıdır. her yıl orkinos yakalamak için kullanılan milyonlarca yemli çengel yüzünden yaklaşık 100.000'i hayatını kaybediyor! :(
samuel taylor coleridge'nin şiiri "ihtiyar denizcinin ezgisi" (1789) sayesinde, albatros öldürmenin kötü şans getirdiği efsanesi ortaya çıkmıştır. nitekim, ingiliz denizciler tarafından sürekli öldürülen bu hayvanın kemiklerinden pipo, ayaklarından kese yapılmaktaydı. daha yaygın bir inanca göre albatros, boğulmuş bir gemicinin dünyaya tekrar gelen ruhudur. bugün bile iskoçyalı balıkçılar swan westa marka kibrit kullanmaktan hoşlanmazlar çünkü kutudaki kuşu albatrosa benzetirler.
portekizli kaşifler bu hayvanları ilk gördüklerinde bütün büyük deniz kuşlarına verdikleri ismi onlara da verdiler: alcatraz. bu sözcük, pelikan gagasına benzeyen ve mancınık üzerindeki deri kese anlamına gelen arapça al-gattas kelimesinden gelmektedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar