bugün
- queen feristah15
- ölümden korkuyor musunuz11
- hafızayı sildirmek6
- sözlükten korkmak5
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- nervio12
- ayıyla güreşmek7
- uludağ itiraf16
- işiniz gücünüz yok mu11
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- bir bela geliyor29
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- gocu43
- zalbert ramstein3
- bara giden erkeğin asıl amacı7
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması2
- seninleyken kendim olabiliyorum2
- gecenin şarkısı17
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- fusya semsiyeli yabanci20
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- pandela2
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- duştan yeni çıkmış six packli erkek3
- gece dinlenen podcast te anırarak gülen adamlar3
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- willem dafoe3
- 7 aydır konuşulan kızın true çıkması3
- uludağ sözlük evreni8
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- hayden panettiere2
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- düğününde piste çıkıp kant tan bahseden felsefeci3
- kendin hakkında bir entry bırak9
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek3
- dizi izlemek4
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- apo'nun villası11
- 195 kaslı pilot14
- heyt bea gocu mu5
- bi bitmediniz amk diyip çinlilere tokatla dalmak3
- habire 12 kürt değil kürtçü düşmanıdır2
- gece gelinlikle ip atlayıp şarkı söyleyen kayınço2
- halil güneşli karizması4
- erkekler neden evlenmek ister15
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
suçlu bir kadın ve hikayesini anlatan bir boney m parçası.
türkçe ye çevrilmiş sözleri:
--spoiler--
She was the meanest cat
(En acımasız kinci kadındı)
In old chicago town
(Eski Şikago kasabasındaki)
She was the meanest cat
(En acımasız kinci kadındı)
She really moved them down
(Onları gerçekten düşürdü)
She had no heart at all
(Onun kalbi yoktu)
No no no heart at all
(Hayır, hayır yoktu)
She was the meanest cat
(En acımasız kinci kadındı)
Oh she was really tough
(Gerçekten sertti)
She left her husband flat
(Kocasının dairesini terketti)
He wasnt tough enough
(O yeterince sert değildi)
She took her boys along
(Oğullarını aldı)
cos they were mean and strong
(Çünkü onlar güçlü ve acımasızdı)
Ma ma ma ma - ma baker - she taught her four sons
(Ma baker dört oğluna öğretti)
Ma ma ma ma - ma baker - to handle their guns
(Ma baker silah kullanmasını)
Ma ma ma ma - ma baker - she never could cry
(Ma baker hiç ağlayamazdı)
Ma ma ma ma - ma baker - but she knew how to die
(Ma baker ama nasıl ölüneceğini biliyordu)
They left a trail of crime
(Suç izi bıraktılar)
Across the u.s.a.
(A.B.D nin karşısında)
And when one boy was killed
(Ve bir oğlu öldürüldüğünde)
She really made them pay
(Onlara bunu ödetti)
She had no heart at all
(Onun kalbi yoktu)
No no no heart at all
(Hayır hayır yoktu)
Ma ma ma ma - ma baker - she taught her four sons
(Fırıncı kadın dört oğluna öğretti)
Ma ma ma ma - ma baker - to handle their guns
(Fırıncı kadın silah kullanmasını)
Ma ma ma ma - ma baker - she never could cry
(Fırıncı kadın hiç ağlayamazdı)
Ma ma ma ma - ma baker - but she knew how to die
(Fırıncı kadın ama nasıl ölüneceğini biliyordu)
She met a man she liked
(Hoşlandığı bir adamla karşılaştı)
She thought shed stay with him
(Onunla kalmayı düşündü)
One day he formed with them
(Birgün onlarla biçimlendi)
They did away with him
(Onunla uzağa gittiler)
She didnt care at all
(Hiç umursamadı)
Just didnt care at all
(Hiç umursamadı)
- here is a special bulletin.
(işte özel bir bülten)
Ma baker is the fibs most wanted woman.
(Ma baker en çok aranan insan)
Her photo is hanging on every post office wall.
(Her posta ofisinin duvarına onun resimleri asıldı)
If you have any information about this woman
(Eğer onunla ilgili herhangi birşey biliyorsanız)
Please contact the nearest police station...
(Lütfen en yakın polis merkezine başvurun)
- dont anybody move! the money or your lives!
(Kimse kıpırdamasın! Ya paranızı ya canınızı!)
One day they robbed a bank
(Birgün bir bankayı soydular)
It was their last foray
(Bu onların son baskınıydı)
The cops appeared too soon
(Polisler çok yakında belirdi)
They couldnt get away
(Kaçamadılar)
And all the loot they had
(Ve aldıkları tüm ganimetleride bıraktılar)
It made them mighty mad
(Bu onları delirtti)
And so they shot it out
(Ve onlar ateş etti)
Ma baker and her sons
(Ma baker ve oğulları)
They didnt want to hang
(Asılmak istemediler)
They died with blazing guns
(Yanan silahlarla öldüler)
And so the story ends
(Ve işte hikayesinin sonu)
Of one who left no friends
(Geride arkadaşlarını bırakmayan kişinin)
Ma ma ma ma - ma baker - she taught her four sons
(Ma baker dört oğluna öğretti)
Ma ma ma ma - ma baker - to handle their guns
(Ma baker silah kullanmasını)
Ma ma ma ma - ma baker - she never could cry
(Ma baker hiç ağlayamazdı)
Ma ma ma ma - ma baker - but she knew how to die
(Ma baker ama nasıl ölüneceğini biliyordu)
--spoiler--
türkçe ye çevrilmiş sözleri:
--spoiler--
She was the meanest cat
(En acımasız kinci kadındı)
In old chicago town
(Eski Şikago kasabasındaki)
She was the meanest cat
(En acımasız kinci kadındı)
She really moved them down
(Onları gerçekten düşürdü)
She had no heart at all
(Onun kalbi yoktu)
No no no heart at all
(Hayır, hayır yoktu)
She was the meanest cat
(En acımasız kinci kadındı)
Oh she was really tough
(Gerçekten sertti)
She left her husband flat
(Kocasının dairesini terketti)
He wasnt tough enough
(O yeterince sert değildi)
She took her boys along
(Oğullarını aldı)
cos they were mean and strong
(Çünkü onlar güçlü ve acımasızdı)
Ma ma ma ma - ma baker - she taught her four sons
(Ma baker dört oğluna öğretti)
Ma ma ma ma - ma baker - to handle their guns
(Ma baker silah kullanmasını)
Ma ma ma ma - ma baker - she never could cry
(Ma baker hiç ağlayamazdı)
Ma ma ma ma - ma baker - but she knew how to die
(Ma baker ama nasıl ölüneceğini biliyordu)
They left a trail of crime
(Suç izi bıraktılar)
Across the u.s.a.
(A.B.D nin karşısında)
And when one boy was killed
(Ve bir oğlu öldürüldüğünde)
She really made them pay
(Onlara bunu ödetti)
She had no heart at all
(Onun kalbi yoktu)
No no no heart at all
(Hayır hayır yoktu)
Ma ma ma ma - ma baker - she taught her four sons
(Fırıncı kadın dört oğluna öğretti)
Ma ma ma ma - ma baker - to handle their guns
(Fırıncı kadın silah kullanmasını)
Ma ma ma ma - ma baker - she never could cry
(Fırıncı kadın hiç ağlayamazdı)
Ma ma ma ma - ma baker - but she knew how to die
(Fırıncı kadın ama nasıl ölüneceğini biliyordu)
She met a man she liked
(Hoşlandığı bir adamla karşılaştı)
She thought shed stay with him
(Onunla kalmayı düşündü)
One day he formed with them
(Birgün onlarla biçimlendi)
They did away with him
(Onunla uzağa gittiler)
She didnt care at all
(Hiç umursamadı)
Just didnt care at all
(Hiç umursamadı)
- here is a special bulletin.
(işte özel bir bülten)
Ma baker is the fibs most wanted woman.
(Ma baker en çok aranan insan)
Her photo is hanging on every post office wall.
(Her posta ofisinin duvarına onun resimleri asıldı)
If you have any information about this woman
(Eğer onunla ilgili herhangi birşey biliyorsanız)
Please contact the nearest police station...
(Lütfen en yakın polis merkezine başvurun)
- dont anybody move! the money or your lives!
(Kimse kıpırdamasın! Ya paranızı ya canınızı!)
One day they robbed a bank
(Birgün bir bankayı soydular)
It was their last foray
(Bu onların son baskınıydı)
The cops appeared too soon
(Polisler çok yakında belirdi)
They couldnt get away
(Kaçamadılar)
And all the loot they had
(Ve aldıkları tüm ganimetleride bıraktılar)
It made them mighty mad
(Bu onları delirtti)
And so they shot it out
(Ve onlar ateş etti)
Ma baker and her sons
(Ma baker ve oğulları)
They didnt want to hang
(Asılmak istemediler)
They died with blazing guns
(Yanan silahlarla öldüler)
And so the story ends
(Ve işte hikayesinin sonu)
Of one who left no friends
(Geride arkadaşlarını bırakmayan kişinin)
Ma ma ma ma - ma baker - she taught her four sons
(Ma baker dört oğluna öğretti)
Ma ma ma ma - ma baker - to handle their guns
(Ma baker silah kullanmasını)
Ma ma ma ma - ma baker - she never could cry
(Ma baker hiç ağlayamazdı)
Ma ma ma ma - ma baker - but she knew how to die
(Ma baker ama nasıl ölüneceğini biliyordu)
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar