bugün
- sinek as'ın sözlüğe vedası6
- balık yanına en yakışan çorba7
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın16
- kedi eti3
- askerde özlenen şeyler11
- müslüm gürses'i herkesin sevmesi5
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak19
- arkadaşlar öldünüz mü10
- nev19
- 40 yaşında halen sürpriz yumurta alan insan4
- 43 bin yaşlının ölümünde ağır ihmal4
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri15
- anal ilişki yaparsak hemoroid olur muyuz10
- atatürk'ün en büyük düşmanı2
- nemlendirici krem20
- gocu nerede gocu9
- istanbul da gece hayatı2
- fenerbahçe medyası2
- keşke atatürk hiç doğmasaydı diye düşünen yobaz4
- atatürk'ün islam ile değil emevi diniyle savaşması4
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek12
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum7
- cihangir ç2
- telefonlardaki görüntüler porno sitelere satılıyor3
- kobra takibi3
- yapay zekayı destekleyen mallar4
- kadir mısıroğlunun yezid hayranlığı3
- recep ivedik 84
- nissan micra kullanan erkek11
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- sevgiliye gezme sözü vermek2
- clio klitorisin kısaltılmışıdır5
- haklısın özür dilerim seni seviyorum diyen kadın5
- sabah menemen yaparken kış güneşi dinlemek3
- chp osmanlı gibidir2
- bir şeyler söyle3
- öğretmenlerin teneffüse ihtiyacı olması5
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- siyasal islamcıların ataları2
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- disco disco gezen insan8
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek24
- fon vurgunu53
- katatespizartmasi12
- kudüs üç semavi din için önemlidir3
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- bik bik'in mutfağına konuk olmak2
- src belgesi2
- çirkin yapınca tacizci yakışıklı yapınca çapkın2
- güne jelatinli ananas suyu ile başlamak2
bir efsaneye göre, hz. ali'nin yakınları , ali'nin düşmanları o'na sağlığında yapamadığı saygısızlığı cesedine yapmaması için katledilen halife'nin naaşını necef'ten kaçırmaya karar verirler.
buna istinaden bir gece hz ali'nin mezarını gizlice açarlar. cesedi beyaz bir deveye yükleyerek kendilerinin de bilmediği bir yere doğru yolculuğa çıkarlar. cenazeyi taşıyan deve gücünün yettiği, gidebildiği yere kadar gidecek, bitkin düşüp çöktüğü yerde de hz ali'nin yeni mezarı bina edilecek, lakin bu mezardan kimsenin haberi olmayacaktır.
bu şekilde de sonsuza kadar hz ali'nin mezarının yeri korunmuş olacaktır.
devenin peşinden günlerce, haftalarca giderler, çöller ve dağlar aşarlar.
günün birinde yorgunluktan takati kalmayan hayvan artık durur ve yere çöker. böylece hz ali'nin naaşı deve üzerinden indirilerek devenin çöktüğü bu yere gömülür.
hz ali'nin naaşını gömenler işleri bittikten sonra sessizlik yemini eder ve her biri ayrı yönlere dağılmak suretiyle sırra kadem basarlar...
aradan tam 4 asır bir zaman geçtikten sonra hz ali'nin bu yeni mezarının olduğu topraklara selçuklu türkleri hakim olurlar.
o tarihe kadar gizli kalan mezar 1136'da sultan sencer'in rüyasına girer. sencer, devrin en iyi ustalarını toplayarak rüyasında gördüğü bu yere hemen bir türbe ve cami bina ettirir. türbede yatan kişinin keramet sahibi olduğuna inananlar kitleler halinde gelip türbenin etrafına gelir ve yerleşirler, böylece türbe etrafında bir kasaba kurulmuş olur, kasaba'da doğal olarak "mezar" ismini alır.
lakin doğu'dan başlayan moğol istilası ile sultan sencer'in inşa ettirdiği türbe ve caminin ömrü pek uzun sürmez. cengiz han'ın moğolları tüm selçuklu coğrafyası ile birlikte mezar kasabasını da tahrip eder, taş üstünde taş koymazlar.
böylece hz ali'nin türbesinin yeri unutulur gider yeniden, türbe'den ve camii'den geriye tek bir iz dahi kalmaz moğollar'dan sonra...
aradan 300 yıl daha geçtikten sonra bu kez başka bir türk hükümdar olan timur soylu hüseyin baykara bir rüya görür, sultan sencer'in türbe ve cami yaptırdığı yerde ondan daha büyük bir türbe inşa ettirir. böylece türbenin etrafında yeniden bir yerleşim yeri canlanır.
hüseyin baykara'dan sonra bu topraklara hakim olan özbek sultanlar da bu türbe etrafına gömülmeye başlanır, böyle oldukça türbe'nin bulunduğu yerleşim yeri gittikçe büyür ve genişler, nüfusu artar, bir kent haline gelmekle birlikte artık dini kimliğinin yanında siyasi bir hüviyete de sahip olur.
mezar, artık afganistan'da kurulan tüm devletlerin hakimiyet alameti haline dönüşür ve kutsal bir yer olarak algılanır.
orta asya'dan hacca giden tüm müslümanların uğrak yeri haline gelerek daha da büyür ve zenginleşir.
artık ismi "mezar-ı şerif" olmuştur...
işte bu hikayede görüldüğü üzre horasan türkleri hz muhammed ve ehlibeyt'e son derece büyük bir alaka ve bağlılığa sahiptir.
hikayenin aslı şudur ki ehlibeytten imam cafer emevilere isyan eden ve hakimiyeti ele geçiren ebu müslim'e;
"dedesi ali'nin necef'te hakarete maruz kaldığını ve mezarının buradan nakil edilmesinin gerekli olduğunu" bildirir ve talepte bulunur.
bunun üzerine ebu müslim bu isteği uygun görür ve hz ali'nin kabrini daha sonra mezar-ı şerif adını alan bu bölgeye naklettirir...
yani horasan'a, türk diyarına...
peki neden horasan?
ya da horasan'ın ehlibeyt için önemi nedir?
önemi şudur ki hz muhammed islamın ilk yıllarında mekke'den sürgün edilmek istenir, türk hakanına haber yollanır, türk hakanı büyük bir misafirperverlikle hz muhammed'i kabul edeceğini bildirir. işte islamiyet ile türklerin ilişkisi ilk bu yıllarda başlamış olur.
sonraki yıllarda umeyyeoğullarının emevi iktidarı döneminde hz muhammed'in soyuna karşı uygulanan soykırımdan horasan türkleri'ne sığınılarak kurtulur ehlibeyt.
sahabeler ve ehlibeyt horasan türkleri ile iç içedir artık. lakin emevilerin ehlibeyt nefreti bir türlü bitmemektedir, böylece hem ehlibeyt'e hem de türklere karşı birtakım katliamlar gerçekleştirilir.
ehlibeyt nesli ile türkler artık aynı kaderi paylaşan bir topluluğun unsurlarıdır. bu ikisinin karışımından ortaya kutlu bir oluşum çıkar;
(bkz: horasan erenleri)
horasan erenleri ise türklük ve islamiyet ışığını bugünlere taşır...
önce malazgirt'te, sonra bursa'da, sonra istanbul'un fethinde, mohaç'ta(gül baba), sakarya savaşı'nda...
http://tarihturklerdebasl...2012/02/19/mezar-i-serif/
buna istinaden bir gece hz ali'nin mezarını gizlice açarlar. cesedi beyaz bir deveye yükleyerek kendilerinin de bilmediği bir yere doğru yolculuğa çıkarlar. cenazeyi taşıyan deve gücünün yettiği, gidebildiği yere kadar gidecek, bitkin düşüp çöktüğü yerde de hz ali'nin yeni mezarı bina edilecek, lakin bu mezardan kimsenin haberi olmayacaktır.
bu şekilde de sonsuza kadar hz ali'nin mezarının yeri korunmuş olacaktır.
devenin peşinden günlerce, haftalarca giderler, çöller ve dağlar aşarlar.
günün birinde yorgunluktan takati kalmayan hayvan artık durur ve yere çöker. böylece hz ali'nin naaşı deve üzerinden indirilerek devenin çöktüğü bu yere gömülür.
hz ali'nin naaşını gömenler işleri bittikten sonra sessizlik yemini eder ve her biri ayrı yönlere dağılmak suretiyle sırra kadem basarlar...
aradan tam 4 asır bir zaman geçtikten sonra hz ali'nin bu yeni mezarının olduğu topraklara selçuklu türkleri hakim olurlar.
o tarihe kadar gizli kalan mezar 1136'da sultan sencer'in rüyasına girer. sencer, devrin en iyi ustalarını toplayarak rüyasında gördüğü bu yere hemen bir türbe ve cami bina ettirir. türbede yatan kişinin keramet sahibi olduğuna inananlar kitleler halinde gelip türbenin etrafına gelir ve yerleşirler, böylece türbe etrafında bir kasaba kurulmuş olur, kasaba'da doğal olarak "mezar" ismini alır.
lakin doğu'dan başlayan moğol istilası ile sultan sencer'in inşa ettirdiği türbe ve caminin ömrü pek uzun sürmez. cengiz han'ın moğolları tüm selçuklu coğrafyası ile birlikte mezar kasabasını da tahrip eder, taş üstünde taş koymazlar.
böylece hz ali'nin türbesinin yeri unutulur gider yeniden, türbe'den ve camii'den geriye tek bir iz dahi kalmaz moğollar'dan sonra...
aradan 300 yıl daha geçtikten sonra bu kez başka bir türk hükümdar olan timur soylu hüseyin baykara bir rüya görür, sultan sencer'in türbe ve cami yaptırdığı yerde ondan daha büyük bir türbe inşa ettirir. böylece türbenin etrafında yeniden bir yerleşim yeri canlanır.
hüseyin baykara'dan sonra bu topraklara hakim olan özbek sultanlar da bu türbe etrafına gömülmeye başlanır, böyle oldukça türbe'nin bulunduğu yerleşim yeri gittikçe büyür ve genişler, nüfusu artar, bir kent haline gelmekle birlikte artık dini kimliğinin yanında siyasi bir hüviyete de sahip olur.
mezar, artık afganistan'da kurulan tüm devletlerin hakimiyet alameti haline dönüşür ve kutsal bir yer olarak algılanır.
orta asya'dan hacca giden tüm müslümanların uğrak yeri haline gelerek daha da büyür ve zenginleşir.
artık ismi "mezar-ı şerif" olmuştur...
işte bu hikayede görüldüğü üzre horasan türkleri hz muhammed ve ehlibeyt'e son derece büyük bir alaka ve bağlılığa sahiptir.
hikayenin aslı şudur ki ehlibeytten imam cafer emevilere isyan eden ve hakimiyeti ele geçiren ebu müslim'e;
"dedesi ali'nin necef'te hakarete maruz kaldığını ve mezarının buradan nakil edilmesinin gerekli olduğunu" bildirir ve talepte bulunur.
bunun üzerine ebu müslim bu isteği uygun görür ve hz ali'nin kabrini daha sonra mezar-ı şerif adını alan bu bölgeye naklettirir...
yani horasan'a, türk diyarına...
peki neden horasan?
ya da horasan'ın ehlibeyt için önemi nedir?
önemi şudur ki hz muhammed islamın ilk yıllarında mekke'den sürgün edilmek istenir, türk hakanına haber yollanır, türk hakanı büyük bir misafirperverlikle hz muhammed'i kabul edeceğini bildirir. işte islamiyet ile türklerin ilişkisi ilk bu yıllarda başlamış olur.
sonraki yıllarda umeyyeoğullarının emevi iktidarı döneminde hz muhammed'in soyuna karşı uygulanan soykırımdan horasan türkleri'ne sığınılarak kurtulur ehlibeyt.
sahabeler ve ehlibeyt horasan türkleri ile iç içedir artık. lakin emevilerin ehlibeyt nefreti bir türlü bitmemektedir, böylece hem ehlibeyt'e hem de türklere karşı birtakım katliamlar gerçekleştirilir.
ehlibeyt nesli ile türkler artık aynı kaderi paylaşan bir topluluğun unsurlarıdır. bu ikisinin karışımından ortaya kutlu bir oluşum çıkar;
(bkz: horasan erenleri)
horasan erenleri ise türklük ve islamiyet ışığını bugünlere taşır...
önce malazgirt'te, sonra bursa'da, sonra istanbul'un fethinde, mohaç'ta(gül baba), sakarya savaşı'nda...
http://tarihturklerdebasl...2012/02/19/mezar-i-serif/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar