bugün
- 1948 arap israil savaşı8
- bira6
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması12
- sözlük erkeklerinin yaptığı yemekler4
- arap ismail3
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı8
- acı acı osurmak4
- tai lung26
- türkiye de emeklilik3
- fenerbahçe19
- en sevdiği film pulp fiction olan erkek2
- üniversite okumanın gereksiz olması4
- cinlerden yardım alan platformlar3
- shaun murphy2
- gece vakti içerisinde ahmet kaya çalan siyah araba3
- su bardağı ile çay içmek7
- osuruktan şiirler89
- kainatın insanların keşfi için yaratılması4
- tüm erkeklerin old money giyinmesi11
- nervio varıdı nerede o8
- ismail kartal18
- ilgi alanına göre konuşmalık insan veritabanı7
- askerden sonra dikkat çekmek4
- anderson talisca6
- muskadan medet uman müslümanlar3
- bütün dinlere inanmamak3
- ismet gurbuz 202411
- sözlük dayısı dövmek6
- dolar isterse 100 olsun41
- şile de ceyda yakova'nın öldüğü motosiklet kazası6
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- kadının kalbine giden yol4
- victor osimhen19
- anın görüntüsü20
- çıplaklıktan tahrik olanlar sapıktır2
- psikolojik hastalığı olmayan sözlük kızı5
- bir zihinden diğer zihne sirayet eden algı3
- gece yarısı evde yarasa uçarken uyanmak3
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- kadınların muhabbet etmeyi sevdiği erkek olmak4
- corpus hermeticus4
- hiç hakiki sarışın kız görmemek5
- muslettin amca10
- burç soran kadının flörtleşmeye çalışıyor olması5
- kıyamet2
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi20
- hoşlanılan kızı çorbacıya götürmek4
- commodore 642
- steam arkadaşı aranıyor5
- yemeksepeti4
farsça bir kelimeymiş. ay ışığı demekmiş. benim için gün ışığı anlamına geliyor halbu ki...
seninleyken mutluyum. çünkü hayatıma renk katıyorsun. her şey daha bir güzel geliyor artık senleyken. hani sebepsiz mutluluk derler ya, sebepsiz değil işte. yalnız ölmeyecek olma düşüncesi bu mutluluğu yaratan. çünkü bencillik öyle bir şey ki, bir kaptırdın mı exponential gidiyor, kurtaramıyorsun kendini. bencilleştikçe daha da bencilleşiyorsun ve karşına gelen fırsatları da bu yüzden atıyorsun bir kenara. her durumda kendini kurtarma, kendine döndürme.. hep böyleydi 9 ay öncesine kadar. hatta senle tanıştığımız bir kaç gün içinde de böyleydi. sonra sendeki güzelliğin, cömertliğin farkına vardım. karşılığında benim hakkımda ufak ufak şeyler kazanmak pahasına tüm kalbini bana açtın. normalde farkına varmam imkansızdı, ama o kadar karşılıksız açtın ki kendini bana, ben de sana açmasam hakikaten büyük adilik olurdu.
seninleyken huzurluyum. çünkü içimdeki boşluğu dolduruyorsun. aslında içimdeki boşluğa cuk oturdun diyebilirim. zaten kucağıma da cuk oturuyorsun, sanki senin için özel dizayn edilmiş gibi * senleyken 20-30 yıl sonrasına baktığımda yalnız olacağımı görmüyorum. evimiz, çocuklarımız, biz.. her şey olması gerektiği gibi gidiyor. birer birer gerçekleşiyor istediklerimiz. gerçi senin okulun gerçekleşmesine daha var, ama zaten senin bu çalışmanla o da rahatça olacak. sana en çok güvendiğim konulardan biridir derslerdeki başarın *
sana güvendiğim bir diğer konu da; temizliğin. o kadar saf, o kadar durusun ki, insan senden bir kötülük gelebileceğine inanamaz. ki öyle de zaten. bu kadar temiz kalpli olman, hele ki böyle bir zamanda, nasıl mümkün olabilir hala şaşıyorum. böyle bir kızı sevmemek mümkün mü?
en çok da seninle tatil yapmak istiyorum. şöyle insanların pek uğramadığı bir pansiyonda, ya da olimpos'ta bir bungalowda, ya da arabamıza attığımız çadırımızla, canımızın istediği yerde durup istediğimiz yerde gezerek.. sadece ikimizin olduğu bir tatil. gündüz bol bol uyuruz, akşama doğru da kalkarız. gece bi kumsala atarız kendimizi. elimize de alırız şarap şişelerini. akşam sana ateş de yakarım hem *
hayatımda aldığım en iyi ve en hızlı karar, sanırım sensin. nasıl olduğunu ben de bilmiyorum. son beşlinin cylon olduğunu son ana kadar bilmemeleri, ama o an geldiğinde de bunu koşulsuz kabullenmeleri gibi. içimde bir yerdeydin sanki ve seni gördüğümde hatırladım. insan 23 saniyede her şeye karar verir mi? veriyormuş demek ki. daha önce de yazmıştım zaten, film gibi bizim hikayemiz. yemin ederim, uzun metrajlı iki film çıkar bizden.
geldiğinde yine büyükada'ya gidelim. ama bu sefer yavaş çıkalım lütfen. yoksa bu mevsimde yukarı çıkana kadar üç kilo su kaybederiz * bi de pinkiğe gidelim. ikimiz sadece. serelim örtüyü yere, uzanalım çimlerin üstüne.
bildiğin güzel bir yer var mı??
seninleyken mutluyum. çünkü hayatıma renk katıyorsun. her şey daha bir güzel geliyor artık senleyken. hani sebepsiz mutluluk derler ya, sebepsiz değil işte. yalnız ölmeyecek olma düşüncesi bu mutluluğu yaratan. çünkü bencillik öyle bir şey ki, bir kaptırdın mı exponential gidiyor, kurtaramıyorsun kendini. bencilleştikçe daha da bencilleşiyorsun ve karşına gelen fırsatları da bu yüzden atıyorsun bir kenara. her durumda kendini kurtarma, kendine döndürme.. hep böyleydi 9 ay öncesine kadar. hatta senle tanıştığımız bir kaç gün içinde de böyleydi. sonra sendeki güzelliğin, cömertliğin farkına vardım. karşılığında benim hakkımda ufak ufak şeyler kazanmak pahasına tüm kalbini bana açtın. normalde farkına varmam imkansızdı, ama o kadar karşılıksız açtın ki kendini bana, ben de sana açmasam hakikaten büyük adilik olurdu.
seninleyken huzurluyum. çünkü içimdeki boşluğu dolduruyorsun. aslında içimdeki boşluğa cuk oturdun diyebilirim. zaten kucağıma da cuk oturuyorsun, sanki senin için özel dizayn edilmiş gibi * senleyken 20-30 yıl sonrasına baktığımda yalnız olacağımı görmüyorum. evimiz, çocuklarımız, biz.. her şey olması gerektiği gibi gidiyor. birer birer gerçekleşiyor istediklerimiz. gerçi senin okulun gerçekleşmesine daha var, ama zaten senin bu çalışmanla o da rahatça olacak. sana en çok güvendiğim konulardan biridir derslerdeki başarın *
sana güvendiğim bir diğer konu da; temizliğin. o kadar saf, o kadar durusun ki, insan senden bir kötülük gelebileceğine inanamaz. ki öyle de zaten. bu kadar temiz kalpli olman, hele ki böyle bir zamanda, nasıl mümkün olabilir hala şaşıyorum. böyle bir kızı sevmemek mümkün mü?
en çok da seninle tatil yapmak istiyorum. şöyle insanların pek uğramadığı bir pansiyonda, ya da olimpos'ta bir bungalowda, ya da arabamıza attığımız çadırımızla, canımızın istediği yerde durup istediğimiz yerde gezerek.. sadece ikimizin olduğu bir tatil. gündüz bol bol uyuruz, akşama doğru da kalkarız. gece bi kumsala atarız kendimizi. elimize de alırız şarap şişelerini. akşam sana ateş de yakarım hem *
hayatımda aldığım en iyi ve en hızlı karar, sanırım sensin. nasıl olduğunu ben de bilmiyorum. son beşlinin cylon olduğunu son ana kadar bilmemeleri, ama o an geldiğinde de bunu koşulsuz kabullenmeleri gibi. içimde bir yerdeydin sanki ve seni gördüğümde hatırladım. insan 23 saniyede her şeye karar verir mi? veriyormuş demek ki. daha önce de yazmıştım zaten, film gibi bizim hikayemiz. yemin ederim, uzun metrajlı iki film çıkar bizden.
geldiğinde yine büyükada'ya gidelim. ama bu sefer yavaş çıkalım lütfen. yoksa bu mevsimde yukarı çıkana kadar üç kilo su kaybederiz * bi de pinkiğe gidelim. ikimiz sadece. serelim örtüyü yere, uzanalım çimlerin üstüne.
bildiğin güzel bir yer var mı??
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar