bugün
- sarapci diye nick alan akpli14
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi22
- fenerbahçe yarım düzine gol atıyor7
- iş yerinde sözlükte takılmak11
- vücudunu satarak para kazanan insan5
- 27 ocak 2027 psg galatasaray maçı7
- karşı partiye oy veren arkadaşınıza küser misiniz8
- masa başı iş vs ayakta iş5
- fener balı12
- sözlükten kaç sevgili edindiniz4
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- şampiyonlar liginde bir tarafınızdan kan çekerler7
- psg'nin galatasaray'a atacağı gol sayısı4
- manifest8
- gammaz çeteleri6
- rafael leao9
- savunduğu her fikrin doğru olduğuna inanan insan10
- 2022 de istanbul da ilginç şeylerin olması3
- fenerin şl de ziki tutacak olması13
- fenerbahçe'ye gerekli sol kanat2
- hasidik yahudilik6
- arkadaşlar grup açıyorum gelmek ister misiniz8
- 30 ağustos 1922 kadir mısıroğlu'nun kara günü2
- ismaila sarr2
- kavga eden iki yazarı ayırmak5
- özür dilemeyi bilmek9
- uludağ sözlük kışlası4
- fenerbahçe vs galatasaray26
- yaşadığı hayatı başkasının gözüne sokan insanlar8
- dayak yiyen kadının şikayetçi olmaması8
- öldükten sonra toprağın altına gidecek olmak2
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı5
- sözlüğün embesillerle dolu olması5
- 0 0 7 ile samiyende maç izlemek5
- ebrar karakurt4
- akıl yürütme2
- nutella dondurması4
- hoşlanılan kızın ilk buluşmada abi demesi2
- benim ak partili arkadaşlarım da var3
- zorunlu eğitim14
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı50
- arkadaşlar öğlen ne yesem4
- nickini görünce eksiyi yapıştırdığınız üyeler4
- hepimiz dünyada kiracıyız3
- ioçk5
- sürekli silik atıp utanmadan dönen yazarlar5
- meloş çay koyar mısın4
- koala görünce eksiyi basmak6
- sözlük'ün erkek tipsizleri ve çirkinleri11
- akın gürlek alparslan kuytul açıklaması4
her ne kadar Çelik Erişçinin ''benimle kal '' albümünde bulunan bir şarkısı olsada Senai Demirci'nin mısralara döktüğü şu güzel yazı ''affedersin'' kelimesini bende daha anlamlı kılmakta.
Yalnızım çok yalnızım.
Hatırlıyor musun; "çok yakınım ben" demiştim sana "çok yakın!" Senin sana olduğundan bile yakın. Kendi kendini çağırdığında ne kadar yakından duyuyorsan ondan da yakınım.
Kendinden bir şey istediğinde ne kadar çabuk cevap veriyorsan bundan daha hızlıyım.
- Doğru. Sen hep yakınsın ama nedense ben uzaklardayım. Bana küsmüşsün sanıyorum.
+ Öyleyse secde et ve yaklaş! Alnına dokunacak yakınlığım. Aslında alnına yazılıdır yakınlığım. Araya benliğini koyduğun için bencilliğini öne sürdüğün içindir bana uzaklığın.
- Yüzüm yok yakınında olmaya. Çok kusurluyum. Günah üstüne günah işledim. Sözüm yok sana sakladığım. Kirli dudaklarım. Yalanlar söyledim boş sözlere değdi dilim.
+ Pişmanlığını görüyorum elbet. içindekileri yakıcı sızıları duyuyorum. Söylemek isteyip de söyleyemediklerini de özür olarak kabul ediyorum. Yüzünün kızarması bile kabulüm. Bilmiyor musun ki bağışlamayı seviyorum ve seve seve bağışlıyorum.
- Biliyorum ama yine de unutup hata ediyorum. Gördüğünü göre göre görmüyormuşsun gibi yaşıyorum. işittiğini bile bile işitmiyormuşsun gibi boş şeyler konuşuyorum. Sözümden dönüyorum yine. Utanıyorum. Bağışlar mısın sahiden?
+ Dedim ya; bağışlamayı kendime ilke edindim. Hiçbir şeye mecbur olmadığım halde merhamet etmeyi kendime kural diye yazdım. Affetmeyi her şeyin önüne koyuyorum.
- Ben seni hep yakar diye tanıyorum. Hemen kızıp gazaplandığını düşünerek korkuyorum titriyorum. Çarparsın diye keyfimce yaşayamıyorum. Gazabın da var senin.
+ Rahmetim gazabımdan önce gelir. Kızmam bile rahmetimin hatırınadır. Ben yakmam seni. Sen ateşe atarsın kendini. Seni senden korumak içindir tehditlerim.
- Yine de korkuyorum. Çok korkuyorum.
+ Defalarca ve en önce merhamet sahibi olduğumu hatırlattım sana. Her sözün başında. Her işin eşiğinde. Daha çok hatırımı saymanı isterdim. Bir hatırlasana; bir zamanlar hatırlanmaya değer bir şey değildin. Eksikliğini kimsenin dert etmediği dönemlerde seni var kılmak istedim. Kendi yokluğunu kendinin bile fark etmediği yıllarda seni insan etmeye karar verdim. Şimdi seni en çok sevdiğini söyleyenlerce insafsızca çöpe atılabilecek biçimsiz bir et parçasıydın; sana yüz verdim. Sana yaptığım iyiliğini bilmeni istedim. Hep teşekkür etmeni bekledim.
- Çürüyecekmiş bedenim. Toprağa girecekmişim. Yüzüm eriyecekmiş. ismim silinecekmiş. Dar bir yere bırakılıp terk edilecekmişim. Bu dehşet içinde nasıl teşekkür etmemi istersin?
+ ilk söylemede anlamamış olmanı anlayışla karşılıyorum yine söylüyorum. Unutabileceğini bile bile yeniden hatırlatıyorum. Kolayca gözden çıkarılacak leke diye silinebilecek kirli ve isimsiz bir damlaydın; seni adam ettim. Yokluğunda seni yakıp yok edebileceğim halde varlığından niye öç alayım niye seni önemsiz sayayım? Senin varlığını herkes inkâr ederken ben inkâr etmediğim halde seni niye unutulmuşluğa terk edeyim? Seni kendime muhatap seçecek kadar önemsediğim halde niye kurumuş kemiklerini toprakta bırakayım? Seni hiç yoktan yarattığım halde hiç sebepsiz var eylediğim halde ikinci defa yaratmaktan niye usanayım niye vaz geçeyim?
- Keşke bunu daha sık hatırlatsan!
+ Hatırlasana kuşluk vaktini. Her sabah uyandığında yeniden bulmuyor musun bedenini? Gözlerini açar açmaz hatırlamıyor musun unuttuğun kendini? Ayrıca bir bak yeryüzünü ölümünün ardından nasıl dirilttiğime. Kurumuş çubukları ölmüş dalları soğumuş kökleri çiçek çiçek rengarenk terü taze tenlerle sıcacık meyvelerle yeni baştan dirilttiğimi görmüyor musun bugünlerde?
- Unutmuşum Rabbim affedersin çok affedersin. Sen affetmeyi çok seversin.
-Senai Demirci-
Yalnızım çok yalnızım.
Hatırlıyor musun; "çok yakınım ben" demiştim sana "çok yakın!" Senin sana olduğundan bile yakın. Kendi kendini çağırdığında ne kadar yakından duyuyorsan ondan da yakınım.
Kendinden bir şey istediğinde ne kadar çabuk cevap veriyorsan bundan daha hızlıyım.
- Doğru. Sen hep yakınsın ama nedense ben uzaklardayım. Bana küsmüşsün sanıyorum.
+ Öyleyse secde et ve yaklaş! Alnına dokunacak yakınlığım. Aslında alnına yazılıdır yakınlığım. Araya benliğini koyduğun için bencilliğini öne sürdüğün içindir bana uzaklığın.
- Yüzüm yok yakınında olmaya. Çok kusurluyum. Günah üstüne günah işledim. Sözüm yok sana sakladığım. Kirli dudaklarım. Yalanlar söyledim boş sözlere değdi dilim.
+ Pişmanlığını görüyorum elbet. içindekileri yakıcı sızıları duyuyorum. Söylemek isteyip de söyleyemediklerini de özür olarak kabul ediyorum. Yüzünün kızarması bile kabulüm. Bilmiyor musun ki bağışlamayı seviyorum ve seve seve bağışlıyorum.
- Biliyorum ama yine de unutup hata ediyorum. Gördüğünü göre göre görmüyormuşsun gibi yaşıyorum. işittiğini bile bile işitmiyormuşsun gibi boş şeyler konuşuyorum. Sözümden dönüyorum yine. Utanıyorum. Bağışlar mısın sahiden?
+ Dedim ya; bağışlamayı kendime ilke edindim. Hiçbir şeye mecbur olmadığım halde merhamet etmeyi kendime kural diye yazdım. Affetmeyi her şeyin önüne koyuyorum.
- Ben seni hep yakar diye tanıyorum. Hemen kızıp gazaplandığını düşünerek korkuyorum titriyorum. Çarparsın diye keyfimce yaşayamıyorum. Gazabın da var senin.
+ Rahmetim gazabımdan önce gelir. Kızmam bile rahmetimin hatırınadır. Ben yakmam seni. Sen ateşe atarsın kendini. Seni senden korumak içindir tehditlerim.
- Yine de korkuyorum. Çok korkuyorum.
+ Defalarca ve en önce merhamet sahibi olduğumu hatırlattım sana. Her sözün başında. Her işin eşiğinde. Daha çok hatırımı saymanı isterdim. Bir hatırlasana; bir zamanlar hatırlanmaya değer bir şey değildin. Eksikliğini kimsenin dert etmediği dönemlerde seni var kılmak istedim. Kendi yokluğunu kendinin bile fark etmediği yıllarda seni insan etmeye karar verdim. Şimdi seni en çok sevdiğini söyleyenlerce insafsızca çöpe atılabilecek biçimsiz bir et parçasıydın; sana yüz verdim. Sana yaptığım iyiliğini bilmeni istedim. Hep teşekkür etmeni bekledim.
- Çürüyecekmiş bedenim. Toprağa girecekmişim. Yüzüm eriyecekmiş. ismim silinecekmiş. Dar bir yere bırakılıp terk edilecekmişim. Bu dehşet içinde nasıl teşekkür etmemi istersin?
+ ilk söylemede anlamamış olmanı anlayışla karşılıyorum yine söylüyorum. Unutabileceğini bile bile yeniden hatırlatıyorum. Kolayca gözden çıkarılacak leke diye silinebilecek kirli ve isimsiz bir damlaydın; seni adam ettim. Yokluğunda seni yakıp yok edebileceğim halde varlığından niye öç alayım niye seni önemsiz sayayım? Senin varlığını herkes inkâr ederken ben inkâr etmediğim halde seni niye unutulmuşluğa terk edeyim? Seni kendime muhatap seçecek kadar önemsediğim halde niye kurumuş kemiklerini toprakta bırakayım? Seni hiç yoktan yarattığım halde hiç sebepsiz var eylediğim halde ikinci defa yaratmaktan niye usanayım niye vaz geçeyim?
- Keşke bunu daha sık hatırlatsan!
+ Hatırlasana kuşluk vaktini. Her sabah uyandığında yeniden bulmuyor musun bedenini? Gözlerini açar açmaz hatırlamıyor musun unuttuğun kendini? Ayrıca bir bak yeryüzünü ölümünün ardından nasıl dirilttiğime. Kurumuş çubukları ölmüş dalları soğumuş kökleri çiçek çiçek rengarenk terü taze tenlerle sıcacık meyvelerle yeni baştan dirilttiğimi görmüyor musun bugünlerde?
- Unutmuşum Rabbim affedersin çok affedersin. Sen affetmeyi çok seversin.
-Senai Demirci-
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar