bugün
- sokakta kavga teknikleri11
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- pişisel gelişim5
- katates'in yanlışlıkla ismini yazması8
- şampuan8
- tekne turu12
- sözlük kızlarının çok sinirli olması4
- pişi yapmasını bilen sözlük kızı5
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak10
- özelde çalışmak3
- pişi vs revani3
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri8
- takipçi satın almak3
- true'nin çaylak olması7
- benkimki6
- askeri ücretle evlenebilir mi6
- ağırlık çalışmak3
- yeni parti56
- sözlükte hissedilen femboy yazar eksikliği4
- bir yazarın zekasına hayran olmak5
- browni kek3
- sapık olduğu için çaylak olan insan9
- islam medeniyeti diye bir şey yoktur8
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- galericiler taksiciler emlakçılar ve telefoncular3
- yapay zekanın insanları aptallaştırması4
- galatasaray3
- yazarların okuduğu bölümler2
- keki kabarmayan sözlük kızı5
- nickten isim tahmini yapmak72
- ismet gurbuz bey ismet beydir2
- spora yeni başlayacaklara tavsiyeler5
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası32
- zaman baba bay bey birader birader beydir2
- gammaz çetesi9
- imam maaşları4
- parlak tenli kadın2
- sibel can'a benzeyen yuzır3
- gammazlarla başı belada yazarlar3
- sıcakta bisikletle gezmek2
- çikolata soslu ıslak kek4
- t shirtü çıkarıp güneş altında yürümek2
- aykirikadin7
- günün şiiri3
- pipizittinoğullarınd anız bilader sıkıntı mı var2
- betray me2
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak19
- haldır şaldır2
- sözlük kızlarının kendilerini güvenilir sanması8
- borsa3
Farklı toplumların, farklı dinlerin, farklı görüşlerin birarada yaşayabiliyo olmasının sebebi hoşgörüdür.
Hoşgörü bir anlayıştır. Yapılan herşeyin kolayca kabul edilip onaylanması değil, başkalarının görüşlerini anlama yeteneği ve acı bir
duygu beslemeden anlayışlı bir tartışma arzusudur(Macintosh).
Hoşgörü insanların birbirine duyduğu saygıdır ve birarada yaşamanın gereğidir.
Hoşgörünün eksik olduğu birey ve toplumlarda yaşamın sürekli çatışma ve kargaşa içinde sürdüğü görülür.
Hoşgörüyü kavramak, yaşamak ve yaşatmak için bilgi sevgi ve çaba gereklidir. Çünkü hoşgörü bireyin
kendini psikolojik, sosyal ve felsefi olarak kavrayabildiği oranda oluşabilir.Fakat sıra uygulamaya geldiğinde sadece eğitimin
yeterli olmadığını ve herkes tarafından kolayca uygulanamadığını görüyoruz.Düşünün en son ne zaman apartman kapısında
karşılaştığınız gürültücü komşunuza gülümsediniz ? Yada ideolojisi sizden farklı
birinin görüşlerine saygı duyarak önyargısız ne zaman dinlediniz ?Bir kez olsun akşam haberlerindeki
kavgaların, ölümlerin kaçta kaçının hoşgörüsüzlükten doğduğuna bakın,ne kadar üzücü bir sonuçla karşılaşacaksınız.Oysa
hoşgörüye son derece ihtiyacı olan, içinde pek çok farklılığı barındıran kozmopolit bir toplumda yaşıyoruz.
Hepimizin bildiği gibi farklılıklar bir toplumun zenginliğidir. Ne kadar çok farklı görüş olursa doğrular, yanlışlar okadar
kolay ortaya çıkar. Fakat farklılıklara karşı hoşgörüsüzlük bu zenginliğe yapılan bir saldırıdır. Farklı görüşe sahip olanları, farklı
düşünenleri ayırıp bu insanlara onlar diye bakıp önyargı ile yaklaşıldıkça toplum bu zenginlikten mahrum kalır. Yıllar önce
Atatürk'ün siyasete parti sistemini yerleştirmesinin sebebi farklı görüşler yaratmaktı. Fakat ne yazık ki meclisimizdeki
kavgalardan ne kadar hoşgörülü bir toplumda yaşadığımız ve farklılıkları ne derece kullanabildiğimiz de ortada.
Hoşgörünün ihtiyaç duyulduğu yerlerden biride ailedir. Hepimizin bildiği gibi aile, toplumu oluşturan en önemli unsurlardan biridir.
Hoşgörü bazı ailenin temel taşı, bazı ailenin ise önünden bile geçmiyor. işte toplum bu iki aile tipinden oluşuyor. hoşgörülü olan
ailede herkes mutlu, işler yolunda. Hoşgörüsüz ailelerin çoğu ise ayakta kalmakta bile güçlük çekiyor.
işte bu iki aile tipinden hangisi olacağınız sizin elinizde. Hoşgörülü aile yada hoşgörüsüz aile.
Mevlana'nın“ Ben insanların ayıplarını gören gözlerimi kör ettim. Sen de onlara benim gibi iyi gözle bak.” dediği gibi
temelinde hoşgörünün olduğu bir hayatı önce birey sonra toplum olarak yaşamayı başarabildiğimiz zaman bu ülke sükunet ve
huzur bulacaktır. Unutmayalımki hiçbir kavga hoşgörü atmosferinde yaşam alanı bulamaz, kaybolur gider.
Kısaca hepimiz birbirimizle bir yaşamı paylaşıyoruz. Hoşgörünün mutluluk ve huzur doğurduğu bir yaşam.
Bu yaşam kinle, kargaşayla ve kavgalarla doldurmak için yeterince uzun mu ?
Hoşgörü bir anlayıştır. Yapılan herşeyin kolayca kabul edilip onaylanması değil, başkalarının görüşlerini anlama yeteneği ve acı bir
duygu beslemeden anlayışlı bir tartışma arzusudur(Macintosh).
Hoşgörü insanların birbirine duyduğu saygıdır ve birarada yaşamanın gereğidir.
Hoşgörünün eksik olduğu birey ve toplumlarda yaşamın sürekli çatışma ve kargaşa içinde sürdüğü görülür.
Hoşgörüyü kavramak, yaşamak ve yaşatmak için bilgi sevgi ve çaba gereklidir. Çünkü hoşgörü bireyin
kendini psikolojik, sosyal ve felsefi olarak kavrayabildiği oranda oluşabilir.Fakat sıra uygulamaya geldiğinde sadece eğitimin
yeterli olmadığını ve herkes tarafından kolayca uygulanamadığını görüyoruz.Düşünün en son ne zaman apartman kapısında
karşılaştığınız gürültücü komşunuza gülümsediniz ? Yada ideolojisi sizden farklı
birinin görüşlerine saygı duyarak önyargısız ne zaman dinlediniz ?Bir kez olsun akşam haberlerindeki
kavgaların, ölümlerin kaçta kaçının hoşgörüsüzlükten doğduğuna bakın,ne kadar üzücü bir sonuçla karşılaşacaksınız.Oysa
hoşgörüye son derece ihtiyacı olan, içinde pek çok farklılığı barındıran kozmopolit bir toplumda yaşıyoruz.
Hepimizin bildiği gibi farklılıklar bir toplumun zenginliğidir. Ne kadar çok farklı görüş olursa doğrular, yanlışlar okadar
kolay ortaya çıkar. Fakat farklılıklara karşı hoşgörüsüzlük bu zenginliğe yapılan bir saldırıdır. Farklı görüşe sahip olanları, farklı
düşünenleri ayırıp bu insanlara onlar diye bakıp önyargı ile yaklaşıldıkça toplum bu zenginlikten mahrum kalır. Yıllar önce
Atatürk'ün siyasete parti sistemini yerleştirmesinin sebebi farklı görüşler yaratmaktı. Fakat ne yazık ki meclisimizdeki
kavgalardan ne kadar hoşgörülü bir toplumda yaşadığımız ve farklılıkları ne derece kullanabildiğimiz de ortada.
Hoşgörünün ihtiyaç duyulduğu yerlerden biride ailedir. Hepimizin bildiği gibi aile, toplumu oluşturan en önemli unsurlardan biridir.
Hoşgörü bazı ailenin temel taşı, bazı ailenin ise önünden bile geçmiyor. işte toplum bu iki aile tipinden oluşuyor. hoşgörülü olan
ailede herkes mutlu, işler yolunda. Hoşgörüsüz ailelerin çoğu ise ayakta kalmakta bile güçlük çekiyor.
işte bu iki aile tipinden hangisi olacağınız sizin elinizde. Hoşgörülü aile yada hoşgörüsüz aile.
Mevlana'nın“ Ben insanların ayıplarını gören gözlerimi kör ettim. Sen de onlara benim gibi iyi gözle bak.” dediği gibi
temelinde hoşgörünün olduğu bir hayatı önce birey sonra toplum olarak yaşamayı başarabildiğimiz zaman bu ülke sükunet ve
huzur bulacaktır. Unutmayalımki hiçbir kavga hoşgörü atmosferinde yaşam alanı bulamaz, kaybolur gider.
Kısaca hepimiz birbirimizle bir yaşamı paylaşıyoruz. Hoşgörünün mutluluk ve huzur doğurduğu bir yaşam.
Bu yaşam kinle, kargaşayla ve kavgalarla doldurmak için yeterince uzun mu ?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar