bugün
- en son aldığınız iltifat8
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- fake hesap kullanan yazarlar uçurulsun5
- yunanistan24
- dekolteye bakar mısınız15
- hayvan gibi acı salça yemek5
- zenginlik hayatı3
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- gocu12
- erleg han sarı tekerdir3
- ballbusting'in türkçe karşılığı2
- irmik helvası vs un helvası18
- sözlükte hep zenginlere göre içerik üretiliyor6
- aylık 416 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- domdomusa'nın çaylağının açılması gerekliliği3
- fırın poşetinde tavuk patates4
- sifonu çekince gitmeyen bok2
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi12
- rammstein'ı ram markası sanmak3
- 582
- bir adamı kanunla koruyan zihniyet2
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- cennet3
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- sevilen kızın sessiz ama ölümcül ossurması2
- ismail kartal3
- japonya23
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- neyse arkadaşlar2
- malidzano2
- priapizm4
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin19
- erleg han2
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- cem küçük7
- 31 çekerken dinlenecek şarkılar3
- bik bikle yemek yapmak10
- hayat her şeye rağmen güzel insanı3
- adanalı ateist10
- ketçap aromalı ruffles10
- katates ve mermi'nin sözlükten kovulması6
- ilk buluşmaya bugatti veyron ile gelen kız7
- paranın üstüne instagram adresini yazan sığır6
- 1 milyon verecekler mali yayında donunu indirecek8
- gammaz çetesi çökertildi8
- midilli adası3
- türk kahvesi7
- üşüyen erkek12
Uzun yıllar çalıştıktan sonra bir ohh! demen gerekirken kendine sorduğun sorudur başlığın kendisi.Emekli oldum,peki ya şimdi?
Bu ülkede emekli olduktan sonra çoluğun çocuğun için yapacaklarını yapıp hemen ölmen gerekir,yoksa bir 10-20 sene daha boşuna yaşayıp ölürsün sonunda.Ben bu işin böyle olacağını hiç düşünmemiştim aslında etrafımdaki emeklileri biraz daha yakından incelemeden önce.Baktım ki adam emekli oluyor,eline geçen ikramiye ile bir ev ve artarsa bir de araba alıyor(ki bu araba sadece kapı önünde durur ve olabildiğince az kullanılır ki gaz parası arabaya değilde doğal gaza verilsin,daha çok ısınılabilinsin).Ve sonra devlet için uzun yıllar çalışmış olan adam devletin kendisine vermediği parayı gidip bankadan kredi olarak çeker,faiziyle birlikte uzun yıllar boyunca geri ödeyeceği o parayla oğlunu evlendirir.Sonrasında ne olur peki?2. çocuğu nasıl evlendireceğini düşünür durur ve belki o işi de yapamadan ölür gider.Şimdi ne oldu peki?Bu adam gençken yaşayamadığı huzuru,bir yazlık evinin bahçesinde içemediği o çayı yaşlanınca da içemeden öldü gitti.Peki bunun böyle mi olması gerekirdi?Bu devlet,bu koca devlet,kendisi için yıllarını vermiş olan birisine hayatının geri kalanında bunları mı yaşatmalıydı?Oturacağı bir evi olması için mi çalıştı bu adam yıllarca?Ya da çocuğunu evlendirebilmek için mi öldü bu adam?Torunu doğduğunda ölmüş olması gerekiyordu da dünyanın dengesi bu şekilde kurulacaktı ve devlet bunu bu şekilde mi sağlıyordu acaba?Eğer bu düzen böyle işliyorsa yanlış işliyor,çünkü o adam ne zaman ölmesi gerektiğini kendisi pekala bilebilir!
entry'i sonucunda bir yere bağlamıycam.Aslında bağlanması gereken çok yerde yok.Sadece emekli olan adamın yaşarken bir ohh! çekmesi istediğim,mezarında bir fatiha okuduğum zaman değil.hepsi bu kadar.
Bu ülkede emekli olduktan sonra çoluğun çocuğun için yapacaklarını yapıp hemen ölmen gerekir,yoksa bir 10-20 sene daha boşuna yaşayıp ölürsün sonunda.Ben bu işin böyle olacağını hiç düşünmemiştim aslında etrafımdaki emeklileri biraz daha yakından incelemeden önce.Baktım ki adam emekli oluyor,eline geçen ikramiye ile bir ev ve artarsa bir de araba alıyor(ki bu araba sadece kapı önünde durur ve olabildiğince az kullanılır ki gaz parası arabaya değilde doğal gaza verilsin,daha çok ısınılabilinsin).Ve sonra devlet için uzun yıllar çalışmış olan adam devletin kendisine vermediği parayı gidip bankadan kredi olarak çeker,faiziyle birlikte uzun yıllar boyunca geri ödeyeceği o parayla oğlunu evlendirir.Sonrasında ne olur peki?2. çocuğu nasıl evlendireceğini düşünür durur ve belki o işi de yapamadan ölür gider.Şimdi ne oldu peki?Bu adam gençken yaşayamadığı huzuru,bir yazlık evinin bahçesinde içemediği o çayı yaşlanınca da içemeden öldü gitti.Peki bunun böyle mi olması gerekirdi?Bu devlet,bu koca devlet,kendisi için yıllarını vermiş olan birisine hayatının geri kalanında bunları mı yaşatmalıydı?Oturacağı bir evi olması için mi çalıştı bu adam yıllarca?Ya da çocuğunu evlendirebilmek için mi öldü bu adam?Torunu doğduğunda ölmüş olması gerekiyordu da dünyanın dengesi bu şekilde kurulacaktı ve devlet bunu bu şekilde mi sağlıyordu acaba?Eğer bu düzen böyle işliyorsa yanlış işliyor,çünkü o adam ne zaman ölmesi gerektiğini kendisi pekala bilebilir!
entry'i sonucunda bir yere bağlamıycam.Aslında bağlanması gereken çok yerde yok.Sadece emekli olan adamın yaşarken bir ohh! çekmesi istediğim,mezarında bir fatiha okuduğum zaman değil.hepsi bu kadar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar