bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı84
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu9
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam14
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- tinto brass7
- uludağ sözlük hata tespit ekibi3
- hamas denince akla gelenler6
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi6
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi7
- sobaları hazırlayın7
- gülşen in memeleri3
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın4
- terapi niteliğindeki şeyler13
- rusya olmasaydı türkistan kurulurdu5
- eoka'nın amacı3
- 4 kasım 2026 lens como maçı3
- abd ara seçimleri ve trump'a azil alarmı3
- devleti soymak milleti soymaktan iyidir5
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok10
- türklerin özellikleri5
- mika kase3
- müge anlı2
- sözlükte kim kimle sevgili27
- filistinli hamas'ın müslümana muamelesi2
- sabah yedi buçukta işe başlamak3
- o 8 0 diyen biri vardı5
- mika raun vardı nerede şimdi2
- nervio43
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik7
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar12
- liverpool fc5
- cumali ceber2
- kediyi haşlanmış işkembeyle beslemek2
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- ilhan irem dinleyen erkek2
- sözlüğün en şık erkeği12
- erkeği erkeğe düşüren cinsten karı2
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- sandra bullock4
- fenerbahçeli yazarlar8
- aşk10
- iyi menemenin sırrı7
- möchtest du mit mir befreundet sein2
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- kaşe2
- emre iptal kuyt ile devam2
Sanırım ki erkekler arasında; bizim Osmanlı ozanları kadar, kadınlara ağız dolusu sövüp sayanı pek gelmemiştir.
Neden bu kadar kızmışlardır kadınlara, bilinmez. Oysa geçen yüzyılın ortasına dek; Kapalıçarşı'nın Nuruosmaniye kapısı dışındaki pazarda, neredeyse okkayla satılıyordu fakirler.
***
imam nikâhını kıyıp, şerbetleri içtikten sonra; ertesi sabah tepen attı da:
- Testi boş, diye bağırdın mı; yeni gelin, pılısını pırtısını koltuğunun altına sıkıştırarak, anasının evine dönüyordu.
Ve sen, imam nikâhıyla bir tane daha alıp, ertesi sabah:
- Testi boş, diye yine bağırabiliyordun.
***
Yahut tutsak pazarına gidiyor, evire çevire her yanına bir iyi baktıktan sonra, beğendiğin bir tanesini alıp, getiriyordun eve.
Bir süre sonra da; canın isterse, yine götürüp satıyordun pazarda. Üç beş kuruş üstüne vererek, bir yenisini alıyordun.
***
Bizim Osmanlı edebiyatında, düzyazı geleneği pek olmadığı için; kimse tutsak pazarından alınmış anne, yahut ninelerinin anılarını yazmamıştır.
Eski yüzyıllarda istanbul'a gelmiş yabancılar yazmışlardır tutsak pazarlarını daha çok.
***
Kadının, bu ölçüde kişiliksiz olduğu bir toplumda; yine de ozanların onlara veryansın etmeleri, bilmiyoruz nedendir.
Kalayi Refi Efendi bakın ne diyor:
Mısraf-ı beyt ejderiyle uğraşırken rüz-ü şeb
(Gece gündüz ev masrafı ejderiyle uğraşırken)
Akrep-i banu da bir yan sokmadadır nişteri
(Bayan akrep de bir yandan neşter sokmaktadır.)
***
Hamdullah Hamdi Efendi de, tamamlıyor bu görüşü:
Keyd ile zen azizi har eyler
(Kötülükle kadın, kutsal kişiyi eşeğe çevirir)
Mekr ile fikrini figar eyler
(Düzenleriyle fikrini yaralar)
***
Yine Hamdullah Hamdi Efendi; Havva Anamızın, Adem Babamızın sol göğüs kemiğinden yaratılmış olduğunu anımsatarak, diyor ki:
Zeni pehlu-yi çebden eylerdi hak
(Tanrı kadını sol göğüs kemiğinden yarattı)
Eğrinin hali eğridir mutlak...
***
Lamii Efendi, sövgüyü daha da artırıyor:
Zenlerin dışlarına aldanma
içleri dopdolu hasasettir (kötülüktür)
Mekr-ü tezvir-i fitne vü telbis
(Düzenbazlık, uyduruculuk, kışkırtıcılık ve sahtekârlık)
Bunlara sanat-ı verasettir.
(Sanat olarak miras kalmıştır onlara)
Kadınların ise erkekler için söyledikleri hiçbir şey yok. Kendi kendilerine:
- Allah iki gözünü kör etsin de, süründürsün inşallah; diye beddua etmekten başka...
***
Sümbülzade Vehbi Efendi de, kadınlar konusunda şöyle bir uyarıda bulunuyor:
Bilirim sanma sakın mekr-i zeni
(Kadın düzenbazlığını)
O bulur bilmediğin bir düzeni
***
Koskoca Sadrazam Ragıp Paşa bile kadınlara karşı:
Biz cihanın hıyel-i nakşına meftun değiliz
(Biz dünyanın nakışlı hilelerine vurgun değiliz)
Bilürüz mekr-i zeni hasılı mecnun değiliz
(Kadın düzenbazlığını biliriz, deli değiliz).
***
Rasih Efendi de öneride bulunuyor erkeklere:
Sakın aldanma avretin sözüne
Merd isen bakma onların yüzüne
***
Neşet Efendi alacağına şahin, vereceğine karga olanları da kadınlara benzetmede:
Zen gibi şive-i şehvetle alır dünyayı
Vaz-i hami itme (doğurur) gibi virmede feryat eyler
***
Fazıl Efendi, tüm dünya kadınlarını ayağa kaldıracak bir küstahlıkla yükleniyor kadınlara:
Er olan bir ola mı kancık ile
Anulur mu keçi kıvırcık ile
***
Yine Fazıl Efendi, çok hanımla haşır neşir olmaktan yana:
Olma bir avrete amma mahsus
Sana olsun zen-i dünya mahsus
Ne bela bir zene mahsur olmak
Taze zevk eylemeden dür (uzak) olmak
Ola her bahçede bir lane (yuva) sana
Her mahalde dahi bir hane sana
Ben de bilmem nice bazı hayvan
Ola bir avrete mahsus her an
***
O dönemlerde "kadınların özgürlüğü için çaba" gösterme örgütleri kurulmuş olsaydı; sanırız Osmanlı ozanlarının ne kavuğu kalırdı, ne de sakalıyla bıyığı.
***
Daha böyle nice nice birbirinden beter dizeler var.
Lami Efendi zengin hanımlara şu kıtayla bindiriyor:
Merd isen evde kahpeyi tutma
Ger boyunca batursa altuna
Lanet olsun ana ve maline de
Mali mel'un ve kendi mel'une
***
Sümbülzade Vehbi Efendi de ünlü kadın düşmanlığıyla sorunu özetliyor:
Ne açık göz o pürefsunlardır
Ne başı örtülü mel'unlardır.
***
Osmanlı ozanlarının kadına karşı duydukları öfke, insanı şaşırtacak kadar acımasız ve derin.
Oysa oyalı oymalı nice nice aşk şiirleri yazanlar da yine onlardır.
Anlaşılan:
- Hem söverim, hem döverim, diye bakmışlar kadına...
Çağımızda dahi biraz böyle. Ama hiç değilse eleştiri ve veriştiri, sadece erkeğin tekelinde değil artık.
Üstelik gitgide belki de; eskiye inat, sadece hanımların tekelinde olacak.
çetin altan
Neden bu kadar kızmışlardır kadınlara, bilinmez. Oysa geçen yüzyılın ortasına dek; Kapalıçarşı'nın Nuruosmaniye kapısı dışındaki pazarda, neredeyse okkayla satılıyordu fakirler.
***
imam nikâhını kıyıp, şerbetleri içtikten sonra; ertesi sabah tepen attı da:
- Testi boş, diye bağırdın mı; yeni gelin, pılısını pırtısını koltuğunun altına sıkıştırarak, anasının evine dönüyordu.
Ve sen, imam nikâhıyla bir tane daha alıp, ertesi sabah:
- Testi boş, diye yine bağırabiliyordun.
***
Yahut tutsak pazarına gidiyor, evire çevire her yanına bir iyi baktıktan sonra, beğendiğin bir tanesini alıp, getiriyordun eve.
Bir süre sonra da; canın isterse, yine götürüp satıyordun pazarda. Üç beş kuruş üstüne vererek, bir yenisini alıyordun.
***
Bizim Osmanlı edebiyatında, düzyazı geleneği pek olmadığı için; kimse tutsak pazarından alınmış anne, yahut ninelerinin anılarını yazmamıştır.
Eski yüzyıllarda istanbul'a gelmiş yabancılar yazmışlardır tutsak pazarlarını daha çok.
***
Kadının, bu ölçüde kişiliksiz olduğu bir toplumda; yine de ozanların onlara veryansın etmeleri, bilmiyoruz nedendir.
Kalayi Refi Efendi bakın ne diyor:
Mısraf-ı beyt ejderiyle uğraşırken rüz-ü şeb
(Gece gündüz ev masrafı ejderiyle uğraşırken)
Akrep-i banu da bir yan sokmadadır nişteri
(Bayan akrep de bir yandan neşter sokmaktadır.)
***
Hamdullah Hamdi Efendi de, tamamlıyor bu görüşü:
Keyd ile zen azizi har eyler
(Kötülükle kadın, kutsal kişiyi eşeğe çevirir)
Mekr ile fikrini figar eyler
(Düzenleriyle fikrini yaralar)
***
Yine Hamdullah Hamdi Efendi; Havva Anamızın, Adem Babamızın sol göğüs kemiğinden yaratılmış olduğunu anımsatarak, diyor ki:
Zeni pehlu-yi çebden eylerdi hak
(Tanrı kadını sol göğüs kemiğinden yarattı)
Eğrinin hali eğridir mutlak...
***
Lamii Efendi, sövgüyü daha da artırıyor:
Zenlerin dışlarına aldanma
içleri dopdolu hasasettir (kötülüktür)
Mekr-ü tezvir-i fitne vü telbis
(Düzenbazlık, uyduruculuk, kışkırtıcılık ve sahtekârlık)
Bunlara sanat-ı verasettir.
(Sanat olarak miras kalmıştır onlara)
Kadınların ise erkekler için söyledikleri hiçbir şey yok. Kendi kendilerine:
- Allah iki gözünü kör etsin de, süründürsün inşallah; diye beddua etmekten başka...
***
Sümbülzade Vehbi Efendi de, kadınlar konusunda şöyle bir uyarıda bulunuyor:
Bilirim sanma sakın mekr-i zeni
(Kadın düzenbazlığını)
O bulur bilmediğin bir düzeni
***
Koskoca Sadrazam Ragıp Paşa bile kadınlara karşı:
Biz cihanın hıyel-i nakşına meftun değiliz
(Biz dünyanın nakışlı hilelerine vurgun değiliz)
Bilürüz mekr-i zeni hasılı mecnun değiliz
(Kadın düzenbazlığını biliriz, deli değiliz).
***
Rasih Efendi de öneride bulunuyor erkeklere:
Sakın aldanma avretin sözüne
Merd isen bakma onların yüzüne
***
Neşet Efendi alacağına şahin, vereceğine karga olanları da kadınlara benzetmede:
Zen gibi şive-i şehvetle alır dünyayı
Vaz-i hami itme (doğurur) gibi virmede feryat eyler
***
Fazıl Efendi, tüm dünya kadınlarını ayağa kaldıracak bir küstahlıkla yükleniyor kadınlara:
Er olan bir ola mı kancık ile
Anulur mu keçi kıvırcık ile
***
Yine Fazıl Efendi, çok hanımla haşır neşir olmaktan yana:
Olma bir avrete amma mahsus
Sana olsun zen-i dünya mahsus
Ne bela bir zene mahsur olmak
Taze zevk eylemeden dür (uzak) olmak
Ola her bahçede bir lane (yuva) sana
Her mahalde dahi bir hane sana
Ben de bilmem nice bazı hayvan
Ola bir avrete mahsus her an
***
O dönemlerde "kadınların özgürlüğü için çaba" gösterme örgütleri kurulmuş olsaydı; sanırız Osmanlı ozanlarının ne kavuğu kalırdı, ne de sakalıyla bıyığı.
***
Daha böyle nice nice birbirinden beter dizeler var.
Lami Efendi zengin hanımlara şu kıtayla bindiriyor:
Merd isen evde kahpeyi tutma
Ger boyunca batursa altuna
Lanet olsun ana ve maline de
Mali mel'un ve kendi mel'une
***
Sümbülzade Vehbi Efendi de ünlü kadın düşmanlığıyla sorunu özetliyor:
Ne açık göz o pürefsunlardır
Ne başı örtülü mel'unlardır.
***
Osmanlı ozanlarının kadına karşı duydukları öfke, insanı şaşırtacak kadar acımasız ve derin.
Oysa oyalı oymalı nice nice aşk şiirleri yazanlar da yine onlardır.
Anlaşılan:
- Hem söverim, hem döverim, diye bakmışlar kadına...
Çağımızda dahi biraz böyle. Ama hiç değilse eleştiri ve veriştiri, sadece erkeğin tekelinde değil artık.
Üstelik gitgide belki de; eskiye inat, sadece hanımların tekelinde olacak.
çetin altan
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar