bugün
- anın fotoğrafı12
- uludağ sözlük çeteleri3
- en boktan on yıl3
- 2 ağustos dünya yakışıklılar günü5
- ütü6
- ak parti sevdalısı yazarlar2
- hırvatistan14
- aleyna tilki3
- kuran ı kerim meali3
- yüksek sesle gülmek6
- evlenirsek 12 adet adana burması isterim diyen kız4
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- atatürk'ü sevmeyen tsk subayları6
- çalışmak güzel olsaydı üstüne para vermezlerdi5
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak4
- arnavutluk3
- memati baş3
- red flag erkek listesi9
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- menemen9
- ismet pürmüz2
- dr pimple popper3
- nöbet5
- kral kaybederse4
- japonya24
- saraca bey bey birader2
- ekonomi3
- patlak erkekler nasıl anlaşılır2
- ölüm9
- iran2
- ogün samast3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- insanlara laf anlatmak3
- fabrikaların kalite bölümündeki kızlar2
- velvet11
- biosuna kün fe yekün yazan kız3
- en uzun mesafe4
- türk müsün türkiyeli misin12
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
- ölümü merak etmek2
- balık etli mi kuru götlü mü5
- mr spock'ın kulağını çekmek4
- 2 ağustos 20262
- köfteci yusuf5
- her gün dışardan yemek yemek3
- hanry cavil tarafından analdan becerilmek istemek2
- yunanistan29
- bu ülkeye başka erdoğan gelmez6
- forlove196
köleleştirilmiş iş gücünden dünyanın parasını kazanan çok uluslu spor giyim markası. mesela endonezya'daki fabrikasında 2000 yılında bir işçinin günlük maaşı 1.25 dolarmış. o para orda yeter demeyin. zira anca karnınızı doyurur, temizlik, giyecek vs ihtiyacınız olursa az yemek zorunda kalırsınız.
tuvaletlerinin giderlerini her sokağın iki yanından akan lağımlara verdikleri için fabrikanın olduğu köyde yumruk büyüklüğünde böcekler ve hayal edemeyeceğiniz fareler peyda olmuş. kadında olsanız farketmez. herkes gibi günde sadece 2 kere verilen tuvalet molasına riayet etmek zorundasınız. pantolununuzdaki kan lekelerinizin görünmemesi için uzun etek veya gömlek giyiyor, veya belinize şal bağlıyorsunuz.
az elbiseniz var ve yeni elbise almaya paranız yok. üstelik her gün iş dönüşü kıyafetleriniz gözle görülür derecede kirleniyor. eşşek gibi çalışıp birde her gün üzerinizdekileri elde temizlemeye çalışıyorsunuz. sabun ve deterjan ayrı bir sıkıntı.
radyonuz yok. alamazsınız da. tv almayı hayal dahi edemezsiniz.
yorgunluktan kemikleriniz sızlıyor. ama gık çıkaramıyorsunuz. zira işinizi kaybedersiniz. ve çalıştığınız bu marka tüketicilerine dert etmesi gereken bişey olmadığını söylüyor. mutlusunuz.
nike'ın yıllık reklam bütçesi 1.63 milyar dolar (yalan olmasın sanırım 2003 yılı itibariyle). endonezya'daki tüm işçilerinin ki bu toplam nike işçilerinin 1/6 sı yapar maaşlarını 2 katına çıkarması reklam bütçesinin sadece %7 si yapar. toplam karının demiyorum, reklam bütçesinin diyorum.
bunun tek örneği nike değil elbette. adidas, ralph lauren, the gap, wall-mart... köleleştirilmiş zavallı insanlar üzerinden büyük karlar elde ediyorlar.
halimize şükredelim. tabii koyun gibi her şeyi izleyip 'beterin beteri var' deyip susalım demiyorum. uyanık olalım. günümüzde küresel sermayeye sahip bu kan emicilerden ( bp,nike,tommy hilfiger, lotto,levis,reebok ve diğerleri) tamamen sakınmak belki zor. ama mecbur olmadığımız yerlerde bunları boykot edip ürünlerini almazsak bunlara ağır bir darbe vurmuş oluruz.
birkaç tane daha basit örnek için: (bkz: )http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=19879
tuvaletlerinin giderlerini her sokağın iki yanından akan lağımlara verdikleri için fabrikanın olduğu köyde yumruk büyüklüğünde böcekler ve hayal edemeyeceğiniz fareler peyda olmuş. kadında olsanız farketmez. herkes gibi günde sadece 2 kere verilen tuvalet molasına riayet etmek zorundasınız. pantolununuzdaki kan lekelerinizin görünmemesi için uzun etek veya gömlek giyiyor, veya belinize şal bağlıyorsunuz.
az elbiseniz var ve yeni elbise almaya paranız yok. üstelik her gün iş dönüşü kıyafetleriniz gözle görülür derecede kirleniyor. eşşek gibi çalışıp birde her gün üzerinizdekileri elde temizlemeye çalışıyorsunuz. sabun ve deterjan ayrı bir sıkıntı.
radyonuz yok. alamazsınız da. tv almayı hayal dahi edemezsiniz.
yorgunluktan kemikleriniz sızlıyor. ama gık çıkaramıyorsunuz. zira işinizi kaybedersiniz. ve çalıştığınız bu marka tüketicilerine dert etmesi gereken bişey olmadığını söylüyor. mutlusunuz.
nike'ın yıllık reklam bütçesi 1.63 milyar dolar (yalan olmasın sanırım 2003 yılı itibariyle). endonezya'daki tüm işçilerinin ki bu toplam nike işçilerinin 1/6 sı yapar maaşlarını 2 katına çıkarması reklam bütçesinin sadece %7 si yapar. toplam karının demiyorum, reklam bütçesinin diyorum.
bunun tek örneği nike değil elbette. adidas, ralph lauren, the gap, wall-mart... köleleştirilmiş zavallı insanlar üzerinden büyük karlar elde ediyorlar.
halimize şükredelim. tabii koyun gibi her şeyi izleyip 'beterin beteri var' deyip susalım demiyorum. uyanık olalım. günümüzde küresel sermayeye sahip bu kan emicilerden ( bp,nike,tommy hilfiger, lotto,levis,reebok ve diğerleri) tamamen sakınmak belki zor. ama mecbur olmadığımız yerlerde bunları boykot edip ürünlerini almazsak bunlara ağır bir darbe vurmuş oluruz.
birkaç tane daha basit örnek için: (bkz: )http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=19879
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar