bugün
- bir adaya düşsek6
- ayakçı erkek5
- en yakın erkek kankaya sakso çekmek4
- askerliğin bir türlü bitmemesi5
- nervio'nun başkalarının fotoğrafını paylaşması5
- anın görüntüsü14
- sözlük at hırsızlarının fotoğrafları6
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi4
- kapadokyada peri bacası çöktü7
- whatsapp gurubu açınca sözlüğün ölmesi5
- katalonya özerk bölgesi4
- zengin çocukları niye askerlik yapmıyor2
- 29 ekim 2026 kapadokya peribacasının çökmesi2
- eski fotoğraflara bakmak2
- sözlükte 1 60 boyundaki tatlı ve kaslı kız2
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak8
- sözlüğün ölü gibi olması4
- dersimli kızlar6
- sinem dedetaş8
- revizyon ameliyatı2
- yaşasın cumhuriyet7
- sözlük çok güzel ya5
- türkiye cumhuriyeti5
- katalanlar2
- istanbul12
- kapadokya da çökme sonucu iki kişinin ölmesi3
- atatürk'ün vizyonunun inanılmazlığı7
- 29 ekim cumhuriyet bayramı14
- arkadaşlar nerdesiniz4
- escort taş mı yesin11
- amedspor10
- cumhuriyet 103 yaşında3
- gecenin şarkısı10
- iklim2
- sigara içelim mi4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı20
- cumhuriyet bayramı14
- türkiye12
- ekşi sözlük toplu yazar alımı5
- bizi küçümsediler3
- seni sevmediğim yalan2
- gocu uzun süre çaylak mı kaldı3
- sırrı süreyyacı ünlülerin 29 ekim kutlaması7
- gocu yu bulup getirene tam 100 lira veriyorum3
- 29 ekim 2026 bitlisspor kayserispor maçı4
- imbat madencilik işçilerinin ankara yürüyüşü3
- ısparta nokulu6
- muğla vs uşak afyon denizli aydın kütahya manisa4
- demokratikleşme paketi için ne dediler3
- alzheimer günlüğü6
lesbos'lu sappho ile birlikte lirik şiirin ilk örneklerini vermiş kişi olarak kabul edilir.
ALKMAN MÖ VII. Yüzyılda yaşamış olan Alkman, koro liriğinin ilk temsilcisi, Lydia başkenti Sardeste doğmuş bir ionialıdır. Annesinin adı bilinmemesine rağmen babasının Damas ya da Titarus olduğu sanılıyor. VII. yüzyılın ortalarında Spartada ikinci Mesense savaşından sonraki refah ve barış döneminde yaşamıştır. Bilinmeyen bir sebepten dolayı Ioniadan göçüp Spartaya yerleşmiş, şair olarak bütün emeklerini de Spartaya vermiştir. Koro türküleri Spartada çok eskiden beri vardı. VII. yüzyılda bu şehir Helen sanatına tek defa olarak karışınca koro türküleri de daima Dor lehçesiyle yazılmıştır.
Alkman şiirlerini kendini çok rahat hissettiği bu refah döneminde yazmıştır; özellikle partheneionlar, yerel (Dioskurlar, Artemis Orthia) ve panhellenik (Apollon, Hera, Aphrodite, Athena, Dionysos) tanrılara ilahiler, kahramanlık şiirleri, hymenaionlar, hyporkhemalar yazmıştır. iskenderiye filologları parthenionlara (bakire türküleri, örneğin; bekar kızlar tarafından oluşturulmuş koronun söylediği türküler) öncelik tanımışlardır. Parthenion denilen türküler yerli tanrı ve tanrıçaların bayram günlerinde genç kızlar tarafından söylenirdi.
Bütün bu şiirlerinden çeşitli uzunluklarda aşağı yukarı doksan fragment kalmıştır; bunların en uzunu 1855 yılında bir Mısır papirüsünde bulunmuş ve 1863 yılında yayınlanmış, boşluklarla dolu 105 dizelik bir partheneiondur: yani şiiri oluşturan on strophun sekizi elimize geçmiştir.
Elimize geçen bu partheneion birbirinden çok farklı iki bölümden oluşur. Başlangıcı kaybolmuş olan birince bölümde Herakles ile Dioskurların, Tyndareosu tahttan kovdukları için Hippokoonun oğullarından öç aldıklarını anlatır; parlak ve berrak imgeleriyle altının, güneşin ve Hagesikhoranın sarı saçlarının ışıltısı- gibi Alkmanın fragmentlerinde kullandığı tüm özellikleri de görürüz bu ilk bölümde. Ayrıca bu hikâyelerden şair insanların güçlerini aşan işlere girişmemeleri gerektiği fikrini savunur ve tanrılar da böyle günahları cezalandırır. Türkünün ikinci bölümünde bambaşka bir konu ele alır: burada, korodaki Agido adında bir kız övülür. Bu canlı hatta dramatik bölüm türkünün bir efsane anlatan birinci bölümünün tam karşıtıdır. Bu kadar zıt iki parça nasıl olur da birbirine böyle bağlanır, bilemiyoruz. Bu meseleyi, türkünün başlangıcını ve ne vesileyle okunduğunu bilseydik belki çözebilirdik.
Alkmanın ayrıca Sparta erkeklerinin olgunluğa erişme törenleri için de koro türküleri yazdığı ihtimaller arasındadır. Bu yüzden Spartalı tarihçi Sosibius (yaklaşık olarak MÖ 200) Alkmanın türkülerinin Gymnopaedia festivali boyunca söylendiğini belirtir.
Sonuç olarak Alkman ozanlar dünyasına kendi sesini katmış, yumuşak ve uyumlu bir güzellik kazandırmıştır. Platonun ağzından Sokratesin sözlerini yinelemek yerinde olacaktır (ion, 534b): Ozan kanatlı, kutsal ve hafif bir şeydir.
wikipedia.
ALKMAN MÖ VII. Yüzyılda yaşamış olan Alkman, koro liriğinin ilk temsilcisi, Lydia başkenti Sardeste doğmuş bir ionialıdır. Annesinin adı bilinmemesine rağmen babasının Damas ya da Titarus olduğu sanılıyor. VII. yüzyılın ortalarında Spartada ikinci Mesense savaşından sonraki refah ve barış döneminde yaşamıştır. Bilinmeyen bir sebepten dolayı Ioniadan göçüp Spartaya yerleşmiş, şair olarak bütün emeklerini de Spartaya vermiştir. Koro türküleri Spartada çok eskiden beri vardı. VII. yüzyılda bu şehir Helen sanatına tek defa olarak karışınca koro türküleri de daima Dor lehçesiyle yazılmıştır.
Alkman şiirlerini kendini çok rahat hissettiği bu refah döneminde yazmıştır; özellikle partheneionlar, yerel (Dioskurlar, Artemis Orthia) ve panhellenik (Apollon, Hera, Aphrodite, Athena, Dionysos) tanrılara ilahiler, kahramanlık şiirleri, hymenaionlar, hyporkhemalar yazmıştır. iskenderiye filologları parthenionlara (bakire türküleri, örneğin; bekar kızlar tarafından oluşturulmuş koronun söylediği türküler) öncelik tanımışlardır. Parthenion denilen türküler yerli tanrı ve tanrıçaların bayram günlerinde genç kızlar tarafından söylenirdi.
Bütün bu şiirlerinden çeşitli uzunluklarda aşağı yukarı doksan fragment kalmıştır; bunların en uzunu 1855 yılında bir Mısır papirüsünde bulunmuş ve 1863 yılında yayınlanmış, boşluklarla dolu 105 dizelik bir partheneiondur: yani şiiri oluşturan on strophun sekizi elimize geçmiştir.
Elimize geçen bu partheneion birbirinden çok farklı iki bölümden oluşur. Başlangıcı kaybolmuş olan birince bölümde Herakles ile Dioskurların, Tyndareosu tahttan kovdukları için Hippokoonun oğullarından öç aldıklarını anlatır; parlak ve berrak imgeleriyle altının, güneşin ve Hagesikhoranın sarı saçlarının ışıltısı- gibi Alkmanın fragmentlerinde kullandığı tüm özellikleri de görürüz bu ilk bölümde. Ayrıca bu hikâyelerden şair insanların güçlerini aşan işlere girişmemeleri gerektiği fikrini savunur ve tanrılar da böyle günahları cezalandırır. Türkünün ikinci bölümünde bambaşka bir konu ele alır: burada, korodaki Agido adında bir kız övülür. Bu canlı hatta dramatik bölüm türkünün bir efsane anlatan birinci bölümünün tam karşıtıdır. Bu kadar zıt iki parça nasıl olur da birbirine böyle bağlanır, bilemiyoruz. Bu meseleyi, türkünün başlangıcını ve ne vesileyle okunduğunu bilseydik belki çözebilirdik.
Alkmanın ayrıca Sparta erkeklerinin olgunluğa erişme törenleri için de koro türküleri yazdığı ihtimaller arasındadır. Bu yüzden Spartalı tarihçi Sosibius (yaklaşık olarak MÖ 200) Alkmanın türkülerinin Gymnopaedia festivali boyunca söylendiğini belirtir.
Sonuç olarak Alkman ozanlar dünyasına kendi sesini katmış, yumuşak ve uyumlu bir güzellik kazandırmıştır. Platonun ağzından Sokratesin sözlerini yinelemek yerinde olacaktır (ion, 534b): Ozan kanatlı, kutsal ve hafif bir şeydir.
wikipedia.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar