bugün
- gammazlık5
- dhalsim8
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı55
- gocu27
- erdoğan giderse akepe bürokrasisi ne olacak3
- yazar kızdırmak4
- entry si silinen yazarın salya sümük ağlaması3
- true nickli namussuz yazar15
- yol tarif etmek2
- ispanya18
- uysaljakoben15
- lionel messi12
- 2026 dünya kupası23
- arjantin17
- ona bir şeyler söyle2
- futbol13
- dünya18
- haluk levent vs serdar ortaç7
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali14
- messi'ye bir teselli ballon d or'u verilsin7
- sütlü buz2
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- korku evi2
- slavko vincic4
- ekonomi'nin 10 senedir berbat olması2
- aşk hayatı4
- ispanya arjantin maçı kaç kaç biter7
- bir kızın poposunu tokatlayarak cezalandırmak6
- resim hocaları5
- en pahalı internetin türkiye de olması2
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- le cola'nın 67 tl olması5
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- türklerin ileri olduğu konular21
- türkiyede güzel içecek satılmaması3
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- sözlükle olan anlaşmayı fesh ediyorum4
- sapık7
- kemal kılıçdaroğlu7
- gocu nerede8
- bir kadının en güzel bölgesi13
- şehir kurma oyunları5
- uludağ sözlük diriltme operasyonu6
- ilk torun olmak2
- marc cucurella5
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
- kahveye naber lan avradını siktiklerim diye girmek4
- allah varsa beni milli yapsın7
- uyudunuz mu arkadaşlar3
- muşlettin amca bey birader bey3
Sadece bir kez bahşedilen bir hayatta, başkalarının boyundurluğu altında yaşamak başarısızlıktır. Bizler başarısız insanlarız. Bu boyundurluk altında, yaşanmayı kabul etmiş birinin sözde bir yaşamın onu yerüstüne diri diri gömüp çürüteceğini de kabul etmiş olması gerekmektedir. Oysa bu kabullenişin anlamının, Hadesin sefalet hurdalığına feryatlarımızla doldurup taşırdığı, çığlıklarla beslediği asla gerçekleştirilemeyecek hayallerimiz ve ölü doğacak tüm bu umutlarımızın infaz emri olduğunu bilmez bu sefil insan
Başarılar, başarısızlıklar. Geçmişte insanı insan yapan değerlere bağlı kalarak yaşadığını sanan birinin, çürümeyi seçen bir ruhun, eseridir işte bu büyük duvarlar. O biri hepimizin benliğinde, o biri hepimizin duvarlarında Başkalarından korunmak adına örülen duvarların aslında hepimizi bir köşeye atıp unuttuğu, yalnızlığa sunduğu, mutsuzlaştırdığı gerçeği yanında hala inkarlarla mutluyum diyerek vicdanlarının sesini avaz avaz susturmaya çalışan ikinci sınıf insanlar sürüsü
Tüm bu duvarlara karşı kazanacak zincirlerimiz var diyen zavallıcıklara inat, kaybedecek zincirlerimiz var ilkesinden yola çıkılarak yapılan iç isyanlar. Moloz altında kalanların attığı zafer çığlıkları, içsel devrim günleri, kahkahalar, efendilikler izlenen, tüm bu yıkılmaz denilen, anılarından örülmüş duvarların, acılarla beslenen tuğlaların, kendini çürüttüğünden habersiz , belki de ilk defa gerçekliği bu kadar çıplak olarak hissettiği şaşkınlık, bu gücü kendimden bulamam serzenişleri, serzeniş değil korkaklığı!.. Çekingenlik, molozlar arasında mutlu insanlar, anlam verememek, ama çürüyüp gitmenin farkındalığı. Yeter artık!
Bileklerinde zincirlenen soyut tutsaklık, somut köleliğe dönüşmemeye çalışmaktansa, kendi hayatının efendisi olduğunu diretmekteki bu acınası trajikomik saçmalığın yavaş ama emin çöküşleri. Hayatına hiçbir beklenti içinde olmadan hüküm sürmenin, sürekli olarak bahsettikleri ama bir türlü ulaşamadıkları şu mutluluğa birinci sınıf gidiş bileti olduğunu anlamaz mı bu sefil ruhlar Başkalarının efendilikleri altında geçen, ne istediğini bilmemekle birlikte ne istemesi gerektiğin öğrenen kocaman ve boşa giden bu acınası yaşamın, artık değişmesi gerektiğini anlamaz mı sefil ruh
Yönetmenliğini başkasının eline verdiğiniz, hayal olarak adlandırdığınız filmler içinde acı dolu bir vicdanla birlikte, basit ve silik figüran bir yaşam sürmektense, yönetmenin emirleri ve tüm bu insan topluluğu altında ezilmeden kendi yaşamınızı kendinizin yönetmesi daha iyi değil midir Elbette hayat eşit değil ve bazen tanrı bile sağır olabilir ama asıl mutluluğun bunları kabullenerek yaşandığını öğrenmeli insan, mutluluğa ancak böyle erişebileceğini bilmeli Hem boşuna mı demiş üstat ; insanların %1i gerçekten yaşar, %99u ise sadece var olur.
Başarılar, başarısızlıklar. Geçmişte insanı insan yapan değerlere bağlı kalarak yaşadığını sanan birinin, çürümeyi seçen bir ruhun, eseridir işte bu büyük duvarlar. O biri hepimizin benliğinde, o biri hepimizin duvarlarında Başkalarından korunmak adına örülen duvarların aslında hepimizi bir köşeye atıp unuttuğu, yalnızlığa sunduğu, mutsuzlaştırdığı gerçeği yanında hala inkarlarla mutluyum diyerek vicdanlarının sesini avaz avaz susturmaya çalışan ikinci sınıf insanlar sürüsü
Tüm bu duvarlara karşı kazanacak zincirlerimiz var diyen zavallıcıklara inat, kaybedecek zincirlerimiz var ilkesinden yola çıkılarak yapılan iç isyanlar. Moloz altında kalanların attığı zafer çığlıkları, içsel devrim günleri, kahkahalar, efendilikler izlenen, tüm bu yıkılmaz denilen, anılarından örülmüş duvarların, acılarla beslenen tuğlaların, kendini çürüttüğünden habersiz , belki de ilk defa gerçekliği bu kadar çıplak olarak hissettiği şaşkınlık, bu gücü kendimden bulamam serzenişleri, serzeniş değil korkaklığı!.. Çekingenlik, molozlar arasında mutlu insanlar, anlam verememek, ama çürüyüp gitmenin farkındalığı. Yeter artık!
Bileklerinde zincirlenen soyut tutsaklık, somut köleliğe dönüşmemeye çalışmaktansa, kendi hayatının efendisi olduğunu diretmekteki bu acınası trajikomik saçmalığın yavaş ama emin çöküşleri. Hayatına hiçbir beklenti içinde olmadan hüküm sürmenin, sürekli olarak bahsettikleri ama bir türlü ulaşamadıkları şu mutluluğa birinci sınıf gidiş bileti olduğunu anlamaz mı bu sefil ruhlar Başkalarının efendilikleri altında geçen, ne istediğini bilmemekle birlikte ne istemesi gerektiğin öğrenen kocaman ve boşa giden bu acınası yaşamın, artık değişmesi gerektiğini anlamaz mı sefil ruh
Yönetmenliğini başkasının eline verdiğiniz, hayal olarak adlandırdığınız filmler içinde acı dolu bir vicdanla birlikte, basit ve silik figüran bir yaşam sürmektense, yönetmenin emirleri ve tüm bu insan topluluğu altında ezilmeden kendi yaşamınızı kendinizin yönetmesi daha iyi değil midir Elbette hayat eşit değil ve bazen tanrı bile sağır olabilir ama asıl mutluluğun bunları kabullenerek yaşandığını öğrenmeli insan, mutluluğa ancak böyle erişebileceğini bilmeli Hem boşuna mı demiş üstat ; insanların %1i gerçekten yaşar, %99u ise sadece var olur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar