bugün
- s'i l v'e r m'i s t35
- muslettin amca9
- doğru kişiyle yanlış zamanda karşılaşmak4
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i11
- davar tereyağı4
- tarihteki en kanlı savaşlar5
- bazı insanların sizi değiştirmesi4
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir8
- her şeyi hatırlayan insan3
- anın görüntüsü24
- pum pum çorbası8
- reenkarnasyon4
- kendine yabancılaşmanın sonucu kendinle tanışmak2
- serhat kılıç23
- claudian clouds21
- 08 eylül 2026 üsküdar da başkan vekili seçimi4
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür8
- yörük kızı15
- uludağ sözlük size ne kattı24
- kız düşürmenin kısa yolu15
- türkiye vatandaşlığından çıkmak4
- uludağ itiraf12
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- mercimek çorbası içen kadın14
- sikişirken sigara içen kadın6
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- günaydın şarkısı2
- fusya semsiyeli yabanci26
- tavuk budu3
- sözlüğün en masum yazarları16
- alkol yasağı2
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- afd'nin saksonya anhalt'ı kazanması3
- zorunlu eğitim11
- pankek mi pişi mi10
- bir kadını taşımanın zorluğu10
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- sarapci koala43
- arkadaşlar larissa kim12
- nervio21
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
- otobüs camına yaslanan kafanın titremesi6
- command and generals2
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- yemeğe bulyon koyan insan7
- zuhal olcay'a aşık olmak7
- sarımsak yiyen kız6
- sözlükteki gammazlar lobi si11
- pandela 38
- türkiye13
kırmızı renk ihtiva eden operatörleri başından beri sevememişimdir zaten. lakin bu avea denen, her daim bir adım öne geçmek için çabaladıkça çabalıyor. şöyle ki:
şimdi engelli insanlar var ülkemizde malum. ve her işyerinin bu kardeşlerimizden bir kısmını çalıştırma zorunluluğu gibi bir yasa geldi yanılmıyorsam. işte her il artık avrupa birliği uyum yasaları çerçevesinde sosyal alanlarını onlara göre şekillendirmek zorunda vs. çok değil acayip çok geç kalınmış bir durum malum. neyse, bu yasa küçük işletmeleri de kapsar mı kapsamaz mı ya da her ile belli bir kota koyar mı bu şirketlerin genel merkezleri, bilemiyorum. ve engelli insanlarımızın da çalışmasına sözüm yok ki zaten çalıştırmayan, çalıştırıp ezen, yardım etmeyen insan değildir. işte tam bu noktada, avea da bunu yapıyor.
sadece bir ya da iki ilde rast gelsem neyse diyeceğim de; ankara, antalya, konya, kayseri, aksaray, karaman, istanbul, bursa, ısparta, denizli, hatay, adana ve birkaç tane daha hatırlayamadığım ilde rastladım ya da bilgisini aldım bu olayla alakalı, geçtiğimiz 2-3 ay içinde üstelik. yani yeni bir mevzu. engelli insanlarımızı işe alıyorlar.. güzel, hoş. ama adamı çalıştırdığı yer neresi: dışarıda stant başında... adam zaten ihtiyaçlarını gideremez, gideremiyor tek başına, çünkü tekerlekli sandalyede. sen bir de onu almışın kafasına vermişin güneşi; sırtına vermişin yağmuru, soğuğu ya da her neyse işte. adam dışarıda resmen çile çekiyor. ekmek parası diye ses de çıkar(a)mıyor. ve daha arkasını araştırsan kim bilir neler çıkacak. biraz daha dursam tekme-tokat dalacağımdan dudağımı kemire kemire uzaklaşıyorum her seferinde. şikayet ettik gerekli yerlere, her daim üç maymunu oynadılar. ne gördüler, ne işittiler ne de başka birşey yaptılar.
artık düşüncem de değişti zaten, yardımcı olmak için aldıklarını zannetmiyorum bu insanları işe. bizim insanımız duygusal ya, görünce gelecek işlemini oradan yapacak, bunlar da para kazanacak. bir taşla bilmem kaç kuş... "gelin, şikayetçi olalım!" diyeyim diye biriyle muhabbet edeyim dedim, konuyu açamadan boğazıma düğümlendi herşey. adam kaç aydır işsizmiş, nasıl diyeceksin??
sonuç mu: koskoca bir sıfır. anca sosyal ortamda kızıp duruyoruz işte. "insanın bayramlık ağzını zorla açtıran, bu sistemin de işverenin de canı cehenneme" demekten başka da bişey yapamıyoruz işte... insanımız da devam etsin pembe gözlük kullanmaya...
şimdi engelli insanlar var ülkemizde malum. ve her işyerinin bu kardeşlerimizden bir kısmını çalıştırma zorunluluğu gibi bir yasa geldi yanılmıyorsam. işte her il artık avrupa birliği uyum yasaları çerçevesinde sosyal alanlarını onlara göre şekillendirmek zorunda vs. çok değil acayip çok geç kalınmış bir durum malum. neyse, bu yasa küçük işletmeleri de kapsar mı kapsamaz mı ya da her ile belli bir kota koyar mı bu şirketlerin genel merkezleri, bilemiyorum. ve engelli insanlarımızın da çalışmasına sözüm yok ki zaten çalıştırmayan, çalıştırıp ezen, yardım etmeyen insan değildir. işte tam bu noktada, avea da bunu yapıyor.
sadece bir ya da iki ilde rast gelsem neyse diyeceğim de; ankara, antalya, konya, kayseri, aksaray, karaman, istanbul, bursa, ısparta, denizli, hatay, adana ve birkaç tane daha hatırlayamadığım ilde rastladım ya da bilgisini aldım bu olayla alakalı, geçtiğimiz 2-3 ay içinde üstelik. yani yeni bir mevzu. engelli insanlarımızı işe alıyorlar.. güzel, hoş. ama adamı çalıştırdığı yer neresi: dışarıda stant başında... adam zaten ihtiyaçlarını gideremez, gideremiyor tek başına, çünkü tekerlekli sandalyede. sen bir de onu almışın kafasına vermişin güneşi; sırtına vermişin yağmuru, soğuğu ya da her neyse işte. adam dışarıda resmen çile çekiyor. ekmek parası diye ses de çıkar(a)mıyor. ve daha arkasını araştırsan kim bilir neler çıkacak. biraz daha dursam tekme-tokat dalacağımdan dudağımı kemire kemire uzaklaşıyorum her seferinde. şikayet ettik gerekli yerlere, her daim üç maymunu oynadılar. ne gördüler, ne işittiler ne de başka birşey yaptılar.
artık düşüncem de değişti zaten, yardımcı olmak için aldıklarını zannetmiyorum bu insanları işe. bizim insanımız duygusal ya, görünce gelecek işlemini oradan yapacak, bunlar da para kazanacak. bir taşla bilmem kaç kuş... "gelin, şikayetçi olalım!" diyeyim diye biriyle muhabbet edeyim dedim, konuyu açamadan boğazıma düğümlendi herşey. adam kaç aydır işsizmiş, nasıl diyeceksin??
sonuç mu: koskoca bir sıfır. anca sosyal ortamda kızıp duruyoruz işte. "insanın bayramlık ağzını zorla açtıran, bu sistemin de işverenin de canı cehenneme" demekten başka da bişey yapamıyoruz işte... insanımız da devam etsin pembe gözlük kullanmaya...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar