bugün
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar9
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri23
- sevgiliyle girilmiş en saçma tartışmalar7
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu7
- kıskançlık krizi geçiren kadına yapılacak müdahale8
- ben sizin anonim9
- sözlük kadınlarının birbirini çekememesi8
- s'i l v'e r m'i s t19
- ahmet davutoğlu'na soruşturma açılması10
- enayimiknatisii12
- insan olmaya ceyrek kala15
- sözlükte kıskançlık oluyor hissi6
- mantı5
- sarapci koala60
- sözlükteki kıskanç teyzeler6
- bik bik'in usuldan herkese sallaması6
- arkadaşlar neden beni kıskanıyorsunuz5
- sonbaharda yapılacak en iyi şey3
- hz isa'yı yaratan yumurta ve sperm yoktu3
- o kadar uğraşıp bir kavga çıkaramamak3
- kombin atıp kudurmamızı bekleyen kadın yazar6
- arkadaşlar döner mi yesem schnitzel mi9
- escort bakmaya gideceklere tavsiyeler5
- sözlüğe adanmış bir ömür4
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- transparan çorap giyen sözlük amcası4
- sevgiliyle aynı iş yerinde çalışmak8
- sözlük kızlarını kıskanan asosyal tipler5
- isa mesih7
- kombin atılınca kuduran erkek yazar5
- herkes beni kıskanıyor4
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi13
- hanımlar5
- tarla satıp son model lüks araba almak5
- benim fotoğraf attığım gün sözlükte olay çıkması3
- masklavi'nin biraz gergin olması10
- esas kimliğini meyveli soda içerek gizleyen yazar5
- hangi yazar tarafından kıskanılmak isterdiniz2
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak12
- muslettin amca4
- birad2
- babası olmayan bi çocuğun annesi de yoktur2
- dindarların çoğunun fakir olması15
- kira sözleşmesinde'e devlet dönemi5
- 3 eylül 2026 tüik enflasyon açıklaması2
- geçen sözlükte yaşanan kudurtan olay3
- meyveli soda içen erkek3
- karton toplayan birader bey birader2
- gammaz çeteleri9
Özellikle yakın zamanda bir dizi ile (bkz: Muhteşem Yüzyıl) tekrar gündeme gelen, Osmanlı Tarihi'nin belki de en çok merak edilen ve ilk günkü gizemini bugüne kadar koruyabilen kurumdur
Bilinmesi gereken ilk şey, Topkapı Sarayı'ndaki Harem kısmının baştan beri orada olmadığı, Kanuni zamanında Hürrem'in yoğun isteği üzerine ve eski sarayda çıkan yangın sonrasında Harem'in topkapıya taşındığıdır. Dolayısıyla Kanuni'ye kadarki padişahlar ve hatta bir dönem Kanuni dahi, sarayda bulunduğu zamanlarda akşamları eski sarayı ziyaret eder ve ailesiyle vakit geçirirdi.
Öncelikle haremden sadece padişahın evi olarak bahsetmek uygun düşmez çünkü Osmanlı tarihinde haremin çok daha yaygın etki ve görevleri vardır. Bunları en temel haliyle 3 başlık altında toplarsak;
1- Harem padişahın evidir. Bu açıdan etimolojik kökenine de uygun olarak "mahrem" sayılmıştır ve padişahtan başka kara ağalar hariç hiç bir erkeğin girmesine izin verilmez. Hatta belli bir yaştan sonra Şehzadeler bile ayrı bir bölümde yaşamlarını sürdürüp eğitim almaya başlarlar ki bu sayede bu mahremiyet en sıkı haliyle korunmaya devam eder. Dolayısıyla harem hakkında yazılıp çizilenler somut gerçeklere değil "100 kadının içine düşmüş 1 erkek" senaryosunun hayalgücüyle genişletilmesine dayanmaktadır.
2- Harem cariyelerin birer saray hanımı haline dönüştürüldüğü okuldur. Bu bakımdan (bkz: Enderun)'un dişi izdüşümüdür. Harem'e girmek o kadar kolay değildir. Yani bir cariye saraya getirilir getirilmez küt diye padişahın karşısına çıkarılmaz. Harem'e alınacak cariyeler Harem'den önce de bir eğitimden geçirilir daha sonra saraya gönderilirlerdi. Harem'e girmek için seçilen cariyelerde her şeyden önce aranan özellik dış güzellikti ve yaşlarının genç olmasıydı. Bu sayede Harem'de alacakları eğitimle bu güzellikler işlenir, kimlikleri unutturulur ve bir çoğu her yönüyle bir Osmanlı Saray Hanımı'na dönüştürülürdü. Nitekim 9 yılda bir yahut padişah değişimlerinde yapılan çıkmalarda saray cariyeleri dışarıdan beylerle evlendirilirlerdi ve bunlar gittikleri bölgelerde Osmanlı Sarayı adabının temsilcileri olmuşlardır
3- Ve Harem her ne kadar dışa kapalı bir yapı da olsa Osmanlı Devlet yönetiminden tamamen ayrı düşünülemez. Burada özellikle tarafımca "3 büyükler" adlandırılan ve hepimizin tanıdığı 3 Valide Sultanın ismini zikretmek gerekir ki bu dönemde Harem devlet yönetiminde son derece etkili olmuştur
a) (bkz: Hürrem Sultan)
b) (bkz: Safiye Sultan)
c) Mahpeyker (bkz: Kösem Sultan)
Nihayet Kösem Sultan'ın gelini (bkz: Hatice Tarhan Sultan) tarafından Harem devlet yönetiminden uzaklaştırılmış ve bu devletin yıkılışına kadar benzer şekilde devam etmiştir
Uzun lafın kısası, Harem kendi içinde apayrı bir dünyadır ve onu yorumlamak için sadece bir dizi izlemek, bir kurgu roman okumak yetmez. Üzerine araştırmak, düşünmek ve bütün halinde incelemek gerekir.
Bilinmesi gereken ilk şey, Topkapı Sarayı'ndaki Harem kısmının baştan beri orada olmadığı, Kanuni zamanında Hürrem'in yoğun isteği üzerine ve eski sarayda çıkan yangın sonrasında Harem'in topkapıya taşındığıdır. Dolayısıyla Kanuni'ye kadarki padişahlar ve hatta bir dönem Kanuni dahi, sarayda bulunduğu zamanlarda akşamları eski sarayı ziyaret eder ve ailesiyle vakit geçirirdi.
Öncelikle haremden sadece padişahın evi olarak bahsetmek uygun düşmez çünkü Osmanlı tarihinde haremin çok daha yaygın etki ve görevleri vardır. Bunları en temel haliyle 3 başlık altında toplarsak;
1- Harem padişahın evidir. Bu açıdan etimolojik kökenine de uygun olarak "mahrem" sayılmıştır ve padişahtan başka kara ağalar hariç hiç bir erkeğin girmesine izin verilmez. Hatta belli bir yaştan sonra Şehzadeler bile ayrı bir bölümde yaşamlarını sürdürüp eğitim almaya başlarlar ki bu sayede bu mahremiyet en sıkı haliyle korunmaya devam eder. Dolayısıyla harem hakkında yazılıp çizilenler somut gerçeklere değil "100 kadının içine düşmüş 1 erkek" senaryosunun hayalgücüyle genişletilmesine dayanmaktadır.
2- Harem cariyelerin birer saray hanımı haline dönüştürüldüğü okuldur. Bu bakımdan (bkz: Enderun)'un dişi izdüşümüdür. Harem'e girmek o kadar kolay değildir. Yani bir cariye saraya getirilir getirilmez küt diye padişahın karşısına çıkarılmaz. Harem'e alınacak cariyeler Harem'den önce de bir eğitimden geçirilir daha sonra saraya gönderilirlerdi. Harem'e girmek için seçilen cariyelerde her şeyden önce aranan özellik dış güzellikti ve yaşlarının genç olmasıydı. Bu sayede Harem'de alacakları eğitimle bu güzellikler işlenir, kimlikleri unutturulur ve bir çoğu her yönüyle bir Osmanlı Saray Hanımı'na dönüştürülürdü. Nitekim 9 yılda bir yahut padişah değişimlerinde yapılan çıkmalarda saray cariyeleri dışarıdan beylerle evlendirilirlerdi ve bunlar gittikleri bölgelerde Osmanlı Sarayı adabının temsilcileri olmuşlardır
3- Ve Harem her ne kadar dışa kapalı bir yapı da olsa Osmanlı Devlet yönetiminden tamamen ayrı düşünülemez. Burada özellikle tarafımca "3 büyükler" adlandırılan ve hepimizin tanıdığı 3 Valide Sultanın ismini zikretmek gerekir ki bu dönemde Harem devlet yönetiminde son derece etkili olmuştur
a) (bkz: Hürrem Sultan)
b) (bkz: Safiye Sultan)
c) Mahpeyker (bkz: Kösem Sultan)
Nihayet Kösem Sultan'ın gelini (bkz: Hatice Tarhan Sultan) tarafından Harem devlet yönetiminden uzaklaştırılmış ve bu devletin yıkılışına kadar benzer şekilde devam etmiştir
Uzun lafın kısası, Harem kendi içinde apayrı bir dünyadır ve onu yorumlamak için sadece bir dizi izlemek, bir kurgu roman okumak yetmez. Üzerine araştırmak, düşünmek ve bütün halinde incelemek gerekir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar