bugün
- duanın bir şeye yaramaması22
- sözlük erkeklerinin bicepsleri69
- dinden uzaklaşan avrupa'nın çöküşü5
- izmirbeyefendisi'nin yakışıklı olması11
- neden 50 tane arap devleti var9
- fon vurgunu48
- sözlük yazarlarının seksi yaprakları6
- akşamki tantana15
- saatlerce sözlükte gezip entry girmeyen yazar7
- bugün uyuyakalmışım11
- 9 5 çalışan ipneler12
- terlikle döven anne13
- cenazende kötü bilirdik denmesi12
- fransa da kısmi sokağa çıkma yasağının uzatılması6
- 21 ekim dünya diyarbakırlılar günü3
- yan sen derdine benden ala mal yok yine sana9
- sözlük kızlarının pek azgın olması3
- karın seni çok üzüyor diyen metres3
- dolarla sigarasini yakan ogrenci4
- az kişinin bildiği müthiş lezzetler2
- arap neferler9
- karısını aldatan yazarlar4
- türküm doğruyum çalışkanım16
- açtığınız başlığa entry girilmemesi7
- güne yulaf ezmesi ve kahve ile başlamak4
- müşekkel3
- sözlükten bir yazarın cenazesine gitmek4
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti2
- fatma betül sayan kaya17
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı22
- uludede ile camiye gitmek5
- hesabını gizleyen erkek yazar8
- aykirikadin2
- ideal koca4
- anın görüntüsü22
- bismillahirahmanirahim2
- alevilerin camiye gitmemesi3
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması16
- kürtaj hak mıdır sorunsalı2
- türkiye libya anlaşmasının yunanistan da yankısı3
- gammazların gizli hesapları görebilmesi6
- poğaça yiyen kız6
- evliliğin süper bir şey olması5
- umreye giden arkadaş2
- evlenilecek kıza ayak fetişisti olduğunu söylemek2
- kokoreç10
- kargaların insanları fişlemesi5
- avrupa5
- ayak fetişi istemeyen kadından boşanılır mı2
- sözlük yazarlarının şekerleri2
-yine çok içtin. cesaretin sarhoşluğundan mı geliyor?
hayal meyal hatırlıyorum kurulup kurulmadığı belirsiz cümleleri. gerçek miydi tanışıklığımız, yoksa yalnızca düşler aleminde mi yalamıştın kulak memelerimi? ne önemi vardı ki zaten? benim her biri bir hatıraydı senden kalma o günlerde.
hiç olmayacak bir öğle vakti geçiverdi önümden. hava karanlık, yağmur pusudaydı. her zaman sevdiğim ama bir o kadar da melatonine doyduğum, alkole en çok merak sadığım günlerden biriydi. gökyüzünde bulutlarla güneşin savaşını, bulutların kazandığı günlerden biriydi. nasılsın diye sorduğumda benim olacağını tahmin de etmiyordum. kurşuni-kızıl bulutların rengine yeniden isim verdik.
-uzatma!
uzuyordu. artık daha tecrübeliydim. aradan yıllar geçmiş 45 yaşını devirmiştim. ne sertcan'ın temassız sevişmelerine ne de silker'in peri masallarına benzerdi benim erkeklik gururumu ağzına almak. zira dört tekerlek üstünde yaşanmazdı hiçbir peri masalı. insanların varlığı beni ilgilendirmezdi ve bacaklarımın arasında her fırsatta sarıldığı damarlı kalın gururumun tadını veremezdi ona tutunduğu hiçbir dal.
ellerim kalçalarındaydı ve okşamaktaydım vücudunu usul usul. göğüslerini kavradığımda üstümde ne varsa parçalarcasına çıkarmak için kendini paralıyordu. gözleri kapalı, vücudu sıcaktı. dudaklarının arasından kulağıma uğrayan inlemeleri beni daha çok gururlandırıyordu. artık "utanmak" kavramının anlamını, amacını unutmuş varlığını bile tatile göndermiştim. ellerimiz aşağıya kayıyordu. o gururumu sımsıkı sahiplenirken ben de onun bacaklarının arasındaki lavlara dokunuyordum. parmaklarım kaydıkça daha da şehvetlendiğini görmemek aptallık olurdu.
oral seks yapmasını istediğimi söylememi gerektirecek kadar iyi yapıyordu acemi rolünü. öyle ya; ben henüz hiçbir şeyden haberi olmayan, sevgisi ve erkeklik gururu sağılacak bir inektim. beni sırt üstü yatırıp elleriyle tatmin etme çabasıyla beraber ağzına aldığında tek güven kaynağımı, ilk fark ettiğim şey dilini çok iyi kullandığıydı.
etli dudakları, düzgün dişleri ve becerikli diliyle işbirliğinin vazgeçilmez elemanı elleri ustalığını gözler önüne seriyordu. benimse tek düşündüğüm ağzına boşalıp boşalmamaktı.
çok bencildim.
hayal meyal hatırlıyorum kurulup kurulmadığı belirsiz cümleleri. gerçek miydi tanışıklığımız, yoksa yalnızca düşler aleminde mi yalamıştın kulak memelerimi? ne önemi vardı ki zaten? benim her biri bir hatıraydı senden kalma o günlerde.
hiç olmayacak bir öğle vakti geçiverdi önümden. hava karanlık, yağmur pusudaydı. her zaman sevdiğim ama bir o kadar da melatonine doyduğum, alkole en çok merak sadığım günlerden biriydi. gökyüzünde bulutlarla güneşin savaşını, bulutların kazandığı günlerden biriydi. nasılsın diye sorduğumda benim olacağını tahmin de etmiyordum. kurşuni-kızıl bulutların rengine yeniden isim verdik.
-uzatma!
uzuyordu. artık daha tecrübeliydim. aradan yıllar geçmiş 45 yaşını devirmiştim. ne sertcan'ın temassız sevişmelerine ne de silker'in peri masallarına benzerdi benim erkeklik gururumu ağzına almak. zira dört tekerlek üstünde yaşanmazdı hiçbir peri masalı. insanların varlığı beni ilgilendirmezdi ve bacaklarımın arasında her fırsatta sarıldığı damarlı kalın gururumun tadını veremezdi ona tutunduğu hiçbir dal.
ellerim kalçalarındaydı ve okşamaktaydım vücudunu usul usul. göğüslerini kavradığımda üstümde ne varsa parçalarcasına çıkarmak için kendini paralıyordu. gözleri kapalı, vücudu sıcaktı. dudaklarının arasından kulağıma uğrayan inlemeleri beni daha çok gururlandırıyordu. artık "utanmak" kavramının anlamını, amacını unutmuş varlığını bile tatile göndermiştim. ellerimiz aşağıya kayıyordu. o gururumu sımsıkı sahiplenirken ben de onun bacaklarının arasındaki lavlara dokunuyordum. parmaklarım kaydıkça daha da şehvetlendiğini görmemek aptallık olurdu.
oral seks yapmasını istediğimi söylememi gerektirecek kadar iyi yapıyordu acemi rolünü. öyle ya; ben henüz hiçbir şeyden haberi olmayan, sevgisi ve erkeklik gururu sağılacak bir inektim. beni sırt üstü yatırıp elleriyle tatmin etme çabasıyla beraber ağzına aldığında tek güven kaynağımı, ilk fark ettiğim şey dilini çok iyi kullandığıydı.
etli dudakları, düzgün dişleri ve becerikli diliyle işbirliğinin vazgeçilmez elemanı elleri ustalığını gözler önüne seriyordu. benimse tek düşündüğüm ağzına boşalıp boşalmamaktı.
çok bencildim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar