bugün
- iç sıkıntısından intihar etmek17
- en iyi antidepresan7
- sakizzz2
- deli olduğunun farkına varmak6
- true denilen yazar10
- psikologa para vermemek için en iyi aktivite6
- acıkmamak için öneriler5
- kötü biri olduğunu bilmek4
- 12 haziran 2026 kanada bosna hersek maçı7
- arkadaşlar nasılsınız6
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek11
- meyve kokan insan2
- diyanetin abd'deki villaları8
- gecenin şarkısı5
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor4
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı10
- ayran ve şalgam suyunu karıştırıp içmek3
- rocky 4 te aporlo'nun ölmesi3
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler14
- iç sesin sürekli konuşması3
- gammazlar çetesi18
- hayatın acımasız olduğunun anlaşıldığı anlar2
- uludağ sözlüğün en yakışıklı ve en zeki yazarı4
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek13
- elon muskın ilk dolar trilyoneri olması5
- cilgincapkin221
- abd iran anlaşması imzaya hazır2
- birader beylerin birader beyler olmaları7
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi12
- ayağı alçılı kız yıkamak5
- ışınlanma2
- türkiye de yaşanabilir en ideal şehir5
- adalet duygusu2
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- sürekli aynı şeyleri yapmanın can sıkması2
- en çok kullandığınız ağrı kesici9
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- ferdi tayfurun 6 milyar tl servet yapması4
- cibali sahil3
- zaman baba birader bey birader4
- otobüs muavini3
- sarı yeleli aslan trump8
- şato sahibi olunsa yapılacak ilk şey2
- karamanoğlu beyliğinin bayrağı6
- chp'nin hali ne olacak49
- 15 mayıs uludağ sözlüğün kurtuluşu3
- trabzon'un abartılmış balon bir şehir olması3
- iyi geceler arkadaşlar2
- en iyi türkçe klip3
- yazarları gülümseten şeyler6
suçlu bir kadın ve hikayesini anlatan bir boney m parçası.
türkçe ye çevrilmiş sözleri:
--spoiler--
She was the meanest cat
(En acımasız kinci kadındı)
In old chicago town
(Eski Şikago kasabasındaki)
She was the meanest cat
(En acımasız kinci kadındı)
She really moved them down
(Onları gerçekten düşürdü)
She had no heart at all
(Onun kalbi yoktu)
No no no heart at all
(Hayır, hayır yoktu)
She was the meanest cat
(En acımasız kinci kadındı)
Oh she was really tough
(Gerçekten sertti)
She left her husband flat
(Kocasının dairesini terketti)
He wasnt tough enough
(O yeterince sert değildi)
She took her boys along
(Oğullarını aldı)
cos they were mean and strong
(Çünkü onlar güçlü ve acımasızdı)
Ma ma ma ma - ma baker - she taught her four sons
(Ma baker dört oğluna öğretti)
Ma ma ma ma - ma baker - to handle their guns
(Ma baker silah kullanmasını)
Ma ma ma ma - ma baker - she never could cry
(Ma baker hiç ağlayamazdı)
Ma ma ma ma - ma baker - but she knew how to die
(Ma baker ama nasıl ölüneceğini biliyordu)
They left a trail of crime
(Suç izi bıraktılar)
Across the u.s.a.
(A.B.D nin karşısında)
And when one boy was killed
(Ve bir oğlu öldürüldüğünde)
She really made them pay
(Onlara bunu ödetti)
She had no heart at all
(Onun kalbi yoktu)
No no no heart at all
(Hayır hayır yoktu)
Ma ma ma ma - ma baker - she taught her four sons
(Fırıncı kadın dört oğluna öğretti)
Ma ma ma ma - ma baker - to handle their guns
(Fırıncı kadın silah kullanmasını)
Ma ma ma ma - ma baker - she never could cry
(Fırıncı kadın hiç ağlayamazdı)
Ma ma ma ma - ma baker - but she knew how to die
(Fırıncı kadın ama nasıl ölüneceğini biliyordu)
She met a man she liked
(Hoşlandığı bir adamla karşılaştı)
She thought shed stay with him
(Onunla kalmayı düşündü)
One day he formed with them
(Birgün onlarla biçimlendi)
They did away with him
(Onunla uzağa gittiler)
She didnt care at all
(Hiç umursamadı)
Just didnt care at all
(Hiç umursamadı)
- here is a special bulletin.
(işte özel bir bülten)
Ma baker is the fibs most wanted woman.
(Ma baker en çok aranan insan)
Her photo is hanging on every post office wall.
(Her posta ofisinin duvarına onun resimleri asıldı)
If you have any information about this woman
(Eğer onunla ilgili herhangi birşey biliyorsanız)
Please contact the nearest police station...
(Lütfen en yakın polis merkezine başvurun)
- dont anybody move! the money or your lives!
(Kimse kıpırdamasın! Ya paranızı ya canınızı!)
One day they robbed a bank
(Birgün bir bankayı soydular)
It was their last foray
(Bu onların son baskınıydı)
The cops appeared too soon
(Polisler çok yakında belirdi)
They couldnt get away
(Kaçamadılar)
And all the loot they had
(Ve aldıkları tüm ganimetleride bıraktılar)
It made them mighty mad
(Bu onları delirtti)
And so they shot it out
(Ve onlar ateş etti)
Ma baker and her sons
(Ma baker ve oğulları)
They didnt want to hang
(Asılmak istemediler)
They died with blazing guns
(Yanan silahlarla öldüler)
And so the story ends
(Ve işte hikayesinin sonu)
Of one who left no friends
(Geride arkadaşlarını bırakmayan kişinin)
Ma ma ma ma - ma baker - she taught her four sons
(Ma baker dört oğluna öğretti)
Ma ma ma ma - ma baker - to handle their guns
(Ma baker silah kullanmasını)
Ma ma ma ma - ma baker - she never could cry
(Ma baker hiç ağlayamazdı)
Ma ma ma ma - ma baker - but she knew how to die
(Ma baker ama nasıl ölüneceğini biliyordu)
--spoiler--
türkçe ye çevrilmiş sözleri:
--spoiler--
She was the meanest cat
(En acımasız kinci kadındı)
In old chicago town
(Eski Şikago kasabasındaki)
She was the meanest cat
(En acımasız kinci kadındı)
She really moved them down
(Onları gerçekten düşürdü)
She had no heart at all
(Onun kalbi yoktu)
No no no heart at all
(Hayır, hayır yoktu)
She was the meanest cat
(En acımasız kinci kadındı)
Oh she was really tough
(Gerçekten sertti)
She left her husband flat
(Kocasının dairesini terketti)
He wasnt tough enough
(O yeterince sert değildi)
She took her boys along
(Oğullarını aldı)
cos they were mean and strong
(Çünkü onlar güçlü ve acımasızdı)
Ma ma ma ma - ma baker - she taught her four sons
(Ma baker dört oğluna öğretti)
Ma ma ma ma - ma baker - to handle their guns
(Ma baker silah kullanmasını)
Ma ma ma ma - ma baker - she never could cry
(Ma baker hiç ağlayamazdı)
Ma ma ma ma - ma baker - but she knew how to die
(Ma baker ama nasıl ölüneceğini biliyordu)
They left a trail of crime
(Suç izi bıraktılar)
Across the u.s.a.
(A.B.D nin karşısında)
And when one boy was killed
(Ve bir oğlu öldürüldüğünde)
She really made them pay
(Onlara bunu ödetti)
She had no heart at all
(Onun kalbi yoktu)
No no no heart at all
(Hayır hayır yoktu)
Ma ma ma ma - ma baker - she taught her four sons
(Fırıncı kadın dört oğluna öğretti)
Ma ma ma ma - ma baker - to handle their guns
(Fırıncı kadın silah kullanmasını)
Ma ma ma ma - ma baker - she never could cry
(Fırıncı kadın hiç ağlayamazdı)
Ma ma ma ma - ma baker - but she knew how to die
(Fırıncı kadın ama nasıl ölüneceğini biliyordu)
She met a man she liked
(Hoşlandığı bir adamla karşılaştı)
She thought shed stay with him
(Onunla kalmayı düşündü)
One day he formed with them
(Birgün onlarla biçimlendi)
They did away with him
(Onunla uzağa gittiler)
She didnt care at all
(Hiç umursamadı)
Just didnt care at all
(Hiç umursamadı)
- here is a special bulletin.
(işte özel bir bülten)
Ma baker is the fibs most wanted woman.
(Ma baker en çok aranan insan)
Her photo is hanging on every post office wall.
(Her posta ofisinin duvarına onun resimleri asıldı)
If you have any information about this woman
(Eğer onunla ilgili herhangi birşey biliyorsanız)
Please contact the nearest police station...
(Lütfen en yakın polis merkezine başvurun)
- dont anybody move! the money or your lives!
(Kimse kıpırdamasın! Ya paranızı ya canınızı!)
One day they robbed a bank
(Birgün bir bankayı soydular)
It was their last foray
(Bu onların son baskınıydı)
The cops appeared too soon
(Polisler çok yakında belirdi)
They couldnt get away
(Kaçamadılar)
And all the loot they had
(Ve aldıkları tüm ganimetleride bıraktılar)
It made them mighty mad
(Bu onları delirtti)
And so they shot it out
(Ve onlar ateş etti)
Ma baker and her sons
(Ma baker ve oğulları)
They didnt want to hang
(Asılmak istemediler)
They died with blazing guns
(Yanan silahlarla öldüler)
And so the story ends
(Ve işte hikayesinin sonu)
Of one who left no friends
(Geride arkadaşlarını bırakmayan kişinin)
Ma ma ma ma - ma baker - she taught her four sons
(Ma baker dört oğluna öğretti)
Ma ma ma ma - ma baker - to handle their guns
(Ma baker silah kullanmasını)
Ma ma ma ma - ma baker - she never could cry
(Ma baker hiç ağlayamazdı)
Ma ma ma ma - ma baker - but she knew how to die
(Ma baker ama nasıl ölüneceğini biliyordu)
--spoiler--
güncel Önemli Başlıklar