bugün
- sözlükteki kaliteli yazarlar12
- şeftali11
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları23
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi15
- sözlük yazarlarının ortaokul anıları5
- avukat kompleksi4
- borsa6
- antipanik sizce biraz antipatik mi12
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı15
- islamda namaz yoktur34
- ilk buluşmaya başka bir ilk buluşmadan gelen kız8
- hayatın boka sarmaya başladığı yaş4
- pestil4
- kürdistancıların vatandaşlıktan çıkarılması5
- sözlüğün reisi kim anketi19
- doğru karpuz seçemeyen erkek12
- mazot fiyatlarının suçlusu2
- anın görüntüsü22
- fransa da aşırı sıcaklardan 8 bin ek ölüm3
- bir erkeğe iltifat etmek7
- asgari ücretle kaç litre akaryakıt alınıyor7
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- imparator neron555
- bu yıl sevdam kim olsun3
- bir sözlük erkegine merhaba adın ney diye sormak3
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- sevilen kıza cv yollamak5
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması11
- en sevilen kemal sunal repliği2
- sözlükteki her kızı öven tipler11
- sözlük kızlarının siteye fotoğraf atması18
- yanlış anlaşılmayı düzeltmeye üşenmek6
- sözlüğün reisi kim14
- yazarların akşama dair planları6
- kurtlar vadisi pusu3
- gerçekliği bükmek2
- sözlük erkekleri adet oluyor mu sorunsalı3
- siyasetin özü cumhuriyet halk partisi2
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- hikayenin devamını getir8
- öcalan bahçeli birlikteliği4
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz22
- g i l d e d l i l y15
- sözlükteki fetocular6
- imralı ülkü ocakları2
- sözlüğün kırbacı5
- uludağ sözlük kızları telegram grubu3
- bir insanı tanımanın en iyi yolu7
- farklı bir nick görünce feyk sanmak4
- her telefona milyarlığ diyen çomar türü2
vatanına karşı hassas olan demek, benim gözümde.
özellikle kürtlere tahammül edilemiyor bu ülkede. ben de onlardan biriyim. kürt insanlarını sevmiyorum. ama bunun nedeni bize yansıtılanlardır. atalarımın uğruna canlarını verdiği bu toprakları bölmeye çalışan, suyundan elektriğinden bedavaya faydalanıp da "devlet bize bahmiiii" diyen ve ülkemin topraklarına göz diken insanları sevmiyorum. bu insanlar alman da olabilir, ingiliz de olabilir, rus da olabilir, ermeni de olabilir. bunları yapıp da sevgi ve saygı bekleyen her insandan nefret ederim. o kişi türk de olabilir. umrumda değil.
pazar günü, sabahın köründe buket'in "kahvaltıya bekliyoruz! geç kalırsan fotoğraf çekemezsin!" diye tehdit etmesi üzerine yola çıktım. istikamet doğanbey/seferihisar.
çok fazla insan var otobüs kuyruğunda. fazlasıyla. pazar olduğundan herkes denize gidiyor tabi. benim gideceğim yere 2 otobüs gidiyordu. ben de baktımki bir otobüste hakikaten çok çok az kişi var, oraya geçtim ben de.
yanımda da nasıl konuştuklarını anlamadığım insanlar var. kadının bir tanesinin 1,5 yaşlarında bir bebeği var, bebek arabasının içinde. onların dışında bir kadın daha, 2 kız çocuğu, bir de 20 yaşlarında genç bir erkek var. hepberaber denize gidiyorlar. onların kürt olduğunu elbette anladım.
arabaya bindik. arabadaki bebek ve kadın cam kenarına geçtiler. yanı boştu. ben de yaşlı bir kadın var diye ayakta durucaktım. kadın bana, "ben inicem kızım, sen geç otur." dedi. emin misiniz manasında baktım. "geç geç" dedi. iyi madem dedim içimden, 1 saat yol sonuçta. tam geçiyordum, cam kenarındaki kadın o iki kız çocuğunu çağırdı. "gelin gelin!!" dedi. ayağım havada kaldı. şaşkınca baktım. "önce onlar geçsin de.." dedi. sonra da çocuklara, "şöyle geçin de ablanız otursun" dedi. kadın resmen bir çocuk kucağında, 2 çocuk bacaklarının kenarında yolculuk yapıyordu. hiç düşünmeden kadına "isterseniz kucağıma alabilirim" dedim. hafif bir gülümseme oluştu suratında, "ada, geç ablanın kucağına" dedi. ada geldi kucağıma. o iki kızdan en küçük olanı yani. biraz ellerime baktı, tırnaklarımın rengi dikkatini çekti sanırım. sarı oje sürmüştüm. "aa, ablanın ojesine baak. ahah sarıı." gibisinden şeyler söylediler. gülümsedim. "bende de kırmızı vaarr" dedi gülümseyerek. "ne güzel" dedim, ben de gülümsedim yine. sonra baktım ki diğer kız rahat edemiyor. ada zaten minik, aramıza sığabilir diye düşündüm. o kızın ayakta durması daha tehlikeli. ve ada aramıza geçti, diğerki kız da kucağıma geldi. yani, şeval.
kucağımda oturan 8 yaşındaki kıza adını sordum. "şeval" dedi. abisi varmış bir de, "şivan". şu arkada duran 20li yaşlardaki genç.
şevalle kısa bir muhabbet ettik.
- ablaa, kaç kilosun?
+ neden? *
- çok zayıfsın. *
+ yo değilim. * nerden çıkardın?
- e ama göbeğin yok.. :/
+ göbeği olmayan zayıf mı oluyor? *
- hıhı *
yol uzundu. saat dokuz olmuş, farketmemişiz. güneş ışığının gözlerimize gelişi uykumuzu getirmeye başladı. en azından benim. ama yolculuklarda genelde yanımda biri olmadan uyumam.
"istersen uyuyabilirsin, şeval." dedim. geriye doğru yaslandı. başını göğsüme koydu. uyumaz sanmıştım. başı koluma düştü. kaldırdım, tekrar eski haline getirdim. o düşmesin diye sıkı sıkı tutuyordum. araba sarsılıyordu arada, başı düştükçe ben bakıyordum. beklemediğim bir anda içimden şu sözleri söyledim;
"inşallah uyanmaz."
"inşallah rahattır."
neden? faşistim lan ben. öyle değil mi? kürtleri sevmiyorum diye faşist demediniz mi bana? evet ben kürtleri sevmiyorum ve faşistim ben işte siz de öyle söylediniz ya..
peki kucağımda uyuyan kim? şeval.
şeval kim? küçük bir kürt çocuğu.
şivan'ın kız kardeşi, şeval.
faşistin tanımı şimdi ne oldu ben de merak ettim doğrusu.
edit: okumadan eksileyeni de anlarım.
özellikle kürtlere tahammül edilemiyor bu ülkede. ben de onlardan biriyim. kürt insanlarını sevmiyorum. ama bunun nedeni bize yansıtılanlardır. atalarımın uğruna canlarını verdiği bu toprakları bölmeye çalışan, suyundan elektriğinden bedavaya faydalanıp da "devlet bize bahmiiii" diyen ve ülkemin topraklarına göz diken insanları sevmiyorum. bu insanlar alman da olabilir, ingiliz de olabilir, rus da olabilir, ermeni de olabilir. bunları yapıp da sevgi ve saygı bekleyen her insandan nefret ederim. o kişi türk de olabilir. umrumda değil.
pazar günü, sabahın köründe buket'in "kahvaltıya bekliyoruz! geç kalırsan fotoğraf çekemezsin!" diye tehdit etmesi üzerine yola çıktım. istikamet doğanbey/seferihisar.
çok fazla insan var otobüs kuyruğunda. fazlasıyla. pazar olduğundan herkes denize gidiyor tabi. benim gideceğim yere 2 otobüs gidiyordu. ben de baktımki bir otobüste hakikaten çok çok az kişi var, oraya geçtim ben de.
yanımda da nasıl konuştuklarını anlamadığım insanlar var. kadının bir tanesinin 1,5 yaşlarında bir bebeği var, bebek arabasının içinde. onların dışında bir kadın daha, 2 kız çocuğu, bir de 20 yaşlarında genç bir erkek var. hepberaber denize gidiyorlar. onların kürt olduğunu elbette anladım.
arabaya bindik. arabadaki bebek ve kadın cam kenarına geçtiler. yanı boştu. ben de yaşlı bir kadın var diye ayakta durucaktım. kadın bana, "ben inicem kızım, sen geç otur." dedi. emin misiniz manasında baktım. "geç geç" dedi. iyi madem dedim içimden, 1 saat yol sonuçta. tam geçiyordum, cam kenarındaki kadın o iki kız çocuğunu çağırdı. "gelin gelin!!" dedi. ayağım havada kaldı. şaşkınca baktım. "önce onlar geçsin de.." dedi. sonra da çocuklara, "şöyle geçin de ablanız otursun" dedi. kadın resmen bir çocuk kucağında, 2 çocuk bacaklarının kenarında yolculuk yapıyordu. hiç düşünmeden kadına "isterseniz kucağıma alabilirim" dedim. hafif bir gülümseme oluştu suratında, "ada, geç ablanın kucağına" dedi. ada geldi kucağıma. o iki kızdan en küçük olanı yani. biraz ellerime baktı, tırnaklarımın rengi dikkatini çekti sanırım. sarı oje sürmüştüm. "aa, ablanın ojesine baak. ahah sarıı." gibisinden şeyler söylediler. gülümsedim. "bende de kırmızı vaarr" dedi gülümseyerek. "ne güzel" dedim, ben de gülümsedim yine. sonra baktım ki diğer kız rahat edemiyor. ada zaten minik, aramıza sığabilir diye düşündüm. o kızın ayakta durması daha tehlikeli. ve ada aramıza geçti, diğerki kız da kucağıma geldi. yani, şeval.
kucağımda oturan 8 yaşındaki kıza adını sordum. "şeval" dedi. abisi varmış bir de, "şivan". şu arkada duran 20li yaşlardaki genç.
şevalle kısa bir muhabbet ettik.
- ablaa, kaç kilosun?
+ neden? *
- çok zayıfsın. *
+ yo değilim. * nerden çıkardın?
- e ama göbeğin yok.. :/
+ göbeği olmayan zayıf mı oluyor? *
- hıhı *
yol uzundu. saat dokuz olmuş, farketmemişiz. güneş ışığının gözlerimize gelişi uykumuzu getirmeye başladı. en azından benim. ama yolculuklarda genelde yanımda biri olmadan uyumam.
"istersen uyuyabilirsin, şeval." dedim. geriye doğru yaslandı. başını göğsüme koydu. uyumaz sanmıştım. başı koluma düştü. kaldırdım, tekrar eski haline getirdim. o düşmesin diye sıkı sıkı tutuyordum. araba sarsılıyordu arada, başı düştükçe ben bakıyordum. beklemediğim bir anda içimden şu sözleri söyledim;
"inşallah uyanmaz."
"inşallah rahattır."
neden? faşistim lan ben. öyle değil mi? kürtleri sevmiyorum diye faşist demediniz mi bana? evet ben kürtleri sevmiyorum ve faşistim ben işte siz de öyle söylediniz ya..
peki kucağımda uyuyan kim? şeval.
şeval kim? küçük bir kürt çocuğu.
şivan'ın kız kardeşi, şeval.
faşistin tanımı şimdi ne oldu ben de merak ettim doğrusu.
edit: okumadan eksileyeni de anlarım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar