bugün
- artık kürt sorunu yoktur14
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı40
- sözlük yazarlarının kavgalık ayakkabıları9
- sözlükteki ilişki skandalı36
- etiler3
- yazarların kavga başlatmak için ilk sözleri7
- 2026 victoria s secret fashion show mankenleri9
- bir kıza alınabilecek en iyi hediye5
- levent kırca3
- doktorluğu en zor tıbbi branş15
- çok kötü ve kırgın hissettiğinizde ne yapıyorsunuz16
- ekrem imamoğlu10
- hırt7
- kamyon kasasında almanya'ya kaçak gitmek2
- tc kimlik numarası ile sigara almak12
- yarın nikahı basarım denilebilen kadın özellikleri6
- filistin57
- judas'ın ölmesi3
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak6
- ak partili yahşihan belediyesine operasyon8
- selam verme zorunluluğu6
- suudi prensine dokunmak3
- ehliyetsiz araba kullanmak9
- kahvaltıda çilek dolgulu donut yemek3
- denetimsizlik insanları namussuz yapar4
- bu milletin kedi merakı6
- diamond bosphorus denince akla gelenler39
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek7
- zor günlerden geçenlerin bildiği en iyi şey7
- sabah sabah 500g çikolatalı puding yemek15
- kışlıkları çıkartmak4
- grup sekse davet eden sözlük yazarı6
- bugün öğlen ne yesem anketi3
- öbür sözlükten gelen kız5
- yazarların sabah kahvaltıları7
- toby kebbell'a olan inanılmaz aşkım5
- ak parti mitingine gitmek6
- kim milyoner olmak ister4
- trafikte kavga etmek5
- boşanmış çocuklu kadınla evlenmek6
- şarapçı simkobey2
- keşke geri dönse dediğiniz yazarlar16
- dayanabilirsen dayan ali cabbar3
- özel sektörde işçi olarak çalışmak2
- gece vakti 5 tane sigaranın kalması4
- adamlık4
- x tadında adamsın2
- keko bir erkek tarafından sevilmek16
- karton toplayan piç5
- pazartesi sabahi hasta uyanmak5
Bir mehmed alagaş yazısıdır.
Her ifadenin insanda çağnştırdığı bazı anlamlar, bazı görüntüler vardır. Kimi zaman ifade aynı olmasına rağmen, bu ifadenin insanlarda yankılanması farklı olabilmektedir. Tabi ki şimdi bunun üzerinde duracak ve bazı örneklerle bunun sosyopsikolojik nedenlerini açıklayacak değilim. Çünkü nedenleri açıklanmasa da, yaşanan bir hadisedir bu!.
Bu kısacık yazıda, özellikle şehirlerarası yolculuk yaparken karşılaştığım bir ifade üzerinde durmak istiyorum. Geniş dağ yataklanna kireçli taşlarla yazılan bu büyük ifade, iki kelimeden meydana geliyor.,
Yüzlerce askerin, binlerce taşı bir araya getirerek ve kireçle boyayarak büyük büyük harflerle yazdıkları bu ifadeyi, sanırım birçok insanımız da görmüştür. Yukarıda da belirttiğim gibi, bu ifade ile ne anlatılmak istendiği veya bu ifadeyi okuyanların ne anladığı yine kişilere göre değişebilmektedir.
Mesela bu ifadenin bende çağrıştırdığı anlamı veya bu ifadenin bende yankılanmasını değerlendirecek olursam; belki de bendeki bu yankılanma, hiç kimsenin karşılaşmadığı bir yankılanmadır!. Çünkü bu ifadeyle nerede karşılaşsam, hep aynı garip görüntüler ve hep aynı garip sesler geliyor kulağıma!. Yolculuk yaparken, genel olarak pencere kenarına otururum. işte bu yolculuklarım esnasında, otobüsün penceresinden dışarılara bakarken ve dışarıların halini düşünürken, dağ yamaçlarındaki bu koskoca ifadeyi görüyorum.
Önce vatan
Aklımı (yine Ankara'ya) kaçınyorum!. Büyük, pek büyük bir yemek salonuna giriyorum. Önce etrafıma bakmıyorum. Ortadaki geniş masa ve masanın nakışlan dikkatimi çekiyor. Acaba ağaç oyma mı? diyerek sokuluyorum masaya.,
I ııh, ağaç oyma değil.
Şeref ve haysiyet olmadan, namus ve vicdan oymadan meydana geliyor masanın nakışlan!.
Masanın üzeri, beyaz, bembeyaz emek üzerine, kırmızı ve kara, kapkara zulüm kakmalarla bezenmiş.
Masanın etrafında ise, kimilerinin Sevgili büyüklerimiz, kimilerinin Sayın efendilerimiz,
kimilerinin Filanca işadamımız dedikleri, seçkin namussuzlar oturmakta!.
Ellerindeki çatal ve bıçaklarla, yemek servisini bekliyorlar. Bunlann karşısında süklüm-püklüm durmayı bir sanat olarak algılayan garsonlar ise, papyonu andıran tasmaianyla masaya yaklaşarak ve çeşitli dillerdeki aynı ifadeyi tekrarlayarak, masadaki efendilerine soruyorlar.
Sayın efendilerimiz, ne yersiniz?
Masadaki namussuzlar için, ne güzel bir sorudur bu!.
Ağızlan bir anda sulanmış ve salyalan akmaya başlamıştır! .
Ne yediklerinin ve ne yiyeceklerinin bilincinde oldukları için, hiç düşünmeden ve hiç düşünmeye gerek duymadan hepbir ağızdan cevap verirler.,
Önce vatan!.
Önce vatan!.. (Sonra vatandaş!.)
Her ifadenin insanda çağnştırdığı bazı anlamlar, bazı görüntüler vardır. Kimi zaman ifade aynı olmasına rağmen, bu ifadenin insanlarda yankılanması farklı olabilmektedir. Tabi ki şimdi bunun üzerinde duracak ve bazı örneklerle bunun sosyopsikolojik nedenlerini açıklayacak değilim. Çünkü nedenleri açıklanmasa da, yaşanan bir hadisedir bu!.
Bu kısacık yazıda, özellikle şehirlerarası yolculuk yaparken karşılaştığım bir ifade üzerinde durmak istiyorum. Geniş dağ yataklanna kireçli taşlarla yazılan bu büyük ifade, iki kelimeden meydana geliyor.,
Yüzlerce askerin, binlerce taşı bir araya getirerek ve kireçle boyayarak büyük büyük harflerle yazdıkları bu ifadeyi, sanırım birçok insanımız da görmüştür. Yukarıda da belirttiğim gibi, bu ifade ile ne anlatılmak istendiği veya bu ifadeyi okuyanların ne anladığı yine kişilere göre değişebilmektedir.
Mesela bu ifadenin bende çağrıştırdığı anlamı veya bu ifadenin bende yankılanmasını değerlendirecek olursam; belki de bendeki bu yankılanma, hiç kimsenin karşılaşmadığı bir yankılanmadır!. Çünkü bu ifadeyle nerede karşılaşsam, hep aynı garip görüntüler ve hep aynı garip sesler geliyor kulağıma!. Yolculuk yaparken, genel olarak pencere kenarına otururum. işte bu yolculuklarım esnasında, otobüsün penceresinden dışarılara bakarken ve dışarıların halini düşünürken, dağ yamaçlarındaki bu koskoca ifadeyi görüyorum.
Önce vatan
Aklımı (yine Ankara'ya) kaçınyorum!. Büyük, pek büyük bir yemek salonuna giriyorum. Önce etrafıma bakmıyorum. Ortadaki geniş masa ve masanın nakışlan dikkatimi çekiyor. Acaba ağaç oyma mı? diyerek sokuluyorum masaya.,
I ııh, ağaç oyma değil.
Şeref ve haysiyet olmadan, namus ve vicdan oymadan meydana geliyor masanın nakışlan!.
Masanın üzeri, beyaz, bembeyaz emek üzerine, kırmızı ve kara, kapkara zulüm kakmalarla bezenmiş.
Masanın etrafında ise, kimilerinin Sevgili büyüklerimiz, kimilerinin Sayın efendilerimiz,
kimilerinin Filanca işadamımız dedikleri, seçkin namussuzlar oturmakta!.
Ellerindeki çatal ve bıçaklarla, yemek servisini bekliyorlar. Bunlann karşısında süklüm-püklüm durmayı bir sanat olarak algılayan garsonlar ise, papyonu andıran tasmaianyla masaya yaklaşarak ve çeşitli dillerdeki aynı ifadeyi tekrarlayarak, masadaki efendilerine soruyorlar.
Sayın efendilerimiz, ne yersiniz?
Masadaki namussuzlar için, ne güzel bir sorudur bu!.
Ağızlan bir anda sulanmış ve salyalan akmaya başlamıştır! .
Ne yediklerinin ve ne yiyeceklerinin bilincinde oldukları için, hiç düşünmeden ve hiç düşünmeye gerek duymadan hepbir ağızdan cevap verirler.,
Önce vatan!.
Önce vatan!.. (Sonra vatandaş!.)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar