bugün

ankara

ankara'ya ilk görüşte aşık olmaz insan..
öyle havalı bi mimari yapısı yoktur..
şehre elinizde bavulla zafer çığlıkları atarak girebileceğiniz bir haydarpaşa garı yoktur mesela,
çünkü yenmek için gelinen bir yer değil çoğu zaman bakanlıklarca atanılan ya da mecburen okumak için gelinen bir şehirdir..
o yüzdendir belki de ilk görüşte aşık olamama durumu,
... zamanla belki seversiniz o ayrı..
imparatorluktan cumhuriyete geçilirken iyi niyetle yapımına başlanmış,
ama sonuçta ortaya çok kötü parçaların çıktığı bi cover albümü gibidir ankara..
bazen öyle sanıldığı gibi bir ucundan bir ucuna 1 saatte gidilebilecek kadar küçük olmayan,
bazen de en uzun mesafesi dost kitabevinden kocatepe'ye kadar küçük gelen bir şehirdir..
ama iyi niyetlidir ankara,
öğrenciyi sever mesela,
öyle başka şehirlerdeki atm'ler gibi yalnızca 50 lira ve katlarını çekebilirsiniz demez insana,
5 lira istediğinizde bile elini uzatır size..
çok sigara içilir burda,
o yüzden her zaman dumanaltıdır,gridir,pis gelir..
ankara'da bir dostu görme isteği mekandan bağımsızdır,
i̇stanbul'da bir buluşmaya sırf mekan güzel olduğu için de gidebilirsiniz,
ama burda gittiğiniz yeri değil,sadece yanına gittiğiniz kişiyi görmek için gidersiniz..
hırçındır,serttir,çirkindir ankara ama kollayıcıdır..
şairin dediği gibi “hasreti nazlı”,ayazı sert,siyaseti çirkeftir..
ama bir alıştın mı bu şehre;
kimse anlamaz belki ama garip bir bağ ile bağlanırsın....
sonra ..hasreti dayanilmaz olur ankara...
© copyright 2005 - 2026