bugün
- bik bik'in kraliçe olması11
- sarı tekerin yazar olamaması8
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu7
- kolye142
- asla evlenilmeyecek kızlar10
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi19
- ıpkis'in bir işe yaramaması9
- hacker saldırısı gazileri7
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak4
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası4
- cep telefonu22
- usualsuspectsin mod olması6
- zall'ın makara yapması6
- erzurum da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı3
- fenerbahçe organize troll örgütü3
- nokia20
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması4
- usualsuspects'in ayağı3
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- bilim3
- uzay3
- ay3
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- usualsuspects aslan parçası2
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız5
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- jagermeister3
- semih kılıçsoy3
- fon vurgunu24
- esaretin bedeli5
- rus salatası yiyecek kadar midesiz olmak2
- son parti4
- asansörde susma zorunluluğu3
- zall'ın otuz daireyle köşeyi dönmesi2
- istersem sozlugu hacklerim5
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- konya denilince akla gelenler7
- mars2
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri6
- tiyatroya gitmek3
- türkiye19
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- fransa6
- 20013
- kuzey kıbrıs türk cumhuriyeti2
- samsunspor3
Turistlerin kendilerine yönelttikleri ilginç soruları "Turist Rehberleri Birliği"nin internet sitesine taşıyan rehberler, başlarından geçen ilginç anıları okuyucularla paylaşıyor.
Turist Rehberleri Birliğinin "http://www.tureb.net" adlı internet sitesinde "Turistler tarafından sorulan ilginç sorular" başlığıyla yer alan bölümde, rehberlerinin yaşadıkları ilginç anılara yer veriliyor.
Sitede, turistlerin rehberlere yönelttiği ilginç sorulardan bazıları şöyle:
-Semazenlerin RPM"i (dakikadaki dönme hızı) kaç?
-izmir Kordonda yürürken bir soru gelir: "Rakım kaç?" -Şehirlerarası yolda otobüsle giderken etrafta koyun ve keçi sürüleri vardır. Bir soru yükselir arkadan: "Koyunlar mı yoksa keçiler mi önce otlatmaya götürülür?" -Otobüste askerlik hizmetlerini anlatıyorum. Subayları soruyorlar anlatıyorum. Bir başkası kadın subay olup olmadığını soruyor. Onları da anlatıyorum. Derken bir başka soru geliyor: "Kadın subaylar çocuk doğurunca ne oluyor?" Benim yanıt: "Anne oluyorlar" -Yolda giderken yığınlar halinde toplanmış soğanları ayrıştıran insanları görüp fotoğraflarını çekmek için durduğumuzda turist sorar: "Bunlar ağaçta mı yetişiyor?" -Yağmurlu bir havada Aspendos ziyaretinin ardından Köprüçay Nehrinin yanındaki restoranda yemek yerken nehrin diğer tarafında yağmur altında insanlar görürüz. Aynı masada yemek yediğimiz turistlerden biri şöyle der: "Aa! Nehrin öteki tarafında biri var. Oraya nasıl geçti acaba" -Turist saksağanı göstererek bir soru soruyor: "Siz bu kuşa ne diyorsunuz?" Türkçesinin turistin işine yaramayacağını düşünerek ingilizcesini söylüyorum: "Magpie" Turist çok şaşırıyor: "Gerçekten mi? Biz de ona magpie diyoruz" -Ege-Akdeniz turunda arkadaşımın grubundaki misafirlerden biri garsona, açık büfe kahvaltı esnasında "çay bitmiş ama" der, garsonun cevabı şudur: "O kadar içerseniz biter tabii kardeşim" -Tekne turumda sürekli sorun çıkarmaya programlanmış bir amcamız benden gazeteyi okuduktan sonra kendisine vermemi rica etti. Ben de kibar bir şekilde daha okumadan kendisine uzattım. 5 dakika sonra gelen tepki şuydu, "Bu ne kardeşim bu kadar ufak yazılı gazete mi olur?" -Beylerbeyi Sarayının rıhtımından boğaz içinin güzelliklerine bakıp fotoğraflarken gruptan bir amcam düşünceli yanıma geldi, "Burasının rakımı kaç acaba?" Bir saniye müsaade deyip eğilip elimle rıhtımı ölçüp adama dönüp, "2 karış" dedim.
-Kapadokya turumuz sırasında Amerikada yaşayan Çinlilerden biri gördüğümüz inek sürüleri için "bunlar at mı?" ve tarlalardaki buğdaylar içinse "bunlar ot mu?" diye sayısını hatırlayamayacağım kadar defalarca sordu. Herhalde o gün hayatımdaki en sabırlı olabileceğim günlerden biriydi.
-Japon misafirimiz Konyadaki düz ovayı buğday tarlalarını görünce der ki:
"Rehber bey bu tarlalar helikopterle mi ekiliyor yoksa uçakla mı ekiliyor?" Benim cevabım, "uzay gemisiyle ekiliyor" oluyor ve herkes gülecek diye beklerken kimseden çıt yok.
-Derinkuyuda en alt kattayız. Adam soruyor, "Bu yer altı şehri yukarıdan aşağıya doğru mu, aşağıdan yukarıya doğru mu kazılmış?" Grup kırıldı tabii gülmekten. Ben de şöyle cevap verdim, "Yarısı yukarıdan, yarısı aşağıdan başlamış, ortada buluşmuşlar."
--spoiler--
http://www.milliyet.com.t...07/05/01/son/sonyas07.asp
--spoiler--
Turist Rehberleri Birliğinin "http://www.tureb.net" adlı internet sitesinde "Turistler tarafından sorulan ilginç sorular" başlığıyla yer alan bölümde, rehberlerinin yaşadıkları ilginç anılara yer veriliyor.
Sitede, turistlerin rehberlere yönelttiği ilginç sorulardan bazıları şöyle:
-Semazenlerin RPM"i (dakikadaki dönme hızı) kaç?
-izmir Kordonda yürürken bir soru gelir: "Rakım kaç?" -Şehirlerarası yolda otobüsle giderken etrafta koyun ve keçi sürüleri vardır. Bir soru yükselir arkadan: "Koyunlar mı yoksa keçiler mi önce otlatmaya götürülür?" -Otobüste askerlik hizmetlerini anlatıyorum. Subayları soruyorlar anlatıyorum. Bir başkası kadın subay olup olmadığını soruyor. Onları da anlatıyorum. Derken bir başka soru geliyor: "Kadın subaylar çocuk doğurunca ne oluyor?" Benim yanıt: "Anne oluyorlar" -Yolda giderken yığınlar halinde toplanmış soğanları ayrıştıran insanları görüp fotoğraflarını çekmek için durduğumuzda turist sorar: "Bunlar ağaçta mı yetişiyor?" -Yağmurlu bir havada Aspendos ziyaretinin ardından Köprüçay Nehrinin yanındaki restoranda yemek yerken nehrin diğer tarafında yağmur altında insanlar görürüz. Aynı masada yemek yediğimiz turistlerden biri şöyle der: "Aa! Nehrin öteki tarafında biri var. Oraya nasıl geçti acaba" -Turist saksağanı göstererek bir soru soruyor: "Siz bu kuşa ne diyorsunuz?" Türkçesinin turistin işine yaramayacağını düşünerek ingilizcesini söylüyorum: "Magpie" Turist çok şaşırıyor: "Gerçekten mi? Biz de ona magpie diyoruz" -Ege-Akdeniz turunda arkadaşımın grubundaki misafirlerden biri garsona, açık büfe kahvaltı esnasında "çay bitmiş ama" der, garsonun cevabı şudur: "O kadar içerseniz biter tabii kardeşim" -Tekne turumda sürekli sorun çıkarmaya programlanmış bir amcamız benden gazeteyi okuduktan sonra kendisine vermemi rica etti. Ben de kibar bir şekilde daha okumadan kendisine uzattım. 5 dakika sonra gelen tepki şuydu, "Bu ne kardeşim bu kadar ufak yazılı gazete mi olur?" -Beylerbeyi Sarayının rıhtımından boğaz içinin güzelliklerine bakıp fotoğraflarken gruptan bir amcam düşünceli yanıma geldi, "Burasının rakımı kaç acaba?" Bir saniye müsaade deyip eğilip elimle rıhtımı ölçüp adama dönüp, "2 karış" dedim.
-Kapadokya turumuz sırasında Amerikada yaşayan Çinlilerden biri gördüğümüz inek sürüleri için "bunlar at mı?" ve tarlalardaki buğdaylar içinse "bunlar ot mu?" diye sayısını hatırlayamayacağım kadar defalarca sordu. Herhalde o gün hayatımdaki en sabırlı olabileceğim günlerden biriydi.
-Japon misafirimiz Konyadaki düz ovayı buğday tarlalarını görünce der ki:
"Rehber bey bu tarlalar helikopterle mi ekiliyor yoksa uçakla mı ekiliyor?" Benim cevabım, "uzay gemisiyle ekiliyor" oluyor ve herkes gülecek diye beklerken kimseden çıt yok.
-Derinkuyuda en alt kattayız. Adam soruyor, "Bu yer altı şehri yukarıdan aşağıya doğru mu, aşağıdan yukarıya doğru mu kazılmış?" Grup kırıldı tabii gülmekten. Ben de şöyle cevap verdim, "Yarısı yukarıdan, yarısı aşağıdan başlamış, ortada buluşmuşlar."
--spoiler--
http://www.milliyet.com.t...07/05/01/son/sonyas07.asp
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar