bugün
- şu an ne isterdin13
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması3
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek26
- bir beden küçük kıyafet almak8
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler3
- fon suresi 2 milyarıncı ayet4
- açım aç9
- edep sen ne güzel şeysin6
- doğum günüm halloviin unutma diyen kezo3
- yazarların kahvaltı keyfi2
- platon un mağara alegorisi5
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı3
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat37
- halloween'e cadılar bayramı diyen keko7
- çocukluk arkadaşlığı2
- yulaf lapası vs tost9
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- kalvinci misin piskoposçu musun3
- cinler5
- mustafa sarıgül pornosu4
- mekke savunma anlaşması2
- dilekçeye nasıl başlanır9
- fon vurgunu54
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- gece sevgilinin penceresinden içeri girmek2
- kaçak çay18
- from gold from dust34
- borsa istanbul19
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- galatasaray vs akp12
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur7
- kopya çekmenin etiği2
- cin çarpmasına maruz kalmak7
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi15
- kolye119
- bicepsleriyle dalga geçilen yuzır dayanışması8
- whatsapp grubundan çıkarılmak10
- bira içerken dinlenebilecek şarkılar6
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- cin düğününde geline takı olarak ne takılmalı5
- nas suresini duyunca cinler4
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- tavuklu pilav13
- berat albayrak'a iftira atılması11
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği7
- iltica19
Metin'i her zaman büyük bir futbolcu, büyük bir Galatasaraylı olarak tanıyorum ve tanıyacağım. Ama Metin benim gözümde hepsinden önce olgun ve efendi bir insan değer sahibidir. Bunu söylerken, futbolu, Galatasaray'ı ve Metin'i seven herkesin benimle aynı fikirde olduğuna kesin olarak inanıyorum."
* * *
Galatasaray Dergisinde yayınlanan bir röportajı sizlere aktarıyoruz:
Servet Oktay: "En Zayıf Yönü Galatasaray'dı"
Metin Oktay'la bizim yaşadığımız ilişki, bir taraftar futbolcu ilişkisi; karşılıklı sevgiye dayanan bir ilişki. Biz Metin Oktay'ı çok sevdik. Siz en yakını olarak bu konuya nasıl yaklaşıyorsunuz?
Bunun böyle olması çok doğal. Metin olağanüstü, bambaşka bir insandı. Derdini kimseye açmayan Galatasaray tutkunu bir insandı. O dönemde futbolcular arasında öyle güzel arkadaşlıklar vardı ki. Ve onlar bugüne göre yokluk içinde futbol oynuyorlardı. Ben çok iyi hatırlıyorum, ayakkabılarını zeytinyağına yatırırdık, yumuşasın diye; yoksa ayakları yara içinde kalıyordu. O zamanlar öyle Avrupa'dan malzeme, ayakkabı getirmek diye bir şey yoktu.
Peki Servet hanım siz N. Özgentürk'ün programında şöyle bir cümle sarf ettiniz:"Metin benim dostum, sevdiğim adam ve kocamdı; hiçbir kadın benim kadar mutlu olamadı." Bence bir kadının böyle hissetmesi çok önemli.
Evet, ben hep böyle düşündüm. Hatta derler ki, evlilik sevgiyi öldürür. Bu doğru değil. Dikkat edin aşk demiyorum, zaten aşk geçicidir.
O zaman sıradışı yıllar geçirdiniz. Söz konusu olan sıradışı bir bağ.
Metin çevresine pozitif enerji salan bir insandı. Karısı olarak bana, fazlasını verdi ki böylesine mutlu oldum.
Futbol, Metin Oktay'ın dünyasıydı. Daha önce de söylemiştiniz.
Evet, hep futbol, futbol.
Futbolu bıraktıktan sonra bir süre yöneticilik yaptı, teknik adam olarak çalıştı...
Mutlu olamadı. Bir ara ingiltere'ye oğlumuzun yanına gittik. Her hafta sonu iskoçya'ya giderdik. Gazetecilerin de olduğu bir ortamda Metin'in Türkiye'de çok sevilen eski bir futbolcu olduğu öğreniliyor ve bir penaltı turnuvası düzenleniyor. Metin on penaltının dokuzunu gole çevirince, "Böyle bir stil görmedik, bu senin doğan da var" diyorlar çevresindekiler.
Sürekli futbol oynamak istiyordu değil mi?
Evet. Örneğin, bir yere giderken üç beş çocuk görürdü futbol oynayan. Oyunları bitinceye kadar izlerdi onları. "Ah! Şimdi çocuk olsaydım" derdi.
Biraz eskilere dönelim. Galatasaray'da oynarken bir izmirspor olayı var. Büyük bir para teklif ediliyor Metin'e izmirspor'da oynaması için. Bir iki dakika içinde geri çeviriyor bu teklifi. Olayın tanıkları da var. Yönetici Rüçhan Atlı ve Turgay Şeren gibi. Size bu konudan söz etti mi?
Bu olaydan hiç konuşmadık. Ama ben biliyorum Metin'in para için oynamayacağını, onu Galatasaray'dan hiçbir şeyin koparamayacağını. Her zaman söylerdi, birinci karım Galatasaray diye. Bir de Metin sahada çok mutlu oluyordu. Ben de onu mutlu görünce daha mutlu oluyordum.
Kalp krizi geçirdi doktor istirahat verdi. Ben de alışverişe gitmiştim. Metin balkonda oturuyor, yağmur da çok şiddetli yağıyor. Karşıda bir kadın. Ama çok yoksul, halinden belli. Metin giymiş üzerine yağmurluğunu, arabayı çıkarmış, kadını evine kadar götürmüş. Eve geldim, Metin yok. Çılgına döndüm. "Bir şey olmaz, korkma. O kadın zavallı hasta biriydi" dedi.
Taraftarı, seyirciyi bu denli kendine bağlayan başka bir futbolcu var mıdır?..
1969'un Temmuz ayında futbolu bıraktı. O ana dek hep manşetlerdeydi. Hep göz önündeydi. Demek ki, çok seviliyordu. insan gibi insandı.
Birçok futbolcu gelip geçiyor, birçok futbolcu insanın gönlünde taht kuruyor. Son yıllardan örnek vermek gerekirse, Galatasaray seyircisi Hagi'yi de çok sevdi.
O zamanlar Kadıköy Belediye Başkanı Galatasaraylı'ydı. Fenerlilerin de takımlarına ne kadar düşkün olduklarını hepimiz biliriz. Ve Fenerbahçe Parkı'na Metin'in heykelini dikmesine izin vermişler. Hala orada Metin Oktay'ın heykeli vardır. Heykelin dikilmesinden dolayı, o zamanki Fenerbahçeli yöneticiler "Şeref duyarız" demişler. Herkes seviyordu Metin'i. Bambaşka bir şey bu.
Geçen sene Galatasaray kapalısında, 10 numaralı iki dev forma dalgalandı. Biri Metin Oktay'ın, biri de Hagi'nindi.
* * *
Galatasaray Dergisinde yayınlanan bir röportajı sizlere aktarıyoruz:
Servet Oktay: "En Zayıf Yönü Galatasaray'dı"
Metin Oktay'la bizim yaşadığımız ilişki, bir taraftar futbolcu ilişkisi; karşılıklı sevgiye dayanan bir ilişki. Biz Metin Oktay'ı çok sevdik. Siz en yakını olarak bu konuya nasıl yaklaşıyorsunuz?
Bunun böyle olması çok doğal. Metin olağanüstü, bambaşka bir insandı. Derdini kimseye açmayan Galatasaray tutkunu bir insandı. O dönemde futbolcular arasında öyle güzel arkadaşlıklar vardı ki. Ve onlar bugüne göre yokluk içinde futbol oynuyorlardı. Ben çok iyi hatırlıyorum, ayakkabılarını zeytinyağına yatırırdık, yumuşasın diye; yoksa ayakları yara içinde kalıyordu. O zamanlar öyle Avrupa'dan malzeme, ayakkabı getirmek diye bir şey yoktu.
Peki Servet hanım siz N. Özgentürk'ün programında şöyle bir cümle sarf ettiniz:"Metin benim dostum, sevdiğim adam ve kocamdı; hiçbir kadın benim kadar mutlu olamadı." Bence bir kadının böyle hissetmesi çok önemli.
Evet, ben hep böyle düşündüm. Hatta derler ki, evlilik sevgiyi öldürür. Bu doğru değil. Dikkat edin aşk demiyorum, zaten aşk geçicidir.
O zaman sıradışı yıllar geçirdiniz. Söz konusu olan sıradışı bir bağ.
Metin çevresine pozitif enerji salan bir insandı. Karısı olarak bana, fazlasını verdi ki böylesine mutlu oldum.
Futbol, Metin Oktay'ın dünyasıydı. Daha önce de söylemiştiniz.
Evet, hep futbol, futbol.
Futbolu bıraktıktan sonra bir süre yöneticilik yaptı, teknik adam olarak çalıştı...
Mutlu olamadı. Bir ara ingiltere'ye oğlumuzun yanına gittik. Her hafta sonu iskoçya'ya giderdik. Gazetecilerin de olduğu bir ortamda Metin'in Türkiye'de çok sevilen eski bir futbolcu olduğu öğreniliyor ve bir penaltı turnuvası düzenleniyor. Metin on penaltının dokuzunu gole çevirince, "Böyle bir stil görmedik, bu senin doğan da var" diyorlar çevresindekiler.
Sürekli futbol oynamak istiyordu değil mi?
Evet. Örneğin, bir yere giderken üç beş çocuk görürdü futbol oynayan. Oyunları bitinceye kadar izlerdi onları. "Ah! Şimdi çocuk olsaydım" derdi.
Biraz eskilere dönelim. Galatasaray'da oynarken bir izmirspor olayı var. Büyük bir para teklif ediliyor Metin'e izmirspor'da oynaması için. Bir iki dakika içinde geri çeviriyor bu teklifi. Olayın tanıkları da var. Yönetici Rüçhan Atlı ve Turgay Şeren gibi. Size bu konudan söz etti mi?
Bu olaydan hiç konuşmadık. Ama ben biliyorum Metin'in para için oynamayacağını, onu Galatasaray'dan hiçbir şeyin koparamayacağını. Her zaman söylerdi, birinci karım Galatasaray diye. Bir de Metin sahada çok mutlu oluyordu. Ben de onu mutlu görünce daha mutlu oluyordum.
Kalp krizi geçirdi doktor istirahat verdi. Ben de alışverişe gitmiştim. Metin balkonda oturuyor, yağmur da çok şiddetli yağıyor. Karşıda bir kadın. Ama çok yoksul, halinden belli. Metin giymiş üzerine yağmurluğunu, arabayı çıkarmış, kadını evine kadar götürmüş. Eve geldim, Metin yok. Çılgına döndüm. "Bir şey olmaz, korkma. O kadın zavallı hasta biriydi" dedi.
Taraftarı, seyirciyi bu denli kendine bağlayan başka bir futbolcu var mıdır?..
1969'un Temmuz ayında futbolu bıraktı. O ana dek hep manşetlerdeydi. Hep göz önündeydi. Demek ki, çok seviliyordu. insan gibi insandı.
Birçok futbolcu gelip geçiyor, birçok futbolcu insanın gönlünde taht kuruyor. Son yıllardan örnek vermek gerekirse, Galatasaray seyircisi Hagi'yi de çok sevdi.
O zamanlar Kadıköy Belediye Başkanı Galatasaraylı'ydı. Fenerlilerin de takımlarına ne kadar düşkün olduklarını hepimiz biliriz. Ve Fenerbahçe Parkı'na Metin'in heykelini dikmesine izin vermişler. Hala orada Metin Oktay'ın heykeli vardır. Heykelin dikilmesinden dolayı, o zamanki Fenerbahçeli yöneticiler "Şeref duyarız" demişler. Herkes seviyordu Metin'i. Bambaşka bir şey bu.
Geçen sene Galatasaray kapalısında, 10 numaralı iki dev forma dalgalandı. Biri Metin Oktay'ın, biri de Hagi'nindi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar