bugün
- gece gece kokoreç gömmek7
- aç uyumak10
- sevgi vs aşk9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- hamile fotoğrafı5
- ilhan irem dinleyen erkek6
- nervio'nun ateist ve ayakçı erkekle evlenmesi4
- geçmişe götüren şarkılar5
- sinek as'ın sözlüğe vedası19
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek9
- açlıktan bayılmak4
- emevileri güzelleyen türk3
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- çin9
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak8
- ayağı şiir kokan kadın2
- evrende hareket nasıl oluyor5
- ayak paça çorbası2
- fluoksetin hidroklorur2
- yarın sabah işe gidecek olmak5
- salçalı makarna10
- bir günde 1500 kalori almak2
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- kocasakal'ın istanbul barosu başkanlığı2
- moralin çok bozuk olması2
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- rojin hevin berivan rojda gülizar rojbin gülistan5
- ümit kocasakal4
- fırında tavuk4
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek8
- 1 milyon liralık soru2
- uzun yola çıkmak2
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- hareket edebilen canlılar4
- dünya5
- dabbe 7 el nazar2
- azad baran miran firaz şervan civan ferzan şiyar2
- turkcell2
- sözlükteki çiftçi yazarlar3
- yuzırların yumrukları3
- beyoğlu2
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- soyak goztepe sitesi3
- yaşlıların folklifte portif demesi7
- yazılımcının flört algoritması2
- devletin galatasaray a stad yapması5
- taylanda damat gitmek3
- balık yanına en yakışan çorba9
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın15
- karısını aldatmayan tırcı3
hala dedesinin dönemindeki kurtuluş mücadelesi ile günümüzdeki para savaşını ayırt edemeyenlerle aynı havayı soluduğumuzu gösteren insani haktır.
senin devletin hangi ülkelerden silah ve savaş teknolojisi satın alıyor? a.b.d., israil, rusya değil mi? peki 30 yıldır bitiremediğin(!) terör örgütüne kim silah veriyor? yine aynı ülkeler. peki bu silahlar satılacak ve düşmanım dediğin ülkeler para kazanacak diye ölmek mi şehitliktir; yoksa namusunu, toprağını, annesini, karısını ve senin de dahil olduğun neslini korumak için kurtuluş savaşında kendisinden çok daha güçlü düşmanla yiğitçe savaşarak can vermek mi? ha bu arada o bahsettiğim yüz yıl önceki savaş görüp göreceğin* son topyekun savaştı. yani şu çağda ve teknolojide halkça savaşa katılma ihtimali vardır ve süper güçlere tekmeyle, tokatla, taşla, sopayla girişiz diyorsanız gerçekten siktirin gidin, kendinizi daha fazla acındırmayın. adamlar isterse tek düğme ile senin gibi 1000 tanesini hoplatabiliyor. hele bir de demezler mi sen gitme ben gitmeyeyim kim askere gitsin diye. ulan beyinsiz sen, ben polislik yapmıyoruz da polis mi kalmıyor bu ülkede? polisliğin de zorunlu olduğunu düşün bakalım. senin şu halinle veya alacağın 6 aylık eğitimle sağlayacağın asayiş 10 yıllık tecrübeye sahip bir polis memurununki ile bir olur mu? peki senin dış güvenliğin iç güvenliğinden daha mı önemsiz de askerliğin profesyonelleşmesini istemiyorsun.
günümüzde uygulanan zorunlu askerlik vatan değil devlet görevidir. acı ama gerçek. yani manisa'da, bartın'da, denizli'de, kastamonu'da orada burada aşçılık, şoförlük, yazıcılık, temizlikçilik yaparak vatanını korumak(!) dışında hakkari'ye, şırnak'a gidip teröristin teki tarafından öldürülürsen, istesen de istemesen de bunu vatanın için değil devletin için yapmış olacaksın. hani şu pkk destekçisi ülkeler para kazansın diye sana onların silahlarını kullandıran, pkk piçini bitirmeyen devletin.
askerlik de en az polislik kadar önemli bir iştir ve herkesin yapabileceği bir şey değildir. kaldı ki zorunlu askerlik insan hakları bazında genel geçer olarak angarya diye tanımlanıyor. bu konu ile ilgili uluslararası geçerliliği olan insan hakları evrensel bildirgesi'nin üzerinde bir doktrin varsa söyle biz de bilelim. zaten hükümetin de bu hakkı kendi isteği ile değil, aihm'nin zoruyla ve tehdidi ile gündeme getirdi ve şu olayı nasıl ranta çeviririm derken bedelli askerlik saçmalığını da araya sıkıştırıverdi.
vicdani ret çıkarsa yine gitmek isteyen askere gidecek. peki madem gitmek istemeyen sana göre hani ve şerefsiz ise o şerefsiz dediğin insanları, şereftir dediğin askerliğe nasıl layık görüyorsun? ya da sen bu hainlere(!) zorla mı vatan sevgisini aşılayacaksın? daha da önemlisi sen kimsin, ne boksun da onların neyi isteyeceklerine, neyi seveceklerine fındık kadar beyninle karar verme cüretini gösteriyorsun? davulla zurnayla askere gönderilen çocuklardan hangisi teskere gününü iple çekmiyor? şimdi deseler ki askerlik kalktı, isteyen gitsin isteyen kalsın, kışlalarda zorla tutulan bu gençlerden kaçı orada kalacak? bu nasıl gönüllülük peki? hala kendinizi kendi fikirlerinizle yönetemiyorsanız, başınızda mutlaka bir çoban olsun ve sizi zorla hizaya soksun istiyorsanız ve hala insani haklarınızın farkına varmak için kafanızı soktuğunuz kumdan çıkarmaya cesaret edemiyorsanız gidin size bu içinden çıkmaya bir tarafınızın yemediği her türk asker doğar, bir çocuğum daha olsa onu da gönderirim dogmalarını öğreten sahiplerinizin ayaklarının dibinde ya da annenizle babanızın arasında yatın.
senin devletin hangi ülkelerden silah ve savaş teknolojisi satın alıyor? a.b.d., israil, rusya değil mi? peki 30 yıldır bitiremediğin(!) terör örgütüne kim silah veriyor? yine aynı ülkeler. peki bu silahlar satılacak ve düşmanım dediğin ülkeler para kazanacak diye ölmek mi şehitliktir; yoksa namusunu, toprağını, annesini, karısını ve senin de dahil olduğun neslini korumak için kurtuluş savaşında kendisinden çok daha güçlü düşmanla yiğitçe savaşarak can vermek mi? ha bu arada o bahsettiğim yüz yıl önceki savaş görüp göreceğin* son topyekun savaştı. yani şu çağda ve teknolojide halkça savaşa katılma ihtimali vardır ve süper güçlere tekmeyle, tokatla, taşla, sopayla girişiz diyorsanız gerçekten siktirin gidin, kendinizi daha fazla acındırmayın. adamlar isterse tek düğme ile senin gibi 1000 tanesini hoplatabiliyor. hele bir de demezler mi sen gitme ben gitmeyeyim kim askere gitsin diye. ulan beyinsiz sen, ben polislik yapmıyoruz da polis mi kalmıyor bu ülkede? polisliğin de zorunlu olduğunu düşün bakalım. senin şu halinle veya alacağın 6 aylık eğitimle sağlayacağın asayiş 10 yıllık tecrübeye sahip bir polis memurununki ile bir olur mu? peki senin dış güvenliğin iç güvenliğinden daha mı önemsiz de askerliğin profesyonelleşmesini istemiyorsun.
günümüzde uygulanan zorunlu askerlik vatan değil devlet görevidir. acı ama gerçek. yani manisa'da, bartın'da, denizli'de, kastamonu'da orada burada aşçılık, şoförlük, yazıcılık, temizlikçilik yaparak vatanını korumak(!) dışında hakkari'ye, şırnak'a gidip teröristin teki tarafından öldürülürsen, istesen de istemesen de bunu vatanın için değil devletin için yapmış olacaksın. hani şu pkk destekçisi ülkeler para kazansın diye sana onların silahlarını kullandıran, pkk piçini bitirmeyen devletin.
askerlik de en az polislik kadar önemli bir iştir ve herkesin yapabileceği bir şey değildir. kaldı ki zorunlu askerlik insan hakları bazında genel geçer olarak angarya diye tanımlanıyor. bu konu ile ilgili uluslararası geçerliliği olan insan hakları evrensel bildirgesi'nin üzerinde bir doktrin varsa söyle biz de bilelim. zaten hükümetin de bu hakkı kendi isteği ile değil, aihm'nin zoruyla ve tehdidi ile gündeme getirdi ve şu olayı nasıl ranta çeviririm derken bedelli askerlik saçmalığını da araya sıkıştırıverdi.
vicdani ret çıkarsa yine gitmek isteyen askere gidecek. peki madem gitmek istemeyen sana göre hani ve şerefsiz ise o şerefsiz dediğin insanları, şereftir dediğin askerliğe nasıl layık görüyorsun? ya da sen bu hainlere(!) zorla mı vatan sevgisini aşılayacaksın? daha da önemlisi sen kimsin, ne boksun da onların neyi isteyeceklerine, neyi seveceklerine fındık kadar beyninle karar verme cüretini gösteriyorsun? davulla zurnayla askere gönderilen çocuklardan hangisi teskere gününü iple çekmiyor? şimdi deseler ki askerlik kalktı, isteyen gitsin isteyen kalsın, kışlalarda zorla tutulan bu gençlerden kaçı orada kalacak? bu nasıl gönüllülük peki? hala kendinizi kendi fikirlerinizle yönetemiyorsanız, başınızda mutlaka bir çoban olsun ve sizi zorla hizaya soksun istiyorsanız ve hala insani haklarınızın farkına varmak için kafanızı soktuğunuz kumdan çıkarmaya cesaret edemiyorsanız gidin size bu içinden çıkmaya bir tarafınızın yemediği her türk asker doğar, bir çocuğum daha olsa onu da gönderirim dogmalarını öğreten sahiplerinizin ayaklarının dibinde ya da annenizle babanızın arasında yatın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar