bugün
- asrın soygunu8
- bekarlığın avantajları3
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- true nickli yazar19
- marimar2
- kullanıcı adı değişmiyor3
- tai lung vs gocu22
- guterres ten iki devletli çözüm açıklaması2
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor20
- habire1227
- kürtler asimile edilmelidir11
- sözlüktekiler kaç yaşında10
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- manisada okul saldırısı17
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
- teslimiyet4
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- bu ne soğuk amk5
- et döner dürüm9
- tuvaletin evin dışında olması6
- sarı poşet kudurtması13
- kadınların reddedemediği teklifler6
- evliliği ayakta tutan güçler13
- sözlükte kavga olacak hissi4
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- karılı kızlı tiktok yerine sözlükte takılan tip4
- gocusuz bir sözlük5
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- bir erkek ile yanlışlıkla göz göze gelmek5
- ecevit döneminin kepazeliği5
- uludağ sözlük adalet sistemi5
- krt tv4
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek9
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması5
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- türkiye de muhalefet var mı9
- ikizler burcu kadını olmak7
- sözlüğün embesillerle dolu olması4
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- götünden tanırım seni7
- sözlükten soğumak için fırsat gözleyen yazarlar3
- sözlüğe renk katan yazarlar7
- özel den turgutlu saldırısı öğrencilerine telefon2
- ölümden korkuyor musunuz34
- erkeklerin bir kızda aradığı kriterler7
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı29
- türkler ile moğollar kardeştir16
kendisiyle evrenden torpilim var kitabıyla tanışıp, aynalı kitabını da alarak muhabbeti ilerletmişliğimiz vardır.
şimdi mi? pek görüşmüyoruz. yalnız her banyoya girdiğimde çamaşır makinesinin üzerindeki kapağı ayna olan kitabını görünce 'yazık lan!' diyor, verdiğim paraya acıyacak gibi oluyor ama saçlarıma arkadan bakmama yardımcı olduğunu düşününce sakinleşiyorum.
her neyse,
şimdi ben pek sevmem öyle kişisel gelişim kitapları okumayı falan, lakin o gün hangi ruh halindeysem artık
girdiğim kitabevinde elime aldığım evrenden torpilim var kitabından rastgele bir sayfa okuyup, kitabın kapağını kapatarak kasaya gittim. bir şekilde almış bulundum yani. kitap fena değildi. en azından üç şey öğretti bu adam bana;
1) bizi öfkelendiren, kızdıran şeyler olmasından korktuğumuz şeylerdir.
önce beni nelerin sinirlendirdiğini düşündüm, ve sonra evet lan! dedim. ve zamanla öfkelenmek yerine korkumu yenmeye başladım. hakikaten müthiş işe yaradı.
2) bir olay karşısında direncimizi kaybedecek kadar kendimizden emin değilsek, yapmamız gereken olabileceğin en kötüsünü düşünüp ona razı olmak. böylece hem kendinizi iyi hissediyor, hem de mutlu oluyorsunuz. çünkü genelde olabileceğin en kötüsü olmuyor. hatta kendinizden beklediğinizden iyi bir performans sergiliyorsunuz. kaybedecek birşeyiniz yok çünkü.
3) her sabah uyandığınızda sahip olduğunuz şeyler için şükretmek.
bünyeye yararı; farkındalık ve güne iyi başlamak oluyor. eyyi oluyor.
gelgelelim bunların hepsini tek bir kitabından öğrendim, o ikinci kitaba ne gerek vardı? ilk kitabının yanında ayna hediye etse de olurmuş, zira şimdi bir kitap daha yazsa alır mıyım? aferim bildi, almam. dur lan kızmıyorum, çünkü kitap yazmasından falan korkmuyorum, ehe. ne hali varsa görsün, ben alacağımı aldım.
yalnız kendisine şunu söylemeden geçemeyeceğim,
şu adını bizim koyacak olduğumuz aynalı kitap ilk kitabının aynısı. sadece cümleler yer değiştirmiş.
e böyle olunca da aklıma şu geliyor,
bir gece yatağına yatmış esra hanımı beklerken 'bir kitabım daha olursa kapağı sırf ayna olsun' şeklinde aklına bir fikir geldi.
önce kapağı tasarladın, çok hoşuna gitti şimdi buna içi dolu bir kitap gerekliydi, ne yapsandı acaba? evet ilk kitabındaki cümlelerin yerlerini değiştirerek ve yazdıklarını tekrar ve tekrar yazarak bu işi başarabilirdin. nitekim öyle de yapmışsın. nasıl bildim mi?
ama hiç olmamış, soğuttun kendinden işte, ühü.
şimdi mi? pek görüşmüyoruz. yalnız her banyoya girdiğimde çamaşır makinesinin üzerindeki kapağı ayna olan kitabını görünce 'yazık lan!' diyor, verdiğim paraya acıyacak gibi oluyor ama saçlarıma arkadan bakmama yardımcı olduğunu düşününce sakinleşiyorum.
her neyse,
şimdi ben pek sevmem öyle kişisel gelişim kitapları okumayı falan, lakin o gün hangi ruh halindeysem artık
girdiğim kitabevinde elime aldığım evrenden torpilim var kitabından rastgele bir sayfa okuyup, kitabın kapağını kapatarak kasaya gittim. bir şekilde almış bulundum yani. kitap fena değildi. en azından üç şey öğretti bu adam bana;
1) bizi öfkelendiren, kızdıran şeyler olmasından korktuğumuz şeylerdir.
önce beni nelerin sinirlendirdiğini düşündüm, ve sonra evet lan! dedim. ve zamanla öfkelenmek yerine korkumu yenmeye başladım. hakikaten müthiş işe yaradı.
2) bir olay karşısında direncimizi kaybedecek kadar kendimizden emin değilsek, yapmamız gereken olabileceğin en kötüsünü düşünüp ona razı olmak. böylece hem kendinizi iyi hissediyor, hem de mutlu oluyorsunuz. çünkü genelde olabileceğin en kötüsü olmuyor. hatta kendinizden beklediğinizden iyi bir performans sergiliyorsunuz. kaybedecek birşeyiniz yok çünkü.
3) her sabah uyandığınızda sahip olduğunuz şeyler için şükretmek.
bünyeye yararı; farkındalık ve güne iyi başlamak oluyor. eyyi oluyor.
gelgelelim bunların hepsini tek bir kitabından öğrendim, o ikinci kitaba ne gerek vardı? ilk kitabının yanında ayna hediye etse de olurmuş, zira şimdi bir kitap daha yazsa alır mıyım? aferim bildi, almam. dur lan kızmıyorum, çünkü kitap yazmasından falan korkmuyorum, ehe. ne hali varsa görsün, ben alacağımı aldım.
yalnız kendisine şunu söylemeden geçemeyeceğim,
şu adını bizim koyacak olduğumuz aynalı kitap ilk kitabının aynısı. sadece cümleler yer değiştirmiş.
e böyle olunca da aklıma şu geliyor,
bir gece yatağına yatmış esra hanımı beklerken 'bir kitabım daha olursa kapağı sırf ayna olsun' şeklinde aklına bir fikir geldi.
önce kapağı tasarladın, çok hoşuna gitti şimdi buna içi dolu bir kitap gerekliydi, ne yapsandı acaba? evet ilk kitabındaki cümlelerin yerlerini değiştirerek ve yazdıklarını tekrar ve tekrar yazarak bu işi başarabilirdin. nitekim öyle de yapmışsın. nasıl bildim mi?
ama hiç olmamış, soğuttun kendinden işte, ühü.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar