bugün
- simge sağın'ın sahnede giydiği tayt7
- kuantum fiziğine sahip kadın5
- göbekli erkek vs kaslı erkek8
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak13
- isveçli birine açıklanamayacak olaylar6
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı22
- sözlükteki kızların bilgisiz olması12
- deli divane dizisi5
- otobüste uludağ sözlükte takılan birini görmek7
- midye dolma3
- kadıköy4
- gece gece aniden gelen kelle paça içme hissi3
- psikologların psikolojilerinin bozuk olması5
- nuri alço operasyon müziği3
- bir kadın olarak dünyaya fırlatılmak4
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemenin ahlakı4
- ismet gürbüz beyin tırnakları3
- türk usulü ödeyelim diyen alman2
- kızın haberi yokken fotoğrafıyla şarkı yapmak3
- osuruğun maddenin hangi hali olduğu sorusu4
- midye tava2
- avakado kestim al'ye diyen anne3
- gülriz sururi'nin gözleri3
- fidan'dan rusya ukrayna açıklaması3
- düşün ki o bunu okuyor3
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim7
- eski sevgiliyi sikko başlık açarken görmek2
- kedilerin açacağı başlıklar3
- kuzey edebiyatı okurken iç daralması yaşamak2
- iyi geceler arkadaşlar ben uyuyorum6
- sözlükte kimsenin tanım yapmaması3
- psikologu başka psikologa giden şahıs3
- marx yaşasaydı ayfon kullanırdı diyen liboş3
- evde makyaj malzemesi yapmak4
- fenerbahçe 1 göztepe 23
- senin gibisi yok4
- psikanalistin kendisine ruhtahlilcisiyim demesi2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı15
- en son ne aldınız16
- efendi erkek5
- fuhuş baskınına maruz kalmak2
- dom dom bey3
- atatürk düşmanı facebook dayısı5
- göztepe neymiş böyle be2
- göztepe'nin kadıköy de fenerbahçe'yi yenmesi2
- israil'in kızlarından daha ucuzu7
- uzun yola çıkmak3
- milan skriniar7
- clemence baptista4
vatanına karşı hassas olan demek, benim gözümde.
özellikle kürtlere tahammül edilemiyor bu ülkede. ben de onlardan biriyim. kürt insanlarını sevmiyorum. ama bunun nedeni bize yansıtılanlardır. atalarımın uğruna canlarını verdiği bu toprakları bölmeye çalışan, suyundan elektriğinden bedavaya faydalanıp da "devlet bize bahmiiii" diyen ve ülkemin topraklarına göz diken insanları sevmiyorum. bu insanlar alman da olabilir, ingiliz de olabilir, rus da olabilir, ermeni de olabilir. bunları yapıp da sevgi ve saygı bekleyen her insandan nefret ederim. o kişi türk de olabilir. umrumda değil.
pazar günü, sabahın köründe buket'in "kahvaltıya bekliyoruz! geç kalırsan fotoğraf çekemezsin!" diye tehdit etmesi üzerine yola çıktım. istikamet doğanbey/seferihisar.
çok fazla insan var otobüs kuyruğunda. fazlasıyla. pazar olduğundan herkes denize gidiyor tabi. benim gideceğim yere 2 otobüs gidiyordu. ben de baktımki bir otobüste hakikaten çok çok az kişi var, oraya geçtim ben de.
yanımda da nasıl konuştuklarını anlamadığım insanlar var. kadının bir tanesinin 1,5 yaşlarında bir bebeği var, bebek arabasının içinde. onların dışında bir kadın daha, 2 kız çocuğu, bir de 20 yaşlarında genç bir erkek var. hepberaber denize gidiyorlar. onların kürt olduğunu elbette anladım.
arabaya bindik. arabadaki bebek ve kadın cam kenarına geçtiler. yanı boştu. ben de yaşlı bir kadın var diye ayakta durucaktım. kadın bana, "ben inicem kızım, sen geç otur." dedi. emin misiniz manasında baktım. "geç geç" dedi. iyi madem dedim içimden, 1 saat yol sonuçta. tam geçiyordum, cam kenarındaki kadın o iki kız çocuğunu çağırdı. "gelin gelin!!" dedi. ayağım havada kaldı. şaşkınca baktım. "önce onlar geçsin de.." dedi. sonra da çocuklara, "şöyle geçin de ablanız otursun" dedi. kadın resmen bir çocuk kucağında, 2 çocuk bacaklarının kenarında yolculuk yapıyordu. hiç düşünmeden kadına "isterseniz kucağıma alabilirim" dedim. hafif bir gülümseme oluştu suratında, "ada, geç ablanın kucağına" dedi. ada geldi kucağıma. o iki kızdan en küçük olanı yani. biraz ellerime baktı, tırnaklarımın rengi dikkatini çekti sanırım. sarı oje sürmüştüm. "aa, ablanın ojesine baak. ahah sarıı." gibisinden şeyler söylediler. gülümsedim. "bende de kırmızı vaarr" dedi gülümseyerek. "ne güzel" dedim, ben de gülümsedim yine. sonra baktım ki diğer kız rahat edemiyor. ada zaten minik, aramıza sığabilir diye düşündüm. o kızın ayakta durması daha tehlikeli. ve ada aramıza geçti, diğerki kız da kucağıma geldi. yani, şeval.
kucağımda oturan 8 yaşındaki kıza adını sordum. "şeval" dedi. abisi varmış bir de, "şivan". şu arkada duran 20li yaşlardaki genç.
şevalle kısa bir muhabbet ettik.
- ablaa, kaç kilosun?
+ neden? *
- çok zayıfsın. *
+ yo değilim. * nerden çıkardın?
- e ama göbeğin yok.. :/
+ göbeği olmayan zayıf mı oluyor? *
- hıhı *
yol uzundu. saat dokuz olmuş, farketmemişiz. güneş ışığının gözlerimize gelişi uykumuzu getirmeye başladı. en azından benim. ama yolculuklarda genelde yanımda biri olmadan uyumam.
"istersen uyuyabilirsin, şeval." dedim. geriye doğru yaslandı. başını göğsüme koydu. uyumaz sanmıştım. başı koluma düştü. kaldırdım, tekrar eski haline getirdim. o düşmesin diye sıkı sıkı tutuyordum. araba sarsılıyordu arada, başı düştükçe ben bakıyordum. beklemediğim bir anda içimden şu sözleri söyledim;
"inşallah uyanmaz."
"inşallah rahattır."
neden? faşistim lan ben. öyle değil mi? kürtleri sevmiyorum diye faşist demediniz mi bana? evet ben kürtleri sevmiyorum ve faşistim ben işte siz de öyle söylediniz ya..
peki kucağımda uyuyan kim? şeval.
şeval kim? küçük bir kürt çocuğu.
şivan'ın kız kardeşi, şeval.
faşistin tanımı şimdi ne oldu ben de merak ettim doğrusu.
edit: okumadan eksileyeni de anlarım.
özellikle kürtlere tahammül edilemiyor bu ülkede. ben de onlardan biriyim. kürt insanlarını sevmiyorum. ama bunun nedeni bize yansıtılanlardır. atalarımın uğruna canlarını verdiği bu toprakları bölmeye çalışan, suyundan elektriğinden bedavaya faydalanıp da "devlet bize bahmiiii" diyen ve ülkemin topraklarına göz diken insanları sevmiyorum. bu insanlar alman da olabilir, ingiliz de olabilir, rus da olabilir, ermeni de olabilir. bunları yapıp da sevgi ve saygı bekleyen her insandan nefret ederim. o kişi türk de olabilir. umrumda değil.
pazar günü, sabahın köründe buket'in "kahvaltıya bekliyoruz! geç kalırsan fotoğraf çekemezsin!" diye tehdit etmesi üzerine yola çıktım. istikamet doğanbey/seferihisar.
çok fazla insan var otobüs kuyruğunda. fazlasıyla. pazar olduğundan herkes denize gidiyor tabi. benim gideceğim yere 2 otobüs gidiyordu. ben de baktımki bir otobüste hakikaten çok çok az kişi var, oraya geçtim ben de.
yanımda da nasıl konuştuklarını anlamadığım insanlar var. kadının bir tanesinin 1,5 yaşlarında bir bebeği var, bebek arabasının içinde. onların dışında bir kadın daha, 2 kız çocuğu, bir de 20 yaşlarında genç bir erkek var. hepberaber denize gidiyorlar. onların kürt olduğunu elbette anladım.
arabaya bindik. arabadaki bebek ve kadın cam kenarına geçtiler. yanı boştu. ben de yaşlı bir kadın var diye ayakta durucaktım. kadın bana, "ben inicem kızım, sen geç otur." dedi. emin misiniz manasında baktım. "geç geç" dedi. iyi madem dedim içimden, 1 saat yol sonuçta. tam geçiyordum, cam kenarındaki kadın o iki kız çocuğunu çağırdı. "gelin gelin!!" dedi. ayağım havada kaldı. şaşkınca baktım. "önce onlar geçsin de.." dedi. sonra da çocuklara, "şöyle geçin de ablanız otursun" dedi. kadın resmen bir çocuk kucağında, 2 çocuk bacaklarının kenarında yolculuk yapıyordu. hiç düşünmeden kadına "isterseniz kucağıma alabilirim" dedim. hafif bir gülümseme oluştu suratında, "ada, geç ablanın kucağına" dedi. ada geldi kucağıma. o iki kızdan en küçük olanı yani. biraz ellerime baktı, tırnaklarımın rengi dikkatini çekti sanırım. sarı oje sürmüştüm. "aa, ablanın ojesine baak. ahah sarıı." gibisinden şeyler söylediler. gülümsedim. "bende de kırmızı vaarr" dedi gülümseyerek. "ne güzel" dedim, ben de gülümsedim yine. sonra baktım ki diğer kız rahat edemiyor. ada zaten minik, aramıza sığabilir diye düşündüm. o kızın ayakta durması daha tehlikeli. ve ada aramıza geçti, diğerki kız da kucağıma geldi. yani, şeval.
kucağımda oturan 8 yaşındaki kıza adını sordum. "şeval" dedi. abisi varmış bir de, "şivan". şu arkada duran 20li yaşlardaki genç.
şevalle kısa bir muhabbet ettik.
- ablaa, kaç kilosun?
+ neden? *
- çok zayıfsın. *
+ yo değilim. * nerden çıkardın?
- e ama göbeğin yok.. :/
+ göbeği olmayan zayıf mı oluyor? *
- hıhı *
yol uzundu. saat dokuz olmuş, farketmemişiz. güneş ışığının gözlerimize gelişi uykumuzu getirmeye başladı. en azından benim. ama yolculuklarda genelde yanımda biri olmadan uyumam.
"istersen uyuyabilirsin, şeval." dedim. geriye doğru yaslandı. başını göğsüme koydu. uyumaz sanmıştım. başı koluma düştü. kaldırdım, tekrar eski haline getirdim. o düşmesin diye sıkı sıkı tutuyordum. araba sarsılıyordu arada, başı düştükçe ben bakıyordum. beklemediğim bir anda içimden şu sözleri söyledim;
"inşallah uyanmaz."
"inşallah rahattır."
neden? faşistim lan ben. öyle değil mi? kürtleri sevmiyorum diye faşist demediniz mi bana? evet ben kürtleri sevmiyorum ve faşistim ben işte siz de öyle söylediniz ya..
peki kucağımda uyuyan kim? şeval.
şeval kim? küçük bir kürt çocuğu.
şivan'ın kız kardeşi, şeval.
faşistin tanımı şimdi ne oldu ben de merak ettim doğrusu.
edit: okumadan eksileyeni de anlarım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar