bugün
- otel odasında intihar etmek5
- erkeksi bayan buse'nin melek mosso'ya benzemesi5
- kabak tatlısını sevenler15
- geceyi daha çok sevme nedenleri4
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri4
- sözlük erkeklerinin biraz şey olması6
- sözlüklerde gezinen erkekler namusuz diyen yazar4
- fingirdek sözlük erkeği6
- hizmetçiliğini yaptığı iş adamı öz babası çıktı5
- arkadaşlar çok sıkıcısınız3
- tanju çolak samimiyetsizliği3
- okan yalabık'ın son hali5
- traveler'ın gizli gey olma ihtimali5
- nervio'nun asıl benzediği ünlü10
- taksim delisi cenk7
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi15
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- kocam aldatıyor ama olsun ekmeğimi yemeğimi veriyo3
- kasımda aşk başkadır7
- anın görüntüsü25
- sarı tekere gelinlik giydirmek2
- sözlük erkekleri aranıyor mu3
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom6
- pirizade ismed molla balizade kafadumanevi5
- hector cuper2
- sudekiray'a soralım2
- seni sevmekten başka neydi benim günahım2
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- elmas bey birader'in online olmaması3
- pazar akşamları3
- lucas torreira2
- allah vardır diyenlerin kanıtları3
- kafanın çok büyük olması8
- bafra pidesi4
- terrifier'in yasaklanması gerekliliği2
- 8 kasım 2026 beşiktaş gençlerbirliği maçı2
- göksel'in memeleri4
- beşiktaş a çıkmayan kırmızı kart2
- nat rothschild4
- sözlük sevgilisi2
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi7
- kaz fobisi2
- hambeles2
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- ismet gurbuz 20244
- ismet gürbüz sözlüğü nasıl keşfetti6
- nervio33
- en sevilen ibrahim tatlıses sözleri6
- erecto kral reyiz3
- gazze de evlenen çiftin düğün fotoğrafı3
ahmet altan'ın türkler'in devlet yönetme beceriksizliğini çok iyi anlattığı konu.
--spoiler--
Türkler nasıl araba kullanıyorlarsa öyle devlet yönetirler.
Bütün kuralların salaklar tarafından koyulduğuna inanır ve hiçbir kurala uymazlar.
Arabanın ve devletin içinde olan herkes önemlidir.
Arabanın ve devletin dışındakiler önemsizdir ve o önemsiz insanların bütün işleri arabanın yeterince hızlı gitmesine engel olmaktır.
Hızlı gitmeyi engelleyen bu insanları ezmenin çok mutluluk vereceğine inandıklarından, onların ezilmelerinin neden yasak olduğunu da tam kavrayamazlar.
Punduna getirirlerse ezerler de...
Niye ezdin; denildiğinde, kendilerinin ezmediğini, ezilenin arabanın önüne aniden atladığını söylerler.
Arabanın ve devletin amacı, bir yerden bir yere gitmek, bir hizmet sağlamak değildir, bunlar içindekilerin ne kadar önemli olduğunu kanıtlamak için yapılmıştır.
Hiçbir yere varmamak amacıyla çok hızlı giderler.
Çok hızlı gittikleri için dişliler parçalanırsa, kabahatin yan tarafta çok hızlı giden bir başka arabada olduğunu ileri sürerler.
Arabanın ve devletin motoruyla hiç ilgilenmez ama sürekli kaputu parlatırlar.
Trafiği düzenleyen ışıklar, yabancılar tarafından bulunmuştur ve kesinlikle amaçları Türkleri bu ışıklar nedeniyle tartıştırıp, bölmektir.
Başkalarının hayatını zorlaştırmaktan zevk alırlar, arabayı ve devleti tam köşe başına park ederler ki kendilerinden başka kimse o sokağa giremesin.
Arabadaki ve devletteki herkes direksiyona geçmek ister.
Bunun için bir ehliyete ihtiyaç olduğu yolundaki söylentilerin yalan olduğunu düşünürler.
Direksiyonda olmayanlar da ilk fırsatta direksiyondakini yerinden atmayı planlar.
Sürekli olarak şoföre nasıl gitmesi gerektiğini anlatır ve direksiyona geçer geçmez daha önce söylediklerinin tam tersini yaparlar.
Çevrelerindeki arabalarla ve devletlerle kavga etmeyi çok severler.
Arabalarının ve devletlerinin çevresinde olan herkes aslında ;puşttur; ve bir ara onların ağzını burnunu kırmak çok iyi fikirdir.
Sürekli olarak kendi aralarında, diğer arabalardakileri ve devletlerdekileri nasıl döveceklerini ve eskiden nasıl dövmüş olduklarını konuşurlar.
Kendi aralarında, en iyi arabanın ve en iyi devletin kendi arabalarıyla devletleri olduğunu konuşmaktan büyük zevk alırlar.
Bizim araba gibisi yok ve bizim devlet gibisi yok demek en büyük eğlenceleridir.
Arabadaki biri, bir başka arabanın daha iyi olduğunu söylerse, onun doğru söyleyip söylemediğini düşünmeden ona kızarlar.
Bazen otoyolda, herkes büyük bir süratle ilerlerken, kaçırdıkları bir kavşağı yakalamak için geri geri gidip dehşet yaratırlar.
Bu yaptıklarından korkup kızan olursa, bu ;korkağa çok şaşarlar.
Araba ve devlet devirmeye çok alışkındırlar, kimse onların bomboş bir yolda şarampole nasıl yuvarlandığını anlayamaz.
Kendilerini geçen herkesin düşmanıdırlar.
Bağırıp çağırarak ve sürekli korna çalarak araba ve devlet yönetmenin en iyi yönetim biçimi olduğuna kanidirler..
Araba ve devlet yönetirken, yaptıkları işten başka bir işle ilgilenmenin onların özel yeteneği olduğu inancına sıkı sıkıya bağlıdırlar.
Buna inandıkları için, sık sık cep telefonuyla yaptıkları konuşmaları ya da ısırdıkları köfte ekmeği bir ağacın üstünde bitirmek zorunda kalırlar.
Böyle durumlarda, çarptıklara ağaca sövdükleri çok sık görülmüştür.
O kadar çok sık çarparlar ki arabaları da devletleri de hurdaya döner.
Ama onlar hep, duvarlarla ağaçların kendilerine çarptıklarına inanırlar.
Bir Türkün kullandığı arabada ve devlette olan herkes, en kısa mesafede bile büyük maceralar yaşar.
Ve, bir Türkün kullandığı arabayla devlette olan herkes mümkün olduğu kadar çabuk inip bir başka arabaya binmek ister.
Ama kimse inmez...
http://www.gazetem.net/aaltanyazi.asp?yaziid=34
--spoiler--
--spoiler--
Türkler nasıl araba kullanıyorlarsa öyle devlet yönetirler.
Bütün kuralların salaklar tarafından koyulduğuna inanır ve hiçbir kurala uymazlar.
Arabanın ve devletin içinde olan herkes önemlidir.
Arabanın ve devletin dışındakiler önemsizdir ve o önemsiz insanların bütün işleri arabanın yeterince hızlı gitmesine engel olmaktır.
Hızlı gitmeyi engelleyen bu insanları ezmenin çok mutluluk vereceğine inandıklarından, onların ezilmelerinin neden yasak olduğunu da tam kavrayamazlar.
Punduna getirirlerse ezerler de...
Niye ezdin; denildiğinde, kendilerinin ezmediğini, ezilenin arabanın önüne aniden atladığını söylerler.
Arabanın ve devletin amacı, bir yerden bir yere gitmek, bir hizmet sağlamak değildir, bunlar içindekilerin ne kadar önemli olduğunu kanıtlamak için yapılmıştır.
Hiçbir yere varmamak amacıyla çok hızlı giderler.
Çok hızlı gittikleri için dişliler parçalanırsa, kabahatin yan tarafta çok hızlı giden bir başka arabada olduğunu ileri sürerler.
Arabanın ve devletin motoruyla hiç ilgilenmez ama sürekli kaputu parlatırlar.
Trafiği düzenleyen ışıklar, yabancılar tarafından bulunmuştur ve kesinlikle amaçları Türkleri bu ışıklar nedeniyle tartıştırıp, bölmektir.
Başkalarının hayatını zorlaştırmaktan zevk alırlar, arabayı ve devleti tam köşe başına park ederler ki kendilerinden başka kimse o sokağa giremesin.
Arabadaki ve devletteki herkes direksiyona geçmek ister.
Bunun için bir ehliyete ihtiyaç olduğu yolundaki söylentilerin yalan olduğunu düşünürler.
Direksiyonda olmayanlar da ilk fırsatta direksiyondakini yerinden atmayı planlar.
Sürekli olarak şoföre nasıl gitmesi gerektiğini anlatır ve direksiyona geçer geçmez daha önce söylediklerinin tam tersini yaparlar.
Çevrelerindeki arabalarla ve devletlerle kavga etmeyi çok severler.
Arabalarının ve devletlerinin çevresinde olan herkes aslında ;puşttur; ve bir ara onların ağzını burnunu kırmak çok iyi fikirdir.
Sürekli olarak kendi aralarında, diğer arabalardakileri ve devletlerdekileri nasıl döveceklerini ve eskiden nasıl dövmüş olduklarını konuşurlar.
Kendi aralarında, en iyi arabanın ve en iyi devletin kendi arabalarıyla devletleri olduğunu konuşmaktan büyük zevk alırlar.
Bizim araba gibisi yok ve bizim devlet gibisi yok demek en büyük eğlenceleridir.
Arabadaki biri, bir başka arabanın daha iyi olduğunu söylerse, onun doğru söyleyip söylemediğini düşünmeden ona kızarlar.
Bazen otoyolda, herkes büyük bir süratle ilerlerken, kaçırdıkları bir kavşağı yakalamak için geri geri gidip dehşet yaratırlar.
Bu yaptıklarından korkup kızan olursa, bu ;korkağa çok şaşarlar.
Araba ve devlet devirmeye çok alışkındırlar, kimse onların bomboş bir yolda şarampole nasıl yuvarlandığını anlayamaz.
Kendilerini geçen herkesin düşmanıdırlar.
Bağırıp çağırarak ve sürekli korna çalarak araba ve devlet yönetmenin en iyi yönetim biçimi olduğuna kanidirler..
Araba ve devlet yönetirken, yaptıkları işten başka bir işle ilgilenmenin onların özel yeteneği olduğu inancına sıkı sıkıya bağlıdırlar.
Buna inandıkları için, sık sık cep telefonuyla yaptıkları konuşmaları ya da ısırdıkları köfte ekmeği bir ağacın üstünde bitirmek zorunda kalırlar.
Böyle durumlarda, çarptıklara ağaca sövdükleri çok sık görülmüştür.
O kadar çok sık çarparlar ki arabaları da devletleri de hurdaya döner.
Ama onlar hep, duvarlarla ağaçların kendilerine çarptıklarına inanırlar.
Bir Türkün kullandığı arabada ve devlette olan herkes, en kısa mesafede bile büyük maceralar yaşar.
Ve, bir Türkün kullandığı arabayla devlette olan herkes mümkün olduğu kadar çabuk inip bir başka arabaya binmek ister.
Ama kimse inmez...
http://www.gazetem.net/aaltanyazi.asp?yaziid=34
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com