bugün
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- claudian clouds22
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- yalnız ölmek3
- en sevmediğin insan tipleri3
- askerliğin gençler için faydalı olması3
- islam'ın hak dini olması6
- bir sonsuzluk ifadesi olarak antipanik depresyonu3
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- tai lung37
- namazın amacı6
- uludağ itiraf10
- askerde ahmet kaya dinleyen tip3
- ikinci defa askere gitmek4
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- hoşlanılan kıza atılan mesajın sevgiliye gitmesi3
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- türkiye ermenileri ve azerbaycan türkleri2
- düşün ki o bunu okuyor10
- friedrich hegel la bi cay icek12
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- demokrasinin meşruiyet sorunu5
- melissa vargas7
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- islak kek2
- askerde çok fazla kürtçü olması2
- sözlük whatsapp grupları13
- özbek kadınlar14
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- filenin sultanları5
- kendinle ilgili bir özellik bırak4
- şu an ki ruh halim2
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
- sarapci koala47
- aslında italyanın kazanması4
- geceye bir ahmet kaya şarkısı bırak2
- sözlükteki kızlara çok mu yüz vermek3
- bir kez aldatana ikinci şansı vermek2
- ağlıyorum sözlük4
- sözlüğün en tembel yazarı5
- 20342
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- kıraathanede masaya yumruk atıp isyan etmek3
- muslettin amca6
- türk silahlı komikleri2
yeni eğitim sisteminin kabulü ve kuran-ı kerim'in okullarda okutulması kararı ile başbakanın da dediği gibi türkiye için tarihi günler yaşanıyor.
şimdi hükümeti destekleyenler zaten böyle bir kararın alındığına mutlu olmuşlardır. küçük yaşta çocuklarını beyinlerini yıkayacak okullara göndermelerinin önü açıldı. sonuçta küçük yaştaki çocuklar herhangi bir fikir beyanı ortaya koyamadan koyun aileleri tarafından karar verilerek bu eğitime maruz kalacaklar. Bakın maruz kalacaklar diyorum, çünkü ben okuduğum dönem içerisinde objektif din dersi veren bir hocayla karşılaşmadım hiç.
bir de mevcut hükümete karşı duran 70lerin 80lerin solcularının yaklaşımı var ki ben bunu anlayamıyorum. 12 eylül darbesinden olumsuz derecede etkilenen, içeride yatan, işkence gören aile büyükleriyle ve onların hikayeleriyle birlikte büyümüş biri olarak söyleyebilirim ki, en büyük hayalkırıklığımı onların fikirlerinin değişiminde yaşadım. özgürlük, halka istediğini yapma fırsatı verilme denildiğinde ben de bundan yanayım ama ortada özgürlük adına yapılan onca şey varken o günün solcuları bugünün elitleri, aydınları hala nasıl destekleyebiliyor bu hükümeti; anlayamıyorum. elbette sözüm hepsine değil, yanlış anlaşılmasın. üstelik o dönemden bugüne çok şey değişti, farklı alışkanlıklar edinmeleri de normal. ama biri bana açıklayabilir mi, madem din özgürlüğü diye tutturuyorsunuz, o zaman neden bugün ülkenin birçok yerinde alevilere yöneltilen şiddet günbegün artıyor ve başka bir din ile ilgili herhangi bir bilgi anlatılmıyor bu çocuklara? açılım maçılım sözleri ediliyor ama derseniz ben sizin ensenize terlikle vurmaktan başka bir şey yapamam. şu dönemde ne için nasıl adımlar atıldı, hepimiz görüyoruz bırakın bu açılım ayaklarını. meseleyi daha da boktan hale getirmekten başka bir işe yaramadı. barışçıl, hümanist insanlar bile bugün hak arayan bir parti başkanının o çok eleştirdikleri polisi tarafından göz göre göre dövülmesinden bile rahatsızlık duymuyorlar. ece temelkuran kadar şov peşinde bir gazeteci görmedim ben, ayşe arman bile ondan daha samimi geliyor ama o kadının ''siz ne zaman bu kadar zalim oldunuz'' lafını şu paragrafta bahsedilen herkese söyleyebilirim. konudan çok saptım, toparlıyorum.
başbakanın bu eğitim sistemi kabulünden sonra yaptığı konuşmada bir şey çok doğruydu. 15 yaşına gelmiş bir çocuk zaten bitireceğini bitirmiştir dedi. bunu bildiği için de çok küçük yaşta bu ülkede doğan çocuklar nasıl bir eğitim vereceği hiçbir şekilde kestirilemeyen birkaç adamın fikirleri doğrultusunda hamur gibi evirilip çevirilecekler. 28 şubat'ın acısını fena çıkarıyorlar gerçekten. o da bombok başka bir olay ya, girmiyorum.
ben başbakanımın sözünü dinleyeceğim sanırım. sevmedim, terk edeceğim.
şimdi hükümeti destekleyenler zaten böyle bir kararın alındığına mutlu olmuşlardır. küçük yaşta çocuklarını beyinlerini yıkayacak okullara göndermelerinin önü açıldı. sonuçta küçük yaştaki çocuklar herhangi bir fikir beyanı ortaya koyamadan koyun aileleri tarafından karar verilerek bu eğitime maruz kalacaklar. Bakın maruz kalacaklar diyorum, çünkü ben okuduğum dönem içerisinde objektif din dersi veren bir hocayla karşılaşmadım hiç.
bir de mevcut hükümete karşı duran 70lerin 80lerin solcularının yaklaşımı var ki ben bunu anlayamıyorum. 12 eylül darbesinden olumsuz derecede etkilenen, içeride yatan, işkence gören aile büyükleriyle ve onların hikayeleriyle birlikte büyümüş biri olarak söyleyebilirim ki, en büyük hayalkırıklığımı onların fikirlerinin değişiminde yaşadım. özgürlük, halka istediğini yapma fırsatı verilme denildiğinde ben de bundan yanayım ama ortada özgürlük adına yapılan onca şey varken o günün solcuları bugünün elitleri, aydınları hala nasıl destekleyebiliyor bu hükümeti; anlayamıyorum. elbette sözüm hepsine değil, yanlış anlaşılmasın. üstelik o dönemden bugüne çok şey değişti, farklı alışkanlıklar edinmeleri de normal. ama biri bana açıklayabilir mi, madem din özgürlüğü diye tutturuyorsunuz, o zaman neden bugün ülkenin birçok yerinde alevilere yöneltilen şiddet günbegün artıyor ve başka bir din ile ilgili herhangi bir bilgi anlatılmıyor bu çocuklara? açılım maçılım sözleri ediliyor ama derseniz ben sizin ensenize terlikle vurmaktan başka bir şey yapamam. şu dönemde ne için nasıl adımlar atıldı, hepimiz görüyoruz bırakın bu açılım ayaklarını. meseleyi daha da boktan hale getirmekten başka bir işe yaramadı. barışçıl, hümanist insanlar bile bugün hak arayan bir parti başkanının o çok eleştirdikleri polisi tarafından göz göre göre dövülmesinden bile rahatsızlık duymuyorlar. ece temelkuran kadar şov peşinde bir gazeteci görmedim ben, ayşe arman bile ondan daha samimi geliyor ama o kadının ''siz ne zaman bu kadar zalim oldunuz'' lafını şu paragrafta bahsedilen herkese söyleyebilirim. konudan çok saptım, toparlıyorum.
başbakanın bu eğitim sistemi kabulünden sonra yaptığı konuşmada bir şey çok doğruydu. 15 yaşına gelmiş bir çocuk zaten bitireceğini bitirmiştir dedi. bunu bildiği için de çok küçük yaşta bu ülkede doğan çocuklar nasıl bir eğitim vereceği hiçbir şekilde kestirilemeyen birkaç adamın fikirleri doğrultusunda hamur gibi evirilip çevirilecekler. 28 şubat'ın acısını fena çıkarıyorlar gerçekten. o da bombok başka bir olay ya, girmiyorum.
ben başbakanımın sözünü dinleyeceğim sanırım. sevmedim, terk edeceğim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar