bugün
- adana dürüm vs adana porsiyon5
- bütün eziklerin 80 ler paylaşımı yapması15
- at eti yemek4
- patso4
- uyudun mu11
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i22
- özgüven5
- kafasında konuşan sesi uzaylı zannetmek8
- şeffaf ayakkabı9
- queen ravenna ve cinleri14
- manifestten hangi kızla sevişirdin16
- hayattan beklentiler7
- 81 ilde sığınak yapılması7
- kadın bacağı paylaşan mehdi5
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular12
- sinek as6
- bir zihinden diğer zihne geçen memler8
- tavuğun neden kanatları var11
- deliler bize ne anlatıyor sorunsalı7
- beni affettiğini söylesin gideyim10
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- insanı yoran duygular6
- karabüyü yapılan kaynananın hala yaşaması7
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü12
- s'i l v'e r m'i s t35
- uludağ sözlük size ne kattı27
- gocu34
- öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler5
- sözlüğün en masum yazarları18
- sözlük şifresinin uzaylılar tarafından çalınması6
- kız düşürmenin kısa yolu19
- taliban7
- olgunlaştıkça farkına varılan şeyler4
- ahlak abartılmış balon bir kavramdır5
- queen ravennadan mesaj var11
- pandela 310
- spora başladım4
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı8
- aşk7
- hayatın insana diz çöktürmeye çalışması5
- izmir yanıyor5
- kaşarlı sucuklu menemen8
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı11
- kulaklık6
- karton toplayan birini görseniz naparsınız5
- gebze yi gebze yapan şeyler3
- uludağ sözlük deli istilası4
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı18
- sonbahar depresyonu4
Türk adetlerine göre de baharın gelişi olarak kutlanan bir nevi bayram. Ama bu kürtler tarafından kesinlikle baharın gelişi gibi bir anlam taşımamaktadır. Kürt geleneklerinde Nevruz'da eski ve zalim bir hükümdara karşı ayaklanan ve sonuçta da başarıya ulaşan bir halk öyküsünden bahsedilir. Bu yüzdendir ki de devlet tarafından senelerce yasaklanmıştır. Bu yasaklama sonucu da devlet kendini kendi eliyle zalim hükümdar yerine koymuştur. Oysa ki bu kutlamalar çok daha özgürce kutlanabilirdi. Bu sayede günümüze yansıyan bu şiddet bir miktar da olsa önlenmiş olurdu.
Pazar günü olanlar ortada... Anlayamadığım nokta hükümet hala neden bu gerilime ortak oluyor. Bırakın kutlanacaksa kutlansın ki görüyoruz ki kutlanıyor. istanbul'da çıkan olaylarda bir kişinin öldüğü söyleniyor. Atılan gaz bombalarının devlete maliyetini bıraktım bu kadar üzerine gidilecek bir olay mı bu? Bu sayede Türkler ve Kürtler arasında çok daha fazla gerginlik yaşanıyor. Nitekim istanbul'da BDP'li bazı gençler esnafın dükkanlarına daha önce zarar verdikleri gerekçesiyle neredeyse linç ediliyordu... Ne olmalı yani, birisi kendini kaybedip birini vursa 21 Mart tarihi nasıl hatırlanacak sonrasında...
Diyarbakır'da polisler havaya ateşler açma noktasına kadar geliyor ve sonrasında başedemeyeceklerini anlayıp bırakıyorlar. Yaşanan onca gerginlikten sonra insanlar kutlamasını falan yapıp defolup gidiyorlar. işi buraya getireceksin madem baştan o izni versen de ne itibar kaybetsen ne de insanları boş yere germesen olmaz mı? Olmuyor işte... Bu kutlamaları devletin organize etmesi lazım biraz da. Bu topraklarda bu yasaklamalar sonrasında artık Nevruz PKK'lıların kutlamaları olarak algılanıyor. Oysa ki bu kısıtlamalar olmasaydı bugüne gelene kadar belki tüm Türkiye benimseyecekti bugünü. Nitekim Nevruz Azerbaycan başta olmak üzere diğer Türki cumhuriyetlerde de kutlanıyor. Oralarda baharın gelişi olarak kutlanıyor ve siyasi bir anlam taşımıyor. Bizim siyasi otoritelerimiz bugünü neredeyse zorla özel bir amaç ile sembolleştirmişler.
Madalyonun diğer yüzüne gelecek olursak... BDP de yangına özellikle körük kullanarak gitmekte... Devlet 21 Mart'ı zaten nevruz bayramı olarak ilan etmişken illa ki pazar gününe bir de miting yapalım diye dayatmaları, bile bile lades demeleri. izin verilmeyeceğini bile bile miting izni isteniyor... Bana kalırsa çok aykırı bir istek değil. Ama bu şartlarda henüz çok erken. Miting istekleri rededilince de "kutlamalar yasaklanmadı" diye kendi halkları döküyorlar sokağa... Oysa çok daha makul olsalar belki de herşey çok daha kolay olacak. Olmuyor ama... Yetmiyor bir de BDP başkanı "Polisler karakollarından çıkmasın, gerginlik yaşanmasın" deniyor. işte asıl can alıcı nokta budur. Nasıl bir istektir bu? Bu isteğin, bu deyişin altında bir tahrik unsuru yok mudur? BDP kendi bölgesinde devlet gibi davranmaya devam ettiği sürece, bu devlete, bu bayrağa saygı göstermediği sürece kendilerine de saygı gösterilmeyeceğini algılaması lazım. Saygı falan hak getire de kendi yönlendirdiği insanların çoğu kez de masumların canları yanıyor yok yere. iki gün sonra kutlasan ne olur yani? istek bir yere kadar makul dedik ama 19 Mayıs'ın, 30 Ağustos'un, 23 Nisan'ın hafta içine denk geldiği için haftasonuna kaydırıldığı oldu mu hiç? O zaman bu zorlama nedendir? Nedendir emniyet kuvvetlerine "karakollarınızdan çıkmayın" diyerek tahrik etmek...
Devlet ve BDP kendi insanlarını düşünerek bu günü potansiyel bir meydan okumaya çevirmemeli... Canı yananlar hep masumlar oluyor sonrasında. Türkiye'de daha on yıllarca Nevruz gerilimin sınır tanımadığı günlerden biri olacaktır.
Pazar günü olanlar ortada... Anlayamadığım nokta hükümet hala neden bu gerilime ortak oluyor. Bırakın kutlanacaksa kutlansın ki görüyoruz ki kutlanıyor. istanbul'da çıkan olaylarda bir kişinin öldüğü söyleniyor. Atılan gaz bombalarının devlete maliyetini bıraktım bu kadar üzerine gidilecek bir olay mı bu? Bu sayede Türkler ve Kürtler arasında çok daha fazla gerginlik yaşanıyor. Nitekim istanbul'da BDP'li bazı gençler esnafın dükkanlarına daha önce zarar verdikleri gerekçesiyle neredeyse linç ediliyordu... Ne olmalı yani, birisi kendini kaybedip birini vursa 21 Mart tarihi nasıl hatırlanacak sonrasında...
Diyarbakır'da polisler havaya ateşler açma noktasına kadar geliyor ve sonrasında başedemeyeceklerini anlayıp bırakıyorlar. Yaşanan onca gerginlikten sonra insanlar kutlamasını falan yapıp defolup gidiyorlar. işi buraya getireceksin madem baştan o izni versen de ne itibar kaybetsen ne de insanları boş yere germesen olmaz mı? Olmuyor işte... Bu kutlamaları devletin organize etmesi lazım biraz da. Bu topraklarda bu yasaklamalar sonrasında artık Nevruz PKK'lıların kutlamaları olarak algılanıyor. Oysa ki bu kısıtlamalar olmasaydı bugüne gelene kadar belki tüm Türkiye benimseyecekti bugünü. Nitekim Nevruz Azerbaycan başta olmak üzere diğer Türki cumhuriyetlerde de kutlanıyor. Oralarda baharın gelişi olarak kutlanıyor ve siyasi bir anlam taşımıyor. Bizim siyasi otoritelerimiz bugünü neredeyse zorla özel bir amaç ile sembolleştirmişler.
Madalyonun diğer yüzüne gelecek olursak... BDP de yangına özellikle körük kullanarak gitmekte... Devlet 21 Mart'ı zaten nevruz bayramı olarak ilan etmişken illa ki pazar gününe bir de miting yapalım diye dayatmaları, bile bile lades demeleri. izin verilmeyeceğini bile bile miting izni isteniyor... Bana kalırsa çok aykırı bir istek değil. Ama bu şartlarda henüz çok erken. Miting istekleri rededilince de "kutlamalar yasaklanmadı" diye kendi halkları döküyorlar sokağa... Oysa çok daha makul olsalar belki de herşey çok daha kolay olacak. Olmuyor ama... Yetmiyor bir de BDP başkanı "Polisler karakollarından çıkmasın, gerginlik yaşanmasın" deniyor. işte asıl can alıcı nokta budur. Nasıl bir istektir bu? Bu isteğin, bu deyişin altında bir tahrik unsuru yok mudur? BDP kendi bölgesinde devlet gibi davranmaya devam ettiği sürece, bu devlete, bu bayrağa saygı göstermediği sürece kendilerine de saygı gösterilmeyeceğini algılaması lazım. Saygı falan hak getire de kendi yönlendirdiği insanların çoğu kez de masumların canları yanıyor yok yere. iki gün sonra kutlasan ne olur yani? istek bir yere kadar makul dedik ama 19 Mayıs'ın, 30 Ağustos'un, 23 Nisan'ın hafta içine denk geldiği için haftasonuna kaydırıldığı oldu mu hiç? O zaman bu zorlama nedendir? Nedendir emniyet kuvvetlerine "karakollarınızdan çıkmayın" diyerek tahrik etmek...
Devlet ve BDP kendi insanlarını düşünerek bu günü potansiyel bir meydan okumaya çevirmemeli... Canı yananlar hep masumlar oluyor sonrasında. Türkiye'de daha on yıllarca Nevruz gerilimin sınır tanımadığı günlerden biri olacaktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar