bugün
- sözlükteki kızların bilgisiz olması8
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı21
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim7
- clemence baptista4
- efendi erkek5
- en son ne aldınız16
- atatürk düşmanı facebook dayısı5
- bayern münih 2 borussia dortmund 23
- kasımda aşk başkadır diyen kız7
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- iki kere kiki3
- 31 ekim 2026 bayern münih borussia dortmund maçı3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı15
- cadılar bayramı hayırlara vesile olsun inşallah3
- israil'in kızlarından daha ucuzu7
- milan skriniar7
- dom dom bey2
- altın dişli garam2
- cedidacer9
- ruhsar gitti ruhu geldi3
- hayat çok zordu aşkım para için seviştim3
- herkese fetöcü diyenin genelde fetöcü olması2
- bel soğukluğu3
- keşke benim olsa denilen yazarlar3
- anın görüntüsü23
- tatlıses2
- sözlük zevkli mi2
- sıdıka4
- futbol12
- facebook2
- jumanji open world2
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak5
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba11
- martin luther'in yahudiler hakkındaki sözleri3
- miss universe 20264
- aleksey batrakov10
- idealist misiniz6
- başkenti siz belirleseydiniz neresi olurdu7
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı16
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı19
- israilli kızlar4
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği13
- bmw 760i long3
- fenerbahçe 1 göztepe 13
- cedidacer'in fenerbahçeli bir ezik olması2
- yazarların gizli gizli dinlediği şarkılar8
- bu devirde evlenmek5
- zıplayan örümcek2
- 19 yaşındaki kız 53 yaşındaki erkek ilişkisi2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
3 Şubat 1947 doğumlu abd'li yazar. "new york Üçlemesi", "yalnızlığın keşfi", "yanılsamalar kitabı", "kırmızı defter", "leviathan", "kehanet gecesi", "duman", "görünmeyen", "yükseklik korkusu", "yazı odasında yolculuklar", "karanlıktaki adam" gibi kitapları bulunmaktadır.
"duman" (smoke) ve "surat mosmor" (blue in the face" adlı senaryoları filme çekilmiştir. bununla birlikte "lulu on the bridge" (lulu köprüde) isimli kitabını ise kendi filme çekmiştir.
elbette ülkemizin gündemine düşmesi için bunlar yeterli değildir. yeni kitabı "winter journal" için hürriyet'e röportaj verirken hapisteki gazeteci ve yazarlardan dolayı türkiye'nin demokratik bir ülke olmadığını, demokratik olmayan bir ülkeye de gitmeyeceğini dile getirmiştir. dile getirince de sayın cumhurbaşkanımız tarafından "Çok da şeyimdeydi" tepkisiyle karşılık verilmiştir. sayın başbakanımız aynen " aman! biz de sana çok muhtacız. gelsen ne olur, gelmesen ne olur..." demiştir. yani bu kahvehane tarzını uluslararası konularda kullanmasa hem kendisi için hem de ülkemiz için çok daha hayırlı olacak gerçekten.
paul auster kendisine edepli bir şekilde karşılık vermiş. demiş ki "ben bu verileri türkiye'deki gelişmeleri yakından takip eden uluslararası yazarlar birliği'nden (pen) alıyor ve onların endişelerini paylaşıyorum. ayrıca kck davası'ndan içeride tutulan ragıp zarakolu'nun nobel barış Ödülü'ne bu zamana kadar avrupa'da türkiye'yi desteklemiş olan pen ve isveçli yeşiller partisinin de içinde bulunduğu çevrelerce aday gösterildiğini belirtmiş.
avrupa insan hakları mahkemesi'nde uzun süren tutukluluk süreleri için sürekli mahkum olan ve bu konuda rekorları elinde bulunduran caanım ülkemin saygıdeğer başbakanının irtifa kaybettiğimizi görmesini arzu ederdim... Çemkireceğine bir üstümüzü başımızı düzeltsek, bir vicdan muhasebesi yapsak, yahu zamanında bize yapılanların aynısının iki katını şimdi biz yapıyoruz diyebilse belki bambaşka bir ülkede yaşayacağız.
Ve şu bir gerçek ki eğer bu yazar abimiz Türkiye'de yaşıyor olsaydı çoktan Ergenekon'dan içeri alınmış şimdi Nedim Şener ile tavla atıyor olacaktı. Yapmayın yahu, siz çok da şeyimdeydi demeye devam edin. Ama dünya dönmeye devam ediyor. Paul Auster'i tanımıyor olman onun dünyanın en okunan yazarlarından biri olmasını engellemiyor. Ona söylenenlerle kendi halkımızı kandırabiliriz ama dünyanın geri kalanını sadece kendimize güldürürüz.
"duman" (smoke) ve "surat mosmor" (blue in the face" adlı senaryoları filme çekilmiştir. bununla birlikte "lulu on the bridge" (lulu köprüde) isimli kitabını ise kendi filme çekmiştir.
elbette ülkemizin gündemine düşmesi için bunlar yeterli değildir. yeni kitabı "winter journal" için hürriyet'e röportaj verirken hapisteki gazeteci ve yazarlardan dolayı türkiye'nin demokratik bir ülke olmadığını, demokratik olmayan bir ülkeye de gitmeyeceğini dile getirmiştir. dile getirince de sayın cumhurbaşkanımız tarafından "Çok da şeyimdeydi" tepkisiyle karşılık verilmiştir. sayın başbakanımız aynen " aman! biz de sana çok muhtacız. gelsen ne olur, gelmesen ne olur..." demiştir. yani bu kahvehane tarzını uluslararası konularda kullanmasa hem kendisi için hem de ülkemiz için çok daha hayırlı olacak gerçekten.
paul auster kendisine edepli bir şekilde karşılık vermiş. demiş ki "ben bu verileri türkiye'deki gelişmeleri yakından takip eden uluslararası yazarlar birliği'nden (pen) alıyor ve onların endişelerini paylaşıyorum. ayrıca kck davası'ndan içeride tutulan ragıp zarakolu'nun nobel barış Ödülü'ne bu zamana kadar avrupa'da türkiye'yi desteklemiş olan pen ve isveçli yeşiller partisinin de içinde bulunduğu çevrelerce aday gösterildiğini belirtmiş.
avrupa insan hakları mahkemesi'nde uzun süren tutukluluk süreleri için sürekli mahkum olan ve bu konuda rekorları elinde bulunduran caanım ülkemin saygıdeğer başbakanının irtifa kaybettiğimizi görmesini arzu ederdim... Çemkireceğine bir üstümüzü başımızı düzeltsek, bir vicdan muhasebesi yapsak, yahu zamanında bize yapılanların aynısının iki katını şimdi biz yapıyoruz diyebilse belki bambaşka bir ülkede yaşayacağız.
Ve şu bir gerçek ki eğer bu yazar abimiz Türkiye'de yaşıyor olsaydı çoktan Ergenekon'dan içeri alınmış şimdi Nedim Şener ile tavla atıyor olacaktı. Yapmayın yahu, siz çok da şeyimdeydi demeye devam edin. Ama dünya dönmeye devam ediyor. Paul Auster'i tanımıyor olman onun dünyanın en okunan yazarlarından biri olmasını engellemiyor. Ona söylenenlerle kendi halkımızı kandırabiliriz ama dünyanın geri kalanını sadece kendimize güldürürüz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar