bugün
- osuruktan şiirler41
- kanal ayarlama 1500 lira11
- devletin temeli adalettir9
- açılım4
- adana kebap6
- sözlükten soğuma nedenleri17
- ben geldim kerkenezler18
- gece sokaklarda dolaşıp kedi ve köpekleri sevmek2
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener4
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- claudian clouds22
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- velvet'in aylık geliri6
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- zorunlu eğitim9
- uludağ sözlüğün reaktörü2
- iyi parti17
- evlenme teklif edecekken sevgilinin yüzüne kusmak2
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- yeni anayasa4
- küçük sürprizler yapmak5
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- mini elbise4
- simko315
- şeytanın insanlardan ders alması4
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- kısır9
- 777 diyen erkolar8
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- yazarların özel mesaj sayıları5
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- bir daha doğmayacak olmak4
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- karanlık bir yolda arabanın bozulması2
- alttaki yazara motto ver16
- akrep burcu kini8
- beyaz tenli gotik kız3
- insan klonlama2
- çerçeve yasa35
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- gerdek gecesinde sevişmek zorunda mıyız3
- gollumun gözü yüzükte6
- amedspor14
- normal taklidi yapmak4
- saçını pembeye boyayan erkek6
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler27
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin4
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
sergey yesenin'in kız kardeşi şura'ya(?) yazdığı bu dünya dan geçen biriyim şiirinin başlığında belirttiği gibi bu dünya'dan geçen biri olduğunun farkında olan şilili büyük şair. neruda'yı rus şair yesenin'le anlatmaya başlamamın bir sebebi var elbet. eğer bu dünya'nın öz çocukları diye bir kavram varsa* şairler o öz çocukların en büyükleridir. yürekleri bir abinin yüreği gibi kocamandır, dünya'ya türlü sınırlar çizip devletlere ayıran hödüklere inat sınır tanımazlar tıpkı bir abinin kardeşlerine beslediği kocaman sevgi gibi. dünya'nın bir ucunda yaşayan pablo neruda dünya'nın bu ucunda şu an şu satırları yazan dahil olmak üzere insaniliğinin farkında olan insanların yüreğine dokunuyorsa bu, onun ve diğer tüm * şairlerin özlüğünden, dünya'nın uğultusu'nu* içlerinde hissedip bir abinin kardeşine beslediği şefkat gibi onları dinginleştirebilmelerinden/dizginleştirebildiklerindir. yesenin gibi, aragon gibi, uyar gibi, orhan veli gibi, attila ilhan gibi.
bir de şöyle bir anektod var hakkında.
--anektod--
gabriel garcía marquez'in yazdığına göre, "sürgünde olduğu yıllarda, memleketi şiliden mektuplar getiren postacıyla sıkı dost olmuştur. postacının ona getirdiği her mektuba karşılık, bir şiirini armağan eden büyük yürekli yazardır. postacı aldığı şiirleri kendi şiirleriymiş gibi sevdiği kadına okumuştur. sonraları bu durumdan vicdani olarak rahatsız olan postacımız nerudaya bu gerçeği açıklamak istemiştir ve bunu yapmıştır. neruda duruma kızmamıştır fakat kızmış gibi davranmıştır ve postacıya, sen benim şiirlerimi nasıl kullanırsın onlar benim, diyerekten çıkışmıştır. bunun üzerine postacı, 'şiir yazanın değil ihtiyacı olanındır' demiştir." (kaynağı bilmiyorum ne yazık ki. biri işkembe-i kübra'dan atmış olabilir, ama ilginç geldiğinden ıvır zıvır klasöründe aylarca öylece bekliyor buraya nasipmiş. öğrenirsem ve unutmazsam e bir de canım isterse eklerim)
--anektod--
dipnot: bunları yazarken ezginin günlüğü geldi aklıma. kıyısız deniz şarkılarıyla. şairlerin sınırları yoksa kıyıları da yoktur galiba. bunu düşünmek lazım, evet!
ekleme: Kitaplarla haşır neşir olan arkadaşım bildirdi binlerce kilometre öteden gabriel garcia marquez'in postacı kitabında geçiyormuş yukardaki anektod.
bir de şöyle bir anektod var hakkında.
--anektod--
gabriel garcía marquez'in yazdığına göre, "sürgünde olduğu yıllarda, memleketi şiliden mektuplar getiren postacıyla sıkı dost olmuştur. postacının ona getirdiği her mektuba karşılık, bir şiirini armağan eden büyük yürekli yazardır. postacı aldığı şiirleri kendi şiirleriymiş gibi sevdiği kadına okumuştur. sonraları bu durumdan vicdani olarak rahatsız olan postacımız nerudaya bu gerçeği açıklamak istemiştir ve bunu yapmıştır. neruda duruma kızmamıştır fakat kızmış gibi davranmıştır ve postacıya, sen benim şiirlerimi nasıl kullanırsın onlar benim, diyerekten çıkışmıştır. bunun üzerine postacı, 'şiir yazanın değil ihtiyacı olanındır' demiştir." (kaynağı bilmiyorum ne yazık ki. biri işkembe-i kübra'dan atmış olabilir, ama ilginç geldiğinden ıvır zıvır klasöründe aylarca öylece bekliyor buraya nasipmiş. öğrenirsem ve unutmazsam e bir de canım isterse eklerim)
--anektod--
dipnot: bunları yazarken ezginin günlüğü geldi aklıma. kıyısız deniz şarkılarıyla. şairlerin sınırları yoksa kıyıları da yoktur galiba. bunu düşünmek lazım, evet!
ekleme: Kitaplarla haşır neşir olan arkadaşım bildirdi binlerce kilometre öteden gabriel garcia marquez'in postacı kitabında geçiyormuş yukardaki anektod.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar