bugün
- kadınları itici yapan detaylar10
- anlayışlı bir insanı sürekli sınamak5
- vadesini doldurmuş kibir5
- 6 haziran 20264
- sıcakta deri montla gezmek7
- arapperest kişilik bozukluğu semptomları7
- yasemin sakallıoğlu6
- taşkınlığı keşfeden zihin4
- büyük günah işleyen kimsenin durumu2
- degersiz hissettirmek2
- küçük memedeki hayat doluluk4
- 5 haziran 2026 ekrem imamoğlu'na kurulan kumpas5
- mossad'ın pkk planını türkiye'ye kim sızdırdığı2
- birader hedesi3
- sözlüğün en kötü yazarları6
- tip hariç kadınları aşık ettirebilecek şeyler8
- beyaz tenli olmak6
- rümeysa eker11
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- görünme arzusu ve bilinme korkusu arasındaki araf2
- dem partiyi konsolide etmek2
- musa anter'i nasıl bilirdiniz2
- kürtçe ıslık çaldığı için hapsi istenen kürt2
- flört uygulamalarında algoritma hatası2
- nez2
- güne bir söz bırak2
- kırmızı3
- kolayca doğrulanamaz ezoterik bilgiler5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle40
- kusurlarına rağmen sevmek4
- boş kategoriler kullanan toplum2
- başarılı gelecek öngörüleri4
- bulgarların edirne'ye akın etmesi3
- tanımlar mezarlığı2
- cumhurbaşkanlığı himayeleri2
- modern felsefede tefekkür olmaması2
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- uludağ sözlük'ün kaliteli bir sözlük olması4
- takvim yaprağındaki yavan yemek isimleri2
- senin yaralarını ben saracağım diyen kadın4
- ilgisiz gözlerin gördüğü yıldız2
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- evrensel bezginlik anında geneleve gitmek2
- müslüm dinleyip kendini jiletlemek2
- suca suruklenen cocuk3
- fenerbahçe3
- sahte varoluş2
- karımı döverim kime ne3
- murat soner6
- memesini küçülten kadına kocasının sitem etmesi8
Turistlerin kendilerine yönelttikleri ilginç soruları "Turist Rehberleri Birliği"nin internet sitesine taşıyan rehberler, başlarından geçen ilginç anıları okuyucularla paylaşıyor.
Turist Rehberleri Birliğinin "http://www.tureb.net" adlı internet sitesinde "Turistler tarafından sorulan ilginç sorular" başlığıyla yer alan bölümde, rehberlerinin yaşadıkları ilginç anılara yer veriliyor.
Sitede, turistlerin rehberlere yönelttiği ilginç sorulardan bazıları şöyle:
-Semazenlerin RPM"i (dakikadaki dönme hızı) kaç?
-izmir Kordonda yürürken bir soru gelir: "Rakım kaç?" -Şehirlerarası yolda otobüsle giderken etrafta koyun ve keçi sürüleri vardır. Bir soru yükselir arkadan: "Koyunlar mı yoksa keçiler mi önce otlatmaya götürülür?" -Otobüste askerlik hizmetlerini anlatıyorum. Subayları soruyorlar anlatıyorum. Bir başkası kadın subay olup olmadığını soruyor. Onları da anlatıyorum. Derken bir başka soru geliyor: "Kadın subaylar çocuk doğurunca ne oluyor?" Benim yanıt: "Anne oluyorlar" -Yolda giderken yığınlar halinde toplanmış soğanları ayrıştıran insanları görüp fotoğraflarını çekmek için durduğumuzda turist sorar: "Bunlar ağaçta mı yetişiyor?" -Yağmurlu bir havada Aspendos ziyaretinin ardından Köprüçay Nehrinin yanındaki restoranda yemek yerken nehrin diğer tarafında yağmur altında insanlar görürüz. Aynı masada yemek yediğimiz turistlerden biri şöyle der: "Aa! Nehrin öteki tarafında biri var. Oraya nasıl geçti acaba" -Turist saksağanı göstererek bir soru soruyor: "Siz bu kuşa ne diyorsunuz?" Türkçesinin turistin işine yaramayacağını düşünerek ingilizcesini söylüyorum: "Magpie" Turist çok şaşırıyor: "Gerçekten mi? Biz de ona magpie diyoruz" -Ege-Akdeniz turunda arkadaşımın grubundaki misafirlerden biri garsona, açık büfe kahvaltı esnasında "çay bitmiş ama" der, garsonun cevabı şudur: "O kadar içerseniz biter tabii kardeşim" -Tekne turumda sürekli sorun çıkarmaya programlanmış bir amcamız benden gazeteyi okuduktan sonra kendisine vermemi rica etti. Ben de kibar bir şekilde daha okumadan kendisine uzattım. 5 dakika sonra gelen tepki şuydu, "Bu ne kardeşim bu kadar ufak yazılı gazete mi olur?" -Beylerbeyi Sarayının rıhtımından boğaz içinin güzelliklerine bakıp fotoğraflarken gruptan bir amcam düşünceli yanıma geldi, "Burasının rakımı kaç acaba?" Bir saniye müsaade deyip eğilip elimle rıhtımı ölçüp adama dönüp, "2 karış" dedim.
-Kapadokya turumuz sırasında Amerikada yaşayan Çinlilerden biri gördüğümüz inek sürüleri için "bunlar at mı?" ve tarlalardaki buğdaylar içinse "bunlar ot mu?" diye sayısını hatırlayamayacağım kadar defalarca sordu. Herhalde o gün hayatımdaki en sabırlı olabileceğim günlerden biriydi.
-Japon misafirimiz Konyadaki düz ovayı buğday tarlalarını görünce der ki:
"Rehber bey bu tarlalar helikopterle mi ekiliyor yoksa uçakla mı ekiliyor?" Benim cevabım, "uzay gemisiyle ekiliyor" oluyor ve herkes gülecek diye beklerken kimseden çıt yok.
-Derinkuyuda en alt kattayız. Adam soruyor, "Bu yer altı şehri yukarıdan aşağıya doğru mu, aşağıdan yukarıya doğru mu kazılmış?" Grup kırıldı tabii gülmekten. Ben de şöyle cevap verdim, "Yarısı yukarıdan, yarısı aşağıdan başlamış, ortada buluşmuşlar."
--spoiler--
http://www.milliyet.com.t...07/05/01/son/sonyas07.asp
--spoiler--
Turist Rehberleri Birliğinin "http://www.tureb.net" adlı internet sitesinde "Turistler tarafından sorulan ilginç sorular" başlığıyla yer alan bölümde, rehberlerinin yaşadıkları ilginç anılara yer veriliyor.
Sitede, turistlerin rehberlere yönelttiği ilginç sorulardan bazıları şöyle:
-Semazenlerin RPM"i (dakikadaki dönme hızı) kaç?
-izmir Kordonda yürürken bir soru gelir: "Rakım kaç?" -Şehirlerarası yolda otobüsle giderken etrafta koyun ve keçi sürüleri vardır. Bir soru yükselir arkadan: "Koyunlar mı yoksa keçiler mi önce otlatmaya götürülür?" -Otobüste askerlik hizmetlerini anlatıyorum. Subayları soruyorlar anlatıyorum. Bir başkası kadın subay olup olmadığını soruyor. Onları da anlatıyorum. Derken bir başka soru geliyor: "Kadın subaylar çocuk doğurunca ne oluyor?" Benim yanıt: "Anne oluyorlar" -Yolda giderken yığınlar halinde toplanmış soğanları ayrıştıran insanları görüp fotoğraflarını çekmek için durduğumuzda turist sorar: "Bunlar ağaçta mı yetişiyor?" -Yağmurlu bir havada Aspendos ziyaretinin ardından Köprüçay Nehrinin yanındaki restoranda yemek yerken nehrin diğer tarafında yağmur altında insanlar görürüz. Aynı masada yemek yediğimiz turistlerden biri şöyle der: "Aa! Nehrin öteki tarafında biri var. Oraya nasıl geçti acaba" -Turist saksağanı göstererek bir soru soruyor: "Siz bu kuşa ne diyorsunuz?" Türkçesinin turistin işine yaramayacağını düşünerek ingilizcesini söylüyorum: "Magpie" Turist çok şaşırıyor: "Gerçekten mi? Biz de ona magpie diyoruz" -Ege-Akdeniz turunda arkadaşımın grubundaki misafirlerden biri garsona, açık büfe kahvaltı esnasında "çay bitmiş ama" der, garsonun cevabı şudur: "O kadar içerseniz biter tabii kardeşim" -Tekne turumda sürekli sorun çıkarmaya programlanmış bir amcamız benden gazeteyi okuduktan sonra kendisine vermemi rica etti. Ben de kibar bir şekilde daha okumadan kendisine uzattım. 5 dakika sonra gelen tepki şuydu, "Bu ne kardeşim bu kadar ufak yazılı gazete mi olur?" -Beylerbeyi Sarayının rıhtımından boğaz içinin güzelliklerine bakıp fotoğraflarken gruptan bir amcam düşünceli yanıma geldi, "Burasının rakımı kaç acaba?" Bir saniye müsaade deyip eğilip elimle rıhtımı ölçüp adama dönüp, "2 karış" dedim.
-Kapadokya turumuz sırasında Amerikada yaşayan Çinlilerden biri gördüğümüz inek sürüleri için "bunlar at mı?" ve tarlalardaki buğdaylar içinse "bunlar ot mu?" diye sayısını hatırlayamayacağım kadar defalarca sordu. Herhalde o gün hayatımdaki en sabırlı olabileceğim günlerden biriydi.
-Japon misafirimiz Konyadaki düz ovayı buğday tarlalarını görünce der ki:
"Rehber bey bu tarlalar helikopterle mi ekiliyor yoksa uçakla mı ekiliyor?" Benim cevabım, "uzay gemisiyle ekiliyor" oluyor ve herkes gülecek diye beklerken kimseden çıt yok.
-Derinkuyuda en alt kattayız. Adam soruyor, "Bu yer altı şehri yukarıdan aşağıya doğru mu, aşağıdan yukarıya doğru mu kazılmış?" Grup kırıldı tabii gülmekten. Ben de şöyle cevap verdim, "Yarısı yukarıdan, yarısı aşağıdan başlamış, ortada buluşmuşlar."
--spoiler--
http://www.milliyet.com.t...07/05/01/son/sonyas07.asp
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
