bugün
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı51
- milli maçı izlemeyen erkek17
- migros ta şarap seçen yalnız ve hüzünlü kadınlar4
- yahudilerin bu kadar zengin olmasının nedeni8
- avustralya6
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak15
- bir kızı doyurmak6
- muşlettin geldi topu aldı vurdu goooooolll8
- kadınlar neyden hoşlanır8
- türkiye13
- kerkük türküleri2
- futbol6
- kemalizm3
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi2
- tanrıyı görmek için 12 yıldır oturmayan adam5
- yunan adalarına gitmek2
- kızımız olacaktı2
- avustralyalıların iri yarı olması5
- uzun zamandır aktif olmayan birinci nesil yazarlık4
- vincenzo montella6
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı20
- arda güler6
- abd iranın anlaş ama ması 14 haziran 20263
- nestory irankunda3
- türkiye'nin avustralya'ya 2 0 yenilmesi3
- 14 haziran 2026 brezilya fas maçı2
- ruh eşin nerede3
- çaylak yazarlara temiz iç çamaşırı götürme timi2
- çok fena boşladım3
- avustralya milli futbol takımı4
- avustralya 0 türkiye 74
- aylık 346 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- su molası4
- zall yüzünden gol yememiz5
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi18
- futbol maçı izleyen sözlük kızı4
- en iyi antidepresan18
- özşen madencilik işçilerinin direnişi11
- uludağ sözlük burada zall nerede4
- uludagsözlük ilk yapay zeka moderasyon başarısı9
- migros anal market2
- chp'nin hali ne olacak58
- devşirme türk2
- new york knicks3
- milli takım gruptan çıksın soyunurum3
- istiridye mantarı2
- kürdistan a milli futbol takımı2
- ozan güven ahmet kural ikilisi2
- türk bayraklı tişört2
- nervio adlı yazarın dillere destan güzelliği9
köleleştirilmiş iş gücünden dünyanın parasını kazanan çok uluslu spor giyim markası. mesela endonezya'daki fabrikasında 2000 yılında bir işçinin günlük maaşı 1.25 dolarmış. o para orda yeter demeyin. zira anca karnınızı doyurur, temizlik, giyecek vs ihtiyacınız olursa az yemek zorunda kalırsınız.
tuvaletlerinin giderlerini her sokağın iki yanından akan lağımlara verdikleri için fabrikanın olduğu köyde yumruk büyüklüğünde böcekler ve hayal edemeyeceğiniz fareler peyda olmuş. kadında olsanız farketmez. herkes gibi günde sadece 2 kere verilen tuvalet molasına riayet etmek zorundasınız. pantolununuzdaki kan lekelerinizin görünmemesi için uzun etek veya gömlek giyiyor, veya belinize şal bağlıyorsunuz.
az elbiseniz var ve yeni elbise almaya paranız yok. üstelik her gün iş dönüşü kıyafetleriniz gözle görülür derecede kirleniyor. eşşek gibi çalışıp birde her gün üzerinizdekileri elde temizlemeye çalışıyorsunuz. sabun ve deterjan ayrı bir sıkıntı.
radyonuz yok. alamazsınız da. tv almayı hayal dahi edemezsiniz.
yorgunluktan kemikleriniz sızlıyor. ama gık çıkaramıyorsunuz. zira işinizi kaybedersiniz. ve çalıştığınız bu marka tüketicilerine dert etmesi gereken bişey olmadığını söylüyor. mutlusunuz.
nike'ın yıllık reklam bütçesi 1.63 milyar dolar (yalan olmasın sanırım 2003 yılı itibariyle). endonezya'daki tüm işçilerinin ki bu toplam nike işçilerinin 1/6 sı yapar maaşlarını 2 katına çıkarması reklam bütçesinin sadece %7 si yapar. toplam karının demiyorum, reklam bütçesinin diyorum.
bunun tek örneği nike değil elbette. adidas, ralph lauren, the gap, wall-mart... köleleştirilmiş zavallı insanlar üzerinden büyük karlar elde ediyorlar.
halimize şükredelim. tabii koyun gibi her şeyi izleyip 'beterin beteri var' deyip susalım demiyorum. uyanık olalım. günümüzde küresel sermayeye sahip bu kan emicilerden ( bp,nike,tommy hilfiger, lotto,levis,reebok ve diğerleri) tamamen sakınmak belki zor. ama mecbur olmadığımız yerlerde bunları boykot edip ürünlerini almazsak bunlara ağır bir darbe vurmuş oluruz.
birkaç tane daha basit örnek için: (bkz: )http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=19879
tuvaletlerinin giderlerini her sokağın iki yanından akan lağımlara verdikleri için fabrikanın olduğu köyde yumruk büyüklüğünde böcekler ve hayal edemeyeceğiniz fareler peyda olmuş. kadında olsanız farketmez. herkes gibi günde sadece 2 kere verilen tuvalet molasına riayet etmek zorundasınız. pantolununuzdaki kan lekelerinizin görünmemesi için uzun etek veya gömlek giyiyor, veya belinize şal bağlıyorsunuz.
az elbiseniz var ve yeni elbise almaya paranız yok. üstelik her gün iş dönüşü kıyafetleriniz gözle görülür derecede kirleniyor. eşşek gibi çalışıp birde her gün üzerinizdekileri elde temizlemeye çalışıyorsunuz. sabun ve deterjan ayrı bir sıkıntı.
radyonuz yok. alamazsınız da. tv almayı hayal dahi edemezsiniz.
yorgunluktan kemikleriniz sızlıyor. ama gık çıkaramıyorsunuz. zira işinizi kaybedersiniz. ve çalıştığınız bu marka tüketicilerine dert etmesi gereken bişey olmadığını söylüyor. mutlusunuz.
nike'ın yıllık reklam bütçesi 1.63 milyar dolar (yalan olmasın sanırım 2003 yılı itibariyle). endonezya'daki tüm işçilerinin ki bu toplam nike işçilerinin 1/6 sı yapar maaşlarını 2 katına çıkarması reklam bütçesinin sadece %7 si yapar. toplam karının demiyorum, reklam bütçesinin diyorum.
bunun tek örneği nike değil elbette. adidas, ralph lauren, the gap, wall-mart... köleleştirilmiş zavallı insanlar üzerinden büyük karlar elde ediyorlar.
halimize şükredelim. tabii koyun gibi her şeyi izleyip 'beterin beteri var' deyip susalım demiyorum. uyanık olalım. günümüzde küresel sermayeye sahip bu kan emicilerden ( bp,nike,tommy hilfiger, lotto,levis,reebok ve diğerleri) tamamen sakınmak belki zor. ama mecbur olmadığımız yerlerde bunları boykot edip ürünlerini almazsak bunlara ağır bir darbe vurmuş oluruz.
birkaç tane daha basit örnek için: (bkz: )http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=19879
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar