bugün
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz14
- arkadaşlar nasılsınız9
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması14
- kendine bir soru sor5
- sözlük yazarlarının 1999 yılından beklentileri4
- gratisin içini merak etmek4
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları15
- bana gel film izleriz diyen erkek11
- insan sevmemek6
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler3
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi16
- kitabını sikerim2
- sözlük yazarlarına bir şey söyle4
- mekke anlaşması10
- sözlüğün kırbacı5
- cansever17
- küçük bir ilçede yaşamak2
- gece yolda yürürken çöpten fırlayan adam2
- açlık krizi nasıl bastırılır8
- tavuk pilav4
- kafamın içindeki sesler5
- simko317
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- nick vermeden bir yazara seslen3
- behzat ç şule2
- bazı boklar yenildi2
- muzlu süt içen erkeğin namusu3
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- hewal ebo9
- sarapci koala7
- pkklı anaları2
- kek yiyen erkek3
- victor osimhen9
- futbol24
- günlük tutan erkek13
- ümit özdağ6
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- en sevdiği şehir istanbul olan insan3
- samsunspor4
- öldükten sonra hiçbir şey olmama inancı3
- gemini2
- bir bela geliyor2
- tai lung16
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
- kamos5
- netanyahu'dan trump'ın gazze planına ret2
- ipek erdem2
- bir fenerbahçeli ile tartışmak5
- günde iki paket sigara içmek3
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması16
ayak bastığım ilk avrupa birliği ülkesi.arif sağ'ın başına gelenler dolayısıyla, hakkında daha önce etmek isteyip de edemediğim bir kaç kelamı, sırası gelmişken etmek isterim.yeşil pasaportumu aldıktan sonra bir arkadaşımın da gazıyla internetten gerekli rezervasyonu yapıp amsterdam ve paris'e iki kişilik bir gezi düzenledik.ikimizin de ingilizcesi pek parlak sayılmaz, uçaktan indik, yanımdaki arkadaşım daha önce yeşil pasaportuyla muhtelif avrupa ülkelerine giriş çıkış yapmıştı, belki bu yüzden pasaport polisini rahatça geçti.sıra bana geldiğinde polis geliş nedeni, otel rezervasyonu, uçak dönüş bileti gibi sorgu suallerde bulundu.ben de bütün belgeleri sırt çantamdan çıkarıp tek tek eline verdim.bir ara paris'i telaffuz ederken türkçede olduğu gibi telaffuz ettim alışkanlıkla, pasaport polisi telaffuzumu düzeltti.bu iletişim sırasında ne bir gülümseme, ne insani bir mimik, hani bunlar olsa telaffuzu düzeltişinde art niyet aramayacağım ama hepsi bir araya geldiğinde basbayağı kaba davranıyor sonucu çıkıyor ortaya ama ingilizcem duyduğum rahatsızlığı belirtecek kadar iyi değil...artık bu ülkeye girişteki nahoş başlangıç yüzünden midir nedir amsterdam'da genel olarak kendimi rahatsız hissettim, truman show'daymışım gibi, sanki her şey sahteydi, öyle ki beğenmediğimiz fransızların başkenti bile bana sıcak ve insani geldi amsterdam'dan sonra...ben bu ülkeye gidip 3. dünya ülkeliliğimin duvarlarına tosladım.şimdi avrupada yaşayan gurbetçilerin başarı öykülerini de, içe kapanıp radikalizme kaymalarını da anlıyorum.benim buradan kendimce çıkardığım hisse beğensek de beğenmesek de türkiye'ye vatandaşlık bağlarıyla bağlıyız.insan hak ve özgürlüklerine ve dahi hayvan haklarına, demokrasi kültürüne sahip olmak için çalışmalıyız, talep etmeliyiz bu yolda her muhalif duruşu desteklemeliyiz.avrupa'yı sevmeyebiliriz ama öyle ya da böyle bir takım evrensel değerlerin oluşumuna katkıda bulunan bir medeniyet olduğu gerçeğini değiştirmiyor bu durum.elin oğlunun bize reva gördüğü muamele şekli bu, bir düşünelim niye böyle ? diyerek didaktik bir sonla entrymi bitiriyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar