bugün
- ölümden korkuyor musunuz11
- flört etmeyen liberter öğretmen3
- queen feristah15
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez10
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- bir bela geliyor28
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- işiniz gücünüz yok mu11
- fusya semsiyeli yabanci20
- gocu43
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- hafızayı sildirmek6
- ayıyla güreşmek7
- gecenin şarkısı18
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- bir kadından hoşlanmak3
- sözlükten korkmak5
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- erkekler neden evlenmek ister15
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- zalbert ramstein4
- uludağ itiraf15
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- apo'nun villası11
- melatonin2
- kendin hakkında bir entry bırak9
- 195 kaslı pilot14
- uludağ sözlük evreni8
- kürdü sevin21
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- gerçeğin önemi kalmadığı gerçeği3
- nervio12
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- intihar düşüncesi2
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- hasan atilla uğur14
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- para yok huzur var11
- mazotun litresi 101 lira35
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- heyt bea gocu mu5
- sevilen kişiden sevilen şarkıyı dinlemek2
düşüş camus'nun bütün yapıtları içinde üstünde en çok çalışılmış, en sancılı kitabıdır.
1956 mayıs'ında düşüş çıkar. ''güçsüzlüğün bu muymuş!'' diye şaka yapar robert gallimard*. kitabın başarısı veba'nınkine yetişir. anlatının biçimi, jean-baptiste clamence'ın karşısındaki varsayımsal bir kimseye seslendiği bir tür monolog (vox clamans in deserto), camus'yü şaşırtan övgülere yol açar: ''biçimi konuya uyarladım, hepsi bu.''
dostoyevski'nin yeraltından notlar'ı modern romancıların tekniklerinden daha çok esin vermiştir camus'ye. okur, clamence figürünün şifresini çözmeye girişir. soylu davaların avukatı clamence amsterdam'a çekilmiştir ve artık tövbekar yargıç mesleğini sürdürerek şehre yolu düşen gezginleri çağırıp, düşkün hale gelişinin evrelerini anlatır. itiraflarının merkezinde şu yer alır: gidip sein nehrinden çıkarma cesaretini gösteremediği (çünkü hava çok karanlıktı, çok soğuktu) genç bir kadının intiharı.
korkaklığı, kendine ilişkin oluşturduğu gurur okşayıcı imgeyi unufak etmiştir. güzergahın sonunda clamence kendi aynasını, konuştuğu kimseye uzatır ki karşısındaki aynada kendini tanısın.
tövbekar yargıçlar, kişisel umutsuzluktan hemcinslerini umutsuzluğa düşürmeye girişmiş varoluşçulardır; insanlardan kendilerine duydukları saygıyı almak onları köleliğe hazırlamanın bir yoludur.
ama iyi konuşan, kadınları tavlamaya, tiyatroya ve futbola meraklı olan bu kişinin içinde camus kendi imgesini de sunar, katı bir içebakışın da saldırıların zehrinin de paramparça ettiği o imgeyi. mütevazı insanların bu sözde savunucusunun kurtaramadığı genç kadının adı francine* olabilirdi. anlatının yorumlarında bir sarmaldaki gibi yolunu kaybeder insan. tumturaklı, belagatlı, simgelerle yüklü yazısı (yabancı ya da veba'dakinin tersi) için eleştirmenler ironik diyecektir. camus'nun kendi üslubuna karşı ironisi mi, romancının kahramanı aleyhine ironisi mi yoksa clamence'ın kendi aleyhine ironisi mi? anlatıdaki ikinci kişinin ''gerçekliği'' yaratır sorunu: clamance, romancı tarafından replikleri es geçilen bir kişiye mi seslenmektedir yoksa yalnızlığını gidermek için hayalinde birini mi yaratmıştır? ikinci varsayım anlatıyı trajik bir monologa çevirir. ''içerik'' ''biçim''in özgün kabul edilemeyeceği kadar kafa karıştırıcıdır kuşkusuz. camus'nun kendisi yapıtının mimarisinde üç ''kat'' görür. düşüş onun projesinde, başkaldırı katı ile aşk katı arasında sıkışıp kalmış görünür. her tür kırgınlıktan arınmış yeni bir çevrime başlamadan önce, bu gıcırdayan anlatıyla, kendindeki kötü yanı başından savmıştır adeta. söz konusu yeni çevrimin en önemli parçası ilk adam olacaktır.
görsel
düşüş'ün sonunda clamence, doğrulanamayan suçlarla kendini suçladıktan sonra, en sonunda tutuklanacağı umuduyla, odasındaki dolapta h. ve j. van eyck'ın mistik kuzuya tapınma adlı tablosundan dürüst yargıçlar(üstte) adlı panonun orjinalini sakladığını açıklar.***
açıklamaya derinlik katacak biyografik detay:francine faure camus; albert camus'nun ikinci eşidir. 1940 yılında evlenmişlerdir. ikiz çocuklarının yani kızının ve oğlunun annesidir. camus ile aralarında evlilik müessesi üstüne tartışmalar geçmiş, camus francine'e kendisini kız kardeşi gibi sevdiğini söylemiş; depresif ve bir tartışmada camus'nun suratına kadeh fırlatacak öfke nöbetleri geçiren francine, en çok camus'nun evlilik dışı gönül ilişkilerinden olumsuz etkilenmiştir. aralarının iyi olmamasına rağmen camus francine'in 10 aralık 1957'deki nobel ödülü törenine gelmesi için ısrar eder. açıklaması da şöyledir:''francine sıkıntıda vardı, şan şerefte de olması normal.''
1956 mayıs'ında düşüş çıkar. ''güçsüzlüğün bu muymuş!'' diye şaka yapar robert gallimard*. kitabın başarısı veba'nınkine yetişir. anlatının biçimi, jean-baptiste clamence'ın karşısındaki varsayımsal bir kimseye seslendiği bir tür monolog (vox clamans in deserto), camus'yü şaşırtan övgülere yol açar: ''biçimi konuya uyarladım, hepsi bu.''
dostoyevski'nin yeraltından notlar'ı modern romancıların tekniklerinden daha çok esin vermiştir camus'ye. okur, clamence figürünün şifresini çözmeye girişir. soylu davaların avukatı clamence amsterdam'a çekilmiştir ve artık tövbekar yargıç mesleğini sürdürerek şehre yolu düşen gezginleri çağırıp, düşkün hale gelişinin evrelerini anlatır. itiraflarının merkezinde şu yer alır: gidip sein nehrinden çıkarma cesaretini gösteremediği (çünkü hava çok karanlıktı, çok soğuktu) genç bir kadının intiharı.
korkaklığı, kendine ilişkin oluşturduğu gurur okşayıcı imgeyi unufak etmiştir. güzergahın sonunda clamence kendi aynasını, konuştuğu kimseye uzatır ki karşısındaki aynada kendini tanısın.
tövbekar yargıçlar, kişisel umutsuzluktan hemcinslerini umutsuzluğa düşürmeye girişmiş varoluşçulardır; insanlardan kendilerine duydukları saygıyı almak onları köleliğe hazırlamanın bir yoludur.
ama iyi konuşan, kadınları tavlamaya, tiyatroya ve futbola meraklı olan bu kişinin içinde camus kendi imgesini de sunar, katı bir içebakışın da saldırıların zehrinin de paramparça ettiği o imgeyi. mütevazı insanların bu sözde savunucusunun kurtaramadığı genç kadının adı francine* olabilirdi. anlatının yorumlarında bir sarmaldaki gibi yolunu kaybeder insan. tumturaklı, belagatlı, simgelerle yüklü yazısı (yabancı ya da veba'dakinin tersi) için eleştirmenler ironik diyecektir. camus'nun kendi üslubuna karşı ironisi mi, romancının kahramanı aleyhine ironisi mi yoksa clamence'ın kendi aleyhine ironisi mi? anlatıdaki ikinci kişinin ''gerçekliği'' yaratır sorunu: clamance, romancı tarafından replikleri es geçilen bir kişiye mi seslenmektedir yoksa yalnızlığını gidermek için hayalinde birini mi yaratmıştır? ikinci varsayım anlatıyı trajik bir monologa çevirir. ''içerik'' ''biçim''in özgün kabul edilemeyeceği kadar kafa karıştırıcıdır kuşkusuz. camus'nun kendisi yapıtının mimarisinde üç ''kat'' görür. düşüş onun projesinde, başkaldırı katı ile aşk katı arasında sıkışıp kalmış görünür. her tür kırgınlıktan arınmış yeni bir çevrime başlamadan önce, bu gıcırdayan anlatıyla, kendindeki kötü yanı başından savmıştır adeta. söz konusu yeni çevrimin en önemli parçası ilk adam olacaktır.
görsel
düşüş'ün sonunda clamence, doğrulanamayan suçlarla kendini suçladıktan sonra, en sonunda tutuklanacağı umuduyla, odasındaki dolapta h. ve j. van eyck'ın mistik kuzuya tapınma adlı tablosundan dürüst yargıçlar(üstte) adlı panonun orjinalini sakladığını açıklar.***
açıklamaya derinlik katacak biyografik detay:francine faure camus; albert camus'nun ikinci eşidir. 1940 yılında evlenmişlerdir. ikiz çocuklarının yani kızının ve oğlunun annesidir. camus ile aralarında evlilik müessesi üstüne tartışmalar geçmiş, camus francine'e kendisini kız kardeşi gibi sevdiğini söylemiş; depresif ve bir tartışmada camus'nun suratına kadeh fırlatacak öfke nöbetleri geçiren francine, en çok camus'nun evlilik dışı gönül ilişkilerinden olumsuz etkilenmiştir. aralarının iyi olmamasına rağmen camus francine'in 10 aralık 1957'deki nobel ödülü törenine gelmesi için ısrar eder. açıklaması da şöyledir:''francine sıkıntıda vardı, şan şerefte de olması normal.''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar