bugün
- açım aç9
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek25
- edep sen ne güzel şeysin5
- şu an ne isterdin10
- halloween'e cadılar bayramı diyen keko7
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat37
- kalvinci misin piskoposçu musun3
- bir beden küçük kıyafet almak6
- gece sevgilinin penceresinden içeri girmek2
- mustafa sarıgül pornosu4
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- cinler5
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- platon un mağara alegorisi4
- dilekçeye nasıl başlanır9
- fon suresi 2 milyarıncı ayet2
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- fon vurgunu54
- kaçak çay18
- kopya çekmenin etiği2
- from gold from dust34
- borsa istanbul19
- galatasaray vs akp12
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur7
- cin çarpmasına maruz kalmak7
- bicepsleriyle dalga geçilen yuzır dayanışması8
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi15
- kolye119
- whatsapp grubundan çıkarılmak10
- bira içerken dinlenebilecek şarkılar6
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- gaddar kerim2
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- cin düğününde geline takı olarak ne takılmalı5
- nas suresini duyunca cinler4
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği7
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- berat albayrak'a iftira atılması11
- tavuklu pilav13
- en iyi çakmak markası10
- iltica19
- çilekli pasta yiyen erkek7
- mekke kutsal mıdır sorunsalı10
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı25
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi10
- ryan gossling e yakışıklı diyen bana demesin4
- la loba21
Hani Arayacaktın Metin Ağabey
Tarık Öcal
Tarih 13 Eylül 1991. Yer Ortaköy Ziya Restoran. Saat geceyarısına yaklaşıyor. Tarık Öcal ve arkadaşları mutlu bir rastlantı sonucu Metin Oktay'la son hasbıallerini yapıyorlar ve ortaya 14 Eylül'de Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlanan nefis yazı çıkıyor. Biz de bu unutulmaz yazıyı bilenlerin hatırlaması, bilmeyenlerin ve genç kuşakların ise tekrar tekrar okuması için yeniden yayınlıyoruz.
Uğursuz 12 Eylül'ün, 13'e bağlandığı saatlerde, piyanist arkadaşım Pepe ile Ziya Restoran'ın aşağı barında Sonbahar yalnızlığını çorba içerek yaşarken sanki barda ceketini unutmuş bir tavır ile Arda Uskan içeri girdi. Ortalığı toplayan komilere torpil geçip kendisine bir rakı ısmarladı. Kara mizah sohbet sürerken, birden bir ışığın düştüğünü hissettik. Sessiz sedasız yanımıza gelip, içkisini yudumlayan adam Metin Oktay'dı. Birdenbire benim ve Arda'nın hatta Rossi'yi de futbolcudan saymayan Pepe'nin gözlerinde ışıklar parladı. Alın size nostaljinin Allah'ı. Otuz yıldır barlarda restoranlarda gitar çalarak geçiririm hayatımı. Kimin ne kadar alkollü olduğunu ben bilmezsem kim bilir? Metin Oktay yanımızdaydı. Raporlar ne derse desin, biz üçümüz kişiliğimizi koyarak söyleyebiliriz ki Metin Oktay önceki gece içkiliydi, ama sarhoş değildi. On bir yıl önce 12 Eylül gecesi, bütün Türkiye sarhoş muydu sanki?
Bizler sanattan konuşuyorduk ya. Onun da gözlerimle seyrettiğim birçok golünün bir sanat eseri olduğunu söyledim. 1960'taki efsanevi maçta iskoçya'ya attığı golü, istanbul'da bir AKG maçında iki taraftan iki kişi koluna girdiği halde, arkası kaleye dönükken, 90'a taktığı golü anlattım. Ve bunların sırrını sordum. "Ellerini uzat" dedi. iki elimi uzattım. Avuçlarım yere dönüktü. O da ellerini avucuna aldı. "Şimdi" dedi, "istediğin elini çek ben yakalayacağım." Ellerimi, Metin Oktay'ın avucundan kurtaramadım. "işte" dedi, "bu reflekstir bana o golleri attıran." Sonra ben de ona parmaklarımla bir gitarcı numarası yaptım. Benim ona şaşırdığım gibi o da benim tek elle alkış sesi çıkarmama bayıldı."Bunlar işin fizik tarafı" deyip bir şiir okudu. Hiçbirimiz ummazdık. Tabii ummamak, bizim suçumuz. "işte bu şiiri bilmeyen ne top oynar, ne gitar çalar, işin özü bu kardeşim" deyip boynuma sarıldı. Meğer biz futbolculara nasıl bakarsak onlar da biz müzisyenlere öyle bakarmış, Ne çok ortak noktamız varmış oysa ki. Kartımı istedi. "Yarın seni arayacağım" dedi. Öpüşerek ayrıldık. Gitme vakti gelmişti. Yorgunduk. Metin Oktay'ı, yarım kalmış içkisiyle barda bırakıp Arda, Pepe ve ben çekip gittik.
Sabah telefon çaldı. Metin Ağabey diye açtım. Pepe'ydi. Pepe'nin güzel sesinden ilk defa nefret ettim. Metin Oktay'ın ölümünü haber veriyordu. Senin karşında son golü yiyen kaleci olmak isterdim, Metin ağabey, ama son öptüğün insan oldum. Ben yine telefonunu bekliyorum. Sen aramazsan ben nasıl olsa arayacağım.
* * *
Taçsız Kral'ın Öyküsü
2 Şubat 1936'da izmir'de (Karşıyaka-Çiftefırınlar) doğdu.
Karşıyaka Soğukkuyu ilkokulu, Alsancak ilkokulu, inönü Lisesi ve Mithatpaşa Erkek Sanat Enstitüsü'nde (Mobilya bölümü) okudu.
15 yaşında Damlacık Kulübü'nde 8 numaralı formayı (8 numaralı forma çok sevdiği Sait Altınordu'nun forma numarasıydı) giyerek futbola başladı.
Adnan Suvari'nin futbolcu-antrenör olarak görev yaptığı Yün Mensucat'a transfer oldu ve yeni forması altında 14 gol attı ve Genç Milli Takım aday kadrosuna çağrıldı.
11 Nisan 1954'te Belçika maçında ilk kez milli oldu ve 4-0 kazanılan maçın 2 golünü attı.
Aynı yıl izmirspor'a transfer oldu ve bu forma altında 17 gol atarak gol kralı oldu. izmirspor da Mahalli Lig'i şampiyon bitirdi.
1955'te 19 yaşında Galatasaray'a transfer oldu.
Galatasaray formasıyla ilk kez (28 Ağustos 1955) Beyoğluspor'a karşı oynadı ve ilk golünü attı.
1956 yılının Şubat ayında Millilerimiz Macarları 3-1 yenerken, 2 golü Lefter 1 golü Metin attı.
29 Ocak 1959'da izmir'de Oya Sarı ile evlendi.
10 Haziran 1959'da Fenerbahçe ile oynanan Türkiye Ligi finalinin ilk maçının 37. dakikasında rakip kaleye ünlü "ağları yırtan gol"ünü attı.
22 Haziran 1959'da babasını yitirdi.
Transfer döneminde izmirspor'un o gün için çok büyük bir tutar olan 300.000 TL'lik transfer teklifini reddederek çok sevdiği kulübünde kaldı ve bu nedenle eşinden ayrıldı.
18 Aralık 1960'ta inönü Stadı'nda oynanan maçta Galatasaray Fenerbahçe'yi 5-0 yendi ve Metin 4 golün sahibi oldu.
Temmuz 1961'de italya'nın Palermo Kulübü'ne transfer oldu.
Haziran 1962'de yeniden Galatasaray'a döndü.
12 Mayıs 1965'te istanbul'da Servet Kardıçalı ile evlendi.
Aynı yıl "Taçsız Kral" filminde başrol oynadı.
9 Şubat 1966'da Zeynep adını verdikleri bir kız çocuğu oldu ama Servet ve Metin Oktay çiftinin "prenses"i ancak 6 saat yaşadı.
1969'da Galatasaray şampiyon, kendisi de gol kralı olduktan sonra, istanbul ve izmir'de yapılan jübilelerle futbolu bıraktı.
13 Eylül 1991'de bir trafik kazası sonucu aramızdan ayrıldı.
Futbol yaşamı boyunca rakip fileleri tam 608 kez havalandırdı.
1 kez izmirspor'da, 10 kez Galatasaray'da şampiyonluk gördü.
10 kez gol kralı oldu. (Biri izmir Profesyonel Lig'de.)
* 1956-57 istanbul Profesyonel Ligi 17 gol.
* 1957-58 " " " 19 gol.
* 1958-59 " " " 22 gol.
* 1959 Türkiye Ligi 11 gol.
* 1959-60 Türkiye Ligi 33 gol.
* 1960-61 Türkiye Ligi 36 gol.
* 1962-63 Türkiye Ligi 38 gol.
* 1964-65 Türkiye Ligi 17 gol.
* 1968-69 Türkiye Ligi 17 gol.
Maç başına 1.46'lık gol ortalaması kırılamadı.
40 kez milli oldu (4'ü Genç Milli Takım). 7 kez kaptanlık yaptı ve toplam 17 gol attı.
Tarık Öcal
Tarih 13 Eylül 1991. Yer Ortaköy Ziya Restoran. Saat geceyarısına yaklaşıyor. Tarık Öcal ve arkadaşları mutlu bir rastlantı sonucu Metin Oktay'la son hasbıallerini yapıyorlar ve ortaya 14 Eylül'de Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlanan nefis yazı çıkıyor. Biz de bu unutulmaz yazıyı bilenlerin hatırlaması, bilmeyenlerin ve genç kuşakların ise tekrar tekrar okuması için yeniden yayınlıyoruz.
Uğursuz 12 Eylül'ün, 13'e bağlandığı saatlerde, piyanist arkadaşım Pepe ile Ziya Restoran'ın aşağı barında Sonbahar yalnızlığını çorba içerek yaşarken sanki barda ceketini unutmuş bir tavır ile Arda Uskan içeri girdi. Ortalığı toplayan komilere torpil geçip kendisine bir rakı ısmarladı. Kara mizah sohbet sürerken, birden bir ışığın düştüğünü hissettik. Sessiz sedasız yanımıza gelip, içkisini yudumlayan adam Metin Oktay'dı. Birdenbire benim ve Arda'nın hatta Rossi'yi de futbolcudan saymayan Pepe'nin gözlerinde ışıklar parladı. Alın size nostaljinin Allah'ı. Otuz yıldır barlarda restoranlarda gitar çalarak geçiririm hayatımı. Kimin ne kadar alkollü olduğunu ben bilmezsem kim bilir? Metin Oktay yanımızdaydı. Raporlar ne derse desin, biz üçümüz kişiliğimizi koyarak söyleyebiliriz ki Metin Oktay önceki gece içkiliydi, ama sarhoş değildi. On bir yıl önce 12 Eylül gecesi, bütün Türkiye sarhoş muydu sanki?
Bizler sanattan konuşuyorduk ya. Onun da gözlerimle seyrettiğim birçok golünün bir sanat eseri olduğunu söyledim. 1960'taki efsanevi maçta iskoçya'ya attığı golü, istanbul'da bir AKG maçında iki taraftan iki kişi koluna girdiği halde, arkası kaleye dönükken, 90'a taktığı golü anlattım. Ve bunların sırrını sordum. "Ellerini uzat" dedi. iki elimi uzattım. Avuçlarım yere dönüktü. O da ellerini avucuna aldı. "Şimdi" dedi, "istediğin elini çek ben yakalayacağım." Ellerimi, Metin Oktay'ın avucundan kurtaramadım. "işte" dedi, "bu reflekstir bana o golleri attıran." Sonra ben de ona parmaklarımla bir gitarcı numarası yaptım. Benim ona şaşırdığım gibi o da benim tek elle alkış sesi çıkarmama bayıldı."Bunlar işin fizik tarafı" deyip bir şiir okudu. Hiçbirimiz ummazdık. Tabii ummamak, bizim suçumuz. "işte bu şiiri bilmeyen ne top oynar, ne gitar çalar, işin özü bu kardeşim" deyip boynuma sarıldı. Meğer biz futbolculara nasıl bakarsak onlar da biz müzisyenlere öyle bakarmış, Ne çok ortak noktamız varmış oysa ki. Kartımı istedi. "Yarın seni arayacağım" dedi. Öpüşerek ayrıldık. Gitme vakti gelmişti. Yorgunduk. Metin Oktay'ı, yarım kalmış içkisiyle barda bırakıp Arda, Pepe ve ben çekip gittik.
Sabah telefon çaldı. Metin Ağabey diye açtım. Pepe'ydi. Pepe'nin güzel sesinden ilk defa nefret ettim. Metin Oktay'ın ölümünü haber veriyordu. Senin karşında son golü yiyen kaleci olmak isterdim, Metin ağabey, ama son öptüğün insan oldum. Ben yine telefonunu bekliyorum. Sen aramazsan ben nasıl olsa arayacağım.
* * *
Taçsız Kral'ın Öyküsü
2 Şubat 1936'da izmir'de (Karşıyaka-Çiftefırınlar) doğdu.
Karşıyaka Soğukkuyu ilkokulu, Alsancak ilkokulu, inönü Lisesi ve Mithatpaşa Erkek Sanat Enstitüsü'nde (Mobilya bölümü) okudu.
15 yaşında Damlacık Kulübü'nde 8 numaralı formayı (8 numaralı forma çok sevdiği Sait Altınordu'nun forma numarasıydı) giyerek futbola başladı.
Adnan Suvari'nin futbolcu-antrenör olarak görev yaptığı Yün Mensucat'a transfer oldu ve yeni forması altında 14 gol attı ve Genç Milli Takım aday kadrosuna çağrıldı.
11 Nisan 1954'te Belçika maçında ilk kez milli oldu ve 4-0 kazanılan maçın 2 golünü attı.
Aynı yıl izmirspor'a transfer oldu ve bu forma altında 17 gol atarak gol kralı oldu. izmirspor da Mahalli Lig'i şampiyon bitirdi.
1955'te 19 yaşında Galatasaray'a transfer oldu.
Galatasaray formasıyla ilk kez (28 Ağustos 1955) Beyoğluspor'a karşı oynadı ve ilk golünü attı.
1956 yılının Şubat ayında Millilerimiz Macarları 3-1 yenerken, 2 golü Lefter 1 golü Metin attı.
29 Ocak 1959'da izmir'de Oya Sarı ile evlendi.
10 Haziran 1959'da Fenerbahçe ile oynanan Türkiye Ligi finalinin ilk maçının 37. dakikasında rakip kaleye ünlü "ağları yırtan gol"ünü attı.
22 Haziran 1959'da babasını yitirdi.
Transfer döneminde izmirspor'un o gün için çok büyük bir tutar olan 300.000 TL'lik transfer teklifini reddederek çok sevdiği kulübünde kaldı ve bu nedenle eşinden ayrıldı.
18 Aralık 1960'ta inönü Stadı'nda oynanan maçta Galatasaray Fenerbahçe'yi 5-0 yendi ve Metin 4 golün sahibi oldu.
Temmuz 1961'de italya'nın Palermo Kulübü'ne transfer oldu.
Haziran 1962'de yeniden Galatasaray'a döndü.
12 Mayıs 1965'te istanbul'da Servet Kardıçalı ile evlendi.
Aynı yıl "Taçsız Kral" filminde başrol oynadı.
9 Şubat 1966'da Zeynep adını verdikleri bir kız çocuğu oldu ama Servet ve Metin Oktay çiftinin "prenses"i ancak 6 saat yaşadı.
1969'da Galatasaray şampiyon, kendisi de gol kralı olduktan sonra, istanbul ve izmir'de yapılan jübilelerle futbolu bıraktı.
13 Eylül 1991'de bir trafik kazası sonucu aramızdan ayrıldı.
Futbol yaşamı boyunca rakip fileleri tam 608 kez havalandırdı.
1 kez izmirspor'da, 10 kez Galatasaray'da şampiyonluk gördü.
10 kez gol kralı oldu. (Biri izmir Profesyonel Lig'de.)
* 1956-57 istanbul Profesyonel Ligi 17 gol.
* 1957-58 " " " 19 gol.
* 1958-59 " " " 22 gol.
* 1959 Türkiye Ligi 11 gol.
* 1959-60 Türkiye Ligi 33 gol.
* 1960-61 Türkiye Ligi 36 gol.
* 1962-63 Türkiye Ligi 38 gol.
* 1964-65 Türkiye Ligi 17 gol.
* 1968-69 Türkiye Ligi 17 gol.
Maç başına 1.46'lık gol ortalaması kırılamadı.
40 kez milli oldu (4'ü Genç Milli Takım). 7 kez kaptanlık yaptı ve toplam 17 gol attı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar