bugün
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi10
- hiç olmayacak bir insana aşık olmak4
- güney amerika3
- benim açık oylarım görünüyor mu3
- orhan gencebay2
- nasıl birisiniz9
- kendinizde değiştirmek istediğiniz şeyler7
- bu saatte uyumayan yazarlar ne yapıyor3
- bir erkeğe yapılabilecek en iyi iltifat10
- uruguay2
- sözlük gıybeti12
- gece otobüsle yolculuk yapmak3
- napıyorsunuz9
- hangi tatlısınız10
- para2
- dokunulmasından hoşlanmadığınız yerleriniz7
- sözlük erkeklerinin kaslı ve damarlı kolları4
- kız kardeşlerim6
- üniversiteye gitme nedeni5
- fatma betül sayan kaya44
- dünya4
- kapatıcı kullanılmayan gün12
- protect me and guide me2
- dünyanın en yakışıklı erkekleri listesi7
- 5 ekim 2026 italya türkiye maçı2
- gunluklerim aylik olmus11
- akp seçmeni16
- ok mesajına cevap veren erkek6
- arkadaşlar naber ya8
- sevdiğiniz kişinin sakızını çiğner misiniz5
- anın görüntüsü20
- atlas okyanusu2
- asrın soygunu13
- 5 ekim 20264
- mesajlaşırken btw yazmak9
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak18
- geceye bir tespit bırak5
- yazarların güncel flört listesi7
- brezilya3
- the merich7
- iyi niyetli olmak3
- en toksik ilişkilerdeki seksin6
- 195 cm geniş omuzlu hayvan gibi herif7
- tevratta anlatılan ensest ilişki13
- yazarların sıkıldıklarında yaptıkları şeyler8
- futbol20
- kronik işsiz3
- çok kötüyüm arkadaşlar4
- uefa uluslar ligi14
- hoşlanılan kızın naber lan ezik diye mesaj atması3
Sadece bir kez bahşedilen bir hayatta, başkalarının boyundurluğu altında yaşamak başarısızlıktır. Bizler başarısız insanlarız. Bu boyundurluk altında, yaşanmayı kabul etmiş birinin sözde bir yaşamın onu yerüstüne diri diri gömüp çürüteceğini de kabul etmiş olması gerekmektedir. Oysa bu kabullenişin anlamının, Hadesin sefalet hurdalığına feryatlarımızla doldurup taşırdığı, çığlıklarla beslediği asla gerçekleştirilemeyecek hayallerimiz ve ölü doğacak tüm bu umutlarımızın infaz emri olduğunu bilmez bu sefil insan
Başarılar, başarısızlıklar. Geçmişte insanı insan yapan değerlere bağlı kalarak yaşadığını sanan birinin, çürümeyi seçen bir ruhun, eseridir işte bu büyük duvarlar. O biri hepimizin benliğinde, o biri hepimizin duvarlarında Başkalarından korunmak adına örülen duvarların aslında hepimizi bir köşeye atıp unuttuğu, yalnızlığa sunduğu, mutsuzlaştırdığı gerçeği yanında hala inkarlarla mutluyum diyerek vicdanlarının sesini avaz avaz susturmaya çalışan ikinci sınıf insanlar sürüsü
Tüm bu duvarlara karşı kazanacak zincirlerimiz var diyen zavallıcıklara inat, kaybedecek zincirlerimiz var ilkesinden yola çıkılarak yapılan iç isyanlar. Moloz altında kalanların attığı zafer çığlıkları, içsel devrim günleri, kahkahalar, efendilikler izlenen, tüm bu yıkılmaz denilen, anılarından örülmüş duvarların, acılarla beslenen tuğlaların, kendini çürüttüğünden habersiz , belki de ilk defa gerçekliği bu kadar çıplak olarak hissettiği şaşkınlık, bu gücü kendimden bulamam serzenişleri, serzeniş değil korkaklığı!.. Çekingenlik, molozlar arasında mutlu insanlar, anlam verememek, ama çürüyüp gitmenin farkındalığı. Yeter artık!
Bileklerinde zincirlenen soyut tutsaklık, somut köleliğe dönüşmemeye çalışmaktansa, kendi hayatının efendisi olduğunu diretmekteki bu acınası trajikomik saçmalığın yavaş ama emin çöküşleri. Hayatına hiçbir beklenti içinde olmadan hüküm sürmenin, sürekli olarak bahsettikleri ama bir türlü ulaşamadıkları şu mutluluğa birinci sınıf gidiş bileti olduğunu anlamaz mı bu sefil ruhlar Başkalarının efendilikleri altında geçen, ne istediğini bilmemekle birlikte ne istemesi gerektiğin öğrenen kocaman ve boşa giden bu acınası yaşamın, artık değişmesi gerektiğini anlamaz mı sefil ruh
Yönetmenliğini başkasının eline verdiğiniz, hayal olarak adlandırdığınız filmler içinde acı dolu bir vicdanla birlikte, basit ve silik figüran bir yaşam sürmektense, yönetmenin emirleri ve tüm bu insan topluluğu altında ezilmeden kendi yaşamınızı kendinizin yönetmesi daha iyi değil midir Elbette hayat eşit değil ve bazen tanrı bile sağır olabilir ama asıl mutluluğun bunları kabullenerek yaşandığını öğrenmeli insan, mutluluğa ancak böyle erişebileceğini bilmeli Hem boşuna mı demiş üstat ; insanların %1i gerçekten yaşar, %99u ise sadece var olur.
Başarılar, başarısızlıklar. Geçmişte insanı insan yapan değerlere bağlı kalarak yaşadığını sanan birinin, çürümeyi seçen bir ruhun, eseridir işte bu büyük duvarlar. O biri hepimizin benliğinde, o biri hepimizin duvarlarında Başkalarından korunmak adına örülen duvarların aslında hepimizi bir köşeye atıp unuttuğu, yalnızlığa sunduğu, mutsuzlaştırdığı gerçeği yanında hala inkarlarla mutluyum diyerek vicdanlarının sesini avaz avaz susturmaya çalışan ikinci sınıf insanlar sürüsü
Tüm bu duvarlara karşı kazanacak zincirlerimiz var diyen zavallıcıklara inat, kaybedecek zincirlerimiz var ilkesinden yola çıkılarak yapılan iç isyanlar. Moloz altında kalanların attığı zafer çığlıkları, içsel devrim günleri, kahkahalar, efendilikler izlenen, tüm bu yıkılmaz denilen, anılarından örülmüş duvarların, acılarla beslenen tuğlaların, kendini çürüttüğünden habersiz , belki de ilk defa gerçekliği bu kadar çıplak olarak hissettiği şaşkınlık, bu gücü kendimden bulamam serzenişleri, serzeniş değil korkaklığı!.. Çekingenlik, molozlar arasında mutlu insanlar, anlam verememek, ama çürüyüp gitmenin farkındalığı. Yeter artık!
Bileklerinde zincirlenen soyut tutsaklık, somut köleliğe dönüşmemeye çalışmaktansa, kendi hayatının efendisi olduğunu diretmekteki bu acınası trajikomik saçmalığın yavaş ama emin çöküşleri. Hayatına hiçbir beklenti içinde olmadan hüküm sürmenin, sürekli olarak bahsettikleri ama bir türlü ulaşamadıkları şu mutluluğa birinci sınıf gidiş bileti olduğunu anlamaz mı bu sefil ruhlar Başkalarının efendilikleri altında geçen, ne istediğini bilmemekle birlikte ne istemesi gerektiğin öğrenen kocaman ve boşa giden bu acınası yaşamın, artık değişmesi gerektiğini anlamaz mı sefil ruh
Yönetmenliğini başkasının eline verdiğiniz, hayal olarak adlandırdığınız filmler içinde acı dolu bir vicdanla birlikte, basit ve silik figüran bir yaşam sürmektense, yönetmenin emirleri ve tüm bu insan topluluğu altında ezilmeden kendi yaşamınızı kendinizin yönetmesi daha iyi değil midir Elbette hayat eşit değil ve bazen tanrı bile sağır olabilir ama asıl mutluluğun bunları kabullenerek yaşandığını öğrenmeli insan, mutluluğa ancak böyle erişebileceğini bilmeli Hem boşuna mı demiş üstat ; insanların %1i gerçekten yaşar, %99u ise sadece var olur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar