bugün
- saraca finch house3
- türklerin ileri olduğu konular21
- en gey özelliğiniz10
- norm ender3
- true nickli yazar11
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan3
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- dinsize inanır mısın17
- çırçıplak yatmak9
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- mutlak butlan kararının yargıtay'a gönderilmesi2
- burçlara inanan erkek15
- bir kadının en güzel bölgesi8
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- dünyanın en güzel tatlısı8
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- otomatik portakal ve özgür irade paradoksu2
- eski seni özlüyor musun6
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- vantilatörü kendine çevirmek6
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- salak yazarlar7
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- abd vizesi5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- bir gün öleceğini unutmak10
- arkadaşlar bakar mısınız11
- seninle şurada olabilirdik5
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- kuran da neden namaz yok8
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- pandela6
- gocu31
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak7
- deri ceketli serseri4
- bir insanı yaptığı ilk hatada hayatından çıkarmak2
- kültürün bireyi boğması4
- gocu pandela barışı4
- oğlak burcu kadını18
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- geceye bir şarkı bırak23
mary shelley (1797-1851) 1818 yılında yazdığı frankenstein adlı kitabıyla bilim kurgu'nun anası sayılırsa, jules verne (1828-1905) ve h g wells (1866-1946) de babaları sayılabilir.
bu iki yazarın ilk göze çarpan farkları, jules verne "ay'a seyahat", "denizler altında 20000 fersah", ve "seksen günde devri alem" romanlarında olduğu gibi gerçekleşmesi teknolojideki gelişmelere bakan hayaller (veya hedefler) kurarken, h. g. wells'in "görünmez adam", "zaman makinesi", ve "dünyalar savaşı"nda olduğu gibi yepyeni ihtimaller üzerinde durması olmuş.
verne bu türün "bilim" kısmı üzerinde dururken, welles "kurgu"da harikalar yaratmış. verne'in ayakları dünya'ya ve görünürdeki ay'a sağlam basarken ve hatta daha derinlerine inmeyi hayal ederken, wells zaman ve mekan frenlerini boşa almış.
ama ikisi de en az birer kez diğerinin tarzını denemiş.
jules verne'in "dünya'nın merkezine seyahat"(*) hayalinin mümkün olmadığı bugün biliniyor. aşağı indikçe sıcaklık ve basınç artıyor. insanevladı kabuğu geçebilse bile gezegenin merkezi güneş kadar sıcak, oraya gidene kadar arada mağma tabakası var. zor bile değil yani.
h. g. wells'in bilimi yakaladığı, veya bilimin wells'i yakaladığı nokta ise "doktor moreau'nun adası"nı mümkün kılacak genetik bilgi. insan+hayvan birlikteliği denenmiş midir bilmiyorum, fakat en azından farklı hayvanların göz dna'larının birbirleri üzerinde denendiğini belgesellerden duyduğumu hatırlıyorum. mümkün yani.
ama belki de bilimde gelinen nokta yüzünden artık wells'in imkansız kurguları her fırsatta pek yakında sinemalarda.
(*) arzın merkezine seyahat
not: gizli bakınızların birinde bilinçaltı (subliminal) mesajı verdim. işte bilim işte kurgu!
bu iki yazarın ilk göze çarpan farkları, jules verne "ay'a seyahat", "denizler altında 20000 fersah", ve "seksen günde devri alem" romanlarında olduğu gibi gerçekleşmesi teknolojideki gelişmelere bakan hayaller (veya hedefler) kurarken, h. g. wells'in "görünmez adam", "zaman makinesi", ve "dünyalar savaşı"nda olduğu gibi yepyeni ihtimaller üzerinde durması olmuş.
verne bu türün "bilim" kısmı üzerinde dururken, welles "kurgu"da harikalar yaratmış. verne'in ayakları dünya'ya ve görünürdeki ay'a sağlam basarken ve hatta daha derinlerine inmeyi hayal ederken, wells zaman ve mekan frenlerini boşa almış.
ama ikisi de en az birer kez diğerinin tarzını denemiş.
jules verne'in "dünya'nın merkezine seyahat"(*) hayalinin mümkün olmadığı bugün biliniyor. aşağı indikçe sıcaklık ve basınç artıyor. insanevladı kabuğu geçebilse bile gezegenin merkezi güneş kadar sıcak, oraya gidene kadar arada mağma tabakası var. zor bile değil yani.
h. g. wells'in bilimi yakaladığı, veya bilimin wells'i yakaladığı nokta ise "doktor moreau'nun adası"nı mümkün kılacak genetik bilgi. insan+hayvan birlikteliği denenmiş midir bilmiyorum, fakat en azından farklı hayvanların göz dna'larının birbirleri üzerinde denendiğini belgesellerden duyduğumu hatırlıyorum. mümkün yani.
ama belki de bilimde gelinen nokta yüzünden artık wells'in imkansız kurguları her fırsatta pek yakında sinemalarda.
(*) arzın merkezine seyahat
not: gizli bakınızların birinde bilinçaltı (subliminal) mesajı verdim. işte bilim işte kurgu!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar