bugün
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı26
- bir sözlük erkeğine yürüyüp karşılık bulamamak12
- sarma saramayan kız9
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek14
- izmirin diğer büyükşehirlere göre çok geri olması8
- arkadaşlar bişe dicem ya7
- bir sözlük erkeğine sarma sarmak6
- altay bayındır5
- konfor alanına yapışıp kalmak4
- bir sözlük erkeğine sarma tenceresiyle saldırmak5
- sözlük erkeğine açılmak3
- gocu'nun 2 günde unutulması13
- bir sözlük erkegine merhaba adın ney diye sormak5
- yasak cinsel ilişkiler12
- türkiye26
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi23
- ibrahim ethem hacıosmanoğlu3
- yağmurlu gece5
- futbol7
- nick vermeden bir yazara seslen17
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
- vincenzo montella4
- italya8
- kokoreççi asım usta3
- milli takıma alınmaması gereken futbolcular3
- istanbul5
- hala mehdiye deccale inanan insanların olması6
- kız kulesi2
- abberline ın yeni hesabı12
- rapunzel'in bitli bir çingene olması2
- kadınların bilerek kavga çıkarması5
- bizim çocuklar3
- fatma betül sayan kaya41
- italya attı3
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis16
- hepinizi yazdım bir kenara8
- inci sözlük11
- ölem ölem derdo ölem'in ingilizcesi3
- 28 eylül 2026 ahmet şık süzer plaza iddiaları2
- the end of oak street2
- tupperware2
- milli takıma teknik direktör önerileri2
- finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi3
- dondurma kabından dondurma çıkan buzdolabı2
- finansal yeniden yapılandırma çerçeve anlaşması3
- deniz göktaş6
- judas'ın ölmesi6
- yasaları çiğneyip içeri tıkanınca ağlayan zevat5
- bornova girişindeki ikiz kuleler3
- voleybol4
filmin başında "ulan bu nasıl bir film, bir saçmalık var ama" tadında bakışlarla ekrana bakarken, dakikalar geçtikçe filmin içerisinde mevcut olan iki farklı dünyanın yani gerçeklik ile fantazinin aynı çatı altında ne kadar akıcı ve güzel bir şekilde birleştiğine şahit oluyor insan.
insanın beğenilerini çerçeveleyen tek noktanın beklentiler olduğu düşünülürse filme gitmeden evvel ne ile karşılaşacağını bilmek filmden daha fazla zevk alınmasına neden olur. sadece afişindeki gerilim ve korku öğeleri taşıyor ibaresi ile "bildiğin bir korku filmi, hadi biraz korkalım" düşüncesi ile gitmek filmin başlarında hayalkırıklığına uğratsa da film kendi dünyasına izleyiciyi çektikten sonra artık bir şey yapmaya gerek kalmıyor.
filmin sonuna kadar fantastik öğelerin acaba gerçek mi sorusunu insanın aklına getirebilecek,
--spoiler--
bitişte kızın gözlerini açıp bir anda canlanması beklentisine insanı sokabilecek
--spoiler--
kadar gerçek öğelerle fantastik öğeleri harmanlayabilmişler.
filmin müzikleri ise ayrı bir güzel idi, özellikle ninni tadında söylenen ve filmin devamında arka fonda bazen duyduğumuz o müzik gerçekten de insanın derinine dokunan bir melodi.
ayrıca, ispanya iç savaşının ülke ve genel için ne anlama geldiğinden ziyade, köşede kenarda yaşayan halk için ne anlama geldiğini de insana gösteren, bilgi dağarcığımıza görmediğimiz bir köşeyi daha katan bir konusu var filmin.
sinema endüstrisindeki amerikan hegemonyasından kurtulmuş ve başarıya ulaşmış avrupa yapımı güzel filmlerden bir tanesi. en çok da filmin başındaki "hadi kalk çıkalım oğlum bu ne" düşüncesinin filmin sonunda "bu nasıl güzel bir filmdir ya" düşüncesine dönebilmesi beni heyecanlandırmış ve mest etmiştir.
insanın beğenilerini çerçeveleyen tek noktanın beklentiler olduğu düşünülürse filme gitmeden evvel ne ile karşılaşacağını bilmek filmden daha fazla zevk alınmasına neden olur. sadece afişindeki gerilim ve korku öğeleri taşıyor ibaresi ile "bildiğin bir korku filmi, hadi biraz korkalım" düşüncesi ile gitmek filmin başlarında hayalkırıklığına uğratsa da film kendi dünyasına izleyiciyi çektikten sonra artık bir şey yapmaya gerek kalmıyor.
filmin sonuna kadar fantastik öğelerin acaba gerçek mi sorusunu insanın aklına getirebilecek,
--spoiler--
bitişte kızın gözlerini açıp bir anda canlanması beklentisine insanı sokabilecek
--spoiler--
kadar gerçek öğelerle fantastik öğeleri harmanlayabilmişler.
filmin müzikleri ise ayrı bir güzel idi, özellikle ninni tadında söylenen ve filmin devamında arka fonda bazen duyduğumuz o müzik gerçekten de insanın derinine dokunan bir melodi.
ayrıca, ispanya iç savaşının ülke ve genel için ne anlama geldiğinden ziyade, köşede kenarda yaşayan halk için ne anlama geldiğini de insana gösteren, bilgi dağarcığımıza görmediğimiz bir köşeyi daha katan bir konusu var filmin.
sinema endüstrisindeki amerikan hegemonyasından kurtulmuş ve başarıya ulaşmış avrupa yapımı güzel filmlerden bir tanesi. en çok da filmin başındaki "hadi kalk çıkalım oğlum bu ne" düşüncesinin filmin sonunda "bu nasıl güzel bir filmdir ya" düşüncesine dönebilmesi beni heyecanlandırmış ve mest etmiştir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar