bugün
- şirinler köyüne yeni şirin8
- en iyi antidepresan16
- kale3112 nickli sözlük yazarı7
- şirineyi kim sikiyor sorunsalı3
- platonik aşk3
- true nickli yazar4
- başkanlık sisteminden beri her şeyin kötü gitmesi16
- nataşalara para yedirmek5
- kemal kılıçdaroğlu11
- gazze de can kaybı 72 bin 993'e yükseldi9
- kedi10
- şahıs şirketi açarken sanal ofis göstermek2
- milli takımı destekleme zorunluğu7
- haziranda üşümek2
- true denen arkadaş6
- yakışıklı erkek gören türk kızının tepkisi4
- bir şeyler söyle3
- şahıs şirketi nasıl kurulur3
- panik atak2
- neden yalnızsın6
- naber lan it diye mesaj atan sevgili9
- kötülük yapan kişiye verilecek en güzel cevap5
- izmir de giyimiyle başkaldıran erkek7
- fatih terim3
- chp lüleburgaz mitingi2
- cemil meriç'in anılması3
- 14 onlyfansçinin mallarına el konulması4
- mozart'ın sektörden uzaklaşma nedeni2
- sana vurana sen de vur diyen ebeveyn13
- naber lan göt diye mesaj atan kız3
- birgün gazetesi'nin namaza düşmanlık etmesi7
- babanın ölmesi7
- her şey olabilecekken hiçbir bok olamamak4
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek16
- iğrenç bulup ama genede bağımlılık şeyler3
- aylık 342 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- tanrıyı güldürmek için yapılacak şeyler5
- true denilen yazar18
- milli futbolcuların sigara içtiği iddiası5
- diyanetin abd'deki villaları15
- melisa döngel2
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor22
- uzun samsun3
- chp'nin hali ne olacak53
- erkeksii bayan buse6
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı16
- playstation4
- lgs 20263
- yahudi madalyası almış gürcü5
- eyjafjallajökull denince akla gelenler4
denizlispor'a teşvik gönderdiği suçlamasına maruz kalan kulüp.
o halde açıklamak da bize düşer...
öncelikle; muhasebe sisteminde kasada açık olması diye bir şey yok.
hele ki böyle bir şirkette imkanı yok olmaz. gs'nin bağımsız denetimini yapan şirket dünyanın en iyi firması olan pwc'dir. bilen bilir... hatta gs'nin mali işlerden sorumlu yönetim kurulu üyesi adnan nas'tır. yani pwc gibi bir şirketin ortağı... türkiye'de tek... aynı zamanda dediğim gibi spk'ya tabi bir şirket, aynı zamanda vergi denetimi yapılıyor yeminli mali müşavir sorumluluğunda... böyle bir işletmede kayıp 1 milyon dolar diye bir şey olabilir mi? ben söyleyeyim; o-la-maz!
para, kulüpten değil de adnan polat'ın cebinden ya da gayri resmi olarak çıksaydı o zaman sorun teşkil ederdi, kafa kurcalardı, ama paranın kulüp kasasından çıkmış olması şahsen içimi rahatlatan bir unsurdur. ve yine dediğim gibi; karşılığı olmayan bir para diye bir şey yok.
aynı zamanda bülent tulun'un ifadesinde; muhasebe elemanları bu parayı adnan polatın şoförünün iki adet makbuz karşılığında aldığını söyledi. çevreden duyduğuma göre bu para futbolcuların tamamına dengesiz ve eşit olmayan bir şekilde dağıtıldı. paranın galatasaraylı futbolculara dağıtıldığından eminim. bu dönem galatasaray büyük sıkıntı içindeydi. iddia edildiği gibi teşvik ya da şike amacıyla para kullanılabileceğine inanmıyorum.
yani burada konu paranın olmaması değil, paranın harcanma şeklidir. yani galatasaraylı futbolculara dağıtılan paranın eşit bir şekilde dağıtılmamasıdır. bu da güveni kötüye kullanmak anlamındadır ve dernekler kanununa göre suçtur. kaldı ki, yapılan bu ödemelerin belgesi mevcuttur.
suç : galatasaray kulübü parasını düzensiz olarak ve gelişigüzel bir şekilde futbolculara dağıtmaktır.
suçu işleyen kişi : adnan polat
mağdur : galatasaray kulübü
gelelim 5237 sayılı dernekler kanununa :
--spoiler--
(2) suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
--spoiler--
yani adnan polat aleyhine açılan davanın işaret ettiği kanunun ilgili maddesine... görüldüğü gibi konu ilgili kanunda da açıkça gösterilmiştir.
şimdi bu yazdığımı okuyupta anlamayan olacaktır, okumayan da olacaktır, anlayıpta salağa yatanlarda olacaktır. biz onların kim olduğunu biliyoruz. *
aklıma geldi... bakın size ne diyeceğim; cemal nalga konusunda "kim sorumluysa çıksın temizlesin, kimse çıkmazsa basketbol şubesini kökünden kapatırım" diyen kişi de adnan polat'tı.
bir ikinci şey de; bu konuyu gündeme getiren galatasaray yöneticisi bülent tulun'dur ki o'nun da ifadesi ortadadır.
bir üçüncüsü de; varsayalım harbiden teşvik gönderdi, galatasaray'ın adını kirletti; değil adnan polat, ünal aysal bile olsa, rahmetli ali sami yen bile olsa bu işi yapan galatasaray taraftarı gözünün yaşına bakmazdı.
dün milliyet'in kolpa haberinde "gs demirören'i destekleyecek" cümlesini okuyan galatasaray taraftarı olarak bizler isyan ettik! tepki verdik! sonradan gerçekler günyüzüne çıkınca eyvallah dedik.
aramızdaki fark tam bu noktada işte. bizim için galatasaray arması kişilerin, kurumların üzerindedir, öyle de kalacaktır.
o halde açıklamak da bize düşer...
öncelikle; muhasebe sisteminde kasada açık olması diye bir şey yok.
hele ki böyle bir şirkette imkanı yok olmaz. gs'nin bağımsız denetimini yapan şirket dünyanın en iyi firması olan pwc'dir. bilen bilir... hatta gs'nin mali işlerden sorumlu yönetim kurulu üyesi adnan nas'tır. yani pwc gibi bir şirketin ortağı... türkiye'de tek... aynı zamanda dediğim gibi spk'ya tabi bir şirket, aynı zamanda vergi denetimi yapılıyor yeminli mali müşavir sorumluluğunda... böyle bir işletmede kayıp 1 milyon dolar diye bir şey olabilir mi? ben söyleyeyim; o-la-maz!
para, kulüpten değil de adnan polat'ın cebinden ya da gayri resmi olarak çıksaydı o zaman sorun teşkil ederdi, kafa kurcalardı, ama paranın kulüp kasasından çıkmış olması şahsen içimi rahatlatan bir unsurdur. ve yine dediğim gibi; karşılığı olmayan bir para diye bir şey yok.
aynı zamanda bülent tulun'un ifadesinde; muhasebe elemanları bu parayı adnan polatın şoförünün iki adet makbuz karşılığında aldığını söyledi. çevreden duyduğuma göre bu para futbolcuların tamamına dengesiz ve eşit olmayan bir şekilde dağıtıldı. paranın galatasaraylı futbolculara dağıtıldığından eminim. bu dönem galatasaray büyük sıkıntı içindeydi. iddia edildiği gibi teşvik ya da şike amacıyla para kullanılabileceğine inanmıyorum.
yani burada konu paranın olmaması değil, paranın harcanma şeklidir. yani galatasaraylı futbolculara dağıtılan paranın eşit bir şekilde dağıtılmamasıdır. bu da güveni kötüye kullanmak anlamındadır ve dernekler kanununa göre suçtur. kaldı ki, yapılan bu ödemelerin belgesi mevcuttur.
suç : galatasaray kulübü parasını düzensiz olarak ve gelişigüzel bir şekilde futbolculara dağıtmaktır.
suçu işleyen kişi : adnan polat
mağdur : galatasaray kulübü
gelelim 5237 sayılı dernekler kanununa :
--spoiler--
(2) suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
--spoiler--
yani adnan polat aleyhine açılan davanın işaret ettiği kanunun ilgili maddesine... görüldüğü gibi konu ilgili kanunda da açıkça gösterilmiştir.
şimdi bu yazdığımı okuyupta anlamayan olacaktır, okumayan da olacaktır, anlayıpta salağa yatanlarda olacaktır. biz onların kim olduğunu biliyoruz. *
aklıma geldi... bakın size ne diyeceğim; cemal nalga konusunda "kim sorumluysa çıksın temizlesin, kimse çıkmazsa basketbol şubesini kökünden kapatırım" diyen kişi de adnan polat'tı.
bir ikinci şey de; bu konuyu gündeme getiren galatasaray yöneticisi bülent tulun'dur ki o'nun da ifadesi ortadadır.
bir üçüncüsü de; varsayalım harbiden teşvik gönderdi, galatasaray'ın adını kirletti; değil adnan polat, ünal aysal bile olsa, rahmetli ali sami yen bile olsa bu işi yapan galatasaray taraftarı gözünün yaşına bakmazdı.
dün milliyet'in kolpa haberinde "gs demirören'i destekleyecek" cümlesini okuyan galatasaray taraftarı olarak bizler isyan ettik! tepki verdik! sonradan gerçekler günyüzüne çıkınca eyvallah dedik.
aramızdaki fark tam bu noktada işte. bizim için galatasaray arması kişilerin, kurumların üzerindedir, öyle de kalacaktır.
güncel Önemli Başlıklar