bugün
- ideal erkek boyunun 1 84 olması11
- ben ahbap derneğine güveniyorum16
- seri gizli artı oy veren melek13
- insan olmaya ceyrek kala12
- depremler başı açık kadınlar yüzünden oluyor3
- yazarların lahmacun yeme rekorları8
- ben burada ne yapıyorum hissi4
- dünya kuzenler günü5
- adnan oktar6
- nervio27
- true abazanlığı4
- 24 temmuz 20262
- arkadaşlar bakar mısınız bi4
- insan ömrü3
- erdoğan ın dünya lideri olması8
- doktor bey vizitte6
- çocukların şımarık olması6
- put6
- true ahlaksızlığı3
- sizin adınız yanınca doktorun yanına giren tip6
- kabak yemeği vs hamburger13
- velvet hanım günaydın6
- ilk buluşmada ne getirilmeli8
- izmirli kızlar8
- türk kızlarının sekste başarısız olması4
- 186 boyundaki erkek19
- orduspor çocukları4
- 24 temmuz 2026 istanbul baraj doluluk oranı3
- hoşlanılan kızın kot kafali olması2
- norveç futbolu5
- diktatörlükle yönetilen ülkeler4
- tango dersi alan urfalı teyze4
- denizci içkisi2
- en büyük korkunuz7
- yeni parti için alternatifli hazırlık5
- fatma soydaş7
- ilişkiyi bitirme cümlesi3
- genç işsizlik3
- anın görüntüsü7
- ahmet sezer bey11
- sözlük yönetimine bir teşekkür4
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak20
- olm herkes nerede lan2
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- velvet48
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- neden iyi kızlarla tanışamıyoruz4
- bursalı erkekler9
- gemici çakmağı3
- sabahın 6 sında uyanmak4
kırmızı renk ihtiva eden operatörleri başından beri sevememişimdir zaten. lakin bu avea denen, her daim bir adım öne geçmek için çabaladıkça çabalıyor. şöyle ki:
şimdi engelli insanlar var ülkemizde malum. ve her işyerinin bu kardeşlerimizden bir kısmını çalıştırma zorunluluğu gibi bir yasa geldi yanılmıyorsam. işte her il artık avrupa birliği uyum yasaları çerçevesinde sosyal alanlarını onlara göre şekillendirmek zorunda vs. çok değil acayip çok geç kalınmış bir durum malum. neyse, bu yasa küçük işletmeleri de kapsar mı kapsamaz mı ya da her ile belli bir kota koyar mı bu şirketlerin genel merkezleri, bilemiyorum. ve engelli insanlarımızın da çalışmasına sözüm yok ki zaten çalıştırmayan, çalıştırıp ezen, yardım etmeyen insan değildir. işte tam bu noktada, avea da bunu yapıyor.
sadece bir ya da iki ilde rast gelsem neyse diyeceğim de; ankara, antalya, konya, kayseri, aksaray, karaman, istanbul, bursa, ısparta, denizli, hatay, adana ve birkaç tane daha hatırlayamadığım ilde rastladım ya da bilgisini aldım bu olayla alakalı, geçtiğimiz 2-3 ay içinde üstelik. yani yeni bir mevzu. engelli insanlarımızı işe alıyorlar.. güzel, hoş. ama adamı çalıştırdığı yer neresi: dışarıda stant başında... adam zaten ihtiyaçlarını gideremez, gideremiyor tek başına, çünkü tekerlekli sandalyede. sen bir de onu almışın kafasına vermişin güneşi; sırtına vermişin yağmuru, soğuğu ya da her neyse işte. adam dışarıda resmen çile çekiyor. ekmek parası diye ses de çıkar(a)mıyor. ve daha arkasını araştırsan kim bilir neler çıkacak. biraz daha dursam tekme-tokat dalacağımdan dudağımı kemire kemire uzaklaşıyorum her seferinde. şikayet ettik gerekli yerlere, her daim üç maymunu oynadılar. ne gördüler, ne işittiler ne de başka birşey yaptılar.
artık düşüncem de değişti zaten, yardımcı olmak için aldıklarını zannetmiyorum bu insanları işe. bizim insanımız duygusal ya, görünce gelecek işlemini oradan yapacak, bunlar da para kazanacak. bir taşla bilmem kaç kuş... "gelin, şikayetçi olalım!" diyeyim diye biriyle muhabbet edeyim dedim, konuyu açamadan boğazıma düğümlendi herşey. adam kaç aydır işsizmiş, nasıl diyeceksin??
sonuç mu: koskoca bir sıfır. anca sosyal ortamda kızıp duruyoruz işte. "insanın bayramlık ağzını zorla açtıran, bu sistemin de işverenin de canı cehenneme" demekten başka da bişey yapamıyoruz işte... insanımız da devam etsin pembe gözlük kullanmaya...
şimdi engelli insanlar var ülkemizde malum. ve her işyerinin bu kardeşlerimizden bir kısmını çalıştırma zorunluluğu gibi bir yasa geldi yanılmıyorsam. işte her il artık avrupa birliği uyum yasaları çerçevesinde sosyal alanlarını onlara göre şekillendirmek zorunda vs. çok değil acayip çok geç kalınmış bir durum malum. neyse, bu yasa küçük işletmeleri de kapsar mı kapsamaz mı ya da her ile belli bir kota koyar mı bu şirketlerin genel merkezleri, bilemiyorum. ve engelli insanlarımızın da çalışmasına sözüm yok ki zaten çalıştırmayan, çalıştırıp ezen, yardım etmeyen insan değildir. işte tam bu noktada, avea da bunu yapıyor.
sadece bir ya da iki ilde rast gelsem neyse diyeceğim de; ankara, antalya, konya, kayseri, aksaray, karaman, istanbul, bursa, ısparta, denizli, hatay, adana ve birkaç tane daha hatırlayamadığım ilde rastladım ya da bilgisini aldım bu olayla alakalı, geçtiğimiz 2-3 ay içinde üstelik. yani yeni bir mevzu. engelli insanlarımızı işe alıyorlar.. güzel, hoş. ama adamı çalıştırdığı yer neresi: dışarıda stant başında... adam zaten ihtiyaçlarını gideremez, gideremiyor tek başına, çünkü tekerlekli sandalyede. sen bir de onu almışın kafasına vermişin güneşi; sırtına vermişin yağmuru, soğuğu ya da her neyse işte. adam dışarıda resmen çile çekiyor. ekmek parası diye ses de çıkar(a)mıyor. ve daha arkasını araştırsan kim bilir neler çıkacak. biraz daha dursam tekme-tokat dalacağımdan dudağımı kemire kemire uzaklaşıyorum her seferinde. şikayet ettik gerekli yerlere, her daim üç maymunu oynadılar. ne gördüler, ne işittiler ne de başka birşey yaptılar.
artık düşüncem de değişti zaten, yardımcı olmak için aldıklarını zannetmiyorum bu insanları işe. bizim insanımız duygusal ya, görünce gelecek işlemini oradan yapacak, bunlar da para kazanacak. bir taşla bilmem kaç kuş... "gelin, şikayetçi olalım!" diyeyim diye biriyle muhabbet edeyim dedim, konuyu açamadan boğazıma düğümlendi herşey. adam kaç aydır işsizmiş, nasıl diyeceksin??
sonuç mu: koskoca bir sıfır. anca sosyal ortamda kızıp duruyoruz işte. "insanın bayramlık ağzını zorla açtıran, bu sistemin de işverenin de canı cehenneme" demekten başka da bişey yapamıyoruz işte... insanımız da devam etsin pembe gözlük kullanmaya...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar