bugün
- erkeklerin taciz edildiği anlar6
- nervio20
- sözlükte kendini sibel can diye tanıtan nineler4
- tai lung45
- şizofren denilince akla gelen ilk yazar9
- sözlükteki gammazlar lobi si4
- sarapci koala44
- sözlük kızlarının kahveleri9
- uludağ sözlük size ne kattı13
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i9
- tembel avrat böreği5
- arkadaşlar galiba kavga var6
- hangi sözlük kızının eteğinin altındayım4
- ne gerek var kavgaya haydi eller havaya4
- kavga edenlerin hep aynı kişiler olması5
- burdur şiş3
- etek dikmelik sözlük kızı4
- sözlükte yazan ünlüler4
- arkadaşlar moralim çok bozuk3
- şarapçının birden tayyipçi olması7
- şarapçı koala yalnız değildir8
- hasmet ibriktaroglu3
- tayyip bey yaşayan en büyük devrimci liderdir6
- fusya semsiyeli yabanci14
- aykolik adamdır4
- togg t6x6
- bir kadının en zevk aldığı an5
- keşan4
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı20
- recep tayyip erdoğan8
- çomar saldırısı2
- dışarıdaki insanların çok iyi olması3
- kuş fotoğrafçılığı2
- 73m512
- sözlükteki mağara adamları3
- dinen kabul edilir ağlama biçimi3
- mel mel bey birader2
- friedrich hegel la bi cay icek13
- mutlu ama tekerlek olsun4
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci19
- kıvırcık saç8
- amin feryadi2
- sigara içmeyenleri anlamamak5
- serhat kılıç20
- yazın anlamının kadın ayağı olması3
- 4 kez üst üste cumaya gitmemek5
- melissa vargas'dan tokat yemek5
- sibel canın 35 senedir 35 yaşında gibi görünmesi5
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü13
- gece 2 de komşu kızının balkonda seksting yapması4
bana bir masal anlat baba şarkısını duyduğum andan itibaren, hala gözyaşına boğabilen bir dizi.. öyledir, ki hala her kişi, izleyen ve de seven her kişi kendisine ait bir parça bulabilir bu dizide..
öyle de içimizdendir, ortamı, muhabbetleri, insani ilişkileri ile; daha jeneriğindeki, şevket altuğun ip tutup da, çocuklarının üzerinden atladığı sahnedeki sıcaklığı bile gönüllerden silinmemiştir. belki de, günümüzde dahi, ''ben bu diziye ait kötü bir sahne bile hatırlamıyorum'' diyebilenler kati biçimde çoğunluktadır.. hele hele, mükemmel biçimde çizilmiş karakterleri de, orta karar bir mahalleye dalsanız, anında ''aa bak bu fiko, bu da nihat; bu da olsa olsa sermet amca olurdu herhalde'' diyebileceğiniz biçimde örülmüştür.. sulhi dölek'in süslü olmayan, yalın ama kesinlikle ütopik düşüncelere yer vermeyen, öyküleri, ve de anlatım biçimiyle taçlandırılmış, ''şimdilerdeyi bırakın'' türk televizyon tarihi, ve de dizileri içinde eşi benzeri olmayacak biçimdeki oyunculukları ile bezenmiştir bu dizi.. ''fiko''su, ''nihat''ı, ''ipek''i, sonradan da ikinci defa fiko'yu kalbinden vuracak ''aykırı elif''i, televizyoncu olma hasretine kurşun bile yiyen ''zeynep''i, her ne kadar evine bağlı olsa da, bir yandan da ''kendi dünyasını yaratmaya çalışan, kendi çizgisine hizmet için ben de burdayım demek isteyen bir alim''i, geldiği zamanlar ortalığı pek bir karışıtıran leman sam'ın en büyük hediyelerinden birisi olan şevval sam'ım hayat verdiği ''deniz''i, şeker mi şeker, şirin mi şirin evin küçük kızı modunda dolaşan ''mine''si, ''ban karı istiyem''i, farklı yollardan deme şeklini bir hayli fazlasıyla yerine getirmiş, biraz huysuz ama ''pamuk dede'' kıvamındaki ''yakup çavuş''u, merhametli, çocuklarına ve de torunlarına değer veren dede ve de bir nebze baba rolündeki ''yusuf kaptan''ı ve de diğer nice karakterleri ile unutulmayacak bir dizidir. her ne kadar, dizi tarihi'ne adını altın harflerle yazdırmış birçok dizi bulunsa da, bu dizinin gönüllerdeki altın kaplı yeri apayrıdır; silinmez harflerle yazılmamış kazınmıştır..
şimdilerde, kolpa dizilerin, ''para kazansın da kim izlerse izlesin, değerli izleyici para getirmediği sürece benim için değersizdir'' fikrindeki yapımcıların, kanal sahiplerinin cirit attığı televizyon dünyasında ve de televizyonlarda gösterildiği zamanlarda cuma günlerinin ayrı bir yeri vardır, kimilerinin hayatında, çünkü o akşamları süper baba'nın akşamıydı. ''bakalım fiko ile ipek'in aşkı hangi noktadaydı, nihat'ın son durumu ne olmuştu; ee ne de olsa, her gerçen hafta dizi en heyecanlı yerinde bırakılıyordu, ki gelecek hafta da diziyi kaçırmak abesle iştigal, diziye de haksızlık olurdu'' diye millet atv abonesi olmuştu yaklık 4-5 sene cuma akşamları. işte böyle giden, geçen haftaların sonunda da, kimilerine göre daha da gitmesi gereken dizi, 1997 senesinde mutlu sonla bitirildi. kimilerinin umuduna umut kattı, kimilerine göre de, ''daha çok anlatması gereken var''dı bu dizinin.. şimdikiler gibi değildi nasıl olsa, ''yapay ortamlarda, dandirik klişe repliklerle şişirilmiş, reyting kaygısı nedeniyle doğuya kaydırılmış dizi setlerinde geçmiyordu bu dizi''
öyle de içimizdendir, ortamı, muhabbetleri, insani ilişkileri ile; daha jeneriğindeki, şevket altuğun ip tutup da, çocuklarının üzerinden atladığı sahnedeki sıcaklığı bile gönüllerden silinmemiştir. belki de, günümüzde dahi, ''ben bu diziye ait kötü bir sahne bile hatırlamıyorum'' diyebilenler kati biçimde çoğunluktadır.. hele hele, mükemmel biçimde çizilmiş karakterleri de, orta karar bir mahalleye dalsanız, anında ''aa bak bu fiko, bu da nihat; bu da olsa olsa sermet amca olurdu herhalde'' diyebileceğiniz biçimde örülmüştür.. sulhi dölek'in süslü olmayan, yalın ama kesinlikle ütopik düşüncelere yer vermeyen, öyküleri, ve de anlatım biçimiyle taçlandırılmış, ''şimdilerdeyi bırakın'' türk televizyon tarihi, ve de dizileri içinde eşi benzeri olmayacak biçimdeki oyunculukları ile bezenmiştir bu dizi.. ''fiko''su, ''nihat''ı, ''ipek''i, sonradan da ikinci defa fiko'yu kalbinden vuracak ''aykırı elif''i, televizyoncu olma hasretine kurşun bile yiyen ''zeynep''i, her ne kadar evine bağlı olsa da, bir yandan da ''kendi dünyasını yaratmaya çalışan, kendi çizgisine hizmet için ben de burdayım demek isteyen bir alim''i, geldiği zamanlar ortalığı pek bir karışıtıran leman sam'ın en büyük hediyelerinden birisi olan şevval sam'ım hayat verdiği ''deniz''i, şeker mi şeker, şirin mi şirin evin küçük kızı modunda dolaşan ''mine''si, ''ban karı istiyem''i, farklı yollardan deme şeklini bir hayli fazlasıyla yerine getirmiş, biraz huysuz ama ''pamuk dede'' kıvamındaki ''yakup çavuş''u, merhametli, çocuklarına ve de torunlarına değer veren dede ve de bir nebze baba rolündeki ''yusuf kaptan''ı ve de diğer nice karakterleri ile unutulmayacak bir dizidir. her ne kadar, dizi tarihi'ne adını altın harflerle yazdırmış birçok dizi bulunsa da, bu dizinin gönüllerdeki altın kaplı yeri apayrıdır; silinmez harflerle yazılmamış kazınmıştır..
şimdilerde, kolpa dizilerin, ''para kazansın da kim izlerse izlesin, değerli izleyici para getirmediği sürece benim için değersizdir'' fikrindeki yapımcıların, kanal sahiplerinin cirit attığı televizyon dünyasında ve de televizyonlarda gösterildiği zamanlarda cuma günlerinin ayrı bir yeri vardır, kimilerinin hayatında, çünkü o akşamları süper baba'nın akşamıydı. ''bakalım fiko ile ipek'in aşkı hangi noktadaydı, nihat'ın son durumu ne olmuştu; ee ne de olsa, her gerçen hafta dizi en heyecanlı yerinde bırakılıyordu, ki gelecek hafta da diziyi kaçırmak abesle iştigal, diziye de haksızlık olurdu'' diye millet atv abonesi olmuştu yaklık 4-5 sene cuma akşamları. işte böyle giden, geçen haftaların sonunda da, kimilerine göre daha da gitmesi gereken dizi, 1997 senesinde mutlu sonla bitirildi. kimilerinin umuduna umut kattı, kimilerine göre de, ''daha çok anlatması gereken var''dı bu dizinin.. şimdikiler gibi değildi nasıl olsa, ''yapay ortamlarda, dandirik klişe repliklerle şişirilmiş, reyting kaygısı nedeniyle doğuya kaydırılmış dizi setlerinde geçmiyordu bu dizi''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar