bugün
- queen feristah15
- melatonin3
- ölümden korkuyor musunuz11
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- bir bela geliyor29
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- işiniz gücünüz yok mu11
- bir kadından hoşlanmak3
- fusya semsiyeli yabanci20
- gocu43
- hafızayı sildirmek6
- ayıyla güreşmek7
- gecenin şarkısı18
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- sözlükten korkmak5
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- zalbert ramstein4
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- intihar düşüncesi2
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- uludağ itiraf15
- gerçeğin önemi kalmadığı gerçeği3
- erkekler neden evlenmek ister15
- apo'nun villası11
- nervio12
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- kendin hakkında bir entry bırak9
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- uludağ sözlük evreni8
- 195 kaslı pilot14
- sevilen kişiden sevilen şarkıyı dinlemek2
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- kürdü sevin21
- ben basit bir insanım2
- hasan atilla uğur14
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- para yok huzur var11
- heyt bea gocu mu5
- duştan yeni çıkmış six packli erkek3
- mazotun litresi 101 lira35
köleleştirilmiş iş gücünden dünyanın parasını kazanan çok uluslu spor giyim markası. mesela endonezya'daki fabrikasında 2000 yılında bir işçinin günlük maaşı 1.25 dolarmış. o para orda yeter demeyin. zira anca karnınızı doyurur, temizlik, giyecek vs ihtiyacınız olursa az yemek zorunda kalırsınız.
tuvaletlerinin giderlerini her sokağın iki yanından akan lağımlara verdikleri için fabrikanın olduğu köyde yumruk büyüklüğünde böcekler ve hayal edemeyeceğiniz fareler peyda olmuş. kadında olsanız farketmez. herkes gibi günde sadece 2 kere verilen tuvalet molasına riayet etmek zorundasınız. pantolununuzdaki kan lekelerinizin görünmemesi için uzun etek veya gömlek giyiyor, veya belinize şal bağlıyorsunuz.
az elbiseniz var ve yeni elbise almaya paranız yok. üstelik her gün iş dönüşü kıyafetleriniz gözle görülür derecede kirleniyor. eşşek gibi çalışıp birde her gün üzerinizdekileri elde temizlemeye çalışıyorsunuz. sabun ve deterjan ayrı bir sıkıntı.
radyonuz yok. alamazsınız da. tv almayı hayal dahi edemezsiniz.
yorgunluktan kemikleriniz sızlıyor. ama gık çıkaramıyorsunuz. zira işinizi kaybedersiniz. ve çalıştığınız bu marka tüketicilerine dert etmesi gereken bişey olmadığını söylüyor. mutlusunuz.
nike'ın yıllık reklam bütçesi 1.63 milyar dolar (yalan olmasın sanırım 2003 yılı itibariyle). endonezya'daki tüm işçilerinin ki bu toplam nike işçilerinin 1/6 sı yapar maaşlarını 2 katına çıkarması reklam bütçesinin sadece %7 si yapar. toplam karının demiyorum, reklam bütçesinin diyorum.
bunun tek örneği nike değil elbette. adidas, ralph lauren, the gap, wall-mart... köleleştirilmiş zavallı insanlar üzerinden büyük karlar elde ediyorlar.
halimize şükredelim. tabii koyun gibi her şeyi izleyip 'beterin beteri var' deyip susalım demiyorum. uyanık olalım. günümüzde küresel sermayeye sahip bu kan emicilerden ( bp,nike,tommy hilfiger, lotto,levis,reebok ve diğerleri) tamamen sakınmak belki zor. ama mecbur olmadığımız yerlerde bunları boykot edip ürünlerini almazsak bunlara ağır bir darbe vurmuş oluruz.
birkaç tane daha basit örnek için: (bkz: )http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=19879
tuvaletlerinin giderlerini her sokağın iki yanından akan lağımlara verdikleri için fabrikanın olduğu köyde yumruk büyüklüğünde böcekler ve hayal edemeyeceğiniz fareler peyda olmuş. kadında olsanız farketmez. herkes gibi günde sadece 2 kere verilen tuvalet molasına riayet etmek zorundasınız. pantolununuzdaki kan lekelerinizin görünmemesi için uzun etek veya gömlek giyiyor, veya belinize şal bağlıyorsunuz.
az elbiseniz var ve yeni elbise almaya paranız yok. üstelik her gün iş dönüşü kıyafetleriniz gözle görülür derecede kirleniyor. eşşek gibi çalışıp birde her gün üzerinizdekileri elde temizlemeye çalışıyorsunuz. sabun ve deterjan ayrı bir sıkıntı.
radyonuz yok. alamazsınız da. tv almayı hayal dahi edemezsiniz.
yorgunluktan kemikleriniz sızlıyor. ama gık çıkaramıyorsunuz. zira işinizi kaybedersiniz. ve çalıştığınız bu marka tüketicilerine dert etmesi gereken bişey olmadığını söylüyor. mutlusunuz.
nike'ın yıllık reklam bütçesi 1.63 milyar dolar (yalan olmasın sanırım 2003 yılı itibariyle). endonezya'daki tüm işçilerinin ki bu toplam nike işçilerinin 1/6 sı yapar maaşlarını 2 katına çıkarması reklam bütçesinin sadece %7 si yapar. toplam karının demiyorum, reklam bütçesinin diyorum.
bunun tek örneği nike değil elbette. adidas, ralph lauren, the gap, wall-mart... köleleştirilmiş zavallı insanlar üzerinden büyük karlar elde ediyorlar.
halimize şükredelim. tabii koyun gibi her şeyi izleyip 'beterin beteri var' deyip susalım demiyorum. uyanık olalım. günümüzde küresel sermayeye sahip bu kan emicilerden ( bp,nike,tommy hilfiger, lotto,levis,reebok ve diğerleri) tamamen sakınmak belki zor. ama mecbur olmadığımız yerlerde bunları boykot edip ürünlerini almazsak bunlara ağır bir darbe vurmuş oluruz.
birkaç tane daha basit örnek için: (bkz: )http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=19879
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar