bugün
- beyazsemsiyeliyabanci43
- yorgun mermi26
- gammazlama yapmamak13
- sözlükte erkekleri istemiyoruz7
- güzel ayaklı bir kızla evlenebilirim4
- aziz yıldırım11
- kızının düğününde oynayan baba5
- hangi yazarla evlenmek isterdiniz10
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- kabalcı3
- aşık olmak8
- ölüm4
- vurdurmayan sözlük yazarları3
- haysenin1212
- satranç haram yasaklansın7
- gammaz beni çaylak yapmaz ki gammaz beni çsy9
- diamond bosphorus'un tüm sözlüğe yürümesi6
- rte tanrı değildir2
- evlenilecek erkek nasıl anlaşılır3
- çağrı isimli yazar5
- sözlükteki deliler2
- hallelujah2
- azınlık için çoğunluğu görmezden gelmek2
- bu köyden olsam ne olacak8
- gina carano13
- sözlükteki vatan hainleri4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- yapay zeka moderatörü15
- çengel bulmaca çözer gibi entry giren yazar2
- sözlüğe messi trasfer olmuş5
- beyazpenisliyabancı2
- yaz geceleri4
- galatasaray sözlük2
- doktorlara saygının kalmamasının temel nedenleri7
- evlenilecek kadında aranan özellikler2
- en gey özelliğiniz15
- aylık 336 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- omurgasız tekerlek5
- hatırlanan en eski reklam sloganı5
- sevişmek istediğiniz kadın yazarlar7
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı8
- diamond bosphoruss denen yazar7
- mılli yazılım f-16 ların kabiliyetini artıracak9
- kemal kılıçdaroğlu ülkemizin sigortasıdır2
- anın görüntüsü21
- toplu taşıma3
- katatespizartmasi15
- sydney sweeney'in memeleri3
- avukata vermek2
- sözlüğün kırbacı8
"türkiye cumhuriyeti'nin parlamentosu bir nevi tarikatlar konfederasyonu. şimdi siz işte ismail ağa falan filan tartışıyorsunuz. işi buralardan ele almak lazım.
tasavvuf, klasik islam tasavvufu yani islam'ın ruh, ahlak, sevgi, paylaşım, derinlik kurumu olan tasavvuf siyasi liderliğe yani imaret dediğimiz mevkii sahibi olmaya temelinde karşıdır. düşünün klasik tasavvufun tasavvufa karşılığıyla bilinen ibni teyniye gibi birisi tarafından bile tebcil edilen ve yolun önderi diye vasıflandırılan cüneydi bağdadi, arkadaşı ve yakın dostu amr bin osman el mekki ki o da bir fikir ve tasavvuf devidir. bağdat kadılığını kabul etti diye onla bütün münasebetlerini kesmiş ve gördüğü yerde de 'bu adama bakın, bu adam dünyaya tapma tutkusunu 40 yıl içinde taşıdı, sonra ortaya çıkardı' demişti.
tarikatlar 5'inci yüzyılın ortalarına doğru bu şekilde ortaya çıktı. halbuki islam'ın tasavvuf denen mistik felsefesi. anlatmak için mistik felsefe diyorum, onunla da farklı tarafları var. islam'ın sahabe neslinden itibaren vardır. tarikatlar islam'ın bu mistik felsefesinde yani tasavvufta bir yozlaşmanın ürünüdürler, bir defa bunu koyacaksınız. burada tereddüt ettiniz mi, yozlaşmanın ürünüdür de tarikatlarda tasavvufa uygun, elle tutulur, ciddiye alınır, insanlık için değer ifade eden şey yok mu?
şimdi tarikatlar devlet, vakıflar ve çıkar odaklarıyla beraberliğe çekilen bir tasavvuf hayatını anlatır, işte yozlaşma orada başlar. mesela tarikatlarda tasavvufun tam aksine. bilimde derinlik bir değer olmaktan çıkmıştır. yani islam'ın kur'an ve sünnet kaynaklı verileriyle taban tabana zıt, bir yığın kabulü içinde taşıyor. yani düşünün ciddi tarikat kitaplarında adem'in cennette dolaşırken başına koyduğu taç hangi tarikatın tacıdır diye ciddi kavgalar yapılmıştır. bunları islam'ın kabul etmesi mümkün mü? başka bir şey daha var, bu çok önemli. müslümanların tökezlemesine esas yol açan budur. tarikatlar şunu kabul edelim -dediniz ben de bir şeyh torunuyum- tarikatlar eğer biz islamı ilahi kaynağı kuran'dan öğrenmek gibi bir niyet taşırsak, o zaman şunu diyeceğiz; tarikatların kendi şeflerine veya şeyhlerine -bazısı şeyhtir, bazısı şeftir- verdikleri sıfatları kuran mabedi olduğu peygamberi hazret-i muhammed'e vermez. mümkün ve muhtemel değildir. dolayısıyla burada daha baştan çok ciddi bir omurga kayması var.
filan tarikata gidip orada kendine bir çıkış veya ferahlık veya mutluluk veya bir şeyi arayan adamın suçu ne? ona öğreteceksin. ben niçin siyasete girmeden önce 20 yıl 60 küsur kitapla yabancı dilleri bir kenara koyalım, türkçeleriyle bu millete bunları anlattım. yani şimdi bütün bu söylediğimiz tarihi sakatlıklardan filan mahalledeki vatandaş sorumlu değil. onun oraya kadar gelmesine seyirci kalanlar ve türkiye düzleminde konuşursak bir numaralı günahkarlar siyasetçilerdir. ben de siyasetçiyim ama benim 20 yıllık bir geçmişim var, oraya atıf yaptığım zaman rahatlıyorum. siyasetçilerdir, ondan sonra da sahte laikçilerdir. çünkü onlar dinin gerçeğinden rahatsız oldukları için işin esasını bilemeyecek insanları dinin hurafesine ve sahtesine teslim ettiler. yani bunları görmeniz lazım.
yani şimdi türkiye sürekli din yobazından şikayet ediyor, bu tarikatçı olur fıkıhçı olur. peki laiklik yobazının yaptığı? bakın şimdi türkiy'nin bugünkü haline: türkiye'nin en omurgasız tipleri bu laik yobazların içindedir, bunları görmemiz lazım. neden? bir zamanlar ben bunları fikir mücadelemde yaşadım, türkiye'yi karış karış gece gündüz 20 yıl dolaşan bir adamım. bunlar bir zamanlar allah dediği için yamyam gözüyle baktıkları adamlarla bugün menfaatleri olduğu için sarmaş dolaştırlar. bakın böyle bir düşük haysiyet paydasıyla siz bu ülkede hiçbir şeyi yerine oturtup tutamazsınız ve halkı da suçlayamazsınız. şimdi evvela türkiye'de balığın başı siyasetçiler ve aydınları hesaba çekmek lazım. türkiye'de aydın aydınlığını yapsa o demin dediğin halkta bu kokuşmalar, bu bozulmalar olmaz. siyasetçi, siyasetçi hiç zaten yapmıyor. şimdi buraları irdelemek lazım. eğer bunu konuşuyorsak ama teknik gidiyorsak tarikatlar dediğim gibi tasavvuf tarihinde bir yozlaşmadır, bunu hiçbir tasavvuf tarihçisi inkar etmez.
tarikatların tarikat şeflerine ve şeyhlerine verdiği nitelikleri kuran peygambere vermez. o nitelikleri tarikat şeyhlerine verdiler, bu defa peygambere hangi niteliği verecekler? onu da ilahlaştırdılar. işte ehl-i kitabın kuran tarafından itiraf edilen sürçme ve yozlaşması da esas budur."
(bkz: yaşar nuri öztürk)
tasavvuf, klasik islam tasavvufu yani islam'ın ruh, ahlak, sevgi, paylaşım, derinlik kurumu olan tasavvuf siyasi liderliğe yani imaret dediğimiz mevkii sahibi olmaya temelinde karşıdır. düşünün klasik tasavvufun tasavvufa karşılığıyla bilinen ibni teyniye gibi birisi tarafından bile tebcil edilen ve yolun önderi diye vasıflandırılan cüneydi bağdadi, arkadaşı ve yakın dostu amr bin osman el mekki ki o da bir fikir ve tasavvuf devidir. bağdat kadılığını kabul etti diye onla bütün münasebetlerini kesmiş ve gördüğü yerde de 'bu adama bakın, bu adam dünyaya tapma tutkusunu 40 yıl içinde taşıdı, sonra ortaya çıkardı' demişti.
tarikatlar 5'inci yüzyılın ortalarına doğru bu şekilde ortaya çıktı. halbuki islam'ın tasavvuf denen mistik felsefesi. anlatmak için mistik felsefe diyorum, onunla da farklı tarafları var. islam'ın sahabe neslinden itibaren vardır. tarikatlar islam'ın bu mistik felsefesinde yani tasavvufta bir yozlaşmanın ürünüdürler, bir defa bunu koyacaksınız. burada tereddüt ettiniz mi, yozlaşmanın ürünüdür de tarikatlarda tasavvufa uygun, elle tutulur, ciddiye alınır, insanlık için değer ifade eden şey yok mu?
şimdi tarikatlar devlet, vakıflar ve çıkar odaklarıyla beraberliğe çekilen bir tasavvuf hayatını anlatır, işte yozlaşma orada başlar. mesela tarikatlarda tasavvufun tam aksine. bilimde derinlik bir değer olmaktan çıkmıştır. yani islam'ın kur'an ve sünnet kaynaklı verileriyle taban tabana zıt, bir yığın kabulü içinde taşıyor. yani düşünün ciddi tarikat kitaplarında adem'in cennette dolaşırken başına koyduğu taç hangi tarikatın tacıdır diye ciddi kavgalar yapılmıştır. bunları islam'ın kabul etmesi mümkün mü? başka bir şey daha var, bu çok önemli. müslümanların tökezlemesine esas yol açan budur. tarikatlar şunu kabul edelim -dediniz ben de bir şeyh torunuyum- tarikatlar eğer biz islamı ilahi kaynağı kuran'dan öğrenmek gibi bir niyet taşırsak, o zaman şunu diyeceğiz; tarikatların kendi şeflerine veya şeyhlerine -bazısı şeyhtir, bazısı şeftir- verdikleri sıfatları kuran mabedi olduğu peygamberi hazret-i muhammed'e vermez. mümkün ve muhtemel değildir. dolayısıyla burada daha baştan çok ciddi bir omurga kayması var.
filan tarikata gidip orada kendine bir çıkış veya ferahlık veya mutluluk veya bir şeyi arayan adamın suçu ne? ona öğreteceksin. ben niçin siyasete girmeden önce 20 yıl 60 küsur kitapla yabancı dilleri bir kenara koyalım, türkçeleriyle bu millete bunları anlattım. yani şimdi bütün bu söylediğimiz tarihi sakatlıklardan filan mahalledeki vatandaş sorumlu değil. onun oraya kadar gelmesine seyirci kalanlar ve türkiye düzleminde konuşursak bir numaralı günahkarlar siyasetçilerdir. ben de siyasetçiyim ama benim 20 yıllık bir geçmişim var, oraya atıf yaptığım zaman rahatlıyorum. siyasetçilerdir, ondan sonra da sahte laikçilerdir. çünkü onlar dinin gerçeğinden rahatsız oldukları için işin esasını bilemeyecek insanları dinin hurafesine ve sahtesine teslim ettiler. yani bunları görmeniz lazım.
yani şimdi türkiye sürekli din yobazından şikayet ediyor, bu tarikatçı olur fıkıhçı olur. peki laiklik yobazının yaptığı? bakın şimdi türkiy'nin bugünkü haline: türkiye'nin en omurgasız tipleri bu laik yobazların içindedir, bunları görmemiz lazım. neden? bir zamanlar ben bunları fikir mücadelemde yaşadım, türkiye'yi karış karış gece gündüz 20 yıl dolaşan bir adamım. bunlar bir zamanlar allah dediği için yamyam gözüyle baktıkları adamlarla bugün menfaatleri olduğu için sarmaş dolaştırlar. bakın böyle bir düşük haysiyet paydasıyla siz bu ülkede hiçbir şeyi yerine oturtup tutamazsınız ve halkı da suçlayamazsınız. şimdi evvela türkiye'de balığın başı siyasetçiler ve aydınları hesaba çekmek lazım. türkiye'de aydın aydınlığını yapsa o demin dediğin halkta bu kokuşmalar, bu bozulmalar olmaz. siyasetçi, siyasetçi hiç zaten yapmıyor. şimdi buraları irdelemek lazım. eğer bunu konuşuyorsak ama teknik gidiyorsak tarikatlar dediğim gibi tasavvuf tarihinde bir yozlaşmadır, bunu hiçbir tasavvuf tarihçisi inkar etmez.
tarikatların tarikat şeflerine ve şeyhlerine verdiği nitelikleri kuran peygambere vermez. o nitelikleri tarikat şeyhlerine verdiler, bu defa peygambere hangi niteliği verecekler? onu da ilahlaştırdılar. işte ehl-i kitabın kuran tarafından itiraf edilen sürçme ve yozlaşması da esas budur."
(bkz: yaşar nuri öztürk)
güncel Önemli Başlıklar
