bugün
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak8
- gocusuz sözlük4
- arkadaşlar beni gammazlayın6
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- erkeklerin giderek feminenleşmesi8
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- sudekiray7
- bira cips6
- kalpte velvele yaratan güzel yazar4
- kafanızdaki ses4
- yazarların çocukken en sevdiği çizgi film4
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- laptop5
- israil'in gazze'ye saldırısında 7 filistinli öldü2
- kaçak elektrik kullann bölgelern elektriğin kesmek4
- sözlük kızlarının kombinleri20
- maden suyu4
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- aga be şarkılar5
- velvet vs nervio19
- sony playstation 52
- ismet'in çok hızlı entry girmesi3
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması6
- tarot bakabilen sözlük yazarları3
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- oytun erbaş3
- ispanya20
- folk horror2
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- 2026 dünya kupası25
- ona bir şey söyle9
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- futbol14
- dünya19
- mezarlıkları sevmek5
- yalnizca deli yalnizca sair2
- bir zaman hatası2
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- manyak olmaya karar verdim9
- ktç birader4
- dünya kupası4
- taksim'e ikinci eyfel kulesi3
- lahmacun4
- slavko vincic15
- nervio11
- velvet12
- özgür irade ve determinizm üzerine bir tartışma2
--spoiler--
Geçen hafta bir aksam arkadaşlarla yemeğe gittik. Lokantada siparişimizi alan garsonun, gömlek cebinde bir kaşık taşıdığını
fark ettim. Önce biraz garip geldi, ama fazla dikkat etmedim. Daha sonra, masaya su ve çatal kaşık getiren kominin de cebinde bir
kaşık taşıdığını gördüm. Salona baktığımda tüm garsonların cebinde birer kaşık taşıdığını anladım. Siparişlerimizi kontrol etmeye
gelen garsona:
- Neden kaşık?" Diye sordum.
- "Şöyle anlatayım," diyerek söze başladı;
- "lokantanın sahipleri Andersen Danışmanliktan yaptığımız işlerle ilgili danışmanlık aldılar. Aylar süren istatistiksel analizlerden
sonra müşterilerin kaşıklarını, çatal bıçaklara oranla %74 daha sık düşürdüğüne karar verildi. Bu durumda, masa başına saatte
düşen kaşık adedinin üç olduğunu gördüler. Garsonlarımızın bu duruma karşı hazırlıklı olmalarıyla, mutfağa gidip gelmelerden
yapacağımız tasarruf, vardiya başına saatte bir buçuk adam ediyor."
Konuşmamız bittiğinde arka masadan metalik bir ses duydum. O anda garson yere düşen kaşık yerine cebindekini koyarken
- "bir dahaki mutfağa gidişimde yeni bir kaşık alacağım, böylece fazladan mutfağa gidip gelmeme gerek kalmıyor," dedi.
Etkilenmiştim; garson masadaki diğer siparişlerle ilgilenirken ben de çevremi incelemeye koyuldum. Bu sefer dikkatimi başka bir şey çekti. Garsonların tümünün fermuarlarından dışarı incecik ipler sarkıyordu. Merakıma yenik düşüp garson uzaklaşmadan sordum:
- "Özür dilerim, şuradan sallanan ip ne işinize yarıyor, söyler misiniz?"
- "Tabii ki!" Diye yanıtladı, sesini alçaltarak.
- "Herkes sizin gibi iyi bir gözlemci değil. Bu bahsettiğim danışmanlık firması tuvaletlerde de zaman kazanabileceğimizi keşfetti."
- "Nasıl yani?"
- "Bakin," diye devam etti,
- "ipin ucunu...şeyimize...bağladığımız zaman pisuar önünde elimizi değdirmeden dışarı çekebiliyoruz, böylece elimizi yıkamaya gerek kalmadığı için tuvalette harcadığımız sureyi %76 oranında azaltmış oluyoruz."
- "Tamam, mantıklı... ama bu ip dışarı çıkmasına yardımcı oluyor da, geriye nasıl sokuyorsunuz?"
- "şey," diye fısıldadı, sesini iyice alçaltarak,
- "Başkalarını bilmiyorum; ama ben kaşığı kullanıyorum."
--spoiler--
Geçen hafta bir aksam arkadaşlarla yemeğe gittik. Lokantada siparişimizi alan garsonun, gömlek cebinde bir kaşık taşıdığını
fark ettim. Önce biraz garip geldi, ama fazla dikkat etmedim. Daha sonra, masaya su ve çatal kaşık getiren kominin de cebinde bir
kaşık taşıdığını gördüm. Salona baktığımda tüm garsonların cebinde birer kaşık taşıdığını anladım. Siparişlerimizi kontrol etmeye
gelen garsona:
- Neden kaşık?" Diye sordum.
- "Şöyle anlatayım," diyerek söze başladı;
- "lokantanın sahipleri Andersen Danışmanliktan yaptığımız işlerle ilgili danışmanlık aldılar. Aylar süren istatistiksel analizlerden
sonra müşterilerin kaşıklarını, çatal bıçaklara oranla %74 daha sık düşürdüğüne karar verildi. Bu durumda, masa başına saatte
düşen kaşık adedinin üç olduğunu gördüler. Garsonlarımızın bu duruma karşı hazırlıklı olmalarıyla, mutfağa gidip gelmelerden
yapacağımız tasarruf, vardiya başına saatte bir buçuk adam ediyor."
Konuşmamız bittiğinde arka masadan metalik bir ses duydum. O anda garson yere düşen kaşık yerine cebindekini koyarken
- "bir dahaki mutfağa gidişimde yeni bir kaşık alacağım, böylece fazladan mutfağa gidip gelmeme gerek kalmıyor," dedi.
Etkilenmiştim; garson masadaki diğer siparişlerle ilgilenirken ben de çevremi incelemeye koyuldum. Bu sefer dikkatimi başka bir şey çekti. Garsonların tümünün fermuarlarından dışarı incecik ipler sarkıyordu. Merakıma yenik düşüp garson uzaklaşmadan sordum:
- "Özür dilerim, şuradan sallanan ip ne işinize yarıyor, söyler misiniz?"
- "Tabii ki!" Diye yanıtladı, sesini alçaltarak.
- "Herkes sizin gibi iyi bir gözlemci değil. Bu bahsettiğim danışmanlık firması tuvaletlerde de zaman kazanabileceğimizi keşfetti."
- "Nasıl yani?"
- "Bakin," diye devam etti,
- "ipin ucunu...şeyimize...bağladığımız zaman pisuar önünde elimizi değdirmeden dışarı çekebiliyoruz, böylece elimizi yıkamaya gerek kalmadığı için tuvalette harcadığımız sureyi %76 oranında azaltmış oluyoruz."
- "Tamam, mantıklı... ama bu ip dışarı çıkmasına yardımcı oluyor da, geriye nasıl sokuyorsunuz?"
- "şey," diye fısıldadı, sesini iyice alçaltarak,
- "Başkalarını bilmiyorum; ama ben kaşığı kullanıyorum."
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar