bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri47
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- claudian clouds33
- yaşanmamışların yası6
- the wheels on the bus2
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- insan ne ister5
- intihar etmek4
- en iyi vampir filmi4
- yazarların akşam yemekleri6
- sözlük kızlarının kekleri24
- cok da abartmaya gerek uok6
- kuran2
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- okulda zil sesinin felsefi anlamı3
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- en iyi kurt adam filmi3
- kültür2
- kadınlar7
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- anın görüntüsü25
- intothenirvana2
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- true'nun engelli olması6
- meriç dükalığı8
- okan buruk9
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- islamda namaz yoktur30
- sevdiğiniz yazarlar8
- allah11
- gary oldman2
- sarapci koala hatayi33
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- fusya semsiyeli yabanci22
- the crow2
- kürdistan10
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- dantelli sütyen takan erkek12
- çirkin2
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- galatahahahahahaha3
- annem2
- ermeni alfabesi2
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- true ile tatlı sert3
- ölümden korkuyor musunuz17
- günlük2
- tai lung8
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
çok sakıncalı bulduğum söylemdir. işin aslına bakacak olur isek beyin yıkamayan bir devletin olduğunu söylemek ve varlığını ispatlamak imkansızdır. fakat, bu söyleme iki ayrı noktadan bakmak gerektiğini düşünüyorum:
1. din ve vicdan özgürlüğü:
evet, bu ülkede bu özgürlüğün sadece çoğunluğun sahip olduğu bir özgürlük olduğunun ben de farkındayım fakat, bu söylem ateizmi devletin nasıl gördüğünün ispatıdır.yani ateizm kötü, bu çerçeveden ateistler de kötüdür. aristo mantığı var gibi görünse de konuşmadan bunun izlerini bulabilirsiniz.
bu özgürlüğü bir başka noktadan da incelemek gerekiyor: dinin sömürülmesi. evet, malesef her millet ya da her halk gibi türkiye halkı da muhafazakar bir halktır. dine karşı bağlılıkları törelerle desteklendiği için dinle ilgili iyi konuşanların iyi görüldüğü ve bu insanın karşısındaki insanın kötü görüldüğü bir ülkede yaşıyoruz.şimdi buradaki asıl soru: türkiyenin yüzde 99'u ateist olsa rte çıkıp rahatlıkla bu söylemi yapabilecek miydi? bence iktidarı isteyen bir partinin başkanı bunu yapamazdı. işte bu noktada dini politik hayatın içine sokması durumu geliyor ki, bence politikacı olmanın iğrençliği, çirkinliği, rezilliği, pisliği de buradan geliyor. oluşan dogmalar üzerinden insanların duygularıyla oynanıyor.
2. seçim özgürlüğü:
evet, bir dinin aşırı yanları varsa devlet bunun üzerinde baskı uygulayabiliyor( bu doğru demiyorum ama dünyadaki pratik örnekler hep bu yönde. fakat buradaki asıl sıkıntı, kimseye zararı olmayan bir düşüncenin büyümesine karşı olmak. hatta bundan çok daha ötede: sadece benim düşüncemin büyümesini istiyorum, diğerleri umrumda değil demek.
şimdi burada biraz astral bir yorumlama yapmak istiyorum: biz demokrasiyi neden güzel bir rejim olarak görüyoruz? çünkü bir gün toplumun çarkları altında eziliyor olursak, sistem bizi de bir şekilde kurtarmalı diye düşünüyoruz. aksi takdirde krallıktan bir farkı yok: orada da nemalananlar ve ezilenler var. eğer iktidar kendi düşüncesinin dışındaki düşünceleri reddediyor, hatta eziyorsa demokratik bir iktidar olmasından bahsedemeyiz demektir bu noktada.
bu yüzden seçim hakkı çok önemlidir. ama ben neden bahsediyorum ki:
-öğrencilerin muhalif olmayı seçmesinin yasak olduğu bir ülkede din ve vicdan falan saçmalıyorum işte. sadece şunu söyleyerek bitireyim: genele uymayan marjinaller olarak çok rahatsızız.teşekkürler.
1. din ve vicdan özgürlüğü:
evet, bu ülkede bu özgürlüğün sadece çoğunluğun sahip olduğu bir özgürlük olduğunun ben de farkındayım fakat, bu söylem ateizmi devletin nasıl gördüğünün ispatıdır.yani ateizm kötü, bu çerçeveden ateistler de kötüdür. aristo mantığı var gibi görünse de konuşmadan bunun izlerini bulabilirsiniz.
bu özgürlüğü bir başka noktadan da incelemek gerekiyor: dinin sömürülmesi. evet, malesef her millet ya da her halk gibi türkiye halkı da muhafazakar bir halktır. dine karşı bağlılıkları törelerle desteklendiği için dinle ilgili iyi konuşanların iyi görüldüğü ve bu insanın karşısındaki insanın kötü görüldüğü bir ülkede yaşıyoruz.şimdi buradaki asıl soru: türkiyenin yüzde 99'u ateist olsa rte çıkıp rahatlıkla bu söylemi yapabilecek miydi? bence iktidarı isteyen bir partinin başkanı bunu yapamazdı. işte bu noktada dini politik hayatın içine sokması durumu geliyor ki, bence politikacı olmanın iğrençliği, çirkinliği, rezilliği, pisliği de buradan geliyor. oluşan dogmalar üzerinden insanların duygularıyla oynanıyor.
2. seçim özgürlüğü:
evet, bir dinin aşırı yanları varsa devlet bunun üzerinde baskı uygulayabiliyor( bu doğru demiyorum ama dünyadaki pratik örnekler hep bu yönde. fakat buradaki asıl sıkıntı, kimseye zararı olmayan bir düşüncenin büyümesine karşı olmak. hatta bundan çok daha ötede: sadece benim düşüncemin büyümesini istiyorum, diğerleri umrumda değil demek.
şimdi burada biraz astral bir yorumlama yapmak istiyorum: biz demokrasiyi neden güzel bir rejim olarak görüyoruz? çünkü bir gün toplumun çarkları altında eziliyor olursak, sistem bizi de bir şekilde kurtarmalı diye düşünüyoruz. aksi takdirde krallıktan bir farkı yok: orada da nemalananlar ve ezilenler var. eğer iktidar kendi düşüncesinin dışındaki düşünceleri reddediyor, hatta eziyorsa demokratik bir iktidar olmasından bahsedemeyiz demektir bu noktada.
bu yüzden seçim hakkı çok önemlidir. ama ben neden bahsediyorum ki:
-öğrencilerin muhalif olmayı seçmesinin yasak olduğu bir ülkede din ve vicdan falan saçmalıyorum işte. sadece şunu söyleyerek bitireyim: genele uymayan marjinaller olarak çok rahatsızız.teşekkürler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar