bugün

aşk

kimi ellerde aşk
lunaparkta bir oyundu
ve tahterevallide alçalması gerekiyordu
sevgililerden birinin
bizde ise aşk
ayrı salıncaklarda
el ele sallanmaktı
yağmur altında
rüzgara karşı
*
her gözümü kırptığımda
seni özlemenin doruklarını yaşıyorum
ve her açtığımda gözlerimi
seni yeniden görme sevinciyle
tazeleniyor yüreğim
*
her mahallenin bir delisi vardı
ben şehrin delisiydim
her delinin kırk sözünden biri doğruydu
ben hep o doğru sözü söyledim
seni seviyorum kadar ez ji te hezdikim
*
yoksun işte
desene
en yakın zamanda görüşemeyeceğiz artık
*
kör etrafındakileri görür görü
kör görmeye başlayınca
etrafındakileri kör görür
*
çocuk dünyasında kaldım
ne yapayım
yaşam tanrıların elini kolunu bağladı
büyütemediler yüreğimi
asi bir ülkenin ırmak suyu ile acılandım
ne yapayım
çocuk dünyasında kaldım
büyüdükçe beynim
daha çok çocuklaştı yüreğim
*
hiçbir dur ihtarına uymadık
sevgiyi yaşarken
ve hiçbir kurşun hızımıza yetişemedi
özgürlüğün güneşine koşarken
onun için
özgürlüğüme akar bu gözyaşı
bu gözyaşı deniz
özgürlüğümden akar bu gözyaşı
bu gözyaşı deniz
*
esmerliğimle alay ederken insanlar
şimdi sarışınlığımdan şikayeçi
ben ise hoca misali ters binerim eşeğe
korsan filmlere takılır
akordu bozuk gitarlarda müzik dinlerim
*
borçlu değilim sana
çünkü bütün sevişmelerde
eksik kalan sendin
*
kaldıralım tedavülden parayı
kuralım tezgahları pazara
bir çuval un için beş-altı ekmek
iki künefe üzüme bir şişe şarap diyelim
ben de açayım tezgahımı
bedava sevgi
sevgi bedava diye bağırayım
*
gecenin ilerleyen saatlerinde
uyku rehavetiyle
kapanmaya başlayacak gözlerim
daha da ilerleyen saatlerinde
sen süzüleceksin odama
gözlerim açılacak
uyuyamayacağım
*
aşkta
matıklı olmaya çağırıyorsun beni
unutma ihanet de
mantığın bir ürünüdür
hani bir de
zaman ve mekan tanımaksızın
gönlünü okşamamı istedin
ben
yapamadığın istediklerini
ihanet edemedim sana
*
çiğdem diye bir arkadaşa
gözlerin niye bu kadar güzel dedim
teşekkür etti
sonra
yaşam ve sevgi dedi
yalçın kayalarıyla dersim dağlarını
munzur sevdasını anlattı
teşekkür ettim
ve gözlerine yansıyan
yüreğindeki güzelliği görmediğim için
özür diledim
*
sesini duydum ya
artık
kelebeklerin kanat çırpışlarını
karıncaların ayak seslerini
duyabiliyorum
*
aşkı bilmeyenlerle işimiz yok dedin
o yüzden
sevginin derinliği gibi
ayrılığın demi de
sigarayla iyi gidiyor
*
gelmedin ya
tren istasyonları
albilecekleri en kötü haberi aldı
şimdi
infilak durumda
bütün raylar vagonlar
*
arkadaş hediyesi ucuz bir kemer de bulamıyorum
zaten
kemerler de demode
bir karolifer borusunda
şuleli zaman dinlencelerinde
*
deniz hafif dalgalıydı
bir şişe şarap döktüm
hırçınlaştı
dalgalar titanik boyutuna vardı
deniz deniz oldu
oysa ben iki şişe şarap içmiştim
seni düşlemek ise
binlerce fıçıya bedeldi
*
kızıl saçlarında
şafaklar sökerken
yalnızlığını paylaştı ellerim
ıssız tenin
dudakları alev alev
ellerin titriyor
saklaman da yetmiyor
nefes alışllarının sıklığını
üzülme
acemi olman
sevişlerine seviş katıyor
*
gülümsemelerimi
kahkahalarla besledim hep
oysa bu gece
başıboş bir uçurum kadar
başıboş bir serseriyim
ve yine bu gece
çisil çisil klasik ıslaklığımla
ağlamaya tutkuluyum
ve
gözyaşlarımın tek tanığıyım
gülmelerimi
çocuk tebessümleri büyüttü
oysa bu gece
ölüm bile çocuktur yüreğimde
ve gecenin serseri sarhoşluğunda
yeniden yeniden
doğan bir bebeğimdin sen
*
eksik mi kalacaktık
uykusuzluğumuzdan artan rüyalardan
zamansız doğan güneşten
aralanmış şaraptan
eksik mi kalacaktık
soluksuz kalan sevişmelerden
sen eksik mi kalacaktın benden
ben eksik mi kalcaktım senden...
'sadun ertaş' effulia-ra adlı kitabından anlıklar adlı şiiri
© copyright 2005 - 2026