bugün
- haşlanmış yumurta7
- üsküdar'a çöktükten sonra kutlama yapmak5
- prometheus'un hırsız olduğu gerçeği5
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı46
- mansur yavaş'ın idare'i maslahatçılığı5
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası18
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler7
- 2000 yılında dünya nasıl olacak3
- güne iyi başlamak3
- ismail kartal27
- ilk türettigim sözcük2
- ey insan9
- islamda kadın3
- lastik değiştirmeyi bilmeyen erkek2
- yazarların beğendiği kadın tipleri7
- karınızı kucağınızda taşır mısınız13
- fenerbahçe19
- platon un mağara alegorisi9
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- ona bir şey söyle5
- sessiz konusan insan2
- günün sözü6
- milyonlarca insan deccal'in peşinden gidecek15
- anın görüntüsü28
- misafir gelecek diye temizlik yapmak6
- openai'ın yapay zekasının kontrolden çıkması3
- kiraz cicegi kolonyasi28
- karanlıkta bi şey var hissi9
- sözlük sapıkları12
- parasetamol2
- birden akla gelen sözlüğü bırakma düşüncesi11
- hayatını garantiye almak isteyenlere tavsiyeler12
- silvermist'in mutfağına konuk olmak18
- am meme ve göt üçgenindeki favori organınız11
- sözlükte kavga olmayacak hissi13
- eğer şansınız olsaydı kimleri diriltirdiniz7
- fenerbahçe biraz sert biraz katı16
- dünya iyi midir9
- flört11
- kızılay avm11
- kendini çok önemli sanan yazar14
- 6668
- çorapların tek eşleşme sorunu2
- jennifer lawrance8
- yahudilerin hepsi iyi insan değil9
- match sonrası ilk mesaj algoritması3
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı13
- ağır müslüm gürses sözleri9
- üstteki yazar hakkında bir tespit bırak5
türkiye'yi bekleyen sinsi tehlikelerden biridir.
lozan müzakereleri ve lozan antlaşması'na gözlemci ülke sıfatıyla iştirak eden amerika, cumhuriyetin ilk yıllarında türkiye'yi tanımış olmasına ve türkiye ile ikili antlaşmalar imzalamasına rağmen, türkiye'nin tapu senedi olan lozan antlaşması'nı ve maddelerini tanımamaktadır ve hatta lozan antlaşması amerikan senatosunda reddedilmiştir.
neden?
ilk bakışta bu nedenin altında yatan sebep kolayca anlaşılabilir.
"ermeni lobisi..."
lakin işin aslı birinci dünya savaşı sonunda abd başkanı olan wilson'ın yayımladığı ilkelerdir.
(bkz: wilson ilkeleri)
bu wilson ilkelerine istinaden "her ulusun kendi kaderini tayin hakkı" vardır, ve bu durum abd senatosunda ve kongresinde kabul edilip tescillenmiştir.
filhakika bu saçmalık yığını prensipler o dönem osmanlı coğrafyasında da taraftar bulmuştu.
(bkz: wilson prensipleri cemiyeti)
lozan antlaşması 19 ocak 1927'de abd senatosuna gelmiş ve "ermenilere yurt sağlamadığı" mesnediyle, yani bu wilson ilkelerine aykırı olduğundan dolayı reddedilmiştir...
abd senatosu'nun konuyla ilgili kararı ve komisyon tutanakları arşivlerde mevcuttur.
(abd federal belge arşivi, belge no:26, seri:1923-24)
dost ve müttefik(!) abd'nin türkiye cumhuriyeti misakı milli kararını tehdit eden bu belgesi türkiye'de bazı sol tandanslı yayınlarda yayımlanmış lakin "çalıyor ama namaz kılıyor" zihniyetindeki koyun halkımızın nedense pek ilgisini çekmemiştir...
pek tabii amerikan götü yalayıcıları bu antlaşmanın kabul edilmemesini önemsemeyebilir, ilerleyen yıllarda abd ile imzalanan diğer antlaşmaları örnekleyerek "güvende" olduğumuzu savunabilirler.
lakin bugün dörtbir yanımızı sarmış olan abd, yarın bir gün wilson prensiplerine dayanarak ve lozan antlaşmasını tanımadığı belgesi ile türkiye'de yaşayan kürtler için wilson prensipleri'nin işletilmesini talep edebilir ve hatta türkiye'ye bu mesnet ile haklı olarak savaş açabilir.
tüm dünya, bm, ab, nato vesaire kurumlar da bu haklılığı tescil eder ve türkiye abd tarafından uluslararası hukuka uygun bir şekilde işgal edilebilir.
(bkz: akp nin gerçek hedefi bop ve 2015/#11154566)
bu durumda yapmamız gereken nedir?
dik durmak, dışişleri vasıtasıyla abd'ye ultimatom verip lozan antlaşması ve misakı milli hudutlarımızı tanımasını sağlamak...
ama türkiye'de öyle bir dışişleri ve öyle bir siyasi irade var mı?
her 24 nisan'da "obama soykırım diyecek mi demeyecek mi" diye bekleyip, abd başkanı'nın "soykırım" ifadesi yerine "büyük felaket" tanımlamasına sevinip göbek atan bir siyasi irade ile asla...
bunu da tarihe not düşüyorum, ileride başımıza gelen felaketlerde "protest sanayici bizi neden uyarmadın" diyemeyesiniz diye...içim rahat en azından.
ya kendimize geleceğiz, ya da yok olup gideceğiz...
saygılar sevgili uludağ sözlük ergenleri.
not: yazı uzun geldiyse am göt meme başlıklarına yönlenmekte serbestsiniz...
lozan müzakereleri ve lozan antlaşması'na gözlemci ülke sıfatıyla iştirak eden amerika, cumhuriyetin ilk yıllarında türkiye'yi tanımış olmasına ve türkiye ile ikili antlaşmalar imzalamasına rağmen, türkiye'nin tapu senedi olan lozan antlaşması'nı ve maddelerini tanımamaktadır ve hatta lozan antlaşması amerikan senatosunda reddedilmiştir.
neden?
ilk bakışta bu nedenin altında yatan sebep kolayca anlaşılabilir.
"ermeni lobisi..."
lakin işin aslı birinci dünya savaşı sonunda abd başkanı olan wilson'ın yayımladığı ilkelerdir.
(bkz: wilson ilkeleri)
bu wilson ilkelerine istinaden "her ulusun kendi kaderini tayin hakkı" vardır, ve bu durum abd senatosunda ve kongresinde kabul edilip tescillenmiştir.
filhakika bu saçmalık yığını prensipler o dönem osmanlı coğrafyasında da taraftar bulmuştu.
(bkz: wilson prensipleri cemiyeti)
lozan antlaşması 19 ocak 1927'de abd senatosuna gelmiş ve "ermenilere yurt sağlamadığı" mesnediyle, yani bu wilson ilkelerine aykırı olduğundan dolayı reddedilmiştir...
abd senatosu'nun konuyla ilgili kararı ve komisyon tutanakları arşivlerde mevcuttur.
(abd federal belge arşivi, belge no:26, seri:1923-24)
dost ve müttefik(!) abd'nin türkiye cumhuriyeti misakı milli kararını tehdit eden bu belgesi türkiye'de bazı sol tandanslı yayınlarda yayımlanmış lakin "çalıyor ama namaz kılıyor" zihniyetindeki koyun halkımızın nedense pek ilgisini çekmemiştir...
pek tabii amerikan götü yalayıcıları bu antlaşmanın kabul edilmemesini önemsemeyebilir, ilerleyen yıllarda abd ile imzalanan diğer antlaşmaları örnekleyerek "güvende" olduğumuzu savunabilirler.
lakin bugün dörtbir yanımızı sarmış olan abd, yarın bir gün wilson prensiplerine dayanarak ve lozan antlaşmasını tanımadığı belgesi ile türkiye'de yaşayan kürtler için wilson prensipleri'nin işletilmesini talep edebilir ve hatta türkiye'ye bu mesnet ile haklı olarak savaş açabilir.
tüm dünya, bm, ab, nato vesaire kurumlar da bu haklılığı tescil eder ve türkiye abd tarafından uluslararası hukuka uygun bir şekilde işgal edilebilir.
(bkz: akp nin gerçek hedefi bop ve 2015/#11154566)
bu durumda yapmamız gereken nedir?
dik durmak, dışişleri vasıtasıyla abd'ye ultimatom verip lozan antlaşması ve misakı milli hudutlarımızı tanımasını sağlamak...
ama türkiye'de öyle bir dışişleri ve öyle bir siyasi irade var mı?
her 24 nisan'da "obama soykırım diyecek mi demeyecek mi" diye bekleyip, abd başkanı'nın "soykırım" ifadesi yerine "büyük felaket" tanımlamasına sevinip göbek atan bir siyasi irade ile asla...
bunu da tarihe not düşüyorum, ileride başımıza gelen felaketlerde "protest sanayici bizi neden uyarmadın" diyemeyesiniz diye...içim rahat en azından.
ya kendimize geleceğiz, ya da yok olup gideceğiz...
saygılar sevgili uludağ sözlük ergenleri.
not: yazı uzun geldiyse am göt meme başlıklarına yönlenmekte serbestsiniz...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar