bugün
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası24
- ilham aliyev17
- fon vurgunu5
- asansörde konuşmama kuralı4
- göztepe7
- küba'nın petrol sektörünü yabancı yatırıma açması3
- kız rolü yapmak3
- çok film izleyen insandan zarar gelmez25
- türkiye de artan okul saldırıları5
- bir bar taburesinde yalnız oturmak4
- rj mitte3
- enerji ve foton uzaylı ırkları3
- sözlük kızlarının kombinleri45
- dünya büyüklüğünde star wars benzeri gezegen2
- insanların uzaylılar tarafından yaratılması3
- hak ettiği değeri görmemiş şarkılar5
- bir şeyler söyle2
- anın görüntüsü21
- sabahları nefret edilen şeyler2
- hungary3
- kendini türk hisseden arap artığı24
- 12 ekim 2026 eyüpspor göztepe maçı14
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı43
- ömer çelik2
- sözlükteki ilişki skandalı37
- platon un mağara alegorisi6
- 45 adet kurabiye11
- sözlükte çirkin kız olmaması13
- eyüpspor 0 göztepe 44
- manisalı erkekler8
- firavun haklıydı12
- sözlüğün ayakları en güzel hatunu3
- diamond bosphorus denince akla gelenler39
- sözlük yazarlarının dehşetül vahşet kombinleri12
- yatağın altındaki canavarla süt içip uyumak3
- ikinci dünya savaşına girseydik neler olurdu7
- filistin57
- gammaz sözlük kızları15
- uludede'ye sorulacak sorular8
- son okunan kitap7
- uludede'nin zebraları giyip yatması8
- gece yatağın altında hatay dürüm gömen cin8
- sevilmeyen yazara pestisitli elma göndermek7
- kesik at kafası7
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek10
- sözlükteki gammaz özelliği11
- artık kürt sorunu yoktur14
- sahte motor yağı8
- arkadaşlar toplanır mısınız konuşma yapacağım8
- ismet gurbuz'e kesik at kafası göndermek5
ingmar bergman ın 1968 çekimi ''kurtların saati'' isminde de çevrilebilecek filmidir. filmin ingilizcedeki ismi ''hour of the wolf'' fakat, ilk ismi bu değil. ilk ismi ''yamyamlar'' olarak da çevirebileciğimiz ''cannibals'' daha sonra ''hour of the wolf'' olmuştur. bu filmlerinde özellikle bir çok filminde de olduğu gibi -bilhassa ''passion of anna'' isimli filmde de- ana nokta ''kişilik parçalanması''dır. bu filmdeki son sahne olan max von sudov'un bir ileri bir geri gidip, kararsız bir şekilde delirmesi bu parçalanmayı mükemmel biçimde ifade etme yeterliliğine sahiptir.
bazı sahneler vardır ki insan varoluşuna derin atıfta bulunurrlar. özellikle max von sudov eşyalarını kayalarla kaplı bir sahilden çiftlikevi ne çıkarırken ki bulunduğu durum. açıkçası bana camus'nun sisfos'unu hatırlattı. bunu yanında ''passion of anna ''isimli filmde de bir arabayı çıkarmaya çalışajn insanların birlikte hareket ettiklerini görürüz..
filmin ilk herşey güzel gitmektedir ama işin ilginç noktasın ondan sonraki sahnelerde değişim birden gelir. bergman'ın yaşadığı ruhsal sıkıntılar onu bilhassa farklı bir yöne doğru itelemiştir. ''paradise island''isimli filminde umutludur, mutludur.. yaşam gücünden bahseder ama bunalımından sonra bu tip etkiler filmlerinde daha fazla hisedilmeye başlar. bu filmde de olduğu gibi..
karakterler genel analmda filmlerinde sanatçılardır. persona daki liv ullman tiyatro oyuncusudur, ''hour of the wolf'' gene bir ressamın etrafında geçer. funny och alexander'da alexander in babasının bir tiyatrosu vardır. ''passion of anna''da erland josepshon fotoğraf ile ilgilenir...
filmin başında ise sudov, ullman a resimler göstermektedir. bu resimler ise daha sonra karşısına çıkacaktır onun. sanatçı'in hem yaatıcılığını sağlayan hem de mücadele etmek zorunda olduğu canavarlarıdır bunlar. bu tip karakterler dikkate alındığında; ilk olarak yaşlı kadın çıkar ullman a görünür ve na günlükle alakalı şeyler söyler.. yine bu tür sahnelerden birinde-özellikle sudov'un çocukla boğuştuğu sahne-de bergman ın alman expresyonizminden etkilendiğini gösteriyor..
biyografik etkiler açısından;ise: bergman da liv ullman ile birlikte, faroe adalarında böyle bir dönem geçimişti. bu filmde de günlüğünden anladığmız kadarıyla, bir hastalık sonrası gelmiştir bu adaya. belki de rahatlamak amacıyla. bergman da böyle bir dönem geçirmiştir..
aslına bakılırsa bu filmde özellikle, gerçek ile düş pek ayırt edilemez gibidir. funny och alexander'in son sahnesinde, strindberg'den bir alıntısının yer aldığı gibi. gene strinberg'in fikirlerindne birisi olan ''evliliğin bir cehennem olduğu'' fikrini de bu filminde geniş çaplı olarak buluruz. bu filmi çektiği period ''death skin of the sneak period'' adı verilmiştir..
monster karakterlere bakıldığında ise, özellikle ''bird man''ın drakula figürüne sahip olduğu görülecektir. zaten tipii de bunu ele veriyor.. bu karakterlerin toplanıp ressam ve karısına sözlü saldrırıda bulunmaları kişilik parçalanmasına itmektedir onları. ressam da bu noktada iki arada bir derededir, hayatı ve sanatı arasında aslında.. yine bu konuda karısı da bu ikisi arsında bir tercih yapması gerekecekir.. ve anlayıp öyle diyecektir: ''onlar seni benden koparmaya çalışıyorlar''(bunun söylendiği zaman dikkat çekicidir.. ''hour of the wolf'' zamanıdır) yine bu noktadai sanatçıya sanatını sağlayan da bu yaratıklardır.. içersinde taşıdığı anarşidir, kişilik bölünmesidir ve iletişim sorunudur.. bu filmin son sahnelerinden birinde de (ingrid thulin ile olan sahnede; aynaların parçalanması ve bunun ne gösterdiğini sormasıyla, kiişilik bölünmesini ve yansımalarını max von sudov'un suratınde tekrar göreceğiz tekrar yaşayacaktır.
yine bu filmde biyografi etkilerden olan, ressamın bir sahnede çocukken yediği dayağı anlatmaktadır; fikrimce bu direk bergman'ın günlüpünden alıntıdır. diğer filmlerinde de bu tür gerçeklilere rastlanabilir özellikle funny och alexander'da. babası lutheryan bir papaz olduğu için, filmlerinde bu tip atıflar çok. genelde dayak yeme ve yapılan hatadan dolayı da affedilmeyi dileme edimi..tabi bu edim dayaktan ziyade aşağılanma taşır asına bakılırsa bergman ın asııl korktuğu da budur.. ''aşağıanma''. hour of the wolf un sonlardaki sahnesi; daha doğrusu ressama seksüel oarak eksikliğinden dolayı gülünmesi başlı başına bir aşağılamadır.(passion of anna'da da erland josepshon un winkelman'a uyguladığı borç verme davranışında yüzünü fotoğraf makinesine doğru çevirmesi de bir tip aşağılamadır)
son olarak filmdeki önemli noktalardan birisi de;, freud insan varoluşuna yönelik olarak delilik johannın davranışlarında gelgitlerle seksüel olarak dışa vurulmaktadır.
bazı sahneler vardır ki insan varoluşuna derin atıfta bulunurrlar. özellikle max von sudov eşyalarını kayalarla kaplı bir sahilden çiftlikevi ne çıkarırken ki bulunduğu durum. açıkçası bana camus'nun sisfos'unu hatırlattı. bunu yanında ''passion of anna ''isimli filmde de bir arabayı çıkarmaya çalışajn insanların birlikte hareket ettiklerini görürüz..
filmin ilk herşey güzel gitmektedir ama işin ilginç noktasın ondan sonraki sahnelerde değişim birden gelir. bergman'ın yaşadığı ruhsal sıkıntılar onu bilhassa farklı bir yöne doğru itelemiştir. ''paradise island''isimli filminde umutludur, mutludur.. yaşam gücünden bahseder ama bunalımından sonra bu tip etkiler filmlerinde daha fazla hisedilmeye başlar. bu filmde de olduğu gibi..
karakterler genel analmda filmlerinde sanatçılardır. persona daki liv ullman tiyatro oyuncusudur, ''hour of the wolf'' gene bir ressamın etrafında geçer. funny och alexander'da alexander in babasının bir tiyatrosu vardır. ''passion of anna''da erland josepshon fotoğraf ile ilgilenir...
filmin başında ise sudov, ullman a resimler göstermektedir. bu resimler ise daha sonra karşısına çıkacaktır onun. sanatçı'in hem yaatıcılığını sağlayan hem de mücadele etmek zorunda olduğu canavarlarıdır bunlar. bu tip karakterler dikkate alındığında; ilk olarak yaşlı kadın çıkar ullman a görünür ve na günlükle alakalı şeyler söyler.. yine bu tür sahnelerden birinde-özellikle sudov'un çocukla boğuştuğu sahne-de bergman ın alman expresyonizminden etkilendiğini gösteriyor..
biyografik etkiler açısından;ise: bergman da liv ullman ile birlikte, faroe adalarında böyle bir dönem geçimişti. bu filmde de günlüğünden anladığmız kadarıyla, bir hastalık sonrası gelmiştir bu adaya. belki de rahatlamak amacıyla. bergman da böyle bir dönem geçirmiştir..
aslına bakılırsa bu filmde özellikle, gerçek ile düş pek ayırt edilemez gibidir. funny och alexander'in son sahnesinde, strindberg'den bir alıntısının yer aldığı gibi. gene strinberg'in fikirlerindne birisi olan ''evliliğin bir cehennem olduğu'' fikrini de bu filminde geniş çaplı olarak buluruz. bu filmi çektiği period ''death skin of the sneak period'' adı verilmiştir..
monster karakterlere bakıldığında ise, özellikle ''bird man''ın drakula figürüne sahip olduğu görülecektir. zaten tipii de bunu ele veriyor.. bu karakterlerin toplanıp ressam ve karısına sözlü saldrırıda bulunmaları kişilik parçalanmasına itmektedir onları. ressam da bu noktada iki arada bir derededir, hayatı ve sanatı arasında aslında.. yine bu konuda karısı da bu ikisi arsında bir tercih yapması gerekecekir.. ve anlayıp öyle diyecektir: ''onlar seni benden koparmaya çalışıyorlar''(bunun söylendiği zaman dikkat çekicidir.. ''hour of the wolf'' zamanıdır) yine bu noktadai sanatçıya sanatını sağlayan da bu yaratıklardır.. içersinde taşıdığı anarşidir, kişilik bölünmesidir ve iletişim sorunudur.. bu filmin son sahnelerinden birinde de (ingrid thulin ile olan sahnede; aynaların parçalanması ve bunun ne gösterdiğini sormasıyla, kiişilik bölünmesini ve yansımalarını max von sudov'un suratınde tekrar göreceğiz tekrar yaşayacaktır.
yine bu filmde biyografi etkilerden olan, ressamın bir sahnede çocukken yediği dayağı anlatmaktadır; fikrimce bu direk bergman'ın günlüpünden alıntıdır. diğer filmlerinde de bu tür gerçeklilere rastlanabilir özellikle funny och alexander'da. babası lutheryan bir papaz olduğu için, filmlerinde bu tip atıflar çok. genelde dayak yeme ve yapılan hatadan dolayı da affedilmeyi dileme edimi..tabi bu edim dayaktan ziyade aşağılanma taşır asına bakılırsa bergman ın asııl korktuğu da budur.. ''aşağıanma''. hour of the wolf un sonlardaki sahnesi; daha doğrusu ressama seksüel oarak eksikliğinden dolayı gülünmesi başlı başına bir aşağılamadır.(passion of anna'da da erland josepshon un winkelman'a uyguladığı borç verme davranışında yüzünü fotoğraf makinesine doğru çevirmesi de bir tip aşağılamadır)
son olarak filmdeki önemli noktalardan birisi de;, freud insan varoluşuna yönelik olarak delilik johannın davranışlarında gelgitlerle seksüel olarak dışa vurulmaktadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar