bugün
- futbol24
- almanya10
- vfb stuttgart7
- borussia dortmund5
- muz4
- italya7
- fc internazionale milano6
- ac milan5
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- ingiltere5
- chelsea fc4
- bayern münih4
- yecüc ile mecüc5
- cansever9
- fait bey dönsün kampanyası2
- victor osimhen3
- sol elle osbir çekmek3
- ismet gurbuz 20242
- liverpool fc2
- arsenal fc3
- kadınlar neden kötü araba kullanır sorunsalı14
- yazarların uyuyamama sebebi2
- yorgun mermi19
- gece sokakta freddy krueger ile karşılaşmak4
- galatasaray neden transfer yapamıyor16
- behlül ün bihter den ayrılma nedenleri6
- gocu'nun solak olması4
- insan doğru olanı seçerek mutlu olabilir mi6
- sözlük yazarlarının tatlıları14
- dünyanın 10 da birinin solak olması4
- türk mutfağının en uyduruk kaydırık yemeği7
- etek giyen erkek10
- dünyanın tersine dönmesi5
- sözlük yazarlarını evlendirmek12
- domdomusa3
- düşün ki o bunu okuyor4
- galatasaray11
- tavuk sevmemek5
- 8 ağustos 2026 juventus inter milan maçı2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları12
- dinozor döner3
- sürekli dizi6
- çirkef galatasaray2
- ben geldim laleler3
- kupa kızı ve sinek valesi2
- gece iki de tam ekmek tavuk döner ve bira yemek3
- meltem mi daha güzel gönül mü sorunsalı6
- öfkeli genç adamlar kuşağı3
- para5
- devalüasyon yakın mı9
filmin başında "ulan bu nasıl bir film, bir saçmalık var ama" tadında bakışlarla ekrana bakarken, dakikalar geçtikçe filmin içerisinde mevcut olan iki farklı dünyanın yani gerçeklik ile fantazinin aynı çatı altında ne kadar akıcı ve güzel bir şekilde birleştiğine şahit oluyor insan.
insanın beğenilerini çerçeveleyen tek noktanın beklentiler olduğu düşünülürse filme gitmeden evvel ne ile karşılaşacağını bilmek filmden daha fazla zevk alınmasına neden olur. sadece afişindeki gerilim ve korku öğeleri taşıyor ibaresi ile "bildiğin bir korku filmi, hadi biraz korkalım" düşüncesi ile gitmek filmin başlarında hayalkırıklığına uğratsa da film kendi dünyasına izleyiciyi çektikten sonra artık bir şey yapmaya gerek kalmıyor.
filmin sonuna kadar fantastik öğelerin acaba gerçek mi sorusunu insanın aklına getirebilecek,
--spoiler--
bitişte kızın gözlerini açıp bir anda canlanması beklentisine insanı sokabilecek
--spoiler--
kadar gerçek öğelerle fantastik öğeleri harmanlayabilmişler.
filmin müzikleri ise ayrı bir güzel idi, özellikle ninni tadında söylenen ve filmin devamında arka fonda bazen duyduğumuz o müzik gerçekten de insanın derinine dokunan bir melodi.
ayrıca, ispanya iç savaşının ülke ve genel için ne anlama geldiğinden ziyade, köşede kenarda yaşayan halk için ne anlama geldiğini de insana gösteren, bilgi dağarcığımıza görmediğimiz bir köşeyi daha katan bir konusu var filmin.
sinema endüstrisindeki amerikan hegemonyasından kurtulmuş ve başarıya ulaşmış avrupa yapımı güzel filmlerden bir tanesi. en çok da filmin başındaki "hadi kalk çıkalım oğlum bu ne" düşüncesinin filmin sonunda "bu nasıl güzel bir filmdir ya" düşüncesine dönebilmesi beni heyecanlandırmış ve mest etmiştir.
insanın beğenilerini çerçeveleyen tek noktanın beklentiler olduğu düşünülürse filme gitmeden evvel ne ile karşılaşacağını bilmek filmden daha fazla zevk alınmasına neden olur. sadece afişindeki gerilim ve korku öğeleri taşıyor ibaresi ile "bildiğin bir korku filmi, hadi biraz korkalım" düşüncesi ile gitmek filmin başlarında hayalkırıklığına uğratsa da film kendi dünyasına izleyiciyi çektikten sonra artık bir şey yapmaya gerek kalmıyor.
filmin sonuna kadar fantastik öğelerin acaba gerçek mi sorusunu insanın aklına getirebilecek,
--spoiler--
bitişte kızın gözlerini açıp bir anda canlanması beklentisine insanı sokabilecek
--spoiler--
kadar gerçek öğelerle fantastik öğeleri harmanlayabilmişler.
filmin müzikleri ise ayrı bir güzel idi, özellikle ninni tadında söylenen ve filmin devamında arka fonda bazen duyduğumuz o müzik gerçekten de insanın derinine dokunan bir melodi.
ayrıca, ispanya iç savaşının ülke ve genel için ne anlama geldiğinden ziyade, köşede kenarda yaşayan halk için ne anlama geldiğini de insana gösteren, bilgi dağarcığımıza görmediğimiz bir köşeyi daha katan bir konusu var filmin.
sinema endüstrisindeki amerikan hegemonyasından kurtulmuş ve başarıya ulaşmış avrupa yapımı güzel filmlerden bir tanesi. en çok da filmin başındaki "hadi kalk çıkalım oğlum bu ne" düşüncesinin filmin sonunda "bu nasıl güzel bir filmdir ya" düşüncesine dönebilmesi beni heyecanlandırmış ve mest etmiştir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar