bugün
- kadınlar yüzünden sözlüğün bu halde olması7
- apo idam edilmeli12
- sözlükle ilgili endişeler6
- sözlüğün en sevilen yazarı28
- gta 65
- savunduğu her fikrin doğru olduğuna inanan insan4
- trabzonspor10
- turhan çömez'in msb lobi anlaşması iddiası2
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi22
- ingilizler3
- sorgulayan aklı insana kim verdi18
- ateistlerin yaşama amacı24
- teröriste sövmek artık yasak23
- 27 ağustos 2026 ferencvaros trabzonspor maçı6
- sözlüğün siyasallaşması4
- öfke6
- cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde revizyon11
- sözlüğe küsmek15
- kıskanılan nickler2
- velvet17
- gayler5
- 2027 sözlük kuralları2
- bir kızın kucağınıza oturması6
- fatih tekke2
- erdoğan'a makarna için oy verildiğini sanan tip2
- flört uygulaması eşleşme verisi2
- kafayı kurtarmak2
- hoşlanılan kızın kucağına oturmak4
- solu kürt alevi ermeni üçgeninden kurtarmak3
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı48
- ölen porno yıldızının ruhunu çağırmak4
- sözlük'ün erkek tipsizleri ve çirkinleri8
- saraca'nın şeklinin ve tipinin değişmesi7
- yeter ulan artık19
- reisçi yazarın siyasi olmayan entryleri3
- katatespizartmasi5
- mutlu olmak isteyenlere tavsiyeler3
- tcmb rezervleri 188 4 milyar dolar5
- fenerbahçe vs galatasaray19
- fenerin sanki bizi biraz fazla rezil etmesi19
- yapay zek'ya göre türkiye'nin işgal altında olmasi7
- apoya küfür edince sinirlenen akpliler ve mhpliler11
- paraya bakan kızlar3
- fenerbahçe25
- tarihin en kötü lyonu14
- ofsaytımsı7
- kürtse de kürt insan seçiyor mu doğarken nolcağını4
- merhaba arkadaşlar4
- yeni parti cb adayının başa gelmesi2
- babadan alınan nasihatler4
Bir mehmed alagaş yazısıdır.
Her ifadenin insanda çağnştırdığı bazı anlamlar, bazı görüntüler vardır. Kimi zaman ifade aynı olmasına rağmen, bu ifadenin insanlarda yankılanması farklı olabilmektedir. Tabi ki şimdi bunun üzerinde duracak ve bazı örneklerle bunun sosyopsikolojik nedenlerini açıklayacak değilim. Çünkü nedenleri açıklanmasa da, yaşanan bir hadisedir bu!.
Bu kısacık yazıda, özellikle şehirlerarası yolculuk yaparken karşılaştığım bir ifade üzerinde durmak istiyorum. Geniş dağ yataklanna kireçli taşlarla yazılan bu büyük ifade, iki kelimeden meydana geliyor.,
Yüzlerce askerin, binlerce taşı bir araya getirerek ve kireçle boyayarak büyük büyük harflerle yazdıkları bu ifadeyi, sanırım birçok insanımız da görmüştür. Yukarıda da belirttiğim gibi, bu ifade ile ne anlatılmak istendiği veya bu ifadeyi okuyanların ne anladığı yine kişilere göre değişebilmektedir.
Mesela bu ifadenin bende çağrıştırdığı anlamı veya bu ifadenin bende yankılanmasını değerlendirecek olursam; belki de bendeki bu yankılanma, hiç kimsenin karşılaşmadığı bir yankılanmadır!. Çünkü bu ifadeyle nerede karşılaşsam, hep aynı garip görüntüler ve hep aynı garip sesler geliyor kulağıma!. Yolculuk yaparken, genel olarak pencere kenarına otururum. işte bu yolculuklarım esnasında, otobüsün penceresinden dışarılara bakarken ve dışarıların halini düşünürken, dağ yamaçlarındaki bu koskoca ifadeyi görüyorum.
Önce vatan
Aklımı (yine Ankara'ya) kaçınyorum!. Büyük, pek büyük bir yemek salonuna giriyorum. Önce etrafıma bakmıyorum. Ortadaki geniş masa ve masanın nakışlan dikkatimi çekiyor. Acaba ağaç oyma mı? diyerek sokuluyorum masaya.,
I ııh, ağaç oyma değil.
Şeref ve haysiyet olmadan, namus ve vicdan oymadan meydana geliyor masanın nakışlan!.
Masanın üzeri, beyaz, bembeyaz emek üzerine, kırmızı ve kara, kapkara zulüm kakmalarla bezenmiş.
Masanın etrafında ise, kimilerinin Sevgili büyüklerimiz, kimilerinin Sayın efendilerimiz,
kimilerinin Filanca işadamımız dedikleri, seçkin namussuzlar oturmakta!.
Ellerindeki çatal ve bıçaklarla, yemek servisini bekliyorlar. Bunlann karşısında süklüm-püklüm durmayı bir sanat olarak algılayan garsonlar ise, papyonu andıran tasmaianyla masaya yaklaşarak ve çeşitli dillerdeki aynı ifadeyi tekrarlayarak, masadaki efendilerine soruyorlar.
Sayın efendilerimiz, ne yersiniz?
Masadaki namussuzlar için, ne güzel bir sorudur bu!.
Ağızlan bir anda sulanmış ve salyalan akmaya başlamıştır! .
Ne yediklerinin ve ne yiyeceklerinin bilincinde oldukları için, hiç düşünmeden ve hiç düşünmeye gerek duymadan hepbir ağızdan cevap verirler.,
Önce vatan!.
Önce vatan!.. (Sonra vatandaş!.)
Her ifadenin insanda çağnştırdığı bazı anlamlar, bazı görüntüler vardır. Kimi zaman ifade aynı olmasına rağmen, bu ifadenin insanlarda yankılanması farklı olabilmektedir. Tabi ki şimdi bunun üzerinde duracak ve bazı örneklerle bunun sosyopsikolojik nedenlerini açıklayacak değilim. Çünkü nedenleri açıklanmasa da, yaşanan bir hadisedir bu!.
Bu kısacık yazıda, özellikle şehirlerarası yolculuk yaparken karşılaştığım bir ifade üzerinde durmak istiyorum. Geniş dağ yataklanna kireçli taşlarla yazılan bu büyük ifade, iki kelimeden meydana geliyor.,
Yüzlerce askerin, binlerce taşı bir araya getirerek ve kireçle boyayarak büyük büyük harflerle yazdıkları bu ifadeyi, sanırım birçok insanımız da görmüştür. Yukarıda da belirttiğim gibi, bu ifade ile ne anlatılmak istendiği veya bu ifadeyi okuyanların ne anladığı yine kişilere göre değişebilmektedir.
Mesela bu ifadenin bende çağrıştırdığı anlamı veya bu ifadenin bende yankılanmasını değerlendirecek olursam; belki de bendeki bu yankılanma, hiç kimsenin karşılaşmadığı bir yankılanmadır!. Çünkü bu ifadeyle nerede karşılaşsam, hep aynı garip görüntüler ve hep aynı garip sesler geliyor kulağıma!. Yolculuk yaparken, genel olarak pencere kenarına otururum. işte bu yolculuklarım esnasında, otobüsün penceresinden dışarılara bakarken ve dışarıların halini düşünürken, dağ yamaçlarındaki bu koskoca ifadeyi görüyorum.
Önce vatan
Aklımı (yine Ankara'ya) kaçınyorum!. Büyük, pek büyük bir yemek salonuna giriyorum. Önce etrafıma bakmıyorum. Ortadaki geniş masa ve masanın nakışlan dikkatimi çekiyor. Acaba ağaç oyma mı? diyerek sokuluyorum masaya.,
I ııh, ağaç oyma değil.
Şeref ve haysiyet olmadan, namus ve vicdan oymadan meydana geliyor masanın nakışlan!.
Masanın üzeri, beyaz, bembeyaz emek üzerine, kırmızı ve kara, kapkara zulüm kakmalarla bezenmiş.
Masanın etrafında ise, kimilerinin Sevgili büyüklerimiz, kimilerinin Sayın efendilerimiz,
kimilerinin Filanca işadamımız dedikleri, seçkin namussuzlar oturmakta!.
Ellerindeki çatal ve bıçaklarla, yemek servisini bekliyorlar. Bunlann karşısında süklüm-püklüm durmayı bir sanat olarak algılayan garsonlar ise, papyonu andıran tasmaianyla masaya yaklaşarak ve çeşitli dillerdeki aynı ifadeyi tekrarlayarak, masadaki efendilerine soruyorlar.
Sayın efendilerimiz, ne yersiniz?
Masadaki namussuzlar için, ne güzel bir sorudur bu!.
Ağızlan bir anda sulanmış ve salyalan akmaya başlamıştır! .
Ne yediklerinin ve ne yiyeceklerinin bilincinde oldukları için, hiç düşünmeden ve hiç düşünmeye gerek duymadan hepbir ağızdan cevap verirler.,
Önce vatan!.
Önce vatan!.. (Sonra vatandaş!.)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar