bugün
- orta çağda gece yolculuğu yapmak8
- nervio tarzı entry girmek14
- saatten anlayan yazarlar bi bakabilir mi4
- jaws filmindeki sikko balik21
- sözlükteki yazarların beni kız zannetmesi10
- arda güler14
- sinek as'ın sözlüğe vedası26
- atatürk ün hataları13
- doğubank5
- oktay saral'ın istifası2
- muhafazakar tatil seçenekleri3
- bugün galatasaray fenerbahçe maçı var4
- horny meydan6
- behzat ç.4
- 28 bin lira veriyor diye köle gözüyle bakan patron5
- ülken için savaşır mısın4
- yemene asker gönderilme meselesi8
- simiago erkek mi kadın mı4
- duşa giriyorum kimi düşüneyim5
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı25
- fransa5
- kolye4
- flört etmeme ilkesi2
- iltica20
- yetkisi alınan yetkili8
- sözlüğe veda eden yazara kızan yazar3
- insan3
- haftanın gammazlarında birinci olan user7
- pakiler afganlar gibi entari ile gezmek3
- sözlüğü kurtaracak tek yazar4
- oktay saral9
- oktay saral'ın görevden alınması4
- sandalet ayak bikinisidir6
- insan sevmemek6
- idrija2
- sözlüğün kralı9
- postojna2
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı5
- hintliler zenci midir4
- nusret altınbaş'ın adliyeye sevk edilmesi2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- 3000 yıldır uyuyan mumyayı uyandırmak6
- fon vurgunu50
- kaynana karı pipimi istiyin miiiii2
- gs fb derbisinde biletler 1 lira olsa olacaklar4
- hayatı günahkarlarla uğraşma boş işi2
- asansörde konuşmama kuralı4
- ritmik cimnastik yarışması3
- sabahları americano içmeyince gerilen adam3
- 26 ekim 2026 fb'nin cimbom'a döşeyeceği boru3
Hz. Hüseyin ve 72 yoldaşının son 99 gününü anlatan kitaptır.
--spoiler--
Miracını arzdan arşa yaşayan ve yeniden yeryüzüne dönen O Fahr'ül-Âlemin'in Oğlu, refiklerini yokluktan varlığa, ölümden dirilişe mi taşıyacaktı, "illallah" deyiverdi. Haşir günü topraktan kalkış misali kıyama durduğunu gören yoldaşları da ona uymuşlardı. inci misal Müsenna'nın ve mercan kızılı Ali Ekber'in arasına giren Hüseyin her ikisini de kollarından tutup kendisine çekti. Omuz omuzaydılar. Diğer muhsinlerin de kolları yanı başlarındaki refiklerininkiyle iç içeydi. Birbirlerine zincirlenmişlercesine halka halindeydiler ya, yek vücut olarak tavafa hazırdılar.
itretin sesiyle nefes bulan Kuran, muhsinlere hatırlatıyordu: "Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzere yatarken Allah'ı zikredip semaların ve arzın yaratılışını tefekkür ederler"
Kısa süren sessizliğin ardınca Hüseyin gözlerini kapayıp "Hayy!" demeye başladı. "Ey her dem diri olan Rabbim! Yokluktaki kuluna Aşkınla dirilik ver!"
"Hayy!" diyordu muhsinler. "Ey Rabbimiz! Resulunle ve Onun Âl-i Beyt'iyle yakınlıkta bizlere Dirilik lütfet!"
Topraktan doğrulup ayağa kalkanlar kıyam ile zikirdeyken Arş Çadırındaki Ali Evsat ateşler içerisinde aynı ezkardaydı. O, yanı üzere yatarken bile Allah'ı zikredenlerdendi. Kevser'in kızı elini tutmuştu. Dudaklarından tane tane dökülebilen sen "Hayy!" diye yineliyordu.
"Hayy Allah, Hayy Allah..."
Kerbela arzından Muharrem semasına yükselen, sonra arştan yeryüzüne inen bu sese tüm kainat iştirakteydi. Hilkat Günü"Adem'e secde edin!" emrine uyan ne varsa, Hüseyin'le beraber Alemlerin Rabbini tesbih etmekteydiler. Ciğerlerindeki nefesleri "Hayy!" diyerek dışarı atan muhsinler, altı yönden kendilerine dönen "Abdulhayy" hitabını yüreklerinde hissediyorlardı. Onlar ki, her dem Diri Olanın Kullarıydılar. Ölümlerin eliyle ölüm yoktu onlara...
Ezkar aynıyla süregiderken, bu kez Ali Ekber Kuran'ın Sesi olmuştu: "Sadece O diriltir ve O öldürür. Ancak O'na döndürüleceksiniz.
Hüseyin halkadan ayrılıp refiklerin ortasına geçmişti. Olduğu yerde dönüyordu. Kalbin dili "Hayy!" zikrindeydi ya, "Hayy!" diyenler ayaklarının altındaki toprağın sallandığını, mehtabı süsleyen ay ve yıldızların titreştiklerini hissediyorlardı.
Arş ezkarla dolup taşarken, kimi sadırlar gayrı Hayy istivagahıydı. Alemlerin Rabbinde Dirilik bulan Abd'ul-Hayy farkındaydılar, ölüm tadılacaktı. Bu acının tenlere uğrayışı mutlaktı. Ama Allah bakiydi ve O'ndan bir nefha olan ruh, ten kafesinden azat olarak Rabbin Diriliğine uzanacaktı.
Gecenin son üçte birine değin tekrarlanan ezkar nihayet bulurken, Hüseyin yüzünü kıbleye dönüp secdeye kapanıverdi. Kendisini anmayı nasip eden Rabbine şükrediyordu. Alnı topraktan doğrulduğunda, bir süre sessiz kalıp sonra kollarını iki yanına açarak, "Hatırlayın!" diye seslendi.
"Dedem Resulullah bu ayın onuncu gününü önceki ümmetler gibi oruçla geçirirdi. Evvelkilere benzemek içinse kah dokuzuncu günden başlardı tutmaya, kah on birine dek bunu devam ettirirdi.
Ey Resul itretine gönül verenler! Aşûra Gününün şiarlarını unutmayın ve unutturmayın. Alemlerin Rabbi olan Allah her ümmete bugüne dair işaretler vermiştir...
Aşkın Şehidi (Sf. 515 - 516 - 517) (Cep Boy)
--spoiler--
--spoiler--
Miracını arzdan arşa yaşayan ve yeniden yeryüzüne dönen O Fahr'ül-Âlemin'in Oğlu, refiklerini yokluktan varlığa, ölümden dirilişe mi taşıyacaktı, "illallah" deyiverdi. Haşir günü topraktan kalkış misali kıyama durduğunu gören yoldaşları da ona uymuşlardı. inci misal Müsenna'nın ve mercan kızılı Ali Ekber'in arasına giren Hüseyin her ikisini de kollarından tutup kendisine çekti. Omuz omuzaydılar. Diğer muhsinlerin de kolları yanı başlarındaki refiklerininkiyle iç içeydi. Birbirlerine zincirlenmişlercesine halka halindeydiler ya, yek vücut olarak tavafa hazırdılar.
itretin sesiyle nefes bulan Kuran, muhsinlere hatırlatıyordu: "Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzere yatarken Allah'ı zikredip semaların ve arzın yaratılışını tefekkür ederler"
Kısa süren sessizliğin ardınca Hüseyin gözlerini kapayıp "Hayy!" demeye başladı. "Ey her dem diri olan Rabbim! Yokluktaki kuluna Aşkınla dirilik ver!"
"Hayy!" diyordu muhsinler. "Ey Rabbimiz! Resulunle ve Onun Âl-i Beyt'iyle yakınlıkta bizlere Dirilik lütfet!"
Topraktan doğrulup ayağa kalkanlar kıyam ile zikirdeyken Arş Çadırındaki Ali Evsat ateşler içerisinde aynı ezkardaydı. O, yanı üzere yatarken bile Allah'ı zikredenlerdendi. Kevser'in kızı elini tutmuştu. Dudaklarından tane tane dökülebilen sen "Hayy!" diye yineliyordu.
"Hayy Allah, Hayy Allah..."
Kerbela arzından Muharrem semasına yükselen, sonra arştan yeryüzüne inen bu sese tüm kainat iştirakteydi. Hilkat Günü"Adem'e secde edin!" emrine uyan ne varsa, Hüseyin'le beraber Alemlerin Rabbini tesbih etmekteydiler. Ciğerlerindeki nefesleri "Hayy!" diyerek dışarı atan muhsinler, altı yönden kendilerine dönen "Abdulhayy" hitabını yüreklerinde hissediyorlardı. Onlar ki, her dem Diri Olanın Kullarıydılar. Ölümlerin eliyle ölüm yoktu onlara...
Ezkar aynıyla süregiderken, bu kez Ali Ekber Kuran'ın Sesi olmuştu: "Sadece O diriltir ve O öldürür. Ancak O'na döndürüleceksiniz.
Hüseyin halkadan ayrılıp refiklerin ortasına geçmişti. Olduğu yerde dönüyordu. Kalbin dili "Hayy!" zikrindeydi ya, "Hayy!" diyenler ayaklarının altındaki toprağın sallandığını, mehtabı süsleyen ay ve yıldızların titreştiklerini hissediyorlardı.
Arş ezkarla dolup taşarken, kimi sadırlar gayrı Hayy istivagahıydı. Alemlerin Rabbinde Dirilik bulan Abd'ul-Hayy farkındaydılar, ölüm tadılacaktı. Bu acının tenlere uğrayışı mutlaktı. Ama Allah bakiydi ve O'ndan bir nefha olan ruh, ten kafesinden azat olarak Rabbin Diriliğine uzanacaktı.
Gecenin son üçte birine değin tekrarlanan ezkar nihayet bulurken, Hüseyin yüzünü kıbleye dönüp secdeye kapanıverdi. Kendisini anmayı nasip eden Rabbine şükrediyordu. Alnı topraktan doğrulduğunda, bir süre sessiz kalıp sonra kollarını iki yanına açarak, "Hatırlayın!" diye seslendi.
"Dedem Resulullah bu ayın onuncu gününü önceki ümmetler gibi oruçla geçirirdi. Evvelkilere benzemek içinse kah dokuzuncu günden başlardı tutmaya, kah on birine dek bunu devam ettirirdi.
Ey Resul itretine gönül verenler! Aşûra Gününün şiarlarını unutmayın ve unutturmayın. Alemlerin Rabbi olan Allah her ümmete bugüne dair işaretler vermiştir...
Aşkın Şehidi (Sf. 515 - 516 - 517) (Cep Boy)
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar