bugün
- ananı mı dinlersin karıyı mı11
- ben tevratı da okudum incili de12
- 6 yaşındaki kızını satan anne6
- cadılar bayramını kutlayan erkek5
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması11
- volkswagen passat9
- türkiyeli kahvesi8
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar10
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak19
- sınavlar bittikten sonra oluşan boşluk hissi3
- sözlük kürdü54
- şanzıman ustası2
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması13
- türkler bize sözlük kurmak zorunda4
- rusya3
- karşıyaka2
- 007 tarzı entry girmek2
- bencil ve kendini beğenmiş rezil3
- allah4
- eryaman stadyumu2
- kemal sunal'ın en kötü filmi8
- beşiktaşlı erkeklerin çok iyi sevişmesi5
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- millette manyak para var13
- sergio conceicao nu fb'nin teknik direktörü oldu3
- mustafa sarıgül'ün berberle ilşkisi çıkması6
- terkedilen kiklop kezo3
- samsun4
- cam açık uyumak8
- israil5
- erzurum4
- diyarbakır3
- gaziantep3
- kayseri3
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil10
- traş olmaya üşenmek3
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- devlet bahçeli3
- 30 liraya satılan tavuk döner9
- cadılar bayramı kutlayan kız9
- esra'yı aç esra'yı8
- kezoların boş lafları3
- gençlerbirliği2
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti7
- sözlük sosyal medya mı4
- osman pamukoğlu14
- türklerin abartılmış bir ırk olması4
- bıçağın ucuyla peynir tattırmak6
- sözlükteki halloween kavgası5
an itibariyle uludağ sözlükten ayrılan yazar.
kimsenin lafı üzerine bırakmıyorum sözlüğü. zira laf eden de kuyruk acısından ediyor, biliyoruz cevap veremeyip kem küm ettikleri zamanıda... her neyse.
sözlüğe ilk gelişimden itibaren elimden geldikçe düzgün entryler girmeye çalıştım. ne can sıktım, ne kalp kırdım.
kimi zaman ruhumu verdim yazılarıma, yaşadıklarımı kaleme aldım, acımı paylaştım. diğer yazar dostlarımın acılarına, dertlerine derman olmaya çalıştım. yazılarıma saatlerimi verdim. çok sağlam arkadaşlıklar edindim. kendileriyle iletişimi kesmek niyetinde değilim. gel gelelim yazarlığı bırakma nedenime.
genelde yazılarım uzun olduğu için okunmadı, kimi zaman da yarısı okundu ve anlaşılmadı. oy peşinde olmadım hiçbir zaman, tek isteğim emek verilen bütün yazıların okunmasıydı. elbette olmuştur hatalı yazılarım. ancak okuyanı ağlatan yazılar da yazmıştım. peki en beğenilen yazımı bile kaç kişi okumuştu? en fazla 50, sözlükte binlerce yazar olmasına rağmen hafta birincisi olan entry 50 oy almıştı. buradan anladım ki, 800 kişi online ise, 750 si yazar, 50 si okur-yazar. hep diyordum "bir gün bırakacağım, boşuna uğraşıyorum diye ama beni sözlüğe bağlayan bir şey oluyordu. kimi zaman okuduğum ustaca bir entry, kimi zaman bir dostun selamı. ama bugün, yine uzun uğraş sonucu birilerine yol göstermeyi hedefleyen, bilgi içerikli sayılabilecek bir entry girdim. entryde tanınmak isteyen yazarlara, tanınmış yazarlardan örnekler vererek yardımcı olmak istedim. yaklaşık 10 yazar ismi ve özelliği girdim, biri de ben olduğum için egoist olduğum söylendi. hadi söyleyen gereksiz biriydi, ancak benim kırıldığım nokta o entrynin okunma süresi en az 2 dakika olmasına rağmen bir altındaki 5 saniyelik entrye göre yargılanmaktı. uzun entyri okumaya üşendikleri gibi, kısa entrye bakarak yargıladılar beni.
bir an düşündüm; kim için uğraşıyorum ki? 3 yazar için mi? yoksa ona buna populist diyen ayna nedir bilmeyen embesiller için mi?
boşa kürek çektiğimi, hiçbir şeye değmeyeceğini anladım en sonunda. belli başlı entrylerimi sildim, 2 yıla kitabım çıkar, dostlarım beni oradan takip etsin.
şimdi gidiyorum. tekrar ediyorum, kimsenin attığı bok yüzünden değil, bu sözlüğün hiçbir şeye değmeyişinden dolayı gidiyorum.
kendinize iyi bakın.
kimsenin lafı üzerine bırakmıyorum sözlüğü. zira laf eden de kuyruk acısından ediyor, biliyoruz cevap veremeyip kem küm ettikleri zamanıda... her neyse.
sözlüğe ilk gelişimden itibaren elimden geldikçe düzgün entryler girmeye çalıştım. ne can sıktım, ne kalp kırdım.
kimi zaman ruhumu verdim yazılarıma, yaşadıklarımı kaleme aldım, acımı paylaştım. diğer yazar dostlarımın acılarına, dertlerine derman olmaya çalıştım. yazılarıma saatlerimi verdim. çok sağlam arkadaşlıklar edindim. kendileriyle iletişimi kesmek niyetinde değilim. gel gelelim yazarlığı bırakma nedenime.
genelde yazılarım uzun olduğu için okunmadı, kimi zaman da yarısı okundu ve anlaşılmadı. oy peşinde olmadım hiçbir zaman, tek isteğim emek verilen bütün yazıların okunmasıydı. elbette olmuştur hatalı yazılarım. ancak okuyanı ağlatan yazılar da yazmıştım. peki en beğenilen yazımı bile kaç kişi okumuştu? en fazla 50, sözlükte binlerce yazar olmasına rağmen hafta birincisi olan entry 50 oy almıştı. buradan anladım ki, 800 kişi online ise, 750 si yazar, 50 si okur-yazar. hep diyordum "bir gün bırakacağım, boşuna uğraşıyorum diye ama beni sözlüğe bağlayan bir şey oluyordu. kimi zaman okuduğum ustaca bir entry, kimi zaman bir dostun selamı. ama bugün, yine uzun uğraş sonucu birilerine yol göstermeyi hedefleyen, bilgi içerikli sayılabilecek bir entry girdim. entryde tanınmak isteyen yazarlara, tanınmış yazarlardan örnekler vererek yardımcı olmak istedim. yaklaşık 10 yazar ismi ve özelliği girdim, biri de ben olduğum için egoist olduğum söylendi. hadi söyleyen gereksiz biriydi, ancak benim kırıldığım nokta o entrynin okunma süresi en az 2 dakika olmasına rağmen bir altındaki 5 saniyelik entrye göre yargılanmaktı. uzun entyri okumaya üşendikleri gibi, kısa entrye bakarak yargıladılar beni.
bir an düşündüm; kim için uğraşıyorum ki? 3 yazar için mi? yoksa ona buna populist diyen ayna nedir bilmeyen embesiller için mi?
boşa kürek çektiğimi, hiçbir şeye değmeyeceğini anladım en sonunda. belli başlı entrylerimi sildim, 2 yıla kitabım çıkar, dostlarım beni oradan takip etsin.
şimdi gidiyorum. tekrar ediyorum, kimsenin attığı bok yüzünden değil, bu sözlüğün hiçbir şeye değmeyişinden dolayı gidiyorum.
kendinize iyi bakın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar